Laser uygulamaları ile ilgili en sık sorulan sorular

Laser uygulamaları ile ilgili, internet sitemize son 6 ayda izleyicilerin laser uygulamaları ile ilgili en çok sorduğu sorulardan oluşan bir derleme hazırladık. Güncel yanıt ve çözüm önerilerini de kapsayan...
Laser uygulamaları ile ilgili en sık sorulan sorular

Laser uygulamaları ile ilgili, internet sitemize son 6 ayda izleyicilerin laser uygulamaları ile ilgili en çok sorduğu sorulardan oluşan bir derleme hazırladık. Güncel yanıt ve çözüm önerilerini de kapsayan bilgileri sizlerle de paylaşmak istedik.

En sık sorulan soru, laser ile yapılan epilasyonun kalıcı olup olmadığıdır. Birçok izleyici daha önce değişik merkezlerde laser epilasyon yaptırdıkları halde bir süre sonra kılların tekrar çıkmaya başladığından şikayetçi.

laser-epilation-cosmetology-hair-removal-cosmetology

Bu durumun başlıca iki açıklaması bulunmaktadır, birincisi tamamen yapısal faktörler. Kıl kökü hücreleri tamamen yok edilmiş olsa bile bir süre sonra hormonal faktörlerin etkisiyle uyku halinde bulunan bazı kıl hücreleri aktive olup yeniden kıl üretmeye başlayabilir. İkinci ve daha sık görülen faktör, eski tipte laser cihazları ile yapılmış olan epilasyonlarda laser enerjisi, teknik yetersizlikler nedeniyle ana kıl kökünü yok edemeyip sadece kıl gövdesine hasar vermekte bir süre sonra kıl kökü hücresi kendini onarıp yeniden kıl üretmeye devam etmektedir. Günümüzde laser teknolojisinde sağlanan gelişme ve atılımlar bizi çok daha ileri bir noktaya getirmiş durumdadır. Kullanılan dalga boyu ve laser vuruş sürelerinde sağlanan ilerlemeler ile kıl kökü hücresi tamamen tahrip edilerek kalıcı bir epilasyon sağlanabilmektedir. Gerçekten de yeni jenarasyon laser sistemleri ile 4-6 hafta arayla uygulanan 6 aylık bir tedavi sonrası kıllarda %70-80 oranında bir azalma sağlanabilmekte, kalan kıllar ise zayıf kozmetik önemi olmayan tüyler halini almaktadır.

Bununla birlikte her kişide aynı sonuç alınmayabilir, bazı dirençli kişilerde en gelişmiş laser cihazları bile kullanılsa bile başarısızlık olabilir.

İkinci en çok merak edilen konu yan etkilerdir. Cilde zarar verip vermediği, kanser yapıp yapmadığı çok sorulmaktadır.

Her ne kadar laser yeni bir teknoloji olsa da tıpta kullanımı 40 yılı aşmıs bulunmaktadır. Bu süre zarfında laser nedeniyle kanser olan hasta bildirilmemiştir. Ancak prekanseröz denilen (kanser öncesi, kansere dönüşmeye eğilimli) bazı cilt rahatsızlıklarında, bu bölgelere laser uygulamak, kansere dönüşümü tetikleyebilmektedir. Bu tip rahatsızlıkları sadece laser değil güneş ışığı, solaryum, kronik iritasyon ya da travma da tetikleyebilmektedir. Bunu önlemek için uzman bir dermatoloğun gözetiminde laser uygulaması yaptırmalıdır.

Laserin bilinen en büyük tehlikesi gözlere olmaktadır, çıplak gözle laser ışığına bakmak gözde körlüğe varan kalıcı hasara neden olabilmektedir. Bu amaçla işlem sırasında özel filtreli gözlükler kullanılmaktadır.

Laserin cilt üzerinde oluşturabileceği en önemli yan etki yanıklardır. Özellikle eski tip soğutucu sistemi olmayan laser ile görülen bu yan etki günümüzde cok nadiren gelişmektedir.

Yine eski jenarasyon laserler ile ve esmer tenli kişilerde sıklıkla görülebilen deride açık veya koyu renk beneklenmeler şeklindeki lekeler, günümüzde çok nadiren ve geçici olarak görülmektedir.

Laser epilasyonla ilgili bir diğer çok merak edilen konu maliyet olmakta, diğer epilasyon yöntemleriyle maliyet kıyaslaması yapılmaktadır.

Laser epilasyon gerçekten pahalı bir tedavi yöntemidir. Hızla değişen teknoloji 3 yılda en yeni cihazları demode duruma getirmekte, bu nedenle oldukça pahalı bir yatırım olarak karsımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte sağlanan konfor, hız ve güvenliğin ötesinde uzun dönemli bir bakış açısıyla değerlendirildiğinde laser epilasyon klasik yöntemlerden daha ucuza gelmektedir.

Bir başka sık merak edilen konu, hangi cilt yapılarında laserin daha uygun olduğu, bronzlaşmış cilde laser uygulanıp uygulanamadığıdır.

Gerçekten de cilt ve kıl yapısı laserin etkinliği ve yan etkiler açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle eski tipte düşük dalga boylu laserler(ruby ve alexandrite) ancak beyaz ve açık tenli kişilerde güvenle kullanılabilmekte, esmerlerde yan etkiler artmaktadır. Diode ve nd yag laserler ise, beyazdan esmer tenlilere kadar geniş bir spektrumda güvenle kullanılabilmektedir. Genel olarak cilt rengi ne kadar açık, kıl rengi ne kadar koyu ise laser epilasyondan alınan sonuç o kadar fazladır. Kollarda görülebilen ayva tüyü denilen acık renkli ve zayıf yapılı kıllarda laserin başarı şansı düşüktür.

Güneşte yanmış bronzlaşmış kişilerde ise laser epilasyon uygulamak için birkaç hafta beklemek daha uygundur. Bronz kişilerde epilasyon etkinliği azalabileceği gibi, yanık ve ciltte beyaz beneklenmeler gibi yan etki görülme ihtimali yüksektir.

Laser ile epilasyonda ağrı ve acı hissi de çok sorulan bir sorudur.

Günümüzde ağrısız-acısız bir epilasyon yöntemi ne yazık ki bulunmamaktadır. Laser bu açıdan en konforlu yöntem olmakla birlikte kişiden kişiye değişen hafif bir ağrı duyumsama söz konusu olmaktadır. Bu ağrı çoğunlukla, otomobilden inerken ortaya çıkan statik elektrik çarpması sırasında hissetiğimiz acıya benzer. Genellikle iyi tolere edilebilen bir ağrıdır. Ancak bazı çok hassas kişilerde ve bölgelerde (bikini bölgesi) uygulama öncesi özel ağrı kesici kremler kullanılması gerektiği durumlar olabilmektedir.

Laser ile varis ve diğer damarsal cilt bozukluklarının nasıl tedavi edildiği hakkında yoğun sorular bulunmakta.

Laser ile bacaklarda bulunan, çapı 1 mm’den küçük yüzeyel varisler ağrısız, kansız bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Daha büyük çaplı varisler için hala en geçerli tedavi yöntemi sklerozan madde enjeksiyonu ve cerrahi olarak çıkarılmadır. Damar boyunca uygulanan laser, damar içindeki kanı yakarak pıhtılaştırmakta damar tahrip edilmekte daha sonra vucudun kendi temizleme sistemleri devreye girerek tahrip olmuş varisli damarı ortadan kaldırmaktadır.

Dr. Alev Çelik

Kategoriler
CiltKadınUzmana Sor
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular