Koleksiyon Fetişizmi

Sırf eski savunma bakanının oturduğu koltuğa oturmak için bir otomobile iki katı para ödemek tam bir fetişizm… Keyif bu ya, ister sanat eseri olsun obje, ister poşet şeker, koleksiyoncu...

Sırf eski savunma bakanının oturduğu koltuğa oturmak için bir otomobile iki katı para ödemek tam bir fetişizm…

Koleksiyon fetişizmi

umbertoeco

Umberto Eco
Yazar ve Eleştirmen

Keyif bu ya, ister sanat eseri olsun obje, ister poşet şeker, koleksiyoncu koleksiyoncudur ama biriktirmek, fetişizme dönüşünce iş değişiyor. Klasik bir Maserati’ye sahip olmayı istemek neyse de, sırf eski savunma bakanının oturduğu koltuğa oturmak için bir otomobile iki katı para ödemek tam bir fetişizm.

Christie’s ya da Sotheby’s gibi müzayede evlerinin kataloglarını karıştırırken, sanat eserleri, antika kitaplar, imzalı mektuplar ve türlü değerli hatıra eşyalarının yanı sıra, bir aktrisin filmde giydiği ayakkabı, ABD Başkanı Ronald Reagan’ın kalemi gibi yakın tarihe ait kişisel eşyaların da açık artırmaya çıktığı görülür. İlginç obje koleksiyonculuğu ve hatıra eşyalara fetişist düşkünlük arasında ayrım yapmak gerekir. Koleksiyoner hep biraz çılgındır, İlahi Komedya’nın inkunabel’lerini (öncübasmalar) toplamak için kendini telef ettiğinde de tutkusu anlaşılabilir. Koleksiyonculuk bültenlerine baktığınızda poşet şekerler, Coca Cola kapakları ya da telefon kartları toplayanlar olduğunu bile görürsünüz. Bira kapağı yerine pul koleksiyonu yapmanın daha asil olduğunu itiraf etmeliyim, ama kalbe hükmedilmez.

Divanın o filmde giydiği ayakkabıyı ne pahasına olursa olsun istemek farklı bir şey. Meliès’den bu yana tüm aktrislerin giydiği ayakkabıların koleksiyonunu yapıyorsan eğer, çılgınlığının bir anlamı var demektir, ama bir çift ayakkabı ile ne işin olur?

28 Mart 2014 tarihli Repubblica gazetesinde ilginç iki haber okudum. Diğer gazetelerde de yer alan birinci haber, İtalya Başbakan Renzi tarafından açık artırmaya çıkarılan resmi otomobillerin eBay’de satışı ile ilgili. Birilerinin Maserati otomobilleri arzulamasını ve kilometresi çok olsa da, bakımı için bir ton para ödemeyi kabullenip, düşük fiyata satın alma fırsatını değerlendirmesini anlayabilirim. Ama eski savunma bakanı La Russa’nın(1) halkın parasıyla aldığı otomobile sahip olmak için, hem de otomobil dergisinin ikinci el listesinde yazılanın iki ya da üç misli para ödeyerek başkalarıyla yarışmanın anlamı ne? Tanınmış biri tarafından önceden ısıtılan deri koltuklara oturmaktan aldığı tatmini anlamak zor olsa da, bu açıkça fetişizmdir. Basit bir başkan yardımcısının ısıttığı yere oturmak için uçuk paralar teklif edenlere ne demeli?

Aşk mektubu, edebiyat tarihine geçer mi?  

Şimdi, gazetenin aynı nüshasında çift sayfa yaymlanan tamamen farklı bir konuya geçelim. Ian Fleming’in 26 yıl önce yazdığı aşk mektupları, tanesi yaklaşık 60 bin euro’ya açık artırmaya çıkarıldı. Mektuplarda, henüz çok çok gizli olmayan ajan, “Seni dudaklarından, göğsünden, vücudunun daha alt kısımlarından öpmek isterim” diye yazıyor.
El yazısı belge koleksiyonculuğunu biliyoruz ve iç gıcıklayıcı örnekler eğlenceli olabilir. Hatta koleksiyoner olmayan biri bile, yazar James Joyce’un eşi Nora’ya “Senin çocuğunum; beni pataklamanı hatta popomu ve çıplak tenimi kırbaçlamanı isterim… Oyun olsun diye değil ama” diye yazdığı mektubu ele geçirmekten mutlu olur. Ya da Oscar Wilde’ın aşkı Lord Douglas’a “Gül yapraklarını andıran o kırmızı dudaklarının şarkı söylemek için değil, çılgın öpücükler için yaratılmış olması bir mucize” diye yazdığı mektup. Ünlülerin zaafları ile ilgili dedikodu yapılarak geçirilecek bir gecede, dostlara gösterilecek harika ‘sohbet parçaları’ olabilirler.
Anlamsız bulduğum, bu belgelere edebiyat tarihi ve eleştirisi adına atfedilmek istenen değer. Fleming’in 26 yaşında, kızışmış ergenvari mektuplar yazdığını bilmek James Bond öykülerini okuma zevkimizi değiştirir mi? Ya da yazarın stili hakkındaki eleştirel yargıyı? Joyce’un edebi anlamda erotizmini anlamak için ‘Ulysses’i, özellikle de son bölümünü okumak kafi –her ne kadar yazar son derece mazbut bir hayat sürmüş olsa da. Birçok ünlü için yazdıkları iffetsiz yaşadıkları iffetli, ya da tersi olduğuna göre, İtalyan şair ve yazar Alessandro Manzoni’nin yatakta çok yaramaz olduğunu ve iki karısının da aşırı seks düşkünlüğünden bitap düştüğünü bilmek ‘Nişanlılar’la ilgili görüşlerimizi değiştirir mi?
La Russa’nın Maserati’sini istemek ile kimi yazarların fiziksel olarak (sadece zihinsel değil) erektil olduğunu kanıtlayan belgelere sahip olmanın farklı olduğunu biliyorum. Ama sonuçta ikisi de fetişizm.(1) Ignazio La Russa: Berlusconi hükümetinin Savunma Bakanı

Kategoriler
Kültür&Sanat
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Knut Hamsun’un Açlığı

    Knut Hamsun’un Açlığı

    Aşktan söz açılmayagörsün, sıkça, erkeğin kalbine giden yolun midesinden geçtiği söylenir. Eğer 20. yüzyıl düşüncesine göre ev ödevinizi iyi yapmışsanız, onun beynine de ulaşabilirsiniz. Yüksek varoluşçuluğun ana simgesi sayılan...
  • Murathan Mungan

    Şiir mi, Öykü mü, Lirik Bir Metin mi?

    “Yanlız Bir Opera” (YBO), Murathan Mungan’ın (MM) yaygın olarak okunan şiirlerinden bir tanesidir. Ancak bir şiirin yaygın olarak okunması, beğeniliyor olması, YBO’nın MM’nin iyi şiirlerinden biri olduğu anlamına gelmiyor....
  • Sylvia Plath

    HS ya da SYLVIA PLATH

    “Benim için şimdi sonsuzdur, sonsuz da sürekli olarak değişir, akar, erir. Yaşam bu andır. Geçip gittiğinde, ölüdür artık. Ama her yeni anla birlikte yeniden başlayamazsınız, ölü olana göre yargılamak...
  • Balığın Trajedisi Kılçık Olmaktır

    Balığın Trajedisi Kılçık Olmaktır: Oley, Ey Şair

    Malraux’un rahibi şöyle demişti: “Hangi politik inanç yok edebilir (ki) ölümü!” Ben de diyorum ki, hangi politik inaç yok edebilir şiiri? Bu, son derece müşfik, iç karartıcı, kahredici ya...