Kendi Kültürümüzü Reddeder Haldeyiz

Son filmi ‘Karşıki Pencere’ ile İtalya’nın Oscar’ı mahiyetindeki David di Donatello’dan beş ödül alan Ferzan Özpetek konuştu. ‘Cahil Periler’ve ‘Karşıki Pencere’, Türkiye’ye dair filmler değiller ama bir Türk yönetmenin...
Ferzan Özpetek_89071

Son filmi ‘Karşıki Pencere’ ile İtalya’nın Oscar’ı mahiyetindeki David di Donatello’dan beş ödül alan Ferzan Özpetek konuştu.

  • ‘Cahil Periler’ve ‘Karşıki Pencere’, Türkiye’ye dair filmler değiller ama bir Türk yönetmenin filmleri
  • Ben hep yönetmen diye düşünüyorum, ülke olarak görmüyorum olayı
  • Bence ‘Hamam’, Türkiye için yaptığım çok büyük bir reklamdır ama bir sürü kişi tarafından hoş karşılanmadı
  • ‘Harem Suare’yi yaptığımda da çok tuhaf bir tavır vardı. Her kapı kapatıldı. Bu yüzden Türkiye’de film yapmak, bürokratik tavırlardan dolayı beni korkutuyor
  • ‘Harem Suare’ ve ‘Hamam’ı Kapalıçarşı’daki turistik olayla karıştırıyorlar Sünnete turistik diyorlar. Biz kendi kültürümüzü neredeyse reddeder bir haldeyiz

Ferzan Özpetek_0_8_0-‘Kendimi dalgalara kapılıp gitmek isteyen bir denizanası gibi hissediyorum’ diyor Ferzan Özpetek. 11 dalda aday gösterildiği ve 5 ödülle döndüğü David di Donatello töreninin hemen ardından yaptığımız telefon konuşmamız biter bitmez, kendisi Sicilya’ya doğru hareket ediyor olacak. Bir filmi daha başarıyla bitirmiş bir yönetmenin hafifliği ile on yıl sonra ilk kez tatile çıkacak. ‘Karşıki Pencere’ en iyi film, en iyi erkek oyuncu (Massimo Girotti), en iyi kadın oyuncu (Govanna Mezzogiorno), en iyi müzik (Andrea Guerra) dallarında aldığı dört ödül ve öğrencilerin verdiği David Scuola ödülüyle birlikte beyazperdede salınadursun, yaratıcısı da küçük tatil ödülüyle buluşsun… Hak etti mi, etti!

Ferzan Özpetek’i sinemaya âşık eden ilk kadın ‘Kleopatra’ Yedi yaşında annesiyle birlikte gittiği ilk film bu. Sinema aşkıyla yanarak 17 sene geçiren Ferzan Özpetek, yine aynı aşk sebebiyle liseyi bitirir bitirmez İtalya’ya gider. Önce Perugia’da Yabancılar Üniversitesi’nde bir yıl İtalyanca eğitimi alır. Ardından Roma’ya gelip Accademia Navona’da ve Accademia d’Arte Drammatica’da sanat tarihi ve kostüm derslerine devam eder. Bu arada sinemacılarla tanışmak için kendisini gazeteci olarak takdim edip söyleşiler yapar ve birinin yanına kapağı atmayı başarır. 1982’de Julien Beck ile ‘Yaşayan Tiyatro’da çalışırken sonunda esas ve esaslı aşkı sinema topraklarına varır. Çizme’nin iki önemli yönetmeni, Massimo Troisi ve Maurizio Ponzi’nin asistanlığını yapmaya başlar. Asistanlık tecrübeleriyle iyice piştikten sonra ilk filmi ‘Hamam’ı 1997’de yapar. Cannes Film Festivali’nde keşfedilen ‘Hamam’ sonrası, 1998’de ‘Harem Suare’; gelir. Gösterildiği tüm Avrupa ülkelerinde önemli gişe başarıları yakalayan filmin ardından, onu kat kat katlayacak ‘Cahil Periler’i çeker. ‘Cahil Periler’in ardından da İtalya’nın en önemli yönetmenleri arasına Ferzan Özpetek’i de katan ‘Karşıki Pencere’ açılır. Şimdi sıra Ferzan Özpetek’le olan sohbetimizde…

-Önce sizi tebrik edelim ve ardından ödüllerin Ferzan Özpetek’e ne ifade ettiğini soralım.
İtalya’nın yedi-sekiz sene önce ölen, çok eski, önemli bir oyuncusu vardı: Ugo Tognazzi. 10-15 yıl önce birlikte evinde yemek yiyorduk. Yıllardır yaptığı filmlerden dolayı dokuz tane Donatello’su vardı ama benim o akşam aklımda kalan onun konuşmaları ve insani kimliğiydi. ‘Karşıki Pencere’nin beş tane ödül alması çok hoş tabii; ama ödüller gelip geçici gibi geliyor bana. Bir yerde duruyor ve tozunu alıyorsunuz işte. Yalnız bunun ‘Ödüle nankörlük ediyor’gibi de anlaşılmasını istemem. Sadece önemli olanın, insanların bizim üzerimizde yarattığı heyecanlar olduğunu söylemeye çalışıyorum.

– Sizin başka ödülleriniz de var. Tüm o ödüllerin arasında Donatello’nun ayrı bir yeri olsa gerek.
Bu, İtalya için çok önemli bir ödül. İtalya’nın en büyük ödülü. Ödüllerin verildiği gece, filmin gerçekten de çok çok sevildiğini hissettim. En iyi yönetmen ödülünü de verselerdi herhalde bugün topa tutulurdum gibi geliyor bana. Bir şekilde verilmemesi iyi oldu. Çünkü aşırıya kaçmamak gerekiyor gibi geliyor bana.

– En iyi yönetmen ödülü almamanızda Türk olmanızın da payı olabilir mi?
Zannetmiyorum ama oyların hepsini aynı filme koymazsınız gibi geliyor bana. Önemli olan insanların tavırları ve bu da gerçekten çok hoştu. En iyi yönetmen adayları okunurken benim için uğultulu bir alkış koptu salonda.

İlk iki filminiz ‘Hamam’ve ‘Harem Suare’; oryantalist filmler olarak eleştirildi. Türkiye’de film yapmak isteyen Ferzan Özpetek nasıl bir film yapardı bu kez acaba?
Filmler sadece Türkiye’de böyle bir eleştiri aldı. Şu anda bir film yapsam tarihe dokunmam herhalde ama çok da isterim. Mesela Osmanlı’nın durumu beni çok çeken bir konu. Özellikle de İstanbul’un fethi. Herhalde çok pahalı ama çok hoş bir film olurdu. Ama bunlara hiç girmek istemiyorum. Şu anda kafamda hiçbir şey yok. ‘Kalkıp da Türkiye’de ya da İtalya’da film yapayım’diye düşünmüyorum. İki tane Amerikan filmi teklif edildi mesela. Senaryolarını okumamı istediler. Menajerim birini iyi buldu, tavsiye etti ama ilgileneceğimi sanmıyorum. Çünkü bana duygunun az olduğu filmler gibi geliyorlar.

-Biraz yorgunluk var galiba?
Hakikaten çok yorgunum. Bir film başarılı olduktan sonra sizi devamlı olarak arıyorlar. Ben çok fazla medyaya çıkmak istemiyorum ama ne kadar istemesem de oluyor. Bir televizyon programı oluyor mesela. Ben gitmiyorum, oyuncular gidiyor. Bir yanda da beni televizyonda görünce ya da söyleşilerimi okuyunca gidip filmi görenler var.

– Şöhretle aranız pek iyi değil herhalde ya da fazlaca mütevazı bir Ferzan Özpetek söz konusu.
Değil aslında. Sadece benim en çok sevdiğim şey, film çekmek. Ondan sonrakileri karşılamak bana çok zor geliyor. Bir pasta yaptınız mesela. Yiyenler size teşekkür ediyorlar, bu tamam ama kalkıp da pasta üzerine konuşmak bana tuhaf geliyor.

Kategoriler
Sinema
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Ferzan Özpetek

    İtalya’ya Sevgiyi Hatırlattı

    Ferzan Özpetek son filmi ‘Karşıki Pencere’ ile yine gişe rekorları kırıyor. ‘Hamam’, ‘Harem Suare’ ve ‘Cahil Periler’in ardından ‘Karşıki Pencere’ de İtalyanları tam kalbinden vurdu. Eleştirmenler kendisini Fellini ve...