Kadında Üreme Sistemi

Kadın üreme sistemi iç ve dış genital organlardan oluşur. Üreme ve cinsel fonksiyonlar beyinden gelen kimyasal sinyallerin kontrolünde bu organlarda gerçekleşir. Dış genital organlar : Dış genital organlar vulva...
Kadında Üreme Sistemi

Kadın üreme sistemi iç ve dış genital organlardan oluşur. Üreme ve cinsel fonksiyonlar beyinden gelen kimyasal sinyallerin kontrolünde bu organlarda gerçekleşir.

Op. Dr. Seval Taşdemir

Op. Dr. Seval Taşdemir

Dış genital organlar : Dış genital organlar vulva adı verilen iç ve dış dudaklar, klitoris , hiymen (kızlık zarı) ve çeşitli bezlerden oluşur. İç ve dış dudaklar vajinanın açıklığını çevreleyen yağ dokusu, ter bezleri ve kıl kökleri içeren deri kıvrımlarıdır. Klitoris erkekte penisi oluşturan yapının kadınlarda ki kalıntısıdır. Hiymen ise vajenin girişini kaplayan ince bir zardır.

İç genital organlar : İç genital organlar vajen, rahim, Fallop tüpleri ve yumurtalıklardan oluşur.

Vajen; vulvada rahme doğru uzanan kaslardan oluşan bir yapıdır. Cinsel ilişki ve doğum sırasında gerilebilen bu yapı 10cm uzunluğundadır.

Rahim; armut şeklinde ve endometrium adı verilen her adet döneminde kalınlaşıp adet kanaması ile dökülen doku ile kaplı yapıdır. Vajenden rahim ağzı ile ayrılır, koyu bir salgı ile kaplı olan rahim ağzı mikropların rahme ulaşmasını engeller.

Fallop tüpleri; rahim ile yumurtalıklar arasında uzanan yapılardır. Yumurtalıklardan salına yumurtanın döllenmesi bu tüplerde gerçekleşir. Döllenen yumurta tüplerden geçerek rahme ulaşır.

Yumurtalıklar; rahmin iki yanında bulunan ceviz büyüklüğünde yapılardır. Ergenlik döneminden menapoza kadar yumurtalıklardan her ay bir yumurta gelişerek atılır.

Adet Dönemi

Ergenlikten menapoza kadar geçen otuzbeş, kırk yıl boyunca her ay üreme sistemi gebelik veya adet kanaması ile sonlanan bir siklus (dönem) geçirir. Adet siklusunun birinci gününde rahmin iç tabakası dökülerek, adet kanaması olarak atılır. Adet siklusunun ikinci gününden itibaren FSH (folikül uyarıcı hormon) beyindeki hipofiz bezinden Salınmaya başlayarak yumurtalıklardaki folikül büyümesini uyarır. Büyüyen foliküllerin içinden bir tanesi diğerlerinin gelişimini gölgede bırakarak baskın folikül olarak gelişir, ve bu folikül adet siklusunun 14 üncü gününde içinde gelişen yumurtayı atar. Foliküllerin içinde üretilen östrojen (kadınlık hormou) önce hipofizden FSH ve LH salınımını arttırır, daha sonra yükselen östrojen düzeyleri FSH ve LH hormonunun salınımını azaltır. Yumurtalıklardaki folikül büyümeye devam edereken içindeki yumurtada gelişimini sürdürerek döllenmeye uygun hale gelir. Yükselen LH (luteinize edici hormon) yumurtanın olgunlaşmasından sorumludur. Adet siklusunun 12 inci veya 13 üncü günlerinde maksimum büyüklüğe ulaşan folikül çatlar ve yumurtlama gerçekleşir. Foliküldeki diğer yapılar progesteron hormonunu oluşturacak olan bir kiste (korpus luteum kisti) dönüşür. Serbest kalan yumurtanın etrafı granüloza adı verilen yapışkan hücreler ile çevrilir. Serbest kalan yumurta tüplerin ucundaki fimbria adı verilen çıkıntılar tarafından yakalanır, ve döllenme tüp içinide gerçekleşir. Bu dönemde artan östrojen hormonu rahim ağzındaki salgının yumuşayarak spermlerin rahim ağzından yukarıya yüzebilmesini sağlar. Yumurta ile sperm karşılaştığında 16-24 saat içinde döllenme gerçekleşir. Döllenmiş yumurta ilk bir kaç gün gelişimini tüpün içinde sürdürür ve tüplerdeki silia adı verilen yapıların yardımı ile rahme ulaşır. Adet siklusunun 5 inci ve 6 ıncı günlerinde artan östrojen hormonunun etkisi ile büyür ve gelişir, içindeki kan damarları artar. Progesteron hormonunun etkisi ile rahim döllenen yumurtayı kabul edecek ve beslenmesini sağlayacak hale gelir. Döllenen yumurta rahme ulaştığında etrafındaki zar tabakası eriyerek rahmin iç tabakasına tutunur, ve beslenip gelişmeye devam eder. Gebelik gerçekleşmediğinde ise östrojen ve progesteron hormon düzeyleri düşer, ve rahmi iç tabakası dökülür.

Kategoriler
HamilelikSağlık
Op. Dr. Seval Taşdemir

Op.Dr. Seval Taşdemir gebelik tedavisindeki son gelişmeleri sizler için yazıyor. Gebelik, kısırlık ve üreme teknikleri hakkında merak ettiklerinizi doktorunuzdan öğrenin!
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular