Hamilelikte görülen vajinal kanamalar

Gebelik dönemi heyecanlı olduğu kadar bir o kadar da dikkatli olunması gereken bir dönemdir. Hamilelikte görülen kanamalar tehlikenin habercisi olabilir! Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Jin. Op. Dr. Adli...
Hamilelikte görülen vajinal kanamalar

Gebelik dönemi heyecanlı olduğu kadar bir o kadar da dikkatli olunması gereken bir dönemdir. Hamilelikte görülen kanamalar tehlikenin habercisi olabilir! Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Jin. Op. Dr. Adli Şadi Karaman konu ile ilgili bilgiler verdi.

Gebelikte görülen vajinal kanamalar, gebeliğin her evresinde son derece önemlidir. Miktarı ve süresi ne kadar olursa olsun, mutlaka beyle bir kanama olduğunda gebenin doktoruna başvurması ve kontrolden geçmesi gerekir. Normal bir gebelik, ortalama 40 hafta kadar sürmektedir. Gebeliğin ilk 20 haftalık döneminde görülen kanamalar, erken gebelik kanamaları, ikinci 20 haftalık
dönemdekiler ise geç gebelik kanamaları olarak ifade edilir.

A. Erken gebelik kanamaları

Bu kanamaların büyük kısmı ilk 3 ayda görülür. Tüm gebeliklerin yüzde 25’inde, ilk 3 ayda vajinal kanama görülmektedir. Bu kanamalar bize ilk olarak düşük tehdidini düşündürür, Kanamanın çok olması, kanama ile birlikte ağrı olması düşük riskini
artırmaktadır.

Bu kanamaların en önemli nedenleri:

1. Anormal sperm veya yumurta ile oluşan gebelikler

2. Rahmin gebeliğe yeterince hazırlanamaması

3. Gebeliğin devamı için gerekli olan progesteron hormonunun yetersiz salgılanması

4. Vajen ve rahim ağzındaki enfeksiyonlar ya da yaralanmalar

5. Dış gebelik (ektopik gebelik)

6. Mol gebeliği (üzüm gebeliği)

Bu gibi durumlarda hekim, hastayı muayene ederek, kanama nedenini tespit etmeye çalışır. Ultrasonografi ile gebelik kesesinin ve embriyonun gününe uygun gelişmede olup olmadığı ve embriyonun kalp atışının mevcut olup olmadığını araştırır. Ortalama 7’inci haftadan sonra embriyonun kalp atışları oluşmalı ve dakikada 140-160 atım hızında olmalıdır,

İlk 3 ayda görülen kanamaların en önemli sebeplerinden biri de dış gebeliktir. Bu durum, gebelik kesesinin rahim dışında biryere yerleşmesi (sıklıkla tüplere) sonucu ortaya çıkar. Şiddetli karın ağrısı ve vajinal kanamaya neden olur, Tanısı ultrasonografi ve laboratuar testleriyle konur. Tedavisi bazı istisnalar dışında genelde cerrahi müdahaledir. Erken gebelik kanamalarının bir diğer nedeni de (halk arasında üzüm gebeliği de denilen) molar gebeliktir. Gebeliğin üzüm salkımı şeklinde su keseciklerine dönüşmesi sonucu oluşur. Bu durumda normal embriyo görülmez. Rahim normalden daha çok büyür ve şiddetli kanama ile kendini belli eder. Tedavisi vakum kürtaj ile gebeliğin sonlandırılmasıdır.

Dış gebelik ve mol dışında ilk 3 ayda düşük tehdidine yol açan diğer kanamaların en önemli tedavisi, embriyonun kalp atışları devam ettiği sürece mutlak yatak istirahatidir. Bunun yanı sıra düşük önleyici bazı ilaçlar, örneğin, progesteron yetersizliği düşünüldüğünde, hastaya progesteron hapları verilebilir.

B. Geç gebelik kanamaları

Gebeliğin ikinci yarısında kanamalar daha seyrek görülür. Tüm gebeliklerin yüzde 4-10 ‘unda geç gebelik kanamaları görülmektedir.

Geç gebelik kanamalarının nedenleri şunlardır:

1. Rahim ağzı yetersizlikleri

Rahim ağzının normalde kapalı olması gerekirken, çeşitli nedenlerle (tekrarlı kürtajlar, rahim ağzı operasyonları, enfeksiyon gibi) açık olması sonucu ortaya çıkan kanamalardır. Bu
durumda, gebelik kesesi de rahim ağzından çok uzak değildir ve embriyonun kalp atışları oluşmalı ve dakikada 140-160 atım hızında olmalıdır.

A. Geç gebelik kanamaları

Gebeliğin ikinci yarısında kanamalar daha seyrek görülür. Tüm gebeliklerin yüzde 4-10 ‘unda geç gebelik kanamaları görülmektedir.

Geç gebelik kanamalarının nedenleri şunlardır:

1. Rahim ağzı yetersizlikleri

Rahim ağzının normalde kapalı olması gerekirken, çeşitli nedenlerle (tekrarlı kürtajlar, rahim ağzı operasyonları, enfeksiyon gibi) açık olması sonucu ortaya çıkan kanamalardır. Bu durumda gebelik kesesi de rahim ağzından dışarı itilerek düşük veya erken doğum görülebilir. Tedavisi açık olan rahim ağzının cerrahi metotlarla dikişlerle kapatılmasıdır.

2. Plesenta anomalileri

Plesenta halk arasında bebek eşi de denen, göbek kordonu aracılığı ile bebeğin anne tarafından beslenmesini sağlayan bir organdır. Doğumdan sonra bebekle birlikte dışarı çıkartılır. Plesenta anomalileri şunlardır:

a. Plesenta Previa (plesentanın aşağı yapışması)

Plesentanın rahmin alt kısımlarına yapışması sonucu gebelik ilerledikçe rahimden ayrılması ve kanamaya yol açması durumudur, 28-30’uncu haftalardan sonra görülür. Gebeliğin sonlanmasına zaman varsa tedavisi mutlak yatak istirahati ve rahim ağzının açılmasını engelleyen ilaçların kullanılmasıdır. Gebelik sona yaklaşmışsa ve kanama fazla ise gebelik sezeryanla sonlandırılır.

b. Dekolman plesenta (plesentanın erken ayrılması)

Anne ve bebek hayatını beraber tehdit eden son derece acil bir durumdur. Plesentanın yerinden erken ayrılması sonucu ortaya çıkar. Şiddetli karın ve kasık ağrısı ile birliktedir. Karın tahta gibi sert hissedilir. Genellikle yüksek tansiyon, sigara içen gebeler ve karın travması geçirmiş kadınlarda görülür. Tedavisi acil olarak sezaryenle gebeliğin sonlandırılmasıdır.

c. Plesentanın anormal şekilde rahim adelesine yerleşmesi

Doğum esnasında ortaya çıkan bir durumdur. Plesentanın ayrılmaması veya geç ayrılması sonucu kanama ile karşımıza çıkar, Plesentanın elle veya kürtajla çıkartılması nadiren de olsa operasyon gerekebilir.

d. Eylemde Görülen Diletasyon Kanaması

Doğum eyleminin başlamasıyla birlikte rahimin açılması nedeniyle az miktarda birvajinal kanama, sümüklü bir akıntıyla birlikte gelir. Kısa bir süre sonra rahim kasılmaya ve doğum olayı gerçekleşmeye başlar. Tüm gebelik kanamaları içerisinde en fizyolojik olanıdır.

Kategoriler
Hamilelik

Benzer Konular