Kavgasız Aşk Olmaz

‘Dominant Teyze’ ve ‘Light Selami’, ‘Çocuklar Duymasın’ın vazgeçilmez çifti. Dizidekinin aksine gerçek hayatta Zeyno Günenç ‘dominant’ bir kadın değil, tam tersine çok mütevazi ve anlayışlı bir hanım. ‘Light Selami’yi...
Zeyno Günenç Özgür Ozan_

‘Dominant Teyze’ ve ‘Light Selami’, ‘Çocuklar Duymasın’ın vazgeçilmez çifti.

Dizidekinin aksine gerçek hayatta Zeyno Günenç ‘dominant’ bir kadın değil, tam tersine çok mütevazi ve anlayışlı bir hanım. ‘Light Selami’yi canlandıran Özgür Ozan ise, hem esprili ve ağırbaşlı, hem de hamarat.

Zeyno Günenç Özgür Ozan_0_1_0Dizide Light Selami aşırı duyarlı ve ürkek, Dominant Teyze ise azarlayıcı ve baskın. Bu tip bir aile yapısı çoğu zaman mizaha değer bir malzeme olmuştur. Ancak bu kadar tutulması ve sevilmesi, elbette oyuncuların deneyimleri ve yetenekleri ile doğru orantılı. ‘Çocuklar Duymasın’ dizisinin her iki oyuncusu da kostümlerini giydiklerinde, daha sete çıkmadan ‘Dominant Teyze’ ve ‘Light Selami’ oluveriyorlar. Özgür, “Selami’nin kıyafetlerini giyer giymez o oluyorum, bu durum artık alışkanlık haline geldi” diyor. Setteki yoğun hareketlilik içinde replikler dağıtılıp ezberlendikten sonra önce kısa bir sessizlik oluyor, sonra “motor” deniyor! Evli olmamalarına rağmen dizide evli bir çifti başarıyla canlandıran Zeyno ve Özgür, aile kavramının kutsallığına ve önemine inanıyorlar. Her ilişkide ufak tefek sürtüşmelerin yaşanabileceğini söyleyen ikili, saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde bunun zaman zaman ilişkiyi olgunlaştırdığına inanıyor ve ‘kavgasız aşk olmaz’ diyorlar. ‘Çocuklar Duymasın’ dizisinin her iki oyuncusu da, canlandırdıkları karakterlere elbette kendilerinden az da olsa bir şeyler katıyor. Özgür “Senaryo gereği ‘Light Selami’ abartı ve mizaha dayanıyor, ancak özümde yine modern biri olmak her zaman tercihim” diyor. Evlendiği zaman eşini fazla sıkmayacağını, kararları eşi ile birlikte alacağını söylüyor. Bu arada evlenmenin kararlılık ve özen gerektirdiğine çok inanıyor. Gerçek hayatta mütevazi ve zarif bir hanım olan Zeyno ise, daha önce bir evlilik tecrübesi yaşamış. “Kimse boşanmak için evlenmez; evlenmek için alınan kararın önemi kadar, evliliğe son vermek de büyük bir sorumluluk ister” diyor. Özgür’ün yedi yıldır süren ve evliliğe doğru giden bir ilişkisi var, ancak şimdilik yalnız yaşıyor. “Yıllarca aynı sevgiyi ve aşkı sürdürebilmek, o olmadığı zaman onun yokluğunu hissedebilmek, onu özleyebilmek çok önemli” diyor. Özgür hayatında birisi olduğu zaman daha yaratıcı olabildiğini iddia ediyor. “Aşk motive edicidir, ne eşsiz iş, ne de işsiz eş olmuyor galiba” derken, Zeyno “Aşk, hayattaki en önemli şeylerden biridir” diye ekliyor. Her ikisi de, aşkın motive edici büyüsüne çok inanıyor.

Okullu oyuncular

Zeyno İstanbul’dan konservatuar, Özgür ise İzmir’den güzel sanatlar mezunu. Jazz ve Latin müziklerinden hoşlanan Zeyno, bale ve Jazz – dans geçmişine sahip. Bu sayede hemen her dansa yatkın ve özellikle Latin dansını keyifle yapıyor. Bunun için özel olarak belli kulüplere gitmiyor, ancak eğlenmek için girdiği ortamlarda dans etme fırsatını mutlaka değerlendirdiğini söylüyor. Bu arada şarkılara eşlik edebileceği ortamlarda da eğlenmeyi çok seviyor. Özgür New Age, Rock ve film müzikleri dinliyor. Özel bir müzik arşivi tutmadığını söylese de, evinde sevdiği tarz müziğin bolca seçeneklerinin bulunduğunu belirtiyor. Aslen İzmirli olan sanatçı, sıkı bir basketbol tutkunu. “Tiyatro ikinci sevdiğim meslek olmuştur. Herhalde basketbolda olduğu gibi seyircisi ve alkışı bol olduğu içindir” diye espri yapıyor. Bugün bile bunca iş trafiğinden vakit bulup haftada bir gün arkadaşlarıyla basketbol oynamayı ihmal etmiyor. Tatilde dağlara çıkarak temiz hava ortamlarında dinlenmeyi ve gezmeyi seven Özgür, yoğun iş temposu yüzünden geçen yazdan beri tatil yapamamış. İlk fırsatta Karadeniz bölgesini gezmeyi çok istiyor. Yoğunluktan sinema ve tiyatroyu bile uzaktan takip edebilmekten hiç hoşnut değil. Zeyno’nun ilgisini değişik kültürler çekiyor ve bu yüzden yurtdışı tatillerinden hoşlanıyor. En çok kadın dergilerini takip eden sanatçı, düşünce gücüyle ilgili temel kitapları da okumayı seviyor. Kaderci olmamakla birlikte parapsikolojiye ve tesadüflere inanıyor. Tesadüflerin yabana atılmaması gerektiğini düşünen sanatçı, her tesadüfün özel ve olumlu bir anlamı olduğunu söylüyor. ‘Çocuklar Duymasın’ dizisine başladıktan sonraki ilk çekimin, özel bir tarih olan 14 Şubat Sevgililer Günü’ne denk gelmesi bile, Zeyno için yine anlamlı bir tesadüf olmuş.

“Mesleğimizi çok seviyoruz”

Bu dizi Zeyno’nun ikinci dizisi. 1 – 2 sene öncesine kadar bir televizyon kanalında sabah programı sunan Zeyno’yu, ‘Televizyon Çocuğu’ programındaki skeçlerden hatırlayanlar olabilir. Önceden basketbol ile uğraşan Özgür ise, 1985 yılında bir gazete ilanı üzerine tiyatroya çocuk oyunları ile başlamış. TRT’de Susam Sokağı’ndan Cumhuriyet filmine, Özgür epey yol katetmiş. 1996’da İstanbul’a ilk geldiğinde, Ahmet Vardar’ın yanında muhabirlik bile yapan Özgür, gülerek “Herkes beni mikrofon tutarken, elimden tanır herhalde” diyor. İngilizce’ye çok iyi hakim olan Zeyno, tiyatroda oynamanın yanı sıra radyo kanallarında müzik programları da sunmuş. ‘Eyvah Kızım Büyüdü’ dizisinde de rol alan sanatçıya göre, oyunculuk anlamında hayatının en önemli dizisi ‘Çocuklar Duymasın’ olmuş. “Oyunculuğumu gösterebileceğim, keyifle çalıştığım, kendimi iyi hissettiğim bir atmosfer. Bence severek çalışınca her şey çok daha güzel ve kolay oluyor” diyor. Özgür’e göre hayattaki tüm mesleklerde bu durum geçerli. “İnsanın hayatındaki en önemli olgularından biri olan mesleğini, severek yapması çok ama çok önemli”.

Özgür evini kalesi gibi görüyor

Özgür Ozan_0_17_0Özgür iş ortamından çıkıp kalesi gibi gördüğü evi ile ilgilenmeyi çok seviyor. Çok düzenli bir eve sahip olan sanatçı, bibloları, mum ve sabun koleksiyonu gibi uğraşlarla ilgilenerek huzur buluyor. Zeyno ise mum ve tütsü gibi evdeki her türlü aksesuara aynı şekilde büyük ilgi duyuyor. Kısa bir müddet daha ailesiyle yaşayacağını söyleyen Zeyno, kendi evi olduğunda onu büyük bir özenle süslemeye çok hevesli görünüyor. Yengeç burcunun evcimen özelliklerini taşıyan Zeyno’ya göre hayatındaki en önemli insanlar, annesi, babası ve kardeşi. “Ben evime ve aileme inanılmaz düşkünüm”. Ailesi onu çocukluğundan beri her konuda desteklemiş. Bunun sorumluluğu ve bilinciyle kendi ayaklarının üzerinde durması hiç zor olmamış. “Aileler çocuklarını yetiştirirken güveni ve sorumluluğu doğru öğretmeli” diyor. Yemek yapmaktan keyif alan Zeyno, bunu çok güzel bir uğraş olarak görüyor. Yemek seçmiyor, ancak zorunluluktan yemek pişirmekten de hiç hoşlanmıyor. Şerbetli ağır tatlılardan çok sütlü tatlıları tercih eden Zeyno, sufle ve cheese – cake konusunda “dayanılmaz” yorumunu yapıyor. Özgür de tatlıları seviyor ancak onun olmazsa olmaz kabul ettiği sofra keyfi, pazar günleri kahvaltı sofrasında ailece bir araya gelmekmiş. Kendine yemek seçiyor dedirtmek istemese de, askerdeyken ‘kara şimşek’ diye bilinen mercimek yemeğini çok fazla yemiş olduğundan, bu yemekle arası hiç iyi değil. Bunun dışında ev yemeklerini çok seviyor olsa da bamyanın itici görüntüsünden yakınıyor ve kız arkadaşının ısrarlarına rağmen bu ön yargısından vazgeçmeyeceğe benziyor. İkisinin ortak noktaları ise patlıcana bayılıyor olmaları. Özgür “Patlıcanla ilgili her şeyi yiyebilirim” diyor. Yemek yapma pratiğini öğrencilik yıllarında kazandığını, pilav ve makarna gibi kolay yemekleri rahatlıkla yapabildiğini söylüyor. Hatta arada bir annesine telefon açıp ilginç ve değişik tarifler bile aldığını itiraf ediyor.

İkisi de birbirinden becerikli

Özgür, çok güzel kuru köfte pişirebildiği gibi, pratik olduğundan evinde her zaman sigara böreği sarıp hazırda bulunduruyormuş. Bu duruma Zeyno “Benden hamarat çıktın vallahi” demekten kendini alamıyor. Hatta espriyle karışık “Bunları yapabildiğini bilmiyordum, bari hazırla da biz de yiyelim” önerisinde bulunuyor. Bundan bir yıl önce burada olacaklarını ikisi de tahmin bile edememişler. Özveri ile çalışıp bugünlere gelene kadar uzun bir yol kat etmişler. İkisi de gelecekten çok umutlu ve yeni projelere açık.

Farklı karakterlerde oyunculuklarıyla da kendilerini tekrar tekrar göstermek istiyorlar. Sadece ‘Light Selami’ ve ‘Dominant Teyze’ olarak bilinmek istemiyorlar. Özellikle Zeyno’nun gönlünden tiyatro, sinema filmi ve müzikal yapmak geçiyor ve ekliyor: “Değil 1 yıl sonra, 10 gün sonra ne olacağını bilemiyoruz”. Özgür ise hayallerini ve hedeflerini sınırlandırmak istemiyor. “İnsan her istediğine hemen kavuşamaz. Ben de hayal ettiğim kadar yaşayayım istiyorum”.

Özgür Ozan (Oyuncu)
* 5 Ocak 1966 Bolu doğumlu.
* Oğlak burcu.
* Anadolu Ünivesitesi, İktisat Fakültesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi, Tiyatro Oyunculuk Bölümü mezunu.İlk Tiyatro oyunları:
* Amerika
* Şerefiye
* Pırtlatan Bal
* Özgürlüğün Bedeli
* Hamlet.Sinema Filmleri:
* Kaç Para Kaç (1999)
* Cumhuriyet(1998)

TV Dizileri:
* Susam Sokağı (TRT)
* Reyting Hamdi (ATV)
* Çocuklar Duymasın (ATV)

 

 

Zeyno Günenç (Oyuncu)
* 22 Haziran 1966 İstanbul doğumlu.
* Yengeç burcu
* Mimar Sinan Üniversitesi, Tiyatro Bölümü mezunu.

İlk Tiyatro oyunları:
* Fiyasko
* Sekiz Kadın
* Kafkas Tebeşir Dairesi

Dizi ve programlarda oyunculuk:
* Televizyon Çocuğu (ATV)
* Tanıtım (Discovery Channel)
* Eyvah Kızım Büyüdü (Kanal D)
* Çocuklar Duymasın (ATV)

Radyoda müzik programı sunuculuğu:
* Power FM
* Kiss FM
* Radyotek (Londra)

Kategoriler
TVÜnlüler
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular