İrlanda’da Ay Yıldız Simgesi

Yılların yorgunluğundan mı, yoksa böyle ülkelere erkenden yaptığım yolculukların doygunluğundan mıdır, nedenini tam bilemiyorum ama egzotik ülkeler artık eskisi gibi seyahat önceliklerimin arasında yer almıyor. Bu tür ülkeler denince...
İrlanda’da Ay Yıldız Simgesi

Yılların yorgunluğundan mı, yoksa böyle ülkelere erkenden yaptığım yolculukların doygunluğundan mıdır, nedenini tam bilemiyorum ama egzotik ülkeler artık eskisi gibi seyahat önceliklerimin arasında yer almıyor.

Bu tür ülkeler denince belleğimde canlanan öğeler, itiş – kakış, kavga – gürültü, boğucu kalabalıklar, klaksondan cinnete davetiye çıkartan trafik, kandırmaya, aldatmaya, soymaya programlı esnaf, zorluk çıkarmaktan keyif alan görevliler, mide – barsak bozukluğuyla eş anlamlı yiyecek – içecek tezgahları oluyor. Herhalde ruh bıkkınlığı yaşıyor olmalıyım ki, yolculuk denince sessizlik, dinginlik ve zarafet arıyorum. Kırlar, okyanus sahilleri, tenha sokaklar, birbirine saygılı insanlar ve görsel mekanlar ilgimi çekiyor. Belki de bu unsurların ülkemde özlemini çektiğimden yurt dışı gezisi denince, artık bu tür özlemlerimi gidereceğim yerler / ülkeler ön plana çıkıyor.

Bu ülkelerin ilk sırasında İrlanda yer alıyordu. İrlanda, ilk yurt dışı gezisini gerçekleştirecek olan oğlum Gezgin için 18. yaş günü armağanı oldu. Baba ‘yaban kuşu’ olarak, ‘yavru kuşa’ uçmayı öğretmek görevimdi ve yollara İrlanda’nın kırlarından, publarından başladık.

İki hafta, sırtımızda birer çanta, plansız programsız İrlanda’yı baştan aşağı dolaştık. Her yerde karşımıza çıkan temiz, bakımlı ve hesaplı pansiyonlar (bed & breakfast), cana yakın halkı ile publar işimizi kolaylaştırdı. Her şey saat gibi tıkır tıkır işledi, hiçbir sorun yaşamadan hayal ettiğimiz İrlanda’yı bulmanın keyfiyle gezimizi tamamladık.

Kentin, Orta Çağ’dan kalan giriş kapısı

İrlanda’da karşılaştığımız orada yaşayan bir Türk arkadaş, “İrlanda’nın bir kenti var. Adı Drogheda. Kentin armasında ay yıldız yer alıyor. İrlanda’da 1850’lerde yaşanan kıtlık sırasında Osmanlı Padişahı erzak gemilerini yollamış. Gemiler Drogheda Limanı’na demirleyip, erzağını bu kentin halkına dağıtmış. Bu davranıştan etkilenen Drogheda halkı, ay yıldızı kentin simgesi yapmış” demişti. Gezimizin sonunda bir günümüz boştu. Kentin Dublin’e yakınlığını da fırsat bilerek Drogheda’ya gittik.
Drogheda Dublin’in 60-70 km kuzeyinde; Atlas Okyanusu’na açılan bir nehrin ağzında, kıyıdan 10 km içeride bir sanayi kenti. Tarihi, İrlanda’nın ilk yerli halkı Keltlere kadar uzanıyormuş. Trenle 1 saat. Yol boyu, kilometrelerce uzanan bomboş okyanus sahilinin ürpertiyle karışık huzur çağrıştıran görüntülerine kapıldım.

İstasyonda inince, içine kent planının yerleştirildiği camlı panoyu incelemeye başladık. Planın üzerinde Drogheda’nın arması yer alıyordu ve armanın üzerinde ay yıldız sembolü vardı. Arkadaşın söylediği doğru çıkmıştı. Kentin armasında ay yıldız yer alıyordu. Doğru iz üzerindeydik. Gezgin’le birlikte başka ‘Türk izleri’ bulabilir miyiz düşüncesiyle kent merkezine doğru ilerlemeye başladık. En doğru bilgiyi alırız umuduyla, turizm danışma bürosuna yöneldik. Görevliye amacımızı anlattık. Görevli “Dorgheda – ay yıldız” bağlantısı hakkında fazla bir bilgiye sahip değildi ancak şehrin ana caddelerinden biri olan “West Street” üzerinde Drogheda’nın en büyük oteli “West Court”un ön yüzünde bu konuyu anlatan bir plaket olduğunu söyledi. Ayrıca Kale’deki şehir müzesinde de bu konuda bazı nesnelerin olabileceğini belirtti.

Görevlinin verdiği bilgi bizim için yararlı olmuştu. Söylediklerinin izinden gitmezden önce soluklanmak için oturduğumuz kahvede, aynaya yapıştırılmış ay yıldızlı Drogheda çıkartmasını görünce içimi sevinç dalgası kapladı. Kahveciye bu çıkartmadan nerede bulabileceğimi sordum. Kırtasiyelerde ve hediyelik eşya satan yerlerde olabileceğini belirtti. Hiç renk vermeden meraklı turist havasında, ay yıldızla kentin armasının ne ilgisi olabileceğini sordum. Bilmediğini söyleyince, halkın bu işten pek haberi yok diye biraz hayal kırıklığına uğradım.

“West Street” Drogheda’nın ana alışveriş caddesi. West Court oteline gelince, gözüm ön cepheyi taradı. Plaketi görünce, kahvedeki huzursuzluk yerini memnuniyet duygusuna bıraktı.
Türkiye’nin Dublin Büyükelçisi Taner Baytok ile Drogheda Belediye Başkanı’nın isimlerinin yer aldığı, 2 Mayıs 1995 tarihli plakette “1847’de İrlanda’da yaşanan büyük kıtlık döneminde Türk halkının İrlanda halkına gösterdiği alicenaplığın hatırasına” ibaresi yer almaktaydı. Coğrafi açıdan uzak, tarihi yönden de hemen hiçbir bağımızın olmadığı bu uzak İrlanda kentinde, böyle bir yazıyla karşılaşmak hoş oldu.

Kale’ye yöneldik. Kente hakim ‘Milmount’ adlı alçak tepe üzerinde kurulmuş Kale’nin tarihi 12. yy’a uzanmaktaydı. Kale’de yer alan 19. yy’dan kalma Martello Kulesi ortama ayrı özellik katıyordu.

Kışla binası, restore edilerek müzeye dönüştürülmüş; “Kent Tarihi ve Sanayi Müzesi” olarak işlev görüyor. Müze görevlisi genç kıza, müzede kentin armasında yer alan ay yıldızın kaynağı ile ilgili belgelerin olup olmadığını sordum. Müzede ay yıldızla ilgili bazı nesnelerin olduğunu ancak bunların geçmişiyle ilgili bir bilgisi olmadığını belirtti. İlgiyle de, önümüze düşüp bu nesnelerin yerlerini gösterdi. Ay yıldızlı bayrak asılı Drogheda adlı, yandan çarklı buharlı bir gemi tablosu, dört köşesinde ay yıldız sembolü olan “1860 Drogheda Sanayi Topluluğu” yazılı bir metal levha ve yine dört köşesi ay yıldızlı “1856 Drogheda Buhar Şirketi” yazılı bir metal kapak olmak üzere üç nesne kentte Türklerin bıraktığı izlerin müzede korunan simgeleriydi. Ancak bu nesneler ilgili ne bir bilgi, ne de ay yıldıza ilişkin bir açıklama yer alıyordu. Müzeyi tanıtan kitapçıkta da böyle bir not yoktu. Bu durumu, kendimce eksiklik olarak algılayıp, ziyaretçi defterine görüşümü yazdım.

Müzenin ardından, kaleyi ve kuleyi dolaştıktan sonra tam ayrılacakken Kale kapısının üstünde dökme demirden kocaman bir ay yıldızın durduğunu fark ettim. Kale kapısında, ay yıldızın yer alması, yeni nesil tarafından pek bilinmese de kentin tarihinde ay yıldızla ilişkili bir olay yaşandığının göstergesiydi. Aradan geçen onca yıla rağmen kentin bu simgeyi armasında hâlâ korumasını, ilginç ve saygıdeğer buldum.

Bana Drogheda’yı öneren arkadaşım haklı çıkmıştı. Kentte bizden izler bulmanın ferahlığıyla, akşam trenini yakalamak için istasyona doğru yürümeye koyulduk…

Dipnot: Plaketin hazırlanmasına önayak olan, şimdi emekli olan, Büyükelçi Taner Baytok ‘Dış Politikada Bir Nefes’ adlı kitabında bu olayı ve plaketin öyküsünü anlatıyor. 1847’de dönemin Osmanlı Padişahı I. Abdülmecid, İrlanda’daki patates kıtlığını, açlık ve göçleri İrlandalı saray doktorundan öğrenip yardım etmeye karar vermiş. Hem para hem de patates ve buğday yüklü iki gemiyi İrlanda’ya göndermiş. Geminin Dublin’e yanaşması İngilizlerce engellendiğinden gemi gizlice, Dublin’e en yakın liman olana Drogheda’ya yüklerini boşaltmış.

Nadir Paksoy

Kategoriler
Gezi

Benzer Konular

  • İspanyadan Nostalji Manzaraları

    İspanyadan Nostalji Manzaraları

    Nostalji penceresinden İspanya… Andalucia’dan Bask Ülkesi’ne uzanan, doğayla tarihin göz kamaştırdığı bir geziye çıkıyoruz; taşı toprağıyla değişmeden kalabilmiş bir coğrafya ve onunla bütünleşen bir geçmiş… Bu gezimizde bir kez...
  • ayvalık-tatil gezi

    Bir Tatlı Huzur Mekanı Ayvalık

    1 Öpüşen balıkların ressamı Ressam Zeki Kaba. Uzmanlık alanı minyatür… Özgün at figürleriyle bu sanata farklı bir boyut katan, yurt içi ve yurt dışında sergilenen onlarca eseri bulunan ve...
  • İyonya

    Haftasonu Rotası; İyonya

    Önce mandalina bahçelerinin, sonra da zeytinliklerin arasından 8 km kıvrıla kıvrıla çıktık, meyve şaraplarıyla ünlü köye… Köy, bundan yaklaşık 1.600 yıl önce bazı Efesli Hristiyanlar tarafından kurulmuş. 19. yüzyılda...
  • Amalfi sahilleri

    Limon Kokusuyla Büyülenmiş Amalfi Sahilleri?

    İtalyan olmama rağmen, hakkında çok şey duyduğum Amalfi sahillerine daha önce gitme şansım olmamıştı. Büyük bir heyecanla Paskalya tatili için dört günlük bir program yaptım. Bunca zamandır duyduğum harika...