Korkularım ve Kurallarım Yok!

Ekranlarda yeni bir yıldız doğuyor: Melisa Sözen.. Pera Güzel Sanatlar Lisesi Tiyatro Bölümü mezunu Melisa Sözen, 18 yaşında ve dört yıldır gösteri dünyasında. Bu süre içinde ‘Asmalı Konak’tan ‘Baba...
melisa-sözen1-

Ekranlarda yeni bir yıldız doğuyor: Melisa Sözen..

Pera Güzel Sanatlar Lisesi Tiyatro Bölümü mezunu Melisa Sözen, 18 yaşında ve dört yıldır gösteri dünyasında. Bu süre içinde ‘Asmalı Konak’tan ‘Baba Evi’ne pek çok dizide, televizyon ve sinema filmlerinde göründü; Ve şimdi, Kanal D’nin yeni dizisi ‘Büyümüş de Küçülmüş’te Mehmet Ali Erbil ile başrolü paylaşıyor.

Oyunculuk kanınıza nasıl girdi?
Dört yıldır bu piyasanın içindeyim ama aslında sekiz yaşında oyuncu olmaya karar verdim. ‘Yedi Kocalı Hürmüz’de dans ederken, tiyatro okuyup oyunculuk yapmalıyım, diyordum. Daha zaman var derken, müzikalde beraber rol aldığım Nilgün Belgün ve Levent Özdilek’in dizisi için teklif geldi. Ve ilk olarak Nilgün Belgün’ün gençliğini oynadım. Pera Güzel Sanatlar Lisesi Tiyatro Bölümü’nde eğitim almaya başladım. Daha sonra ‘Kadınlar Kulübü’, ‘Aşk Güzel Şeydir’, ‘Yeni Hayat’, ‘Nisan Yağmuru’, ‘Baba Evi’, ‘Şıh Sanem’, ‘Şarkılar Seni Söyler’ dizilerinde oynadım. Hülya Koçyiğit, Cihan Ünal, Levent Özdilek, Kartal Tibet gibi deneyimli isimlerle çalıştım.

– ‘Büyümüş de Küçülmüş’ için teklif nasıl geldi?
Teklif ajanstan geldi. Çok heyecanlandım. Tatildeydim, “Hemen gel, başlıyoruz” denince neredeyse uçtum. Sanırım daha önceki deneyimlerim ve fiziksel özelliklerimin yanı sıra, elektriği yakalamış olmamız da rolü almamda etkili oldu.

77400-Melisa-Sozen

– Bizi kahkahalara boğacağı söylenen bu dizinin konusu ne?
40’lı yaşlarında, kadınlardan korkan bir eczacıyı anlatıyor. Önceki deneyimi nedeniyle kadınlardan çok çekinen bu adam, komşu kıza âşık oluyor. Kız da eczacılık öğrencisi, hatta beraber ders çalışıyorlar. Kız onu bir ağabey gibi görüyor. Bu durumdan kurtulmak isteyen adam, 20 yaş gençleşmek için bir iksir bulmaya çalışıyor. Ama bir hata oluyor ve dokuz yaşına dönüyor. Ne zaman dokuz yaşına döneceğini, ne zaman gerçek yaşında olacağını bilemiyor. Böylece komik olaylar yaşanıyor.

– Dizide Mehmet Ali Erbil dışında kimlerle çalışıyorsunuz?
Dizinin yapımcılığını Abdullah Oğuz, yönetmenliğini Levent Demirkale yapıyor. Nilgün Belgün, İlkay Saran, Pamela Spence, Sevinç Aktansel, Misak Toros, Arda Esen ve minik oyuncumuz Kerem Altaylar da dizinin kadrosunda.

– Mehmet Ali Erbil gibi hiperaktif bir sanatçıyla çalışmak nasıl?
Çok keyifli. Her şeyden önce çok deneyimli biri. Büyüğüm olarak çok yardımcı oluyor. Set içinde çok eğleniyoruz. Tabii kameralar karşısında olduğundan daha sakin ama yine de enerjisini hiç kaybetmiyor, çok güldürüyor bizi.

“Dünyada jön kavramı bitti”

– ‘Asmalı Konak’ta, Seymen Ağa’nın patlamada yaralandığı bölümlerde Suriyeli genç kızı canlandırdınız. Seymen Ağa’yı tedavi eden delici bakışlı genç kız rolü çok kısa olmasına rağmen etkili bir roldü galiba?
Daha önce Çağan Irmak’la ‘Bana Şans Dile’ adlı sinema filminde çalışmıştım. O vesileyle buldular beni. En çok zevk aldığım işlerden biri oldu. O kısacık rol için Arapça öğrendim, bambaşka bir kültüre girdim. Çağan’ın çok büyük yardımı oldu bana. Yönetmen çok önemli. Bu yüzden Kartal Tibet ve Çağan Irmak hayatımdaki en önemli isimler.

– Oyunculukta ne gibi hayalleriniz ve hedefleriniz var?
Elbette büyük hayallerim var. Ama aceleci davranıp bir anda yükseğe çıkmak istemedim. Bu dört senede alabileceğim kadar yol aldım. Çok tanınmış ama kötü oyuncu olmayı istemem. Hedeflerime gelince: İlk olarak yurtdışında eğitim istiyorum. İtalya veya Amerika olabilir. Bir de başka kültürlerdeki oyunculuk şekillerini görmek istiyorum. Oyunculuk kültüre göre değişiyor, en azından teknikler değişiyor. Yurtdışında da gösterilecek bir işte rol almayı isterdim ama bunun için daha pişip malzeme toplamam gerek.

– Son günlerde yeniden alevlenen jön tartışmaları için genç ve eğitimli bir oyuncu olarak ne düşünüyorsunuz?
Dünyada jön kavramı bitti, Türkiye’de hâlâ niye tartışılıyor anlamıyorum. O, eski Türk filmlerinde veya Frank Sinatra filmlerinde kaldı. Artık taş bebek gibi kız, manken gibi erkek kalıpları kalktı. Çok yakışıklıdır ama çok yeteneksizdir, ki bunun örnekleri var bizde.

– İki sinema filminde rol almış biri olarak sinema, tiyatro, televizyon üçlüsünden hangisi birinci sırada sizin için?
Sinema çok başka, adını duyunca bile insanın gözünde büyüyor olay. Ama kısa ömürlü. Tiyatronun adrenalini inanılmaz. Televizyonun ise sürekliliği var ve çekimlerin hızlı olması gerekiyor. Üçü arasında seçim yapmam gerekirse, sinema ve televizyon derim. Tabii tiyatro yapmayı da istiyorum, henüz öyle bir şansım olmadı.

– Bundan sonraki projeler için korkularınız ve kurallarınız var mı?
Korkularım da kurallarım da yok. İyi projelerde yer almak biraz şans işi. Önünüze bazen iki-üç tane iş gelir ve seçme şansınız olur. Bazen de uzunca bir dönem teklif gelmez, maddi nedenlerden dolayı gelen ilk teklifi kabul etmek zorunda kalabilirsiniz. Ben bu konuda hep şanslı oldum. Çok ünlü oyuncularla çalışmak gibi bir takıntım yok. Senaryo, yönetmen iyi olursun yeter. Rolüm neyi gerektiriyorsa yaparım ama sadece senaryoyu çekici kılmak için konmuş öpüşme veya sevişme sahneleri varsa, o teklifi değerlendirmem.

Kimdir? Melisa Sözen

  • 1985 yılında İstanbul’da doğdu.
  • Altı yıl Alev Baymur Sanat’ta dans eğitimi aldı.
  • Pera Güzel Sanatlar Lisesi Tiyatro Bölümü’nden bu yıl mezun oldu.
  • ‘Yedi Kocalı Hürmüz’ ve ‘Deli Dolu’ müzikallerinde dans etti.
  • ‘Kadınlar Kulübü’, ‘Aşk Güzel Şeydir’, ‘Baba Evi’, ‘Nisan Yağmuru’, ‘Yeni Hayat’, ‘Şarkılar Seni Söyler’, ‘Asmalı Konak’, ‘Şıh Sanem’ ve ‘Büyümüş de Küçülmüş’ dizilerinde; ‘Köçek’, ‘Bana Şans Dile’ ve ‘İçerdekiler’ adlı televizyon ve sinema filmlerinde rol aldı.
Kategoriler
RöportajTVÜnlüler
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular