Kırk Yıllık Karakter ‘Örümcek Adam’

Kırk yıllık karakter ‘Spider-Man’ tek parça kostümü içinde son olarak sinema perdesinde. Gazete.News bir çizgi roman klasiği olarak yeni kuşağa ulaşan süper kahramanın özgeçmişini araştırdı. Amerika Birleşik Devletleri, tarihinin...

Kırk yıllık karakter ‘Spider-Man’ tek parça kostümü içinde son olarak sinema perdesinde.

Gazete.News bir çizgi roman klasiği olarak yeni kuşağa ulaşan süper kahramanın özgeçmişini araştırdı.

Kırk Yıllık Karakter ‘Örümcek Adam’

Amerika Birleşik Devletleri, tarihinin en büyük ekonomik krizini 1929 yılında yaşadıktan sonra halk moralini sahne, sinema ve eğlence sektöründe yükseltmeye yöneldi. O yıllardaki anlatı ve eğlence geleneği 1930’larda ve ’40’larda ‘Timely Publications’ın ortaya çıkışıyla çizgi romanı da içine aldı. Joe Simon ve Jack Kirby ‘Captain Amerika’yı Timely’de yaratmışlardı. Bugün ‘Marvel Comics’ ve rakibi ‘DC Comics’in de yer aldığı çizgi roman kültürünün ve süper kahramanlar döneminin öncüsü ‘Timely Publications’dır. II. Dünya Savaşı sonrasında süper kahramanlar ve başarıları, anlatının her alanına hakim olmaya başlayan realizmin etkisiyle çizgi romanda da etkisini yitirdi. 1961 yılında, DC Comics (o sırada National Periodicals) ve EC pazarda etkili durumdayken kurulan Marvel Comics o güne kadar bilinen süper kahramanlar geleneğine çok da uymayan dört yeni kahraman yarattı. Stan Lee ve Jack Kirby’nin ortak çalışması ‘Fantastic Four’, özel kostümleri olmayan, kimliklerini gizlemeye çalışmayan ve daha çok bir ailenin üyeleri gibi bir araya gelmiş kişilerdi. Gerçek bir aile gibi tartışıp kavga eden, para sorunları olan kahramanlardı onlar. Üstelik de hiç ‘aferin’ almadan dünyayı ve evreni defalarca kurtardılar. İlk kez Marvel Comics bir anda süper güçlere sahip olmaları halinde gerçek kişilerin kafalarının nasıl karışacağını, çelişkiye düşeceklerini ve illa da sorumluluk almaya o kadar istekli olamayacaklarını varsaydı. Yarattığı tiplerle yazar Stan Lee buna rehberlik etti.

Marvel Comics’in kahramanlarına, bir sene sonra, yine sıradan bir hayatı, çoğu genç gibi para ve sivilce sorunları olan Peter Parker katıldı. Stan Lee ve çizer Steve Ditko’nun ortak çalışması Peter Parker/Spider-Man ilk kez 1962 yılının Ağustos ayında ‘Amazing Fantasy’ dergisinin 15. sayısında çıktı. Peter Parker, anne babasını kaybetmiş olduğundan yengesi ve amcasıyla yaşayan bir genç. Öğrenci olduğu liseyle katıldığı bir gezide yapılan bilimsel deney sırasında, radyoaktiviteye maruz kalmış bir örümcek tarafından ısırıldı. Bu ısırık ona orantılı bir güç, bir örümcek çevikliği ve ‘örümcek hissi’ kazandırdı. Peter bunu keşfeder etmez kendine bir menajer bulup televizyona çıkıp para kazanmaya çalıştı. Profesyonel bir dövüşçü oldu. Bir gece, kendini kahraman ilan etmeyi gereksiz bularak bir hırsızın kaçmasına göz yumdu. Olaydan kısa bir süre sonra yapılan bir soygunda Peter’in amcası Ben öldürüldü. O gece cinayeti Spider-Man olarak öğrenen Peter, soyguncuyu yakalamaya and içti. Katil o gece gördüğü hırsızdı, kendini bunun için çok suçlu hissetti. Amcasının ona bir zamanlar söylediği bir sözü hatırladı: “Büyük güç büyük sorumluluk getirir.’’ Böylece gücünü kendine ait nedenler için değil iyilik adına kullanmaya karar verdi. Spider ile o günden beri, olağanüstü güçlere ve büyük sorumluluklara sahip sıradan bir gencin öyküleri anlatılıyor. Kısa bir süre klonu da serilere karışan Peter Parker’ın, aşık olduğu, bir evlenip bir ayrıldığı güzel kızıl saçlı kadın Mary Jane Watson, en yakın arkadaşı Harry Osborn, yengesi May ve amcası Ben de o öykülere girip çıkıyorlar.

1980’lerin başından itibaren ‘Spider-Man and His Amazing Friends’, daha sonra ‘Spider-Man’, ‘Spider-Man Unlimited’ ve Brian Michael Bendis imzalı ‘Spider-Man’ çizgi film olarak yapıldı. 1970’li yıllarda 13 bölümlük bir dizi olarak çekildi. ‘The Amazing Spider-Man’ isimli bu dizi Spider kostümünün aptal görünüşüne, yığınla izleyicinin düşük yapım bütçesini küçümseyici eleştirilerine rağmen sonuç ’70’ler için hiç de fena sayılmazdı. Çoğu öykü heyecanlı, komik ve eğlenceliydi ayrıca da. İzleyici kitlesi bir düştü, bir yükseldi ama esasen yayın hayatındaki çalkalanma, Spider-Man’in yaratıcılarından Stan Lee’nin yapılan işten nefret etmiş olmasındanmış. Bu filmler ’90’lı yıllarda ‘The USA Network’ ve ‘The Sci Fi Channel’ üzerinden gösterime girmeye devam etti. Sinema filmi olarak James Cameron’un yaptığı senaryo denemesi hayata geçirilemeden kaldı.

tobey-maguire-as-spider-man-in-spider-man-2-66-960×639-115424-1280×0

Bugünlerdeyse Sam Raimi’nin yönettiği ‘Spider-Man’in sinemalarda gösterime girmesi heyecanla bekleniyor.

Columbia Pictures tarafından piyasaya sürülen Spider-Man’in yapımcılığını Laura Ziskin’in üstleniyor. Filmde Toby Maguire Peter Parker/Spider-Man; Kirsten Dunst, Mary Jane Watson; James Franco, Harry Osborn; Willem Dafoe’ysa Norman Osborn/Yeşil Cin rolünde. Yönetmen Raimi, filmini Peter Parker’ın yetişkinliğe yolculuğu üzerine kurmaya özen göstermiş, “Bana göre esasında bir insan olarak gelişmesi, onu gerçek bir kahraman yapıyor. Yoksa kötü adamların canına okuyor olması değil,’’ diyor. Marvel Studios’un yöneticisi Avi Arad, bir Spider-Man okuyucusu olan ve “belki bir gün bunu filmleştiririm’’ diyerek büyümüş olan Sam Raimi’ye filmin teslim edilmesinden oldukça memnun. Aktör Willem Dafoe da “kendine has bir üslubu olan, nesnelere kendi özel bakışını yansıtıyor ve sizi değiştiriyor’’ dediği Raimi’yle çalışmanın iyi bir deneyim olduğunu söylüyor. Sam Raimi Yeşil Cin’in (Green Goblin) korkunç bir maske taşımasını ama ayakları yerde ve gerçekçi bir karakter olmasını istemiş. Öyküye dramatik bir boyut katarak gerilimi besleyen unsur, Yeşil Cin. Peter Parker’ın en yakın arkadaşı Harry Osborn’un babası Norman da Yeşil Cin’in ta kendisi.

Yönetmen Sam Raimi nasıl hızla seçildiyse Spider-Man rolü için de o kadar kararsız kalınmış. Önceleri Tobey Maguire’dan emin olamamış yapımcılar. Ancak Maguire soğukkanlı, sakin tavrını karakterle çok uyumlu bir hale getirmiş. Seyirci onu zaten çoktan kabul etti. Maguire da, “Önce başına ne geldiğini anlayamıyor ama sonradan bunu kabulleniyor,’’ dediği karakteri benimsemiş. “Önce gücünü yanlış kullanıyor ama sonra bundan sorumluluk duyuyor. Bir de aşk hikayesi var, Norman Osborn’un kılık değişimi var, bunların bana uygun olacağını düşündüm,’’ diyor. Öte yandan, filmde bir cameo’su olan Stan Lee Tobey Maguire’ı, Spider-Man olarak çok inandırıcı bulduğunu ve beğendiğini söyleyerek övüyor. Peter ve Mary Jane arasındaki aşkın da çok iyi yansıtıldığını söyleyen Lee, Raimi’nin seyirciyi ‘uçuracağından’ emin.

Marvel’da Ultimate Spider-Man’i yazan Brian Michael Bendis de Raimi’nin dünya çapında başarı kazanacak bir film yaptığına inanıyor. Bendis, Spider-Man filmine bir devamlılık kazandıracak olan yarım saatlik çizgi filmler üretecek. Yeni çizgi filmde bilgisayar desteği olacakmış ama görüntüde iki boyutlu çizgi özelliğine müdahale edilmeyecekmiş.

Masaüstü oyunları da Play Station, X Box, Nintendo, GBC, PC gibi hemen her platformda piyasaya çıkan Spider-Man yeni kuşağa farklı yollarla ulaşıyor. Süper kahraman Web TV üzerinde de yakında izlenebilecek. Zaten bizde de krizler bitmiyor.

Kategoriler
Sinema
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • savaş filmleri

    Yüzyıldır Bitmeyen Savaş!

    Ağustos 1914… Dünyanın ilk kez topyekûn savaş dehşetiyle karşı karşıya kalmasının üzerinden tam 100 yıl geçti. Artık ne tanıklar hayatta, ne savaşla çizilen sınırlar geçerli. O günlerin izleri kitaplarda...
  • JOE BLACK

    Varoluşsal Açıdan Bir Film Eleştirisi “Joe Black”

    KONU: 60 yaşına girmek üzere olan oldukça zengin bir iş adamı tüm zamanını çalışmaya ve para kazanmaya adamıştır. Ve bir gün insan kılığına girmiş olarak azarail karşısına çıkar ve...
  • Nuts (1987)

    Sinemadaki Psikiyatri: Belleğinizi Sınayın

    15-20 yıl öncesinin filmlerinden psikiyatri ile ilişkilendirilebilecek olanlarından bir “test” hazırladım. Biraz eğlencelik sayılabilir, meraklıları için. 1- Sinemadaki psikiyatri, bazı filmlerde kısıtlayıcı ve “mevcut düzenin” bir aygıtı olarak işgörür....
  • Sinemanın Üç Onurlu Günü

    Sinemanın Üç Onurlu Günü

    Yollara Düştük, 1977’de yapılan sinema emekçilerinin Ankara’ya yürüdüğü eylemi sinema tarihinin tozlu sayfalarından günümüze getiriyor. 38 YIL ÖNCEYİ ANLATTILAR VECDİ SAYAR Örgütlenmede dönüm noktası Ankara Yürüyüşü, yaşamımın en değerli...