İşten Ayrılmak İstiyorsanız

İşiniz artık sizi tatmin etmiyor. Kendinizi de geliştiremiyorsunuz. Ayrılmak istiyor ama yapamıyorsunuz. Bu durumu nasıl çözeceksiniz? İşinizden memnun değilsiniz. Artık sizi tatmin etmiyor. Ya da, bu iş yerinde çok...
İşten Ayrılmak İstiyorsanız

İşiniz artık sizi tatmin etmiyor. Kendinizi de geliştiremiyorsunuz. Ayrılmak istiyor ama yapamıyorsunuz. Bu durumu nasıl çözeceksiniz?

İşinizden memnun değilsiniz. Artık sizi tatmin etmiyor. Ya da, bu iş yerinde çok uzun zamandır çalıştığınızı düşünüyorsunuz. Artık yeni bir şeyler yapmanın zamanı geldi. Oysa bir yandan da kendinizi buna hazır hissetmiyor, gitmekle kalmak arasında bir ikilem yaşıyorsunuz. Ne yapacağınız konusunda en ufak bir fikriniz yok.

Kariyerimizde yeni bir hamle yapmaya gelince niçin bu kadar kararsızız? Çoğumuz yaptığımız işte kendimizi kapana kısılmış hissediyoruz. İlerlemek istiyor ama başaramıyoruz. Tüm bunların temelde yatan tek bir sebebi var oysa: Bilinmeze karşı duyulan korku.

Karşımıza çıkan ilk engelde durup o korkutucu soruyu soruyoruz kendimize: “Ya başaramazsam?” Hele aynı şirkette uzun zamandır çalışıyorsanız, o zaman bu soru daha da sık geliveriyor aklınıza.

Sorunun bir kısmı şundan kaynaklanıyor: Bu şirkette ne denli uzun zamandır çalışıyorsanız, şirketi ve çalışma şeklini de o denli iyi tanıyorsunuz. Bunun sonucunda da genellikle ortaya çıkan şey, “Burada işlerin nasıl döndüğünüzü biliriz biz” gibi bir cümleyle ifade edebileceğimiz yanlış bir üstünlük duygusudur.

Bir yerde uzun zamandır çalışıyorsanız, kendinizi güvende ve sağlam hissetmek çok kolaydır. Çünkü işinizi kaybetmemek için ne yapmanız gerektiğini az çok bilirsiniz. Ancak gene bu nedenden ötürü, sizi heyecanlandıracak, ya da size meydan okuyacak bir durum kalmaz karşınızda. Duyduğunuz sıkıntıya rağmen hala o işte kalmaksa büyük hatadır. Diğer alternatifleri arıştırmamak, ya da gözardı etmek kendinizi aldatmaktan ve sınırlamaktan başka bir şey değildir. Sonuçta önünüzde çalışmak için topu topu 30-40 yıl var. Bunu ziyan etmekse anlamsız. Üstelik aldığınız riskler ve yeni deneyimlerle, keşfedecek çok fazla şeyiniz olacak. Bunun yanı sıra daha da büyüyüp olgunlaştığınızı fark edeceksiniz.

İş değiştirmek gibi bir isteğiniz varsa, yapılacak en iyi şey, yeni iş olanakları ve bunu sağlayabilecek tanışıklıklar için gözlerinizi açık tutmaktır. Ayrıca özgeçmişinizi güncel tutmak, kariyerinizle ilgili ne istediğinizi planlamaya çalışmak ve birilerinin size iş vermesini sağlayabilecek her türlü beceriyi geliştirmek yapabilecekleriniz arasında.

‘Gitsem mi, kalsam mı?’ ikileminin ikinci bölümü ise, gelen bir iş teklifinden sonra yaşanır. Bu kez de de kabul edip etmemek konusunda kararsız kalırsınız. Bir işi kabul ya da reddetmeden önce kendinize şu 3 soruyu sorun:

Bu iş kısa-orta vadede ücret, konum, sizi geliştirmesi (örneğin eğitim vermek gibi) açısından beklentilerinizi karşılıyor mu?
Size yapılan teklifi ikinci bir kez gözden geçirin. Mesela, çalışma saatleri, ek olanaklar, ücretlendirme sistemi gibi konulara dikkat edin.
Son olarak da çalışmaya başlayacağınız bu şirket ya da endüstriyi tam olarak biliyor musunuz? Kısa zamanda batacak bir şirket olmadığından emin misiniz?

Cevaplardan emin olduğunuzda, kararınızı vermeye hazırsınızdır.

Peki ya hala başka bir iş bulamadıysanız ve şu anki işinizi de tahammülünüz kalmadıysa? İnsan kaynaklarına gidip, size anlayış gösterecek birileriyle konuşmalı mısınız? Önerimiz, bunu asla denememekten yana. Çünkü bu durumda insan kaynakları yönetime giderek sizin işten ayrılmayı düşündüğünüzü ve belki de motivasyonunuzu gözden geçirmeleri gerektiğini söyleyecektir.

Aslında bu durumda yapabileceğiniz en kötü şey gidip, organizyon içindeki birilerine duygularınızı anlatmaktır. Çoğu kimse, etrafta dolanıp, bu durumla ilgili mızmızlanıp şikayet eder. Büyük hata. Ayrıca asla “Eğer bunlar değişmezse, ayrılırım” gibi kesin ve büyük sözler de etmeyin. Çünkü bu şekilde kendi üzerinizde inanılmaz bir baskı yaratmış olursunuz. Üstelik bu durum iş arkadaşlarınızın sizle dalga geçmesiyle de sonuçlanabilir.

İşinizi tahammül edemiyorsanız, yapabileceğiniz en iyi şey izin almaktır. İzin aldığınız bu zamanda, ya tamamen kendinize zaman ayırıp iyice dinlenmeye çalışabilir, veya başka işlere başvuru yapabilirsiniz. İşe geri döndüğünüzde ilk bir hafta hiçbir şey yapmadan nasıl hissettiğinizi anlamaya çalışın. Eğer hala işinize tahammül edemediğinizi fark ederseniz, işten ayrılın. Ama bunu stratejik bir şekilde yapın.

Kariyerinizde sadece tek bir yönetici vardır. O da sizsiniz. Siz, size sunulan her türlü koşulu kabul eden, pasif bir alıcı değilsiniz. Bu nedenle kariyerinizdeki mutluluğunuz sizin elinizde.

Kategoriler
İş - Kariyer
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular