Kalça ve Diz Protezinde Yeni Bir Teknik; MIS (Minimal Invazıv Surgery)

Kadir Has Üniversitesi Şişli Florence Nightingale Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Abdullah Göğüş, kalça ve diz protezlerini yeni bir cerrahi teknik MIS (Minimal Invaziv Surgery) ile...
Kalça ve Diz Protezinde Yeni Bir Teknik MIS (Minimal Invazıv Surgery)

Kadir Has Üniversitesi Şişli Florence Nightingale Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Abdullah Göğüş, kalça ve diz protezlerini yeni bir cerrahi teknik MIS (Minimal Invaziv Surgery) ile gerçekleştirdiklerini söyledi. Doç. Dr. Göğüş, MIS tekniği ile hastaların ameliyat sonrası daha az ağrı hissettiğini, hastanede kalma süresinin kısaldığını, işine daha erken dönebildiğini ve ufak ameliyat izi ile daha estetik bir operasyon geçirdiklerini söyledi. Doç. Dr. Göğüş, diz ve kalça protez tedavisi hakkında soruları yanıtladı.

agogusb

Doç. Dr. Abdullah Göğüş

Kalça ve diz protezi gerektiren durumlar nelerdir?
Doç. Dr. Abdullah Göğüş: Kireçlenme (osteoartrit), çeşitli romatizmal hastalıklar (Romatoid Artrit, SLE, Ankilozan Spondilit v.b.), kırık sonrası gelişen veya sıklıkla alkol, Kortizon kullanımı sonucu kemik erimesine bağlı kireçlenmelerde ve çocukluk çağında geçirilen doğumsal kalça çıkığı, kalça kemik erimesi (Perthes Hastalığı) ve kalçada kemik kayması (Femur Başı Epifiz Kayması) gibi hastalıklar kalça veya diz protezi yapılmasını gerektirebilir. Kalça protezi ameliyatları 1960’lı yıllarda yurt dışında, 1970’lerde de ülkemizde uygulanmaya başlanmıştır. Diz protezi ise bundan yaklaşık 10 yıl sonra uygulanmaya başlanmıştır. Protez ameliyatında bozulmuş olan kıkırdak yüzeyler özel aletler yardımıyla kesilip vücuttan uzaklaştırılır, bunların yerine kobalt krom veya titanyumdan metal protezler konur. Bu ameliyatlar sayesinde bazen kötürüm derecesinde adım atamaz hale gelen hastalar bir hafta, on gün içinde yürüyerek evlerine dönebiliyorlar.

Son 30 yıldır kullanılan protezlerin dizaynı ve kullanılan materyalin  geliştirilmesi yönünde çok büyük adımlar atıldı. Gerek kalça gerekse diz protezleri dayanıklılık, aşınma ve gevşeme açısından çok daha iyi bir duruma geldi.

Kalça ve diz kireçlenmelerinde protez taktırmak yerine ağrı kesici ilaçları tercih edenler de oluyor. Uzun vadede sürekli ağrı kesici kullanmak sakıncalı değil midir?ameliyat1
Doç. Dr. Abdullah Göğüş: Ağrı kesicilerin her durumda uzun süreli kullanımı mide ve oniki parmak bağırsağında kanama ve delinme, kan tablosunda bozulma, karaciğerde bozulmaya neden olabiliyor. Kalça ve diz ağrıları çekenler uzun süre ağrı kesici kullanıyor ve giderek dozu arttırıyorlar. Ameliyattan kaçmak için uzun süre yüksek dozda ağrı kesici kullanan hastalarda ülser kanaması nedeniyle acil servislere başvuru sıklığının ve ülser perforasyonu (delinmesi) tanısı ile acil ameliyata alınan hastaların sayısının hiç de azımsanmayacak ölçülerde olduğunu söyleyebilirim. Bu sebeblerle biz ağrı kesicilerin 3 haftadan daha uzun süre sürekli olarak kullanılmasını tavsiye etmiyoruz.

Bu tip hastalarda protez dışında başka cerrahi tedavi seçenekleri yok mu?
Doç. Dr. Abdullah Göğüş: Tabiki var, protez öncesi aşamalarda hastanın yaşı, kireçlenmenin derecesi, kilo durumu gibi kriterlere göre artroskopik debridman (temizleme), bozuk yük taşıma aksını düzeltici kemik ameliyatları ve sadece dizin bir bölgesinin değiştirildiği unikondiler protez (kısmi protez) ameliyatlarını yapıyoruz. Total kalça ve diz protezi ameliyatı diğer ameliyatların başarısız kaldığı veya kireçlenmenin ileri evrelerde olduğu durumlarda uyguladığımız bir ameliyat yöntemidir.

Protez uygulanacak hastalarda bir yaş kısıtlaması var mı?
Doç. Dr. Abdullah Göğüş: Günümüzde bu sorunun yanıtı “hayır”. Bundan 10-15 yıl önce protez ameliyatı olabilmek için 60 yaş mutlaka erişilmesi gereken bir bariyer gibi görülürdü.
Bugün protez cerrahisinde kaydedilen ilerlemeler sayesinde böyle bir yaş sınırlaması kalmadı. Mecbur kalındığında, örneğin JRA gibi çocukluk çağı romatizması veya bazı kırık sonrası gelişen komplikasyonlarda çok erken yaşlarda dahi bu ameliyatları yapıyoruz. Benim protez yaptığım en genç hastam 14, en yaşlı hastam ise 82 yaşında idiler.

Protezlerin ortalama ömrü ne kadardır?
Doç. Dr. Abdullah Göğüş: Protezlerin ortalama ömrü 15 yıldır. Bu süre hastanın kilosu, aktivite durumuna bağlı olarak uzayıp kısalabilir. 5 yılda eskiyen protez olduğu gibi 20-25 yıl dayanan protezler de var. Protezin aşınma ve gevşemesi de dünyanın sonu değil. Gevşeyen protezleri yenileri ile değiştirmek mümkün.

MIS’in diğer geleneksel cerrahi tekniklerden avantajlı olmasını sağlayan nedenler nelerdir?ameliyatalet
Doç. Dr. Abdullah Göğüş: MIS tekniğinin avantajlarını kendi gözlemlerimize ve literatür verilerine göre:
1- ameliyat sırasında daha az kanama olması ve kanamanın yolaçtığı problemlerin azalması,
2- hastanın ameliyat sonrası daha az ağrı hissetmesi,
3- daha erken ayağa kalkma ve bağımsız hareket edebilmesi,
4- daha kısa zamanda taburcu olabilmesi,
5- günlük hayata daha çabuk dönebilmesi,
6- daha ufak ve estetik bir ameliyat izi  olarak özetlenebilir.

Günümüzde kalça ve diz protez ameliyatları oldukça fazlalaştı. Bunun nedeni nedir?
Doç. Dr. Abdullah Göğüş: Kalça ve diz protezi genellikle ileri yaşlarda gerek duyulan bir tedavi yöntemidir. Türkiye’de bugün için ortalama ömür kadınlarda 72, erkeklerde 68 yıl olarak hesaplanmakta. Yani eskiye göre yaşam süresi oldukça uzadı ve buna bağlı olarak ileri yaşlarda ortaya daha sık çıkan kireçlenme vakalarında artış mevcut. Ameliyat olan hasta sayısındaki artışın bir diğer sebebi ise bu ameliyatı olmuş hastaların memnuniyeti ve bu memnuniyetlerini ameliyata aday diğer insanlar ile paylaşarak onları cesaretlendirmeleri bence. Diğer taraftan kentli nüfus sürekli artıyor. Tüm aksaklıklara rağmen sağlık sistemi daha iyi işliyor. Durum böyle olunca aşırı ağrı çeken, yaşam kalitesi düşen hastalar kalça ve diz protezi cerrahi tedavi yöntemine başvurmakta tereddüt etmiyorlar. Alınan iyi sonuçlar halkın proteze olan bakışını değiştirdi ve güvenle yaptırabiliyorlar.

Hastaların diz ve kalça protezinde cerrahi müdahaleden beklentileri neler?
Doç. Dr. Abdullah Göğüş: Standart geleneksel beklentiler ağrısız  topallamadan yürüyebilmek, kalça ve diz eklemlerinin daha fazla hareket ettirilebilmesi yani o eklemi tam açıp-kapatabilmek idi. Günümüzde bu geleneksel beklentilere ek olarak hastaların;
– Ameliyat sonrası daha az ağrı hissetme,
– Kısa sürede ayağa kalkıp, bağımsız ve desteksiz olarak hareket edebilme,
– Hastaneden erken taburcu olabilme,
– İşine-gücüne erken dönebilme,
– Estetik olarak ameliyat izinin belirgin olmaması gibi istekleri ilave olmuş durumdadır.

Kalça ve diz protezinde uyguladığımız yeni cerrahi teknik “MIS (Minimal Invaziv Surgery)” hastaların bu yeni taleplerini karşılama ihtiyacından doğmuştur.

Protez gerektiren rahatsızlıklardan en sık rastlanılanı kireçlenme (osteoartrit) hastalığının nedeni ve belirtileri nelerdir?ameliyat2
Doç. Dr. Abdullah Göğüş: Genetik geçiş, şişmanlık, ileri yaş, uzun süre aşırı spor yapma v.b. kireçlenmeye neden olabilir. Hastalığın kesin nedeni ise hala belirlenebilmiş değil. Kasıkta ve dizlerde ağrı, topallama, hareket kısıtlılığı, çorap giyme ve ayak tırnaklarını kesme gibi günlük işleri yerine getirememe, yürüyüş mesafesinin kısalması, çömelememe, merdiven inip-çıkmada zorluk gibi belirtiler görüldüğünde Ortopedi ve Travmatoloji uzmanına başvurulmalıdır.

Kalça ve diz rahatsızlıklarında protez takılmasından önce uygulanan tedavi yöntemleri var mı?
Doç. Dr. Abdullah Göğüş: Kalça ve diz hastalıklarında hemen ameliyat önermiyoruz elbette. Ağrı kesici ve antiinflamatuar ilaçlar ile fizik tedavi yöntemleri öncelikle denenmelidir. Ağrıyı hafifletmek için kilo vermeleri tavsiye edilir. Tek bir baston veya değnekle ağrıyan bacağın yükü azaltılabilir. Eklem kıkırdağını besleyici enjeksiyonlar yapılabilir ve bunların hap formları ağızdan alınabilir.

Tüm bu ameliyatsız tedavi yöntemleri hastanın şikayetlerini geçirmiyorsa cerrahi yöntemlere başvurmak gerekir.

MIS hakkında daha ayrıntılı bilgi verebilir misiniz?
Doç. Dr. Abdullah Göğüş: MIS (Minimal İnvaziv Surgery) cerrahi tekniği hastaların cerrahi müdahale sonrası yukarıda belirttiğim taleplerine cevap vermek üzere yaklaşık 3 yıl önce ABD’ de sadece bir – iki merkezde geliştirildi. Alınan başarılı sonuçlar kongre ve dergilerde yayınlandıkça bu tekniğe olan ilgi özellikle son 2 yılda tüm dünyada hızla artış göstermektedir.

Ben de MIS tekniğini 2003 ve 2004 yıllarında Newyork Hospital For Special Surgery’de (HSS) bu tekniğin öncülerinden olan Prof. Dr. Sculco ve Prof. Dr. Laskin’le 1 ay beraber çalışarak ve ameliyatlara girerek öğrendim. Çalıştığım Şişli Florence Nightingale Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde Şubat 2003’ten beri kalça ve Şubat 2004’ten itibaren de diz protezlerinde MIS tekniğini başarı ile uyguluyorum. Uyguladığım hastaların sonuçlarını da kongre ve seminerlerde tebliğ ettim ve etmeye devam ediyorum.

MIS tekniği sayesinde ameliyat izleri küçüldü mü?
Doç. Dr. Abdullah Göğüş: Geleneksel yöntemle yapılan protez ameliyatlarında hastanın ameliyat izi ortalama 25 cm iken, MIS tekniği sayesinde 7-10 cm kadar küçüldü. Hasta buna bağlı olarak ameliyat sonrası daha az ağrı hissediyor, aynı gün ayağa kalkıp 4-5 gün içinde taburcu olabiliyor. Kalça protezlerinde 3 hafta, diz protezlerinde de 4 hafta içinde hasta günlük yaşamına dönüyor. Tüm bu saydığımız nedenlerden dolayı hastalar kendilerini psikolojik olarak da daha iyi hissediyorlar.

MIS tekniği her hastaya uygulanabiliyor mu?
Doç. Dr. Abdullah Göğüş: Vücut Kitle Endeksi 35’in üzerinde yani hasta obez derecesinde şişman olan hastalar, ameliyat öncesi ileri derecede deformitesi olanlar ile protez değiştirme operasyonları dışında tüm kalça ve diz protezi hastalarında uygulayabilmekteyim.

Uygulamada özel teknik aletler kullanılıyor mu?
Doç. Dr. Abdullah Göğüş: Evet, ameliyat sırasında protezleri yerleştirirken tekniğe özel alet ve ekipman kullanılıyor. Özellikle genç ve aktif hastalarda seramik-seramik ve yeni dayanıklı polietilen-seramik protezleri kullanıyoruz.
Bir diğer yenilik de önümüzdeki aydan itibaren kalça ve diz protezlerinde MIS tekniği ile beraber kullanmaya başlayacağımız  “NAVİGASYON SİSTEMİ (Bilgisayar Desteği)” .

Navigasyon Sistemi uygulamasının avantajları nelerdir?
Doç. Dr. Abdullah Göğüş: Bir portezin uzun ömürlü olmasını sağlayan en önemli şey, bir çok faktörün yanı sıra protezin doğru açılarla yerleştirilmesidir. Navigasyon sistemi ile gerçekleştirilen ameliyat sırasında, protezi koymanız gereken doğru açıyı bilgisayar ekranında anında görebiliyorsunuz ve hatalı ise düzeltebiliyorsunuz. Böylece cerrah kaynaklı milimetrik veya birkaç derecelik ideal pozisyondan sapmalar dahi kesin olarak önlenebiliyor. Bu sayede konulan protezlerin ortalama ömürlerinin 15 yıldan daha uzun olacağını ümit ediyoruz.

MIS tekniği ve navigasyon sistemi nerelerde uygulanıyor?
Doç. Dr. Abdullah Göğüş: MIS cerrahi tekniği  İstanbul’da bizim dışımızda bir-iki merkezde daha uygulanıyor. Navigasyon sistemini ise şu anda Türkiye’de Ortopedi alanında ilk ve tek uygulayan klinik biz olacağız.

Kalça ve diz protezi ameliyatı olanlar nelere dikkat etmeli?
Doç. Dr. Abdullah Göğüş: Futbol, basketbol, ata binme, kayak gibi düşme, yaralanma ve kırık riski yüksek olan sporlardan uzak durmalarını tavsiye ediyorum. İdeal olarak fazla yorulmadan yapabilecekleri spor dalları ise yürüyüş, yüzme, bisiklete binme v.b. olarak sıralanabilir.

MIS tekniği hakkında alanınızdaki tüm uzmanlar aynı düşüncede mi?
Doç. Dr. Abdullah Göğüş: Tıbbın her alanında olduğu gibi MIS konusunda da tartışmalar halen devam etmektedir. Her yeni gelişmede olduğu gibi MIS tekniğine karşı çıkan, bu tekniği uygulamayan, iyi yapılmadığında kötü sonuçlar elde edilebileceğini düşünen Ortopedist’ler var. Fakat önümüzdeki yıllarda bu uygulamanın yaygınlaştığını hep birlikte göreceğiz. Bundan 15-20 yıl önce meniskus ameliyatlarının artroskopik yöntemle (kapalı yöntem) ameliyat edilmesine başlandığında da bugünküne benzer karşıt görüşler ileri sürülmüştü. Bugün gelinen noktada artık tüm meniskus ameliyatları ve diğer daha komplike çeşitli diz, omuz, ayakbileği ameliyatları tüm ortopedistler tarafından artroskopik olarak yapılmaktadır.

Son olarak eklemek istedikleriniz..
Doç. Dr. Abdullah Göğüş: Amerika’da yapılan çok geniş bir araştırmaya göre MIS tekniği ile kalça ve diz protezi ameliyatı, kısa vadede hekimlerin ve hastaların yüzünü güldüren bir cerrahi müdahale olarak belirlenmiştir. Benim de 2 yılı aşkın süredir yaptığım ameliyatlardan aldığım çok iyi sonuçlar nedeniyle bu tekniği gelecekte de kullanmaya devam edeceğim. Önümüzdeki günlerde kullanmaya başlayacağımız navigasyon sistemi sayesinde mükemmeli yakalamak daha kolay olacaktır diye düşünüyorum.

 

Kategoriler
SağlıkUzmanla Söyleşi
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular