İçe Dönük Biri Reklamcı Olamaz

Yılın en başarılı reklamcısı Viki Habif… Milliyet, Radikal, Posta, Fanatik, Finansal Forum’un Reklam Grup Başkanı Viki Habif, reklam sektörünün `en başarılı kadını’ seçildi. Viki Habif, reklamcı olmanın, markayı başarılı...

Yılın en başarılı reklamcısı Viki Habif…

Milliyet, Radikal, Posta, Fanatik, Finansal Forum’un Reklam Grup Başkanı Viki Habif, reklam sektörünün `en başarılı kadını’ seçildi. Viki Habif, reklamcı olmanın, markayı başarılı kılmanın stratejisini anlattı.

Vicky-Habif

Reklamcı olmanın ilk şartı nedir?
İnsanlar üniversitede okurken kendilerini test ederler. “Ben dışa dönük ya da içe dönük biri miyim?” Dışa dönük olmayan bir insan reklamcı olamaz. Ama reklam endüstrisi içinde fotoğrafçı, grafiker, metin yazarı da yer alıyor. Onların dışa dönük olması gerekmiyor. Fakat müşteri tarafında çalışan insanların mutlaka dışa dönük tabiata sahip olmaları gerekiyor.

Sizinle birlikte çalışmak isteyenlerde neye dikkat ediyorsunuz?
Hayattan ne istediklerini öğrenmeye çalışıyorum. Ne yapmayı sevdiklerini soruyorum. Çünkü insanlar sevdiği işi çok güzel yapıyorlar. Reklam ya da herhangi bir sektörde insanlar mutlu olmak istiyor. Mutluluk, yaptığınız işin sonuç verdiğini görerek kendinizden memnun olmanız demek. Ama bunun için bir sürü paradigma var. İş dostlukları, yöneticinize hayranlık duymak gibi. Yöneticisine hayranlık duymayanların başarılı ve mutlu olması zordur.

Yılın en başarılı reklamcısı seçildiniz. Sizi bu başarıya hangi özellikleriniz taşıdı?
Yaptıklarımızın dışarıdan anlaşılıyor olması bana çok büyük mutluluk verdi. Demek ki, benim ve ekibimin yaptığı şeyler dışarıdan algılanmış. Konu iletişim. Pazarda bir sürü gürültü var. Bu gürültüler arasından sıyrılıp, Dünya gazetesindeki jüride yer alan hanımefendi ve beyefendilerin yaptıklarımızı algılamış olmalarına sevindim.

Peki diğerlerinin arasından sıyrılmak için ne yaptınız?
Yaptığımız iş, markalarla iletişim. Burada beş gazetemiz var. Milliyet, Radikal, Posta, Fanatik ve Finansal Forum. Bu beş gazetenin her birinin pazarda bir yeri, okuru var. Bu okurların istekleri, beklentileri var. Gazetelerin sayfalarını pazarladığımız için reklam veren ve reklam ajansı gibi farklı gruplarla da iletişimimiz oluyor. Markanızı doğru konumlamak, doğru anlatmak, etkinlikler ve tanıtımların o stratejilere uygunluğu çok önemli.

Markaları başarılı birer marka olarak devam ettirmenin zorlukları olmalı.
Milliyet gibi bir markayı ele aldığınızda, geçmişinde bir sürü güzel olayların yanında, bir sürü kazalar geçirdiğini görüyorsunuz. Ama okurun gözünde, reklam verenin gözünde çok güçlü bir marka. Milliyet, Türkiye’de az bulunur niteliklere sahip eski bir marka. Beş yıllık bir marka değil. Zaten markalar insanların ömürleriyle kısıtlandırılmamalı. 500 yıllık markalar olabilmeleri için biz yöneticilerin o markanın iletişimiyle, stratejileriyle ilgili aldığımız kararlarda çok dikkatli olmamız gerekiyor. Biz çalışırken Milliyet’in geçmiş değerlerini hesaba kattık, gelecekte koşacağımız yerleri hesapladık. Milliyet doğduğu günden beri güvenilir olma özelliğini hiç kaybetmedi.

Cannes’a gidip Cannes Lions Festivali’nin Türkiye temsilciliğini Milliyet adına üstlendiniz. Bunun Türkiye ve reklam adına anlamı ne?
Cannes Uluslararası Reklamcılık Festivali’nin Türkiye temsilcisi Milliyet. Medya olarak yaratıcılığı iyileştirmek bizim işimiz değil. Ama biz oradaki katılımı artırabiliriz diye düşündük. Gençlerin yarışmasını organize ediyoruz. Kazananları Cannes’a yolluyoruz. Burada amaç gençleri oraya götürüp oradaki havayı solumalarını sağlamak. Evrensel değerlerde çıkaracakları işlerin geri dönüşlerinden yarar sağlayacağımızı düşünüyoruz. Katılım arttıkça orada kazanma şansımız da artar. Bütün bunlar sektörü iyileştiriyor. Türkiye’de gelişmiş bir reklam sektörü var. Yaşadığımız krizler mutlaka sektörü olumsuz etkiledi. Yine de oldukça sofistike bir sektör. Çalışanıyla, eleman kalitesiyle, reklam vereniyle, ajansıyla, medya pazarlamasıyla giderek daha sofistike bir reklam sektörümüz olacak.

Viki Habif gözüyle gazeteleri
  • MİLLİYET: Milliyet doğduğu günden beri güvenilir özelliği olan bir gazeteydi. O dönemde halkın gazetesi olarak görünüyordu. Bu, o dönemin merkez sol ağırlığından kaynaklanıyordu. Milliyet’e özgü geçmiş değerleri kaybetmeden geleceğe yatırım yapıyoruz. Uzun vadeli olarak gençlere yatırım yapan bir stratejimiz var. Ek yayınlarla gençlere sesleniyoruz. İlkokul öğrencilerine eskiden `Milliyet Çocuk’la seslenirken, şimdi `Miço’muz var. Miço her cuma 100 bin adet satıyor. Genç kızlar için çıkardığımız `Salsa’, çarşamba günleri 200 bini aşıyor. Bunlar parayla satılan ek yayınlar. Liselerarası Müzik Yarışması’nı bu yıl her zamankinden daha profesyonel şekilde organize ediyoruz. Türkiye’nin her köşesindeki okullara yazı yazdık. Bu yarışma yılın olayı olacak. Gençler bununla çok ilgileniyor. Zamanında Burak Kut, Candan Erçetin gibi isimler bu yarışmadan çıktı. Motor sporlarına olan ilgiyi yaygınlaştırmak adına yeni projelerimiz var.
  • RADİKAL: Şehirli, genç, üst gelir grubuna, yüksek eğitime ve entelektüel bir okura sahip. Onların ihtiyaçları, yaşam tarzları, tandansları farklı. Radikal okuru kültür sanatla ilgileniyor, çağdaş ürünlere meraklı, kitap okuyor, genç yaşıyor. Bu nedenle her türlü kültürel faaliyetin içindeyiz. 35’e yakın pub, kafe gibi yerlerle sponsorluğumuz var. Kültür Sanat Vakfı ile ortak çalışmalarımız oluyor. Sinema Festivali’nde en iyi filmi Radikal’in halk jürisi seçiyor. Özel filmlerde okuruna indirimli bilet veriyor. O kitlenin ihtiyaçlarına cevap veriyoruz. Bilişim olayı birebir Radikal okurlarıyla ilgili. İnternette Radikal Yaklaşımlar Seminerleri yapılıyor. Bilkom’la ortak çalışma yaptık. Gençler internette yaratıcı film ve müzik çalışmaları yapıyor. İyi iş çıkaranı ödüllendiriyoruz.
  • POSTA: Orta sınıf Türkiye’nin dinamosu. Orta sınıf para kazandığı vakit Türkiye para kazanıyor, para harcadığında Türkiye para harcıyor. Yıllar önce Posta’nın ağırlıklı orta sınıfını hissederek, alışverişteki tutumunu izledik. Perakende sektörüne olan ilgiyi gözlemleyerek bir alışveriş gazetesi çıkardık. Posta’nın okuru başka gazete okumaz. Posta evde okunan bir gazetedir. Yeni bir genç kesim okuru var. İyi markaların en uygun fiyata nerede bulunacağını veriyoruz. Sektörü bir araya getiriyoruz. Posta, sektöre endeksli bir gazete. Reklam veren bunun farkında. Posta, Türkiye’nin fotoğrafı. Tirajı çok yüksek, çünkü okuru çok sadık.
  • FANATİK: Çok şanslı bir gazete, çünkü dünyaya öyle geldi. Teması spor. Futbol herkesi ilgilendiriyor. Futbolun yanı sıra diğer sporlara da ağırlık vereceğiz. Motor sporlarının her hafta bir sayfası var. Fanatik çok başarılı bir spor gazetesi. Her kesimden okuru var, çünkü spor çok evrensel.
  • FİNANSAL FORUM: Abonelik sistemiyle dağıtılıyor. Tabii ki bunun zorlukları var. Finansal Forum işadamının masasında bulundurmak istediği bir gazete. Ekonomi ve politikayla ilgileniyor. Önümüzdeki dönemde bu gazeteye daha çok ilgi duyulacağını zannediyorum. Çünkü politikanın ekonomiyi, ekonominin politikayı ne kadar etkilediği ortada. Bu kulvardaki tek gazete.

 

Kategoriler
İş - KariyerRöportaj
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Dünyanın en iyi reklamları nasıl yaratılır

    Dünyanın en iyi reklamları nasıl yaratılır?

    Kristal Elma Yaratıcılık Festivali… Kristal Elma Yaratıcılık Festivali’nde Türkiye’nin en önemli ajanslarının yöneticileri ve önde gelen markaların temsilcileri bu sorunun yanıtını aradı, ortaya yedi maddeli bir liste çıktı. Kristal...
  • Reklam dünyası da içe dönüyor

    Reklam dünyası da içe dönüyor

    Reklam ve pazarlama dünyasının çok yakından tanıdığı, Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve yazar Fatoş Karahasan,  yazısında reklamda yerelleşmeyi ele aldı. Dört bir yanımız gerilimle dolu. Komşularımızda ya savaş var,...
  • Marka yönetimi gençlere geçiyor

    Marka yönetimi gençlere geçiyor

    Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivali’nde Türkiye, sekiz Aslan heykelciği kazanarak bir rekora imza attı. 37 bin 400 eserin yarıştığı Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivali’nde Türkiye, sekiz Aslan heykelciği kazanarak...
  • Duane E. Knapp

    Hay Marka Aklı’mıza Şaşayım

    Şirketler piyasada var olsalar bile daha iyi kalite, değer ve en önemlisi müşteri hizmeti sağlayarak markalarını farklılaştırmak zorundadırlar. Bugün size bir kitaptan söz edeceğim. Kitabın ismi `Marka Aklı‘. Yazarı...