Kanunu olmayan bu meslek hangisidir ?

Bir meslek düşünün ki, bu meslek mensupları, üniversite sınavında tıp fakültesi ve diş hekimliği gibi bölümlerle eş değer yüksek puanlar, alarak fizik tedavi ve rehabilitasyon eğitimi veren fakülte ve...
Fizyoterapist

Bir meslek düşünün ki, bu meslek mensupları, üniversite sınavında tıp fakültesi ve diş hekimliği gibi bölümlerle eş değer yüksek puanlar, alarak fizik tedavi ve rehabilitasyon eğitimi veren fakülte ve bölümlere girmektedirler.

Kazandıkları bu fakülte ve bölümlerde, fizik tedavi ve rehabilitasyon adıyla en az 4 yıl süren lisans düzeyinde eğitim almaktadırlar.

Mezunlardan dileyenler gerekli koşulları yerine getirmek şartıyla yüksek lisans, doktora yaparak akademik ilerleme imkanına “profesör unvanı” alma hakkına sahiptir. Mezunların, mesleki ünvanı “fizyoterapist” tir. Fizyoterapistlerin diplomalarında Sağlık Bakanlığı onayı yer almaktadır. Bugün, ülkenin dört bir yanında görev yapan yaklaşık 5000 fizyoterapist mevcuttur.

Fizyoterapistler görevlerini, 1928 ve 1937 yılında düzenlenen kanunlardan dayanak alan düzenlemeler çerçevesinde yürütmektedirler oysa ilk fizyoterapistler, bu yasal düzenlemelerden çok daha sonra, 1965 yılında mezun olmuşlardır.

Fizyoterapistler 40 yılı aşkın süredir, hastanelerde Nöroloji, Ortopedi, Kardiyoloji, Nöroşirurji, Pediatri, Romatoloji ve Kadın Hastalıkları gibi çok farklı alanda bu alanda uzman hekimlerle işbirliği içinde çalışabilmekteydi. Bugün bu meslek kanunlarının olmayışı nedeniyle engellenmektedir.  Fizyoterapistler hastaneler dışında, huzurevlerinde yaşlılarımıza, spor kulüpleri ve milli takımlarda amatör, profesyonel ve milli sporcularımıza, fabrika ve iş yerlerinde çalışanlarımıza ve özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde özürlü çocuklarımıza hizmet sunmaktadırlar.

1965 yılından bu yana; fizyoterapistlerin mesleklerini nasıl icra edeceklerini belirten,
hatalı uygulamalarda alacakları cezaları tespit eden, hiçbir eğitim olmasa da “ben fizyoterapistim” diyerek halkımızı kandıran kişilerin alacakları cezaları belirleyen, fizyoterapistlerin mesleki ve özlük haklarını teslim eden, fizyoterapistlik meslek kanunu çıkartılamamıştır.

Bunun sonucu olarak bugün; Ülkemizin pek çok yerinde çeşitli branşlardan uzman hekimler ve fizyoterapistlerin varlığına rağmen, “fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmeti” verilememekte, hastane kapılarında fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetine ulaşmak için kuyruklar oluşmakta, eğitimsiz kişiler “fizyoterapist” ünvanını kullanarak iyileşme umudu olan insanlarımızı mağdur etmekte, devletimiz şifa bulamayan vatandaşlarımız ve suiistimal edilen kaynaklar nedeniyle ekonomik kayba uğramaktadır.

Fizyoterapistler, gelişmiş ülkelerde varolan yasal düzenlemelere göre: hekimin “fizik tedavi ve rehabilitasyon gereklidir” ibaresi ile yönlendirdiği kişileri direk fizik tedavi ve rehabilitasyon programına kabul edebilmektedirler.

Fizik tedavi ve rehabilitasyon programı, çoğunu fizyoterapistlerin geliştirdiği teknikleri, nörofizyolojik egzersizleri, elle yapılan uygulamaları ve elektroterapi gibi yöntemlerin uygulanması ve bu uygulamalarının sorumluluğun üstlenilerek sonuçlarının takibini ifade etmektedir.

Ülkemizdeki fizyoterapistler için, gelişmiş ülkelerle eşdeğer bir eğitim almalarına rağmen bu uygulamaya imkan verecek yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.

Sorunun çözümü için atılması gereken ilk adım, Tam 43 yıldır çıkartılamayan “Fizyoterapistlik Meslek Kanunun” çıkartılmasıdır. Türkiye Fizyoterapistler Derneği, “daha sağlıklı bir Türkiye” özlemi ile, TBMM Sağlık Komisyonu Üyelerinin görüşlerine sunduğu bir kanun teklifi hazırlamıştır. Bu kanun teklifinin Meclis Gündemine alınması, görüşülmesi ve uygun görülmesi halinde kabulü İle yaşanan sorunlar büyük oranda çözülmüş olacaktır.

Dr. Gündüz Tezmen
Dahiliye (İç Hastalıkları)
Kategoriler
Köşe YazılarıSağlık
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • doktora-soru sor

    Kansızlık çekiyorum

    İç Hastalıkları-Hematoloji-Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Coşkun Tecimer sorularınızı yanıtlıyor… Soru: WBC4,7 RBC4,1 HGB10,8HCT33,2MCV80,4 HOCAM KANIIM EKSİK DİYORLAR KAN SURUBU KULLANDIM HİİÇ ETKİ ETMEMİİŞ SİİMDİ HAPA BASLADIIM COK ÖNEMLİMİ BU...
  • doktora-soru sor

    Demir eksikliği olabilir (Sorularınızın yanıtları)

    İç Hastalıkları-Hematoloji-Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Coşkun Tecimer sorularınızı yanıtlıyor… Merhaba hocam labaratuvar sonuçlarımdan kafama takılanları gönderiyorum lütfen bana cevaplamısınız ??? HGP 13.5 L gr/dl HCT 38.4 L % MCV...
  • doktora-soru sor

    Kanser tedavisi görüyorum, tamamen iyileşir miyim? (Sorularınızın cevapları)

    İç Hastalıkları-Hematoloji-Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Coşkun Tecimer sorularınızı yanıtlıyor… Soru: bende iyi huylu tümur buldular basimda. kulagimda sürekli ugultu vardi ve bas dönmelerim oluyordu.ama simdi pek basim dönmüyor ama...
  • Sabahları bir kaşık

    Sabahları bir kaşık

    Buzhanelerin, şoklama teknolojilerinin, derin dondurucuların olmadığı zamanlarda insanoğlu meyveleri saklamanın yöntemini “su”da bulmuş. Tarihin ilk ziraatçılarından Columella, M.Ö 1. yüzyılda meyvelerin saklanabilmesi için içindeki suyun uçurulması gerektiğini işlemiş. Meyvelerin...