Lezzetli sofralarda balığın tam zamanı…

“Şimdi balığın tam zamanı. Lüfer mi dersiniz, palamut mu, hamsi mi? Tam da mevsiminde hem lezzet, hem de vitamin kaynağı balıkları tercih edebilirsiniz. Dostlarınızla keyifli bir masa kurmak istiyorsanız,...
Lezzetli sofralarda balığın tam zamanı

“Şimdi balığın tam zamanı. Lüfer mi dersiniz, palamut mu, hamsi mi?

Tam da mevsiminde hem lezzet, hem de vitamin kaynağı balıkları tercih edebilirsiniz. Dostlarınızla keyifli bir masa kurmak istiyorsanız, balığın yanında hazırlayacağınız mezeler de sofranıza tat katacaktır.

Mevsim değişti, havalar serinlemeye başladı. Aynı zamanda deniz ürünlerinin en lezzetli olduğu dönemdeyiz. Artık tam balık zamanı. Lüferinden palamutuna, çinekopundan istavritine, hamsisine… Sadece lezzet değil, doğanın verdiği en iyi besinlerden de biridir balık. A, B1, B2, D ile K, beyaz etli balıklar da E vitaminlerinin yanı sıra fosfor, iyot ve kalsiyum deposudur. Protein açısından oldukça zengin olan deniz ürünleri, şekerin ve nişastanın az olması gibi nedenlerle de et ürünlerine göre daha hızlı sindirilir. Yalnızca balık mı? Denizden çıkan tek büyük lezzet balık değil elbette. Karidesler, kalamarlar, midyeler… Taze seçilen ürünler her zaman daha lezzetli olur. Doğru pişirme ve hazırlama tekniği ile sunum da önem taşır. Zaten balık yemenin de ayrı bir keyfi vardır. Eşlikçileri ve mezeleriyle birlikte tatlanır yemek. Yanında mezeleriyle güzel bir masa kuracaksınız. Deniz börülcesinden, patlıcan ezmesine, domates dolmasına dek…

Dünya yemek literatüründe ordövr adıyla anılan yemek grubuna dahil edilmiş olsalar da Türk Mutfağı’nda özel bir öneme sahiptir mezeler. Hem hafif hem de masaya ayrı bir lezzet katması açısından da tercih sebebi. Tabii salata ve yeşillik de önemli. Gün geçtikçe yeme alışkanlıklarımızda salatanın yeri artıyor. Hem sağlık, hem de vitamin deposu olan, bol yeşillikli bir tabak hazırlamak mümkün. İçine koyacaklarınız size kalmış. Dilerseniz marul, roka, maydanoz, taze soğandan oluşan yeşil bir salata yapın, dilerseniz salatanızda haşlanmış sebzeleri tercih edin. Size birkaç sır ve tarif vereceğiz elbet. Ancak öncelikle balıkların dünyasına bir girelim. Ne dersiniz?

Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrili. Bereketli sularda çıkan balıkların da tadı ayrı. Ancak günümüzde balıklar hızla azalıyor. Bu anlamda yapılan kampanyalar var. Çünkü böyle giderse sonuç bir hezimet olacak. Balıkları korumak için dikkat edilmesi gereken noktalar mevcut.

Bunlardan biri de lüfere dair 24 cm’nin altındaysa almamak, yememek, hatta şikâyet edip tepki göstermek gerekiyor. Küçük balık yoksa büyük balık da yok.

İstanbul lüfere hasret kalmasın

Bundan böyle her yıl Ekim ayının üçüncü Cumartesi’si İstanbul’un Lüfer Bayramı. Bunun da amacı sırtını denize dönmüş İstanbulluya lüfer aracılığıyla denizini, onun bereketine ilişkin sorumluluğunu hatırlatmak ve denizine sahip çıkması gerektiğine ikna etmek. Ayrıca 24 cm’nin altında lüfer, yani çinekop ve sarıkanat almamak gerektiği bilincini oturtmak.

İki yıldır Fikir Sahibi Damaklar tarafından düzenlenen ve bu yıl bütün haftasonunu kapsayacak etkinliklerde, “Balıklı Filmler Festivali”, “İstanbul ve Balığı” paneli, ayrıca yavru balıkların satın alınmaması gerektiğini vurgulamak amacıyla “İstanbul Lüfere Hasret Kalmasın” kampanyası sürecince yaşanan tecrübelerin paylaşıldığı “Almıyoruz,

Satmıyoruz! ” etkinliği yapılacak. Çocuklarla lüferin resmini çizmeyi amaçlayan “Anne bak! Lüfer!” etkinliği de bayramı şenlendirecek etkinlikler arasında.

Bunların yanı sıra yarın gerçekleşecek “İstanbul’un En Baba Lüferi” olta yarışmasında ise eski usullerle lüfer avlanacak. Amatör ve profesyonel tüm balıkçılara açık yarışma için buluşma adresi Haliç Şair Nedim Parkı’ndaki Fener İskelesi. Yarışmada sadece olta ile avlanan, 24 cm ve üstündeki lüferler değerlendirilecek.

Lezzetli sofraların sırrı

Tabii ki lezzete ulaşmak ve damağı tatlandırmak için her şey mubah değil. İnsan vücudu için en faydalı besinlerden olan balık da bu anlamda ince bir çizgide. Zira soframıza gelen balıklar ekolojik sistemin en önemli bileşenlerinden. O yüzden öncelikle denizlere sahip çıkmak, güvenli avlanma kotalarına uymak ve balık neslinin sağlıklı üremesinin önüne geçmemek gerekli. İşte o zaman denizler de size karşılığını verecektir. Peki besin değeri yüksek, vücuda yararlı bir menü hazırlıyorsunuz ve ne yapacağınıza karar veremediniz mi?

Size birkaç önerimiz var…

BUNLARA DİKKAT!

Her masanın kendi özelinde bir düzeni vardır. İşte size bazı genel geçer tavsiyeler..

  • Lezzet eşleştirmelerini doğru yapmakta yarar var. Masada hazırlanacak mezelerin birbiriyle uyumuna dikkat edilmeli.
  • Çok yemek yemek, mideyi fazla doldurmak tercih edilmez. Ağır ağır yenmelidir yemek. Yanında beyaz peyniri ve mezelerinizi de unutmayın.
  • Güzel bir masada lıem anlatıcı lıem dinleyici olmak makbuldür. Ne bütün ilgiyi lıep kendi üzerine çekmek doğru. ııe de köşeye çekilip konuşmadan dinlemek. Sohbet eıı güzel mezedir.
  • Sofranızı renklendirmek isterseniz, birkaç süs deniz kabuğu ve deniz yıldızı serpiştirebilirsiniz.
  • Lezzeti arttırmak, sofrayı zenginleştirmek isterseniz, ara sıcaklarla desteklemeniz yeterli. Tereyağında karides ya da kalamar hazırlayabilir. Güvendiğiniz ve lezzetini bildiğiniz yerden aldığınız midyeyi de servis edebilirsiniz.

Bundan böyle her yıl Ekim ayının üçüncü Cumartesi’si İstanbul’un Lüfer Bayramı. Bunun da amacı sırtını denize dönmüş İstanbullu’ya lüfer aracılığıyla denizini, onun bereketine ilişkin sorumluluğunu hatırlatmak ve denizine sahip çıkması gerektiğine ikna etmek. Ayrıca 24 cm’nin altında lüfer, yani çinekop ve sarıkanat almamak gerektiği bilincini oturtmak.

Masanın lezzeti sohbette gizli

Balığınızla, aperatiflerinizle, salatanızla masanızı donattınız. Yanma bir kadeh de rakı tercih edebilirsiniz.

Rakı, özellikle balık ve et yemekleriyle olduğu kadar meze veya kuruyemiş ile de zevkle tüketilir. Rakının kendine özgü ölçüleri vardır. 4cl bir “tek”, 8cl ise “duble” kabul edilir.

Kimi sek tüketirken kimi su ve buz katarak içmeyi tercih eder. İdeal içim sıcaklığı 8-10 derecedir.

Eğer rakıyı sek içenlerdenseniz, ehlikeyfi unutmayın. İçinde buzların bulunduğu kaba oturtuğunuz rakı kadehi, size istediğiniz soğukluğu sağlayacaktır.

Aperatif olarak da alınabilen rakıyı güzel bir masada, deniz ürünleriyle tüketirken küçük bir de sır verelim. Rakı içerken, onu çayla desteklerseniz, değmeyin keyfinize. “Çay rakının ömrünü uzatır” der eskiler. Ama çayın tadı tam da rakının tadını pekiştirir.

Tercihen rakının yanında soda da tüketebilirsiniz. Ancak en çok tercih edilenlerden biri şalgamdır rakının yanında. Acılı bir şalgamı da rakı ve su kadehinizin yanma koymayı unutmayın.

Servise de dikkat. Rakı servisini genellikle masanın en küçüğü yapar, şakilik rolünü üstlenir. Saki, masanın düzenini elinde tutan kişidir. Ama tabii genelleme yapmak ne mümkün!

Her masa, kendi düzenini de kendi koyar. En keyifli yanı da paylaşımlardır bu masaların. Sohbet kendine hastır, uzun sürer masanın keyfi, damakta hoş bir tat bırakır.

Kategoriler
Yemek

Benzer Konular

  • Filipinler’i çevreleyen mercan resifleri

    Babalar ve Oğulları: Balıklar

    Hollandalı bir doğa araştırmacı olan Bleeker, 1870’li yıllarda dünya tarihi için önemli olacak bir ilke imza atıyordu. Yer, bugün Endonezya sınırları içinde bulunan Ambon adasıydı. Kiraladığı bir teknede, balıkçıların...
  • Hangi mevsimde hangi balık yenir

    Hangi mevsimde hangi balık yenir?

    Ocak : Kefal, tekir, kırlangıç, levrek, yengeç, yılanbalığı, karides Şubat : Uskumru, istavrit, lüfer, palamut, tekir, kefal, kalkan, gümüşbalığı, midye, istakoz, somon, dilbalığı Mart : Levrek, kalkan, kefal, tekir,...
  • Yoğurtlu Kırmızı Biber (Meze Tarifi)

    Yoğurtlu Kırmızı Biber

    Yoğurtlu Kırmızı Biber (Meze Tarifi) Salçalık kırmızı biberin besin değeri yüksektir. Bir çok farklı şekilde de yapılan kırmızı biberi, soğuk bir meze olarak da tüketebilirsiniz. Malzemeler: ✓ 10 adet...
  • Izgara Somonlu Sandviç

    Izgara Somonlu Sandviç

    HER KOŞU(L)DA YANINDA Sporcuların ve özellikle de koşucuların, haftada en az 250 g kadar balık tüketmesi gerekiyor; çünkü çoğu besinden karşılayamayacağımız protein ve omega 3 ihtiyacımızı, ancak balık tüketerek...