“İyi hizmet kazandırır”

Ufuk Kaan Altın, yemeklere ve restoranlara olan kişisel merakını gazetecilikle birleştirdi ve ortaya ‘Benim Güzel Lokantalarım’ adlı kitap çıktı. Kitapta sadece yemekler değil, insan hikâyeleri de var. Çok mekân...
040f834d

Ufuk Kaan Altın, yemeklere ve restoranlara olan kişisel merakını gazetecilikle birleştirdi ve ortaya ‘Benim Güzel Lokantalarım’ adlı kitap çıktı. Kitapta sadece yemekler değil, insan hikâyeleri de var.

Çok mekân inceledin. Sence restoranda kalitenin standartları nedir?
Standartlar aslında çok basit: Kaliteli malzeme, basit pişirme teknikleri, samimiyet, ambiyans, dürüst işletmecilik… Birinci sırada samimiyet var benim için. Müşteriyi gelip geçici olarak görmeyip yatırım yaparsan, iyi ürün çıkarırsan önüne; mutlaka kazanırsın. Her bir müşteriye kendini özel hissettirmen lazım. O müşteri, ayrıcalıklı hizmet almazsa niye bir daha senin mekânına gelsin ki? İstanbul’da ve Türkiye’de binlerce lokanta var. Zaman hızlı akıyor ve çok kıymetli. Müşteriyi elinde tutabilmen için optimum hizmeti vereceksin, hakkın olanı talep edeceksin. Fazlasını değil.

Fahiş fiyatlardan yakındığını biliyorum. Mekân sahipleri bu konuda değişmeye niyetli mi?
Maalesef hayır. Kısa vadede kazanırlar ama gelecekte yok olmaya mahkûmlar. Üzülüyorum aslında. Moda, trendler gelip geçicidir. Yaşı 100 yılı aşan lokantalarımız var. Onların işletme anlayışlarına yakından bakmak lazım. Müdavimlik önemli bir konu. Bir müdavim, iyi hizmet aldığı, el üstünde tutulduğu yerden ayrılmaz, başka yere de gitmez. Siz herkes için hep belli bir standardı tutturur, açgözlülük yapmayıp, hakkınıza razı olursanız mutlaka kazanırsınız.

Sen kitapta yerli restoranlara odaklanmışsın. Şimdi Jamie’s İtalian, Tom Aiken’s ve son olarak da Eeatly Türkiye’de. Bu tür dünya markalarına bakışın nasıl? Bunun geçici bir moda olduğunu mu düşünüyorsun, yoksa yeme-içme sektörüne olumlu bir katkı mıdır?
Yabancı marka ve isimlerin ülkemize gelmesine olumlu bakıyorum. Ne de olsa, onlar bizden çok önce bu yollardan geçmiş. Bize katkıları olacaktır mutlaka. Tom Aikens ile Londra’da tanışmış, yemeklerini tatma fırsatı bulmuştum iki yıl önce. Çok mütevazı bir adam. Füzyon mutfağı yerine yerel malzemelerden yaptığı basit mönüsünü sevmiştim. Soruya dönersek; bunun gelip geçici bir moda olduğunu düşünmüyorum. Türkiye, yükselen bir değer pek çok alanda. Buraya gelişler yakın zamanda artacaktır. Dünyayla entegre oluyoruz ki, bu da iyi bir şey.

İkinci kitap projen var mı? Yine bu alanda mı ilerlemeyi düşünüyorsun?
Birden fazla projem var. Önceliğim, bir meyhaneler kitabı yapmak. Üzerinde çalışmaya başladım bile. ‘Benim Güzel Lokantalarım’ın sponsoru Mey İçki A.Ş. ile görüşüyoruz. Sonra bir esnaf lokantaları fikrim var. Ayrıca, ‘İstanbul’daki Anadolu’ diye bir proje üzerinde düşünüyorum. İstanbul’daki en güzel Antep baklavasını kim yapıyor, en güzel kuru fasulyeyi nerede yeriz, Karadeniz mutfağının iyisi nerede? Bu soruların peşine düşmek niyetindeyim.

UFUK KAAN ALTIN’IN FAVORİLERİ:

En iyi balık lokantası: Eski Ev/Yeşilköy
En iyi kebap: Mabeyin/Altunizade
En iyi steak: Beeves/Şaşkınbakkal
En iyi meyhane: Asmalı Cavit/Asmalımescit
En iyi İtalyan: PiPa/Nişantaşı
En iyi Ege-Akdeniz mutfağı: Kydonia/Kuruçeşme
En iyi Anadolu yemekleri: Osmani/İstinye
En iyi dünya mutfağı: La Boom/Emirgan
Fine-dining restoran: Topaz/Gümüşsuyu

Kategoriler
KitapYemek
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular