İki el

İki el kendinden geçiyor, bir amaç için, birbirleri için biz oluyor. Aşkın kimyası da bu işte. Tene mahkûm edilen, sonlu bulunan, sonsuzu dillendirilmeyen aşk,.. Rodin Katedral ya da Eller...
iki el

İki el kendinden geçiyor, bir amaç için, birbirleri için biz oluyor. Aşkın kimyası da bu işte. Tene mahkûm edilen, sonlu bulunan, sonsuzu dillendirilmeyen aşk,..

Rodin-Eller-mermer

Rodin Eller-mermer

Rodin Katedral ya da Eller olarak bilinen eserinde iki insanın ruhani bir amacı gerçekleştirmek üzere birleşen ellerini anlatıyor. Eller ki birleşerek dua ediyor, yakarıyor, iki el kendinden geçiyor, bir amaç için, birbirleri için biz oluyor. Aşkın kimyası da bu işte. Tene mahkûm edilen, sonlu bulunan, sonsuzu dillendirilmeyen aşk… Ölüm hükmü böyle verilir aşkın, yakışığı budur. Ne de olsa aşkın doğumunda ölüm oranı yüksektir. Planlama yapmak, doğumunu önlemek lazım. Daha çok bilip daha az hatırlayarak. Daha çok para kazanıp daha az tatmin olarak. Daha çok hedef koyup önümüze, daha az çaba sarf ederek. Daha çok yaşayıp daha az hissederek, daha çok heyecanlanıp daha az tutku duyarak. Böylece daha yaşıyor insan. Korkuları da bir o kadar daha. Kendini sakınıyor her şey ve herkesten. Kıymete biniyor kendine sahipliği Kendini hapsediyor kendi yatağına. Yatağındaki yalnızlığında kendini kaybediyor. Halbuki daha bir önemliydi artık kendini gerekleme. Gerçek duygusunda nabız yok ki.

Enis Batur, insan tutkularına gösterdiği özen ve bağlılık oranında kendi kendisini gerçekleştirme sınırına yaklaşabilir, onu genişletebilir. Daha diyebilmek çok önemlidir.” der bir yazısında. Dahalarımız düşselliğe katık olurken tutkunun tabağı boş kalıyor, insan daha da derin bir uykuya dalıyor, ölüme daha bir yakın, nefesten bir adım daha uzak.

Tutku aynaya baktığında önce aşkı görür. Tutku ne kadar sağ salim ise aşk da o derece gürbüzdür. Yerini sever aşk tutkuda, ışığı güzel alır, serpilir. Serpildikçe Nazım’dan dem vurur: umutlu bir şey seni düşünmek, dünyanın en güzel sesinden en güzel şarkısını dinlemek gibi… Aşk bir orman olur zamanla. Schopenhauer gelir akla “Bir erkekle bir kadın arasında aşk yoksa bu onların birleşmesinden ortaya ancak kötü biçimlenmiş, mutsuz, kendi içinde uyumdan yoksun bir varlığın çıkacağına işarettir.” Gerçeklemek istediğimiz her şeyi en mükemmel haliyle doğurur aşk, ana olur.

Korku ise aşkın fıtratında. Ana gibi kaybetmekten korkarsın, örter sevgilinin üstünü esirgersin onu her şeyden. Dokunuşların her biri titrek, canı ağzında… Gerçeği böylesine hissetmek düş gibi.Goya-Sleep of reason Yüzüne yüzünü sürüp yanarken dudakların ateşinde, küle dönüp yeniden alevlenirsin. Yaşlar alevlere cesaret verir süzülürken.

Sabahlar hiç bu kadar aydınlık olmamıştır. Hiç bu kadar başlamamıştır hayat. Korkunun yüzü korkusuzluğa döner. Mümkünler seçmece saçılır önüne aşıkların.

Aşkın mümkünlerini bile, kabul ede, uykuyu üstüne çekip ısınmaya çalışırsın. Düşlerde aşka ulaşma umudunun sıcaklığından ötesine yer yoktur. Uykunun sonu soğuk, sonu ölüm. Vaktidir uyanmanın.

Yaşam ve sonsuzluk insana vaat edilen topraklar. Aşk, yaşama, sonsuza tutunan, birleşip duasına çıkan ellerimiz… Uçurumun kenarından ölüme değin süren uzun düşüşten bir elin tutuşu yetmez kurtarmaya insanı. Yanılmışlık ve avuntudan öte nedir bir el. düşüşü geciktirme çabasından başka. Aşk bir el verir olur iki el. Hayata dört elle iki insan sarılır, yekvücut olur, iki el yaşama tutunur boşta kalan eller kol kanat olur birbirine. Düzlüğe çıkar bedenler. Ruh alınır bedenlere nefes verilir, yaşamak başlar ve Eski Ahit’te yazdığı gibi “Yaşayanlar ölmez ölüler dirilemez.”

BERRİN SERMET
berrinsermet@gmail.com

Kategoriler
Aşk-İlişkilerKültür&Sanat

Benzer Konular

  • Aşk yeniden

    Aşk yeniden!

    Nil bir Cumartesi akşamı evde tek başına oturup ‘Pretty Woman’ı yüzüncü kez izledikten sonra kendisini odasına kapatıp hayatında neden özel bir insan olmadığını düşünerek ağlıyor. Bu sahne size tanıdık...
  • yanlış kişi

    Neden Hep “Yanlış” İnsan?

    Birçok kadın ve erkek hep yanlış kişiye rastladığından yakınır fakat karşısına çıkan bu insanı doğru dürüst değerlendirmeden onunla birlikte olur. Bir bütün olarak baktığınızda beğenmediğiniz huyları olan bu insanla...
  • Gerçek Aşk mı, Fiziksel Çekim mi

    Gerçek Aşk mı, Fiziksel Çekim mi?

    Ruh eşini arayanların kriterlerinin en başında yer alan cümle ‘kimyaların uyumu’dur. Hemen hemen herkes gerçek aşkın iki insan arasındaki doğru kimyanın birleşmesinden doğacağına inanır. Onu gördüğünüzde kalbiniz atmaya başlıyor,...
  • Her İlişki Bir Öğretidir

    Her İlişki Bir Öğretidir

    Şu anda biriyle beraber değilseniz bile sakın umutsuzluğa kapılmayın. Yaşadığınız her ilişki size bir şey katar. O ilişkileri yaşarken içinize çöreklenen reddedilme, terk edilme korkuları ya da utangaçlığınız ve...