Kemoterapi

Kemoterapi kelime olarak “kimyasal maddelerle tedavi” anlamına gelmektedir. Kanser tedavisi dendiğinde birçok insanın aklına hemen saç döken ve mide bulantısı yapan, yıpratıcı ilaç tedavisi olarak tanınan kemoterapi gelmektedir. Son...
Kemoterapi

Kemoterapi kelime olarak “kimyasal maddelerle tedavi” anlamına gelmektedir.

Kanser tedavisi dendiğinde birçok insanın aklına hemen saç döken ve mide bulantısı yapan, yıpratıcı ilaç tedavisi olarak tanınan kemoterapi gelmektedir.

Son yıllarda kemoterapi ilaçları ve uygulamasında önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Yeni kanser ilaçları hem daha etkili, hem de daha az yan etkilidir. Ayrıca yeni geliştirilmiş destek tedavi ürünleri ile kemoterapinin yan etkileri azaltılabilmektedir. Özellikle bulantı ve kusma gibi yan etkiler, özgün ilaçlarla hemen hemen tamamen kontrol altına alınabilmektedir.

Meme kanseri için kemoterapi almanız gerekiyorsa bir tıbbi onkolog tarafından tedavi edilmeniz gerekmektedir. Kanser kemoterapisi uygulayan hekimin veya tedavi gördüğünüz merkezin meme kanseri konusunda deneyimli olması tedavinizin kalitesini ve başarısını artıran önemli bir etmendir. Tedaviye başlamadan önce kararınızın doğruluğunu sınamak için ikinci bir uzman hekimin fikrini almak, tedavi sırasında yaşayabileceğiniz zorluklar sırasında aklınıza “acaba” sorusunun gelmesini engelleyerek emin ve güvenli bir şekilde hastalıkla mücadele etmenizi sağlayacaktır.

Meme kanserinde yapılan dünya çapında araştırmalar her yıl birer birer sonuç vermekte, dolayısıyla tedavi önerileri yıllar içinde değişikliğe uğramaktadır. Bunun sonucu olarak her yıl uluslararası meme kanseri tedavi rehberleri yayınlanmakta ve dünyanın dört bir yanında meme kanserine yakalanan kadınlar bu tedavi rehberlerine uygun önerilerle tedavi edilmektedirler. Burada hekimin rolü hastayı ve hastalığını doğru çerçeveye oturtarak prensipte doğru tedavi önerisini yapmak, hastaya özel durumlarda ise tedaviyi en yararlı ve en az zararlı olacak şekilde uyarlamaktır. Size yapılan tedavi önerisinin ardında en yeni bilgilerin olduğundan emin olmanız hayati önem taşımaktadır. Farklı önerilerin olduğu durumlarda her önerinin dayandırıldığı bilimsel veri ve kişisel deneyimleri anlamaya çalışarak tedavi seçimi yapılmalıdır.

Uygulama
Seçilen ilaçlara bağımlı olmakla beraber kemoterapi genellikle hastanede veya doktor muayenehanesinde ayaktan yapılan, ilaçların serum eşliğinde damardan verildiği bir tedavi yöntemidir. Bu ilaçlara bazı haplar eşlik edebilir. İşlem genellikle yarım-2 saat arasında sürer ve 3-4 haftada bir tekrarlanır. Ameliyat sonrası tedavi, programa bağlı olarak genellikle 4-6 kez tekrarlanır ve toplam 4-6 ay sürer.

Kemoterapiye gelirken genel kural olarak hafif, yağsız bir yemek yenmiş olmalıdır (daha çok kahvaltı türü). Tedaviden birkaç gün önce başlayarak çok su içmek böbreklerin çalışmasını artırarak vücudu ilaç tedavisine hazırlar, ve olası yan etkileri azaltabilir. Tedaviye yalnız gelinmemeli, ve tedaviden sonra araba kullanılmamalıdır. Bulantıyı önlemek için verilen koruyucu ilaçlar uykuya eğilim yaratır ve dikkati bozar; bu nedenle eve dönüş sırasında hastanın yanında bir yakının olması ve araç kullanmaması uygun olacaktır.Tedavi sırasında müzik dinlemek ve kitap okumak, refakatçi ile sohbet etmek hastanın gevşemesini sağlayarak rahatlamasına yardımcı olur.

Yan etki ve sorunlar
Kullanılan ilaç cinsi ve dozlarına göre yan etkiler değişir; bireysel duyarlılıklar, yaş ve kansere eşlik eden hastalıklar da yan etkilerin kişiden kişiye değişmesine yol açar. Genel olarak beklenen yan etkiler bulantı-kusma, kas-kemik ağrıları, ağız yaraları, halsizlik ve tedavi rejimine göre saç kaybıdır. Saç dökülmesi geçici olmakla beraber bir kadının en korktuğu yan etki olarak karşımıza çıkmaktadır. Zaten meme ameliyatı ile kadınlık imajı sarsılmış olan hasta, kadının en önemli süsü olan saçlarının da yok olması ile ciddi olarak darbe alır. Bununla başa çıkmanın tek yolu hastalığın önemini ve tedavinin yaşamsal değerini kavramak, hatırlamak, saçsızlığın geçici bir durum olduğunu kabullenerek hazırlıklı olmaktır.

Önerimiz ilk tedaviden sonra 15. günde saç dökülmesinin başlayacağını ve birkaç gün içinde gereksinim oluşacağını kabul ederek peruk vb. araçların önceden satın alınıp hazırda bulundurulmasıdır. Şapka, türban, ve çeşitli eşarplar perukla birlikte veya peruk yerine kullanılabilir. Bir kadının, tedavi bittikten hemen sonra saçların geri gelmeye başlamasına rağmen, tedavi bitiminden itibaren yaklaşık 6-8 ay daha peruk ve diğer saç araçlarına gereksinim duyacağı unutulmamalıdır. Saçların tamamen dökülmediği tedaviler sırasında mevcut saçları korumak için yumuşak şampuanlar kullanılmalı, saçlar nispeten kısa bir modelde tutulmalı, sık sık tarama ve çekiştirilerek kurutulmadan kaçınılmalıdır.

Bulantı-kusma tedavisi her tedavi rejimine uygun olarak koruyucu amaçlı yapılmaktadır, yani bulantı önleyici ilaçlar kemoterapi sırasında mutlaka verilmektedir. Ancak bunlara rağmen bulantı-kusma olursa, hastanın belirttiği özelliklere göre ek ilaç verilebilir ve önlemler alınabilir. Genel olarak kuru-tuzlu yemek, suyu yemekten ayrı içmek, kabarcıklı içecekler (kola, gazoz, soda) bulantıyı önlemek açısından faydalı önerilerdir.

Ağız yaraları genellikle kemoterapi öncesi ağız hijyeni bozuk, diş-dişeti sorunları olan kişilerde sorun olur. İdeal tedavi önlemdir: tedavi başlamadan dişhekimine gidilerek diş ve dişeti ile ilgili sorunlar tedavi ettirilmelidir. Kemoterapi sırasında yapılacak düzenli ağız bakımı (yumuşak fırça ile sık fırçalama, karbonatlı suyla gargara, antiseptikli gargaralar), ağızda gıda artığı bırakılmaması ve asitli gıdalardan kaçınmak ağız yaralarının oluşmasını önler veya sıklığını azaltır.

Kas-eklem ağrıları kemoterapiden 1-2 gün sonra başlar ve 2-3 gün sürebilir; hazırlıklı olmak ve yakınmalar başlayınca aspirin-dışı ağrı kesiciler kullanarak dinlenmek gerekir. Halsizlik kanser tedavisine eşlik eden en önemli yakınmalardan biri olup kansızlıktan depresyona kadar birçok etmenin katkısı ile oluşur. Kemoterapi sırasında halsizlik ile başa çıkmak için nedenini araştırmak ve düzeltilebilir etmenleri düzeltmek şarttır; genel olarak normal yaşamı sürdürmeye çalışmak, ancak halsizlik dönemlerinde istirahat etmek, yani “vücudun sesini dinlemek” en iyi yoldur. Düzenli, hafif egzersiz, örneğin yürüyüş ve yüzme, halsizliğin ve bulantının önlenmesinde etkili bir yoldur.

Meme kanserli kadınların ameliyat sonrası kemoterapi sırasında ortalama 6-8 kilo aldıkları çalışmalarda gösterilmiştir. “Can boğazdan gelir” atasözümüze uygun olarak hasta yakınları, sürekli hastayı yedirmeye çalışırlar. Bu ısrarlar karşısında yapılması gereken yüksek kalorili yağlı gıdalardan kaçınmak, et, süt ürünleri, taze sebze ve meyvelerden oluşan dengeli bir beslenme programı uygulamaktır. Pekmez, bal gibi doğal ürünler makul ölçülerde yenildiğinde kan değerlerini ve bağışıklık sistemini destekler, fazlası ise kilo alınmasına yol açabilir. Bu arada kaçınılmaz olarak, çevrenizden çok çeşitli diyet ve ek vitamin önerileri bombardıman tarzında gelecektir. Bunları uygulamadan önce doktorunuzla konuşmanız, sizin için faydalı olup olmayacağını öğrenmeniz daha doğru olacaktır.

Kemoterapi menopoz öncesi hastalarda erken menopoz ve kısırlığa sebep olabilir. Genel olarak çok genç kadınlarda tedaviden sonra adetler tekrar başlar, ancak menopoz yaşına daha yakın olanlarda (40 yaş üstü) tedavi sonrası menopoz kalıcı olabilir. Hormonal düzeniniz ile ilgili soru ve sorunlarınızı mutlaka meme kanserinizi tedavi eden hekim ekibi ile konuşmalı ve onların önerilerini dinlemelisiniz.

Kemoterapi sırasında çalışmanız aldığınız tedavinin risklerine, yaptığınız işe ve bu konudaki isteğinize göre mümkün olabilir yada olmayabilir. Genel kural olarak, işiniz süreklilik gerektiriyorsa ve izin almanız zor ise, yada ağır bedensel çalışma gerekiyorsa istirahat almanız daha doğru olabilir. Buna karşılık iş saatlerinizi kendiniz ayarlayabiliyorsanız ve arada gitmeyebiliyorsanız, iş yerinizde bedenen çok yorulmuyor, mola alabiliyor ve çevreden yardım isteyebiliyorsanız, işyerinizde size hastalık bulaştıracak riskli kişiler yoksa, ve çalışmayı istiyorsanız kemoterapi sırasında doktorunuzla konuşarak çalışmaya devam edebilirsiniz. Tedavi programını aksatmamanızın birinci koşul olduğunu unutmamalısınız.

Kemoterapi sırasında yan etki ve risklerin minimuma indirilmesi doktorunuzla iyi bir diyalog kurmanız ve acil durumlarda vakit geçirmeden sağlık ekibinizi haberdar etmenize bağlıdır. Kemoterapi uygulayan hemşireniz ve doktorunuz kemoterapinin yan etkileri ve olası acil durumlar konusunda sizi bilgilendirecektir.

Kemoterapi ile ilgili sormanız gerekenler…
· Neden kemoterapi gerekli?
· Hangi tür ilaçlar alacağım, ne aralıklarla, kaç kez?
· Uygulama ne kadar sürecek?
· İlaçlar nasıl verilecek? Yutmam gereken haplar var mı?
· Toplam tedavi süresi ne kadar?
· Ne tür yan etkiler beklemeliyim?
· Ne gibi önlemler almalıyım?
· Hangi durumlarda sizi aramalıyım?
· Çalışabilir miyim?
· Kısıtlamam gereken aktivitelerim (iş, egzersiz, cinsel yaşam vb.) ve yasaklarım var mı?

Kategoriler
Kadın SağlığıSağlık
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Meme kanserinde erken teşhis

    Meme kanserinde erken teşhis

    Meme kanseri, meme dokusunu oluşturan hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalmasıdır. Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Ortalama her on kadından birisinde meme kanseri oluşmaktadır. Meme kanserinin nedeni tam...
  • Meme kanseri ve tedavisinde iyi sonuçlar elde edilebilir mi

    Meme kanseri ve tedavisinde iyi sonuçlar elde edilebilir mi?

    Meme kanserinin bu kadar konuşulup yazılması, bu kanser türünün sık rastlanır oluşundan kaynaklanıyor. Meme kanseri tüm dünyada sıklık açısından 3. sırada yer alıyor. Amerikada ise her 10 kadından biri...
  • Her yönüyle meme kanseri

    Her yönüyle meme kanseri

    Genel Cerrah Op. Dr. Bülent Koç Meme kanseri, meme dokusunu oluşturan hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalmasıdır. Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Ortalama her on kadından birisinde meme...
  • Menopozdan sonra kalbe dikkat

    Menopozdan sonra kalbe dikkat

    Bilim adamları, menopoz sonrası alkol kullanan kadınlarda B vitamininin bir formu olan folate eksikliğinin, meme kanseri riskini tırmandırdığını açıkladı Menopoz sonrası içkiyi bırakmak istemeyen kadınların, günde 400 miligram folik...