Matematik sadece bir ders değil!

7 yaşında matematikle yeni tanışan bir çocuğa, sayı kavramını anlatırken eliyle dokunup, gözüyle görebileceği, sayabileceği, eklenip çıkarıldığında nelerin değiştiğini gözlemleyebileceği bir fırsat yaratmak, çocuğa matematik öğretme de vazgeçilmez unsurlardandır....
cocuk-matematik-onemi

7 yaşında matematikle yeni tanışan bir çocuğa, sayı kavramını anlatırken eliyle dokunup, gözüyle görebileceği, sayabileceği, eklenip çıkarıldığında nelerin değiştiğini gözlemleyebileceği bir fırsat yaratmak, çocuğa matematik öğretme de vazgeçilmez unsurlardandır.

Matematik çok fazla farkında olmasak da hayatımızda iç içe olduğumuz bir alandır. Genellikle öğrencilik yıllarında çok fazla sevilip benimsenerek çalışılmasa da matematiğin önemi yaşamın her evresinde oldukça önem taşır. Öğrencinin matematik hakkında etraftan duydukları ve deneyimleriyle şekillenmiş bir ön yargı taşıması öğretmenleri ve aileleri içinden çıkılması güç bir duruma sürükleyebilir.

ONUN HAYATINDA MATEMATİĞİN ÖNEMİ

Okulda matematik dersleri neredeyse en önem verilen derslerdir, aile bireyleri matematik sınav sonuçlarını çok önemserler, arkadaşların pek çoğu evde çalışmaya ayırdığı zamanın çoğunu matematik dersi için harcar, çocuk elinde karnesiyle eve geldiğinde ilk matematik notunun kaç olduğuna bakılır. Bunları okurken, eminim her birimiz hayatımızda benzer durumlarla karşılaştığımızı aklımızdan geçirmişizdir. Tüm bunlar aslında bizim farkında olmadan çocuklarımıza matematiğin ne kadar önemli olduğunu ilettiğimiz mesajlardır. Bunların üzerine çocuğun gündelik hayatındaki problemler yetmezmiş gibi bir de matematik problemleri, karmakarışık sayılar ortaya çıkınca ve bu durumla baş edilemeyince öğrenci matematikten iyice soğumaya baslar.

İlettiğimiz mesajlar matematiğin önemine değiniyorsa burada yapılan bir yanlışlıktan bahsedemeyiz. Ancak verdiğimiz mesajlar çocuklarımızın kafasında onu yanlış şekillendiriyorsa ve onlarda kaygıya neden oluyorsa burada durup düşünmemiz gerekir. Çünkü matematik gerçekten de hayatımızda yeri ve önemi yadsınamayacak bir uğraş alanıdır ve insan hayatının her aşamasında gerekli olan bir kavramlar bütünüdür. En önemli amacı, hayatımızda karşılaşabileceğimiz sorun ve problemleri en kısa yoldan çözüme kavuşturmak olan matematiğe bu yönden baktığımızda yaşamımızda kilit bir noktada yer aldığını inkar etmemiz neredeyse imkansız hale gelir.

Matematik sadece bir ders değilBİLİŞSEL GELİŞİM EVRELERİ

Peki konu okula yeni başlayan 7 yaşındaki bir öğrenci olunca karşımıza çıkan tablo nasıl oluyor? Bu konuya değinmeden çocuğun 7 yaşına gelene kadar geçtiği bilişsel gelişim basamaklarını gözden geçirmek faydalı olabilir:

0- 2 yaş arası dönem duyusal motor olarak adlandırılan dönemdir. Duyusal motor dönem adını yeni doğanın sahip olduğu duyu organlarından, kol ve bacaklarını, başını hareket ettirmesinden alır.

2- 7 yaş arası dönem işlem öncesi dönemdir. Bu dönem de kendi içerisinde sembolik dönem (2- 4 yaş) ve sezgisel dönem (4- 7 yaş) olarak ikiye ayrılabilir. Bu dönemde çocuklar benmerkezcidirler. Hayata kendi bakış açılarından başka bir bakış açısı olduğunu düşünemezler. Eğer kendileri bir şey istiyorlarsa veya bir konu kendileri için önemliyse herkes tarafından öyle olduğunu düşünürler. Sosyalleşme başladıkça benmerkezcitik giderek azalmaya başlar. Çocuk 4 yaş civarında sembolik donemden sezgisel döneme geçerken bilişsel gelişimde büyük bir adım atar. Sezgiye dayalı düşünme döneminde çocuk hızla eksik gruplama yapma durumundan yeterli bir sınıflama yeteneğine doğru ilerler. Toplama yapabilir hale gelir. Buna ek olarak, büyük gruplar içinde küçük gruplar oluşturabilir. Bu gelişim, matematik açısından oldukça önemlidir. Sınıflama yapmada hala yetersiz olsalar da bir önceki döneme göre daha gelişmişlerdir.

7 YAŞINDA MATEMATİKLE TANIŞMAK

7 yaşında matematikle ders anlamında yeni tanışan bir çocuğa sayı kavramını anlatırken eliyle dokunup, gözüyle görebileceği, sayabileceği, eklenip çıkarıldığında nelerin değiştiğini gözlemleyebileceği bir fırsat yaratmak çocuğa matematik öğretmede vazgeçilmez unsurlardandır. Bu yaş grubunda öğrenilen bilgilerin önceki bilgilerle sentez-lenmesi. üst üste konabilmesi ve bilişsel şemaların oluşturulabilmesi açısından yapılan tekrarlar büyük önem taşır. Çocuğa öğretilen her yeni bilginin bir önceki bilgiyle ilişkisi, birlikte nasıl harmanlanabileceği anlatılmalıdır.

Matematiğin sadece bir ders olmadığı, zevkli yönleri çocuğa yapbozlarla, legolarla, çevredeki ilgi çeken mimari yapılarla, günümüz çocuklarının vazgeçilmezi haline gelen bilgisayarlarla anlatılabilir. Çocuk bunları keşfettikçe matematiğin sadece kitaplardan ve problemlerden ibaret olmadığını, aslında hayatın kendisi olduğunu anlaması kolaylaşacaktır. Matematik aynı zamanda çocuğun bilişsel kapasitesini de oldukça olumlu etkileyecek bir yere sahiptir. Matematiğin esas amacı olarak gösterilen muhakeme yapma, mantıklı düşünebilme, neden- sonuç ilişkisi kurabilme, sorun çözme becerilerini kazanma çocuğun sadece matematikle ilgili alanda değil hayatının tüm alanlarını kolaylaştıracak kazanımlar edinmesini sağlayacaktır.

Aileler ve öğretmenler olarak çocuğa matematiği bir oyun haline getirip gündelik hayatta nasıl karşımıza çıktığını göstermek gerekir. Çocuğun hiçbir zaman bu konudaki başarısızlığı dile getirilmemeli, gelişmeye açık yönleri geliştirilmeli ve başarılı olduğu alanlar teşvik edilmelidir. Her alanda eğitimin merkezinde çocuk ve onun ruh, akıl, beden sağlığı olduğu unutulmamalıdır ve okulda, ailede verilen eğitim buna uygun olarak tasarlanmalıdır.

HAZIRLAYAN: ARZU EKLER

Kategoriler
Anne-Çocuk

Benzer Konular