Hem Çok Yakın, Hem Çok Uzak

DEMOKRASİ, BARIŞ, ADALET, ÖZGÜRLÜK

Renksiz dünyamızın rengidir umut. Yaşananları kabul edilebilir kılar. Umut edilene doğru yürümek ise yürek ister, yürekli insanlar ister. Bu nedenle umut, peşinden gitmekten yorulmadığımız, ama hiçbir zaman yakalayamayacağımızdan korktuğumuz bir ortak cesaret ânıdır. Tıpkı duvara çizilmiş, oraya raptedilmiş, yerinden kımıldayamayan bir çocuğun, hemen elinin ucundaki bir kırmızı balon gibi. Hem çok yakın, hem de hep biraz ötemizde…

DEMOKRASİ, BARIŞ, ADALET, ÖZGÜRLÜK

Ortak cesaret anlarına yaklaştığımızı hissettiğimizde, zihinsel prangalardan da kurtulmaya meylederiz. Aksine, bu anlardan uzaklaştığımızda gayretimiz de ayakta kalmaya, direnmeye, kendimizi korumaya yönelik olur. Sistemi değiştirmek bir hayaldir. imtiyazlarla örülmüş ağlar, var olan yapıyı ilelebet yaşatacak gibidir. Siz ise avuçlarınızı toprağa geçirip, başınızı eğip, gözlerinizi kısıp beklersiniz. Kendini kanıtlamış olan bu sürekliliğin geçici olmasını umut edersiniz. Yüreğiniz ve belleğiniz geçmişte bir ‘mutlu dönem’ arar. Yaşananların baskısı o denli zorlayıcıdır ki, sonunda böylesi bir mutlu dönemi hayalinizde üretir ve ona inanırsınız. Umut gerçeğin değişmesidir ama umudu besleyen şey artık gerçek değildir.

Türkiye toplumu on yıllardır rüzgâra karşı durmaya, yürümeye, ayakta kalmaya çalışıyor. Bu, ‘yabancıların’ ürettiği bir rüzgâr değil. Bizzat kendi ülkenizdeki yönetim zihniyetinin topluma doğru üflediği bir rüzgâr. Toplumun çeşitli katmanları ve farklı kimlikleri, yıllarca, bu rüzgârın bir gün duracağını, barışı normal sayan bir zihniyetin egemen olacağını umut ettiler.
Derken, rüzgârın yönü değişti. Toplum, rüzgârın beklenmedik bir biçimde kendini umuda doğru sürüklediğini hissetti. Ancak hâlâ o duvara çizilmiş, oraya raptedilmiş, yerinden kımıldayamayan çocuk gibiyiz. Elimizi uzatıp umudu yakalamaktan, onu kendi irademizle gerçeğe dönüştürmekten aciziz.

Umut, geleceğimizi renklendiren bir ortak cesaret hayali. Ama umudu yakalamak için de bugün, hemen şimdi bir başka ortak cesaret adımına ihtiyaç var. Umarız Türkiye toplumu bu yıl o cesaret adımını birlikte atmaya, gerçekliği değiştirecek iradeyi gerçek kılmaya hazırdır. Çünkü hiçbir umut, kendimiz kadar gerçek olamaz.

Kategoriler
Politik

Benzer Konular

  • Din adamı ya da asker, herkes barış ister

    Din adamı ya da asker, herkes barış ister

    Daha fazla barış, huzur, neşe ve sevgi yaratmak için Isha Sistemini yaratmamı sağlayan anlayışları ve pratik adımları keşfedeceğim… On yıl önce hayatım dramatik bir şekilde değişti. Sevdiğim insanların bir...
  • Fanatizm mi özgürlük mü

    Fanatizm mi, özgürlük mü?

    Zihnin devamlı acı çekmemize yol açan hilelerinden biri haklı olma ihtiyacıdır. Bu dünyadaki birçok anlaşmazlığın nedenidir çünkü haklı olmaya bağımlı olduğumuzda fikrimizi sevginin, barışın, şefkatin üstüne koyarız. Zihnin devamlı...
  • Af ve affedilme

    Ateş düştüğü yerleri yakıyor: Af ve affedilme hakkında düşünceler

    Affın affedilenler üzerinde ve affedilen suçluların kurbanlarının yakınları üzerindeki psikolojik etkileri nedir diye sorulduğunda…. “Affa karşı” ya da “aftan yana” diye adlandırılabilecek bir “psikolojik uzman görüşü” belirtmek bence mümkün...
  • Süleyman Demirel

    Yollar yürümekle aşınmaz!

    Süleyman Demirel 8 Kasım 1968’de Adalet Partisi Ankara il kongresinde, devrimci gençliğin ve emekçilerin sık sık düzenledikleri gösteri yürüyüşlerinden şikayetçi olan bir delegenin bunlara ‘mani’ olunmasını istemesi üzerine şöyle...