Halki’nin şartı Batı Trakya

İstanbul Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos’un Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması ve cemaatinin sorunları ile ilgili yaptığı açıklamaların ardından geçtiğimiz günlerde bir dizi yeni açıklamalara şahit olduk. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve...
Heybeliada Ruhban Okulu

İstanbul Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos’un Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması ve cemaatinin sorunları ile ilgili yaptığı açıklamaların ardından geçtiğimiz günlerde bir dizi yeni açıklamalara şahit olduk.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ruhban Okulu’na karşılık olarak Batı Trakya’yı gündeme getirdiler.

Hemen hatırlatalım, AK Parti iktidarının Batı Trakya bağlantılı açıklamaları esasında yeni değil. Yeni olan, AK Parti döneminde Ruhban Okulu meselesinin hallolacağını düşünen Patriğin, eleştirel anlamda ilk defa sorunu kamuoyu önünde açık bir şekilde dile getirmesi. AKP’nin iktidar olduğu dönemde bu ilk kez oluyor. Oysa Patrik daha önce sorunlarını hükümet yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde iletiyor ve basına yaptığı açıklamalarda, “Ruhban Okulu dahil sorunların çözümü yolunda olumlu sonuçlar beklediğini” dile getiriyordu. Fakat bu sefer öyle olmadı…

AK Parti döneminde sık sık dile getirilen Ruhban Okulu’na karşılık Batı Trakya Türk Azınlığı hatırlatması, Yunanistan’da Yeni Demokrasi (ND) partisinin hükümet olduğu dönemde de söyleniyordu, PASOK partisi iktidar olduktan sonra da dile getiriliyor. Yunanistan tarafından akis bulmadıkça da, daha çok söylenecek gibi. Çünkü Yunanistan, Batı Trakya konusunu Türkiye ile müzakere edilecek bir konu olarak görmüyor. Yunan yetkililer defaatle, “Batı Trakya’daki Müslüman azınlıkla, yani Yunan vatandaşları ile ilgili meseleleri Türkiye ile görüşmeyeceğiz” diyorlar. İş bu noktada düğümlenince, ellerinden hiçbir şey gelmeyen iki yakadaki azınlıklar, Türkiye ile Yunanistan’ın hep aynı nakarat sayacağımız açıklamalarını dinleyip duruyorlar maalesef.

Bakınız 2003’ten bu yana söylenenlerden sadece birkaçı şunlar:

– Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Ruhban Okulu konusunda Yunanistan’ın da Batı Trakya Türk Azınlığı ile ilgili açılımda bulunmasının iyi olacağını dile getirdi. (Milliyet, 08.08.2003)

– Erdoğan, Ruhban Okulu’nun açılması isteği üzerine “Yunanistan’dan da, Batı Trakya’da Türk Azınlığa ilişkin adım bekliyoruz” dedi. (Milliyet, 27.09.2003)

– Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Ruhban Okulu’na mukabil Yunan hükümetinden Batı Trakya Türk Azınlığı ile ilgili bir adım atmasını dile getirdi. (Milliyet, 11.11.2003)

– MGK’da Ruhban Okulu’nun açılması için Türkiye ile Yunanistan arasında mütekabiliyet ilkesinin gözetilmesi dile getirildi. (Birgün, 18.06.2005)

– Erdoğan, Ruhban okulu konusunda Batı Trakya Türklerinin durumunu hatırlattı (Milliyet 08.12.2009)

– Erdoğan, Ruhban Okulu konusunda, “Batı Trakya’daki Türk azınlığımızın Yunanistan hükümetinden talepleri de göz önünde bulundurulmalıdır” dedi. (Milliyet, 04.01.2010)

– Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Heybeliada Ruhban Okulu konusunda Batı Trakya’yı kastederek, “Eğer orada çok büyük sorunlar söz konusu olursa, o zaman siz yapmayı çok arzu ettiğiniz şeyi yapamaz duruma gelebiliyorsunuz” dedi. (CNNTÜRK, 04.01.2010)

– Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Dimitris Druças, Erdoğan’ın sözlerine cevap verdi. Druças Batı Trakya’yı kastederek, “Müslüman azınlıkla yani Yunan vatandaşları ile ilgili meseleleri Türkiye ile görüşmeyeceğiz” dedi. (azınlıkça 09.12.2009)

Karşılıklı olarak yüzlerce defa tekrar edilen bu açıklamalardan sonra aklıma takılmıyor değil hani,

1) Ruhban Okulu, mütekabiliyet prensibi çerçevesinde Batı Trakya Türk Azınlığı’na yapılan haksız bir uygulamadan dolayı mı kapatıldı da, Türk yetkililer Batı Trakya şartını ısrarla öne sürüyor?

2) Türkiye’nin Lozan Anlaşması’ndan doğan hiçbir hak ve yükümlülüğü yok mu ki, Yunan yetkililer Batı Trakya Müslüman Azınlığı ile ilgili hiçbir meseleyi Türkiye ile görüşmeyeceklerini söylüyor?

EVREN DEDE

Kategoriler
Gündem

Benzer Konular