“Hamile olmaktan sıkıldım!”

Kadın yaşamında hamileliğin, doğumun ve anne olmanın çok farklı bir yeri vardır. Kadının üretim organlarının hamileliğe göre, ayarlanması, kadına hem ayrıcalık hem de stresli, zor bir görev yüklemektedir. Bu...
Hamile olmaktan sıkıldım

Kadın yaşamında hamileliğin, doğumun ve anne olmanın çok farklı bir yeri vardır. Kadının üretim organlarının hamileliğe göre, ayarlanması, kadına hem ayrıcalık hem de stresli, zor bir görev yüklemektedir. Bu durumla nasıl baş edeceğim diyorsanız önerilerimizi mutlaka göz önünde bulundurun…

Hamilelikten sıkıldım! Ben de bir sorun mu var?

Hayır, bu şekilde hissetmeniz kesinlikle çok normal. Birçok kadın üçüncü üç ay döneminde hamilelik dolayısıyla yorulmaya başlar ve hatta bazıları bu duyguya çok daha erken dönemlerde kapılır. Hamileliğin ilk hafta ve aylarında heyecan verici ve yeni olan her şey altıncı veya yedinci ayda oldukça yorucu gelmeye başlar. Evet artık yüzleşme vakti geldi, yatak kenarlarına doğru yuvarlanmanın, ayakta durduğunuz her an acı içerisinde sızlanmanın ve gün de 20 kez tuvalete taşınmanın heyecan verici bir tarafı kalmadı. Elbette toplu taşıma araçlarında kendinize bir yer bulmanız kolay fakat bununla birlikte hemoroitler ve mide ekşimesi gibi ufak sorunlarınız da var. Bu küçük sayılabilecek sorunlar en heyecanlı anne adayının bile parıltılı coşkusunu söndürmeye birebir.

Yine de eğer hamilelik bıkkınlığı kendini daha çok hayati fonksiyonlarınızı etkileyecek biçimde sürekli bunalım veya endişe hali şeklinde ortaya çıkıyorsa, doğum öncesi uzmanınızla görüşmenizin faydası olacaktır. Her ne kadar ruh hali çalkantıları hamilelikte yaygınsa da (özellikle adet öncesi sendromundan etkilenen kadınlar arasında), kronik olarak sıkılmış ve bitkin hissetmek depresyonun bir belirtisi olabilir. Basında daha çok doğum sonrası depresyona değinilir, oysaki kadınların en az yüzde on’u hamilelik sırasında depresyona belirtileri gösterir. Tedavi edilmeyen depresyon siz ve bebeğinizin sağlığı için iyi değildir. Neyse ki hamileliğe ilişkin pek çok depresyon durumu desteleyici terapist ve eğer gerekiyorsa anti-depresan tedavisiyle ortadan kaldırılabilir.

Diğerleriyle başa çıkmak

Fiziksel rahatsızlığınızın en üst noktasında kendinizi diğerlerinin sonu gelmeyen soruları ve yorumlarım dinlerken bulabilirsiniz.

Ve en kötüsü de fiziğiniz hakkında ki istenmeyen yorumlar ve ellerdir. Zaten fiziksel açıdan yeterince rahatsız hissetmiyormuşsunuz gibi insanların karnınıza dokunup “kocaman olmuş” demeleri sinirinizi bozabilir.

Birçok kadın değişen fiziksel durumları üzerine sohbet etmekten sıkılır. Sohbetin konusunu havadan sudan mevzular veya en son televizyon programlan gibi hamilelikle alakası olmayan konulara çevirmeye çalışın. Ailenize ve yakınlarınıza hamilelik hakkında konuşmak istemediğinizi söylemekten çekinmeyin. Zaten zamansız aşermeler yakanızı bırakmayacak ve siz de ayaklarınızı doğrudan görememeye devam edeceksiniz. En azından ailenizin yanında rahat olun.

Ayrıca ihtiyaç hissettiğinizde hava almak içinde kendinize izin verin. Her ne kadar aileniz ve arkadaşlarınız (hatta eşiniz bile) hamilelik sıkıntılannm sözlü aktarımlarından zaman zaman yorgun düşseler de, diğer hamile kadınlara bu konuda tamamen güvenebilirsiniz. Aynı dönemde ki diğer hamilelerle tavsiye alışverişini asla küçümsemeyin.

Vaktinizi iyi değerlendirin

Hayatınızdaki tüm sıkıntılara rağmen, şimdi bebekten önce özgürlüğünüzün son hafta veya aylarının tadını çıkarmanın vakti geldi. Bebeğiniz doğduktan sonra ki aylar ve yıllar boyunca kendi kendinize geçireceğiniz vakitler oldukça değerli olacak.

Bazı kadınlar günlerini yeni doğacak bebeğin gelişini planlayarak, bebek odası düzenlemeleri ve tedarikler için alışveriş yaparak veya doğum izni ve günlük bakım detaylannı not alarak geçirir. Hamileliğiniz için bir albüm oluşturmayı veya doğum öncesi partisi vermeyi, doğum öncesi sınıflarına katılmayı veya yeni masallar öğrenmeyi deneyebilirsiniz.

Bazen, yine de, bebekle ilgili her şeyden biraz uzaklaşmaya ihtiyacınız olabilir. Farklı aktiviteler planlayın, görevler edinin ve yeni bebeği olmuş bir annenin yoğun programına sıkıştıramayacağı hobileri deneyin. İşte size bazı fikirler:

  • Arkadaşlarla öğle yemeği organizasyonu düzenleyin. Bebek doğduktan sonra arkadaşlarınızın çoğuyla en az altı ay kadar derin sohbetler yapamayacağınızı unutmayın.
  • Yeni bir şeyler öğrenin. Normalde ilginizi çekmeyen kitaplara bir göz atın. Mesela bir astronomi kitabı alın ve burçlar konusunda daha fazla bilgi edinin. Belki de gece yansı öğünü esnasında bebeğinize yıldızlarla ilgili bir şeyler anlatabilirsiniz böylece.
  • Alanınızı düzenleyin. Dosyalarınızı düzenleyin, mutfak çekmecelerinde işe yaramayacak eşyaları eleyin veya fotoğraf albümlerinizi düzenleyin. Evinizde sizi fiziksel olarak zorlamayacak birçok düzenleme işi bulabilirsiniz ve bir kez anne moduna girdiğinizde bu düzenlemelere minnettar olacaksınız.
  • Kendinize bir masaj armağan edin. Doğum öncesi masaj size kendinizi yeniden doğmuş gibi hissettirecektir. Kendinizi umutsuz hissediyorsanız mutlaka masaja başvurmalısınız. En azından rahatlatıcı bir pedikür ile ayak masajı yaptırın.
  • Zaman kazandıran değişiklikler yapın. Daha yeni, düzeltmesi kolay bir saç stili için kuaförünüzden bir randevu alın, evinize yakın restoranlardan menülerini toplayın.
  • Bahçeyi düzenleyin. Bahçe düzenlemesi hamilelik sıkıntınızı atmanıza oldukça yardımcı olacaktır.Birkaç tohum, genç ağaçlar ve bitkiler ekebilirsiniz.
  • Eşinizle bağlantı kurun. Birlikte huzurlu, romantik akşam yemeklerinin keyfini çıkarın — hala yapabilirken birbirinize odaklanmayı ihmal etmeyin 0 Bambaşka bir dünyaya kaçın. Güzel, kalın bir roman seçin veya sizi bambaşka bir dünyaya taşıyabilecek birkaç film kiralayın.

Hamilelikte çalkantılı ruh hali

Son zamanlarda neden dengesizim?

Sinir ileticilerin (beyindeki kimyasal haberciler) seviyelerini belirleyen hormonel değişiklikler ile anne olmak konusunda sizi meşgul eden duyguların yoğunluğu sebebiyle hamilelik sırasında çalkantılı ruh haline girmek oldukça yaygındır. Herkes bu değişikliklere farklı şekilde tepki verir. Bazı anne adayları daha yoğun duygular yaşar, hem iyi hem kötü anlamda; bazıları daha depresif veya endişeli hisseder. Çoğu dengesizliklerin 6 ila 10 hafta civarında yoğunlaştığını, ikinci üç ayda azaldığını ve hamilelik sonuna yaklaştıkça yavaş yavaş ortadan kaybolduğunu belirtir.

Hamilelik stresli ve yorucu bir süreç olabilir. Bir gün bebek sahibi olacağınız için aşın keyifliyken aniden sizi nelerin beklediğinizi düşünmeye başlayarak endişelenebilirsiniz. İyi bir anne olup olamayacağınızı, bebeğin sağlıklı olup olamayacağını ve aile bütçesine yeni bir birey eklemenin maliyetini düşünerek endişelenebilirsiniz. Veya eşiniz ve diğer çocuklarınızın nasıl etkileneceğini düşünüp durabilirsiniz.

Her ne kadar bebeğinizi çok istiyorsanız da, bazen hamilelik ve sonrası konusunda karmaşık duygular hissedebilirsiniz. Bu durum şaşırtıcı değildir, hele ki bugünlerde ebeveynlere dair beklentileri ve henüz bebek doğmadan önce dahi başlayan stresi göz önüne alırsak. Sürekli şunu düşünüyor olabilirsiniz: Doğru kitapları mı okuyorum? Doğru ürünleri mi alıyorum? Çocuğumun gelişimini ve kendine saygısını düzgün şekilde sağlayabilecek miyim?

Yakın zamanda vücudunuz değişiyor ve kendi gözünüzde veya eşinizin gözünde cazibenizi yitiriyor olabilirsiniz. Çok kilo almış olmaktan veya vücudunuz bebeğe alan sağlamak adına daha şişman göründüğünden endişeleniyor olabilirsiniz, aynı zamanda istediğiniz veya eskiden yaptığınız kadar egzersiz yapamadığınızı da hissediyor olabilirsiniz Nihayet, hamileliğin mide ekşimesi, baş dönmesi ve sık idrara çıkma gibi fiziksel semptomları da oldukça sıkıntı verici olabilir. Bu süreçte vücudunuz ve hayatınız üzerindeki kontrolünüzü kaybetmiş gibi hissetmeniz çok doğal. Tüm bu endişeler duygularınızı bir tür dengesizliğe sevk edebilir.

Dengesizliklerimi nasıl kontrol edeceğim?

Kendinize duygusal çalkantıların bu süreçte çok normal olduğunuz hatırlatmaya çalışın. Bilinçli bir şekilde kendinizi yönlendirmeye çalışmak bu çalkantılı zamanlarda dengenizi bozmanıza engel olacaktır.

  • Sakin olun. Bebek gelmeden önce yapabildiğiniz kadar acele etmeden hafif ev işleriyle ilgilenin. Bebek odasının duvarlarına bir şeyler asmak, dolapları düzenlemek veya doğum iznine ayrılmadan önce biraz fazla mesai yapmayı düşünebilirsiniz. Yapacaklar listenizi hazırlayın. Bebeğinizin bakımında en önemli kısım kendinizi şımartabilmenizdir.
  • Eşinizle bağ kurun. Nasıl hissettiğinizi ve onu hala çok sevdiğinizi eşinize hissettirmeniz kişisel öfke patlamalarına engel olacaktır. Birlikte yeterince vakit harcadığınızdan ve ilişkinizi beslediğinizden emin olun. Mümkünse birlikte tatile çıkın. Şimdiden bağlantınızı güçlendirin böylece bebek geldikten sonra ikiniz tek vücut olabilirsiniz.
  • Kendinizi iyi hissettirecek bir şeyler yapın. Bu siz ve eşiniz için Özel baş başa vakit geçirmek anlamına gelebilir. Veya sadece kendiniz için tek başınıza bir şeyler yapmak olabilir: Şekerleme yapın, yürüyüşe çıkın, doğum öncesi masaj yaptırın, veya bir arkadaşınızla film seyredin.
  • Konuşun. Gelecek endişeleriniz konusunda anlayışlı arkadaşlarınızla konuşun. Endişelerinizi dile dökmek genellikle ortadan kaybolmalarını sağlayacak veya çözüm bulmak için size farklı anlayışlar kazandırabilir. Siz ve eşiniz arasındaki iletişim çizgilerini rahat ve açık tutun. Bunun iki yönlü bir yol olmasını sağlayın. Duygularınızı dile dökmenize ek olarak eşinizin de duygularım dile dökmesine izin verin.
  • Stresinizi kontrol edin. Hayatınızda beklenmeyen durumlar oluşmasına izin vermek yerine baskıyı azaltmak için yollar arayın. Uykunuzu alın, iyi beslenin, egzersiz yapın ve biraz eğlenin. Hayatınızdaki stresin kaynaklarını tanımlayın ve yapabileceklerinizi değiştirin, örneğin yapacaklar listenizi tamamlayın. Eğer bütün bunları yaptıktan sonra dahi endişelerinizden kurtulamadığınızı düşünüyorsanız, hamilelik yoga sınıfına katılın, meditasyon uygulayın veya diğer rahatlama tekniklerini uygulayın veya profesyonel bir danışmandan yardım alın.

Bu halimi düzeltemezsem ne olacak?

Eğer çalkantılı ruh halim iki haftadan ıızıın sürerse ve düzelme göstermezse, sağlık danışmanınıza bundan bahsedin ve bir danışmana yönlendirmesini rica edin. Siz de hamileliği esnasında ılımlı depresyonla başa çıkması gereken yüzde onluk anne adayları arasında olabilirsiniz. Sık sık sinirli veya endişeli olduğunuzu fark ettiyseniz, bir çeşit kaygı bozukluğundan muzdarip olabilirsiniz.

Son olarak, eğer çalkantılı ruh haliniz daha sık ve yoğun şekilde kendini göstermeye başlarsa, bipolar bozukluğu baş göstermiş olabilir.

Bu durumlardan birine sahip olduğunuzdan şüpheleniyorsanız, hamileliğiniz sırasında bunların tedavisi için profesyonel yardım almanız hayati önem taşır. Araştırmalar tedavi edilmeyen duygusal problemlerinin bebeğin fiziksel sağlığını etkilediğini ve erken doğum riskini ve doğum sonrası depresyon riskini arttırdığını göstermektedir. Psikoterapi ve ilaç tedavisi bu durumların tedavisinde oldukça etkilidir böylece siz ve bebeğiniz hamileliğiniz ve sonrasında sağlıklı ve mutlu olabilirsiniz.

Kategoriler
Hamilelik

Benzer Konular

  • Hamilelikte düzenli uyku

    Hafta Hafta Gebelik

    Gebelik, 9 ay 10 gün yani 40 haftalık süreci kapsayan bir dönemdir. Hamile olduğunu öğrenen kadınlar bundan sonraki süreçte son derece dikkatli olmalıdır. Hafta hafta gebeliklerini takip etmeli ve...
  • Hamile Kalmamak İçin 7 En Efektif Metod

    Hamilelik Belirtileri?

    Hamilelik belirtisinin en önemli etkeni adet gecikmesidir. Fakat bu gecikme gebe kaldığınız anlamına da gelmemektedir. Adet gecikmesinin bir çok sebebide vardır. Bunlar, Yaşam tarzınızın, iş, stres, Beslenme, psikolojik sorunlar...
  • Hamilelik Değişimleri

    Gebelik Belirtileri?

    Çocuk sahibi olmak hemen hemen tüm kadınların en büyük hayallerinden biridir. Okullarda, parklarda ya da başka yerlerde küçük çocuk gördüklerinde imrenirler ve çocuk sahibi olmak isterler. Bazıları bu emeline...
  • Narahat ana

    Narahat Ana

    Çoğu zaman annenin kaygısı çocuğun bakımının arkasında gizlidir ve bazen bu endişe büyük bir boyuta ulaşarak çocuğun gelişimini tehdit eder. Bir kadında anksiyete hamilelik sırasında başlar ve bazen çocuk...