Harlem yeni Cenevre olma yolunda

Milyonlarca sanat eseri, çitlerin arkasında saklanıyor. ‘Vergisiz depolama’ uğruna kurulan ‘kimsenin göremediği müzeler’e bir yenisi daha ekleniyor. Cenevre, Singapur, Monaco ve Lüxemburg’dan sonra şimdi de New York, koleksiyonerlerin vergisiz...

Milyonlarca sanat eseri, çitlerin arkasında saklanıyor. ‘Vergisiz depolama’ uğruna kurulan ‘kimsenin göremediği müzeler’e bir yenisi daha ekleniyor. Cenevre, Singapur, Monaco ve Lüxemburg’dan sonra şimdi de New York, koleksiyonerlerin vergisiz cenneti olma yolunda. Ancak sanat dünyası tepkili: “Depolar, sanatın komaya girmesine neden oldu”

Harlem yeni Cenevre olma yolunda

Tom Sapienza ve Kevin Lay, sanat nakliyecisi iki ortak. Yıllardır New York’un zenginlerinin milyonlarca dolarlık eserlerini vergi muafiyeti için Avrupa’ya taşıdılar. Şimdi, Harlem’de eski bir otoparkı serbest liman bölgesine dönüştürüyorlar. Bu yaz New York’ta Harlem’e ‘dış ticaret bölgesi’ statüsünde son teknoloji sanat depolama tesisi açılacak.

New York’ta açık artırmada 50 milyon dolarlık tablo satm alan biri, 4.4 milyon dolar satış vergisi ödüyor. Alıcı eseri Cenevre’ye ‘freeport’a gönderdiğinde bu yükümlülük kayboluyor ta ki New York’a geri getirmeye karar verene kadar. Şimdi artık New York’ta devreye Sapienza ve Lay’in sanat depolama tesisi girecek, ismi ARCIS. 110 bin metrekare… Burada 2.5 milyar dolar değerinde sanat eseri gümrük vergisiz, hem de süresiz saklanabilecek. Eserler, depoda tüm vergilerden muaf.

Bu türden bir vergi sığınma evi, sanat üzerindeki kümülatif satış ve kullanım vergisi yüzde 8.75 olan, üstelik en yüksek rakamlı satışların gerçekleştiği New York için müthiş bir avantaj. Ancak vergiler, eser depoyu terk ettiği anda başlıyor.

17 BİN KAÇAK ESER

ARCISFreeport’lar endüstriyel ürünler, tahıl ve çayın geçici olarak depolanması amacıyla 19. yüzyılda ortaya çıkmış. 30 yıldır milyarderlerin dev kasaları olarak faaliyet gösteriyorlar. Dünyanın en eski ve en fazla sanat eserinin depolandığı tesis: Geneva Freeport. Cenevre şehir merkezi yakınlarında, tren rayları ve dikenli tellerle çevrili, gri bloklar ve depolardan oluşan serbest liman bölgesi… Ancak sevimsiz duvarların arkasında, 1 milyondan fazla başyapıt gizli. Yalnızca Cenevre Serbest Limam’nda 1.4 milyon sanat eseri bulunuyor. Birçoğu 20-30 yıldır tesisi terk etmemiş. Antik Roma’nm ihtişam günlerinden kalma hâzinelerden Rothko, Van Gogh, Renoir eserlerine… Picasso’nun, üvey kızının emanet ettiği eserler dahil tahmini bin eseri burada. Cenevre Serbest Limanı bir müze olsaydı, dünyanın en etkileyici müzesi olurdu. Öyle ki geçtiğimiz ocak ayında, İtalyan polisi, İngiliz sanat tüccarı Robin Symes’in Cenevre Freeport’ta kiraladığı depoya bir baskın düzenlemişti. Eserlerin neredeyse tamamı, Etrüsk döneminden kalma Medici çetesinin farklı sit alanlarından en az 40 yıl boyunca yağmaladığı parçalar çıktı. Çanak çömlek, heykeller, Pompei’den fresk fragmanları, kabartmalar… 17 bin Yunan, Roma ve Etrüsk eseri,

1970 tarihli İtalyan gazetelerine sarılıp paketlenmiş, 45 kasaya sığdırılmıştı. Yüz milyonlarca sterlin değerindeki eserlerden yalnızca mermer Apollo büstüne 44 milyon dolar değer biçildi.

İsviçre’de en az 4 büyük serbest liman, sanat, şarap ve mücevher gibi lüks eşyaları depolamakta uzman. İsviçre’yle birlikte en çok tercih edilen 4 yer daha var: Singapur, Monaco, Lüksemburg
ve Delaware.

‘GÖRÜNMEYEN MÜZELER’

Sanatın yatırım amaçlı değeri arttıkça çağdaş toplama alışkanlıkları değişiyor. Son 10 yılda gelişen ‘külçe yaklaşımı’ bu gibi depoların çoğalma hızını artırdı. Freeport’lar, güvenlik ve vergi tasarrufu imkânlarıyla yatırımını sanatla tamamlamak isteyenler için karşı konulmaz olsa da sanat dünyasından çok tepki alıyor. Düşünün, bir besteci harika bir parça besteliyor fakat kimse dinleyemiyor. Birçok kişiye göre depolar, sanatın amacını saptırıyor. Serbest limanları “Kimsenin göremediği müzeler” olarak tanımlayan Louvre Direktörü Jean-Luc Martinez, “Sanat eserleri görülmek üzere yaratılmıştır” diyor. En çok da çağdaş sanatın bir meta haline gelmesi endişe yaratıyor. Los Angeles’ta kendi müzesini açan koleksiyoner Eli Broad, daha ileri giderek, sanatı saklamayı ‘ahlaki’ bulmadığını söylüyor: “Depolar, sanatın entelektüel olarak komaya girmesine neden oldu.”

Öte yandan megakoleksiyoner Charles Saatchi, evine sığmayan eserlerini Londra ve New York’un kuzeyinde özel olarak yaptırdığı dev tesislerde saklıyor. Birçok şaheser uzun zamandır gözlerden uzak, müzelerin bodrumlarına gömülü ya da evlerde gizli…

Elbette ki depolamanın tek sebebi vergi kaynaklı değil. Kiminin evinde yer kalmıyor, kimi eserlerinin daha iyi korunmasını istiyor. Oysa ki eserlerde meydana gelen zararların çoğu uygunsuz şartlarda muhafazadan kaynaklanıyor. Şömine üzerine asılan bir eserin uzun ömürlü olması beklenemez ya da iyi bir koruma yöntemi olarak görülen baloncuklu naylonlar, aslında yağlı boya tabloların baş düşmanı.

1.4 milyon

Cenevre Serbest Limanı bir müze olsaydı, 1.4 milyon sanat eseriyle dünyanın en etkileyici müzesi olurdu.

Yeni yönetmeliklerle sıkı denetim Avrupa’daki freeport’la-rrn yasadışı faaliyetlerle de ün kazandığı şüphesiz. Ancak yeni düzenlemelerle İsviçre, kara para aklama ve kaçakçılıkla ilgili daha geniş önlemler alıyor. Serbest limanlar, mülkiyet izini sürmeye yönelik yeni envanterle şeffaflaşıyor. İsviçre Gümrük Kanunu’ndaki değişiklikle, depolanmak istenen arke-
olojik eserler hakkında ek incelemelere izin verilmesi gerekiyor. İhracata yönelik malların depolanmasına 6 ay süre tanınıyor.

ABD Gümrük ve Sınır Koruması Sözcüsü tarafından “geçici onay” aldığı doğrulanan ARCIS’in de potansiyel ihlalleri önlemek adına çok sıkı denetim altında kalacağı söyleniyor.

Deniz Çağlar

Kategoriler
Kültür&Sanat

Benzer Konular