“Gökkuşağı Renklerini Yiyin”

Yıllardır sağlıklı yaşam için önerilerde bulunuyor. ‘Dr. Oz show’da en sağlıklı AMERİKALIYA 1 milyon dolar veriyor. ŞİMDİ DE türkleri ideal kiloya ulaştırmaya kararlı. önümüzdeki sezon, BURADA DA para ödülü...

Yıllardır sağlıklı yaşam için önerilerde bulunuyor.

‘Dr. Oz show’da en sağlıklı AMERİKALIYA 1 milyon dolar veriyor. ŞİMDİ DE türkleri ideal kiloya ulaştırmaya kararlı. önümüzdeki sezon, BURADA DA para ödülü vermeyi düşünüyor. CEBİNDE MEZURA İLE DOLAŞAN DR. mehmet ÖZ, sağlık bakanlığı ile iş birliği yaparak obeziteye savaş açtı.

dr. mehmet öz

Kısa süre için geldiği İstanbul’da buluşmak için sözleştiğimiz Reina’da, istisnasız herkesin gözü onun üzerindeydi. Gayet şık ve fit görünüyordu. Oysa birkaç ay önce çıkan “Kanser oldu” haberi, sağlıklı yaşam için önerilerini dinleyenleri şoka uğratmıştı. Öyle ya, “Şunları yiyin uzun yaşayın”, “Bu formülleri uygulayın zayıflayın” diyen biri bile bu hastalığa yakalanabiliyordu. İlk sorum elbette sağlığına yönelik oldu.

“SEVDİĞİM SPORLA FORM TUTUYORUM”

Foto muhabirimiz Çağrı, sizin iki yıl önce de fotoğrafınızı çekmiş. Geçen sürede çok zayıfladığınızı söylüyor.

Basketbol oynamaya başladım. Top yüzüme gelir ya da birinin eli çarpar diye yıllar önce bırakmıştım, ama yeniden başladım. İki yıl önce ‘NBA All star’ maçlarını izlemeye başlayınca, basketbola yeniden döndüm. Zaten evimde bir basketbol salonu var, sevdiğim sporu yaparak form tutuyorum.

Sağlık durumunuz nasıl?

İyi. Polip çıkmıştı, temizlendi. İhtiyarlıyorum, ama sağlık durumum iyi.

Kaç yaşındasınız?
52.

Yaşınızı göstermiyorsunuz, iyi görünüyorsunuz.
Sen kaç yaşındasın?

40.

Bir yerini incittiğinde bir haftada iyileşirsin, ama 52 yaşında bu süre iki, üç haftaya kadar çıkabiliyor. Bunun önüne geçebilmek için her sabah esneme hareketleri yapıyorum. Düzenli esneme, küçük kazalar sonucu yaşanan yaraların daha hızlı iyileşmesini sağlıyor.

“ŞİŞMANLIK, AÇLIK ORANINI GEÇTİ”

Yedi ölümcül hata, beş önemli konu gibi önerileriniz var. Bunlar Türk kadınları için mi geçerli sadece?
Hayır, tüm dünyadaki kadınlar için geçerli. Bir ay önce Paris’e Expo başvurusu için gittik. Uçakta Sağlık Bakanı Recep Akdağ da vardı. Ülkemiz insanlarının üçte biri şişman, üçte birinin yağlı olduğunu söyledi. Türklerin bu kadar kilo aldığını bilmiyordum. Tüm dünya değişiyor. Şovum 112 ülkede izleniyor ve ben bu ülkelerin çoğunu gezdim. Benzer durumu o ülkelerde de gözlemledim. Son yıllara dek en büyük sorun, insanların açlık yüzünden ölmesiydi. Ama şimdi değişti, şişmanlıktan ve diğer toksik (kolesterol, diyabet, şeker hastalığı, sigara vb.) nedenlerle yaşanan ölümlerin oranı hızla artıyor.

“Halkı nasıl ikna edeceğiz?”

Sağlık Bakanlığı da obeziteye karşı çalışmalar başlattı. Bu konuya ilişkin bakanlıkla işbirliğiniz, ortak projeniz var mı?

Var. Bakanla konuştuk, televizyonlarda gösterilmek üzere obeziteye ve kalp sağlığına ilişkin kamu spotu hazırlayacağız. Bakanla konuşurken, özellikle “Halkı nasıl ikna edeceğiz?” sorusu üzerinde çok durduk. “Konuyu keyif verecek şekilde işlersek, ayrıca hayatının nasıl değişeceğini anlatabilirsek, halk kendine güvenmeye başlar ve değişir” diye düşünüyorum. Doğru yolu kolaylaştırmamız gerekiyor. Eğer doğru yol zorsa, kimse ikna olmaz ve yapmaz.

Nasıl kolaylaşacak?
Bu sofrayı göstererek (fındık, fıstık ve meyve tabaklarını işaret ediyor). Bunlardan ne kadar yiyebilirsen ye, kilo almazsın. Mesela fındık; yüzde 85’ini hazmedebiliyorsunuz. Yüzde 15 kalori düşüklüğü oluyor. Doğal besinler tüketildiğinde, o yiyecekler vücuda girdiğinde kendinizi tok hissediyorsunuz. Böyle beslenirseniz ister istemez kilo verirsiniz ya da kilonuzu korursunuz. Araya baklava, makarna, beyaz ekmek girince farklı bir durum oluşur.

Şunu merak ediyorum; çoğu kişi şişman olduğunu kabul etmiyor. Onları nasıl ikna edeceksiniz?
Bununla ikna edeceğiz (cebinden çıkardığı mezurayı gösteriyor). Bel çevresi kalınlığı, boy uzunluğunun yarısını geçmemeli. Ölçü alırken, mezura, göbek deliğinin hemen altına konularak ölçülmeli. Ortalama, kadınlar 80, erkekler 90 santimetreyi geçmemeli. Geçiyorsa, şişmansın. Bu bölgedeki yağlar önemli. Şişman bir kalça, aslında hayatına negatif etki etmez, yaşlandırmaz, ama batın etrafındaki yağlar çok toksiktir.

“Kadınlar sağlığına daha düşkün”

“Türkiye’de kadınları ikna ederseniz, erkekler de peşinden gelir” diye düşünüyorum. Doğru mu?
Doğru. Dünyanın her yerinde böyledir. Zaten kadınlar, erkeklere oranla sağlığına daha düşkündür. Regl olduklarında, vücudun çok farklı olduğunu düşünebiliyorlar, ama erkeklerde böyle bir şey yok. Çocuk doğurmak da kadınları aynı düşüncelere itiyor. Bu nedenle sağlıklarına daha fazla önem veriyorlar.

Programlarınızda da gördüğüm kadarıyla kadınlarla aranız iyi. Aynı anda onlarca kadınla diyalog kurabiliyorsunuz. Nasıl başarıyorsunuz?
Ailemin yarısı Erenköy, yarısı Ataköy civarında. 25 kuzenim var, tek erkek ise benim. Düşünebiliyor musun? (Gülüyor) Benim de üç kızım ve bir oğlum var. Oğlum da ailede tek erkek. Bu kadar çok kadının arasında hayatımı geçirince onları anlamaya başladım herhalde.

İnsanları zayıflatmaya, ideal kilolarına ulaştırmaya çalışıyorsunuz. Sizin önerilerinizi okurken veya dinlerken hep kendi kendime gülüyorum; çünkü söylediklerinizin hemen hepsini yapıyorum, ama ben de kilo alamıyorum. Öğün atlamıyorum, aralarda bir şey yemiyorum, akşamları çerez vs. yiyorum.

Sigara kullanıyor musun?
Evet.

Sigara kullananlar kolay kolay kilo alamazlar. Sigara kullanan kadınların çoğu, kilo alma korkusu nedeniyle bırakmıyorlar. Haklılar da. Çünkü sigara, vücudun daha hızlı çalışmasını sağlıyor. Ama sigara bırakılır ve bir hareket sistemi kurulursa, ideal kiloya ulaşılabilir. Buna sen de dâhilsin.

Özellikle kadınların beslenme konusundaki en zayıf noktası nedir?
Kendilerini biraz depresif hissettiklerinde, beyaz ekmek ve şekerli besinler yemek istiyorlar. O zaman kendilerini daha iyi hissediyorlar. Ben, o beyaz ekmeğin yerine fındık, fıstık, elmayı öneriyorum. Gökkuşağı renklerini yiyebilirsen, vücut bunun etkisini hemen hisseder ve seni korumaya başlar. Özellikle kadınlar genellikle beyaz yiyecekleri arıyor ama bu yanlış.

“1 milyon dolar da benden”

ABD’deki programınızda en sağlıklı kişiye 1 milyon dolar ödül veriyorsunuz. Bu fikir nasıl doğdu?
“Kendinizi 1 milyon dolar gibi hissediyorsanız, 1 milyon dolar da ben veriyorum” düşüncesinden ortaya çıktı. Ödülü en hızlı kilo kaybeden değil, en sağlıklı kişiye veriyoruz. Ödül için 2 milyon kişi başvurdu, herkes internet ve cep telefonlarından oy kullandı. 50 yaşında bir erkek kazandı. 35 kilo zayıfladı, yüksek tansiyonu, kolesterolü, şekeri yendi. Bu nedenle seçildi.

“Beş binden fazla ameliyat yaptım”

Türkiye’deki programınızda buna benzer bir ödül sistemi düşünüyor musunuz?
Düşünüyorum. Ama bunun için her hafta Türkiye’de olmam gerekiyor. Bu şimdilik imkânsız. Bunu benim yerime bir başkasının yapması gerekiyor. Formül üzerinde düşünüyoruz.

Sizin için hangisi daha ön planda? kalp cerrahlığı mı yoksa TV şovu mu?
Birinci sırada kalp cerrahlığım gelir. Kalp cerrahisinde, kendimi uçak kullanan pilot gibi hissediyorum. Çünkü orada aletler var, ekip var, cihazlar var, dikkat var. Bunu yaparken en önemli konu, hepsini bir araya getirebilmek. Aslında TV programı da buna benziyor. İnsanlar, stüdyolar, direktörler, kameralar; hepsi bir arada.

Televizyonculuk kimliğiniz ile doktorluk çakışıyor mu? Yoksa bir şekilde birleştiriyor musunuz?
Birleştirmeye çalışıyorum, her perşembe günü ameliyathanede olurum. Hastanede kimseyle fotoğraf çektirmiyorum. Ameliyathanede bulunmak, doktorluk yapmak iyi geliyor. Bana enerji veriyor. Ama evet, televizyon şovu ile doktorluk bazen çakışıyor. Hastayı ameliyat ettikten sonraki gün yanına gidemiyorum. Böyle bir çelişki de yaşıyorum.

Bugüne kadar kaç ameliyat yaptığınızı bi liyor musunuz?
Beş bini geçti. Bir ara, ABD’nin en fazla kalp nakli yapan doktoruydum. Yılda yaklaşık 120 nakil yapıyordum.

Sağlıkla ilgili YEDi GÜNAH

No.1

Sabah esneme hareketleri yapmamak:
Esneme hareketlerinin kalp krizi riskini azaltma, stresi hafifletme ve kan dolaşımına yardımcı olma gibi birçok faydası var.

No.2
Sabah kahvaltısını ihmal etmek:
Günün en önemli öğünü, hiç kuşkusuz kahvaltı. Öğün olarak atlamanın birçok negatif sonucu var.

No.3
Geç kalmak:
Bir yere geç kalmak, stresi artırır. Kronik inflamasyona (kızarıklık ve iltihap) ve yüksek tansiyona sebep olabilir. Yıllar geçtikçe kalp kasları kalınlaşabilir, bu da yaş ilerledikçe birçok sağlık problemine yol açar.

No.4
Bilinçsiz beslenme:
Özellikle iş yerlerinde birçok kişi öğleden sonra saat 15 civarında bir şeyler atıştırma ihtiyacı duyar. Bu atıştırmalık, genelde kalori yüklü olup bilinçsiz yeme kategorisine girer. Vücudumuza ne aldığımızı düşünmeden yenilir ki bu da kilo alımına neden olur.

No.5
Çok fazla oturmak:
İstatistikler, iş yerinde her oturduğumuz saatin ölüm oranını yüzde 11 artırdığını gösteriyor. Tüm gün, oturduğunuz süre içinde 30 dakikalık bir aktivite zamanı yaratın.

No.6
Aile ve arkadaşlardan kopmak:
Arkadaşlardan kopuk yaşamanın birçok sonucu var. Sevdiklerinizden izole yaşamak, stres kaynağıdır ve stresle sağlıklı ve yapıcı bir şekilde baş etmenizi engeller.

No.7
Düzensiz uyku:
Belirli bir uyku saati düzenine ve ritüeline sahip olmamak, kalitesiz ve yetersiz bir uykuya sebep olur. Bu durum diyabet hastası olmakla eşdeğerdir.

Sağlık İÇİN YEDi ADIM

No.1
Yola bir arkadaşla çıkın: Yapılan araştırmalar, kilo kaybeden ve uzun vadede kilosunu koruyan kişilerin grup olarak kilo kaybedenler olduğunu gösterdi.

No.2
Vücut kitle indeksini hesaplayın:
Kanser, diyabet, felç ve kalp krizi riski, vücut kitle endeksi (VKİ) ile orantılıdır. VKİ’nin formülü şöyle:
A(ağırlık)/B(boy)= kg/m2
21-23 arası ideal, 25’i geçerse tehlikeli, 30’u geçerse çok tehlikeli.

No.3
Düzenli doktora görünün:
Doktorunuzla düzenli bir diyaloğunuz olursa, onunla kilo probleminizi sorun oluşturacak boyuta gelmeden konuşabilirsiniz. Kan basıncı (tansiyon), kolesterol ve glikoz rakamlarının doğru oranlarını öğrenip, doktorunuza sorun.

No.4
Daha fazla uyuyun:
Uyku azlığının, kilo almada ve enerjinizi azaltmada önemli ve gizli bir faktör olduğunu biliyoruz.

No.5
Aile geçmişinizi öğrenin:
Bu tamamen koruyucu hekimlikle ilgili. Eğer ailenizde sık görülen hastalıkları bilirseniz, hayat koruyucu tarama yöntemlerini geç kalmadan yaptırabilirsiniz.

No.6
Stresle baş etmeyi öğrenin:
Stres, kilo almada önemli bir faktör. Stresinizi yönetebilecek yeni ve pratik yollar öğrenin. Stres, abdominal yağ (karın yağları) oluşumuna sebep olan nöroendokrin sistemini etkileyebilir. Dolaylı olarak stres, çok fazla yağlı ve şekerli gıda tüketimine ve hareketsizliğe neden olur. Derin nefes alma egzersizleri ve kendiniz için beş dakika sessiz bir ortam yaratmanız stresle baş etmede yardımcı olacaktır.

No.7
Yeni egzersiz alışkanlıkları edinin:
Haftada beş kez, günde 30-60 dakika arasında yapılan tempolu yürüyüş, kalp hastalıkları riskini yüzde 40 azaltır. Bu aktivitenin günlük rutininizin bir parçası olmasını sağlayın.

RAMAZAN’DA NASIL BESLENMELİ?

“Ramazan’da kötü ve sağlıksız beslenilirse kilo alınır. İftarda taze meyve ve sebze yenmeli. Böylece vücuda gıda alımını düzenleme şansı vermiş olursunuz. Vücudun yemek yendiğinin farkına varması 30 dakikayı buluyor. Bu süre meyve ve sebze ile değerlendirilirse, aşırı yemekten kurtulmuş olursunuz.

Oruçtan 12 saat sonra metabolizma yüzde 40 yavaşlar. Yani her zamanki normal gıda alımı bile kilo almaya sebep olabilir.

Sahurda, sıcak yaz günlerinde, ihtiyaç duyulan tuz ihtiyacını karşılamak için bol sıvı alın. Süt yağı, oruç tutarken rahatsızlık verebilir. Bu nedenle ayran, bu dönemde benim favori içeceklerimden biri. Karpuz ve salatalık gibi sıvı içeren gıdalar, oruç tuttuğunuz uzun sıcak yaz günlerinde vücudun susuz kalmamasına yardımcı olacaktır.”


KİLO ALDIRAN BEŞ BÜYÜK HATA

No.1
Gazlı DİYET içecek tüketmek:
Gazlı diyet içecekler, yapay tatlandırıcı içerir. Bu nedenle vücudunuzun tatlı ihtiyacını karşılamaz. Yerine, bir bardak maden suyunun içine limon veya misket limon ekleyerek için.

No.2
Çok fazla kalori azaltmak:
Beslenmenizden çok fazla kalori azaltmak, aslında sizi şişmanlatır. Haftada 500 gram kilo vermek için beslenmenizden haftalık 3 bin 500 kalori kesmeniz gerekir.

No.3
Makarna üzerine eklenen yağ ve soslar:
Makarna şişmanlatmaz. Kilo aldıran şey, yenilen miktar ve üzerine eklenenlerdir. Makarnanın üzerine bir çorba kaşığı zeytinyağı ve biraz tuz ekleyebilirsiniz.

No.4
Akşamları fazla yemek:
“Akşam saat 20’den sonra hiçbir şey yememeyi bir kural haline getirin” demiyorum. Ama akşamları fazla yenmemeli. Ayrıca size kilo aldıran yemek saatiniz değil, alınan kalori miktarının fazla olmasıdır.

No.5
Yağı azaltılmış gıdaları tüketmek:
Besinden yağ oranı düşürüldüğü zaman tadı azaldığı için, ekstra şeker veya kimyasallar ekleyerek, tadı geri kazandırılmaya çalışılır. Bu katkı maddeleri, tam yağlı yiyeceklerden daha fazla şişmanlatır.

KiLO VERDiREN üç MUCiZE ÖNERi

Kilo verme programı uygulayanlar, bir süre sonra kilo verememeye başlar. Bu nedenle çoğu kişi programı sonlandırır. Bu duraksama, genellikle rejimin ilk ayından sonra olur. Daha az kalori ve daha çok egzersiz gerçeğine alışan vücut tembelleşmeye başlar. Ancak, bu problemi çözmek için uygulayabileceğiniz etkili yöntemler var.

No.1
Güne bu karışımla başlayın:
Süzme yoğurt, muz, çilek, tatlandırılmamış Hindistan cevizi, çekilmiş keten tohumu ve benim gizli malzemelerinden biri; matcha yeşil çay tozu (pudrası). Bu karışımı yedikten sonra güne yağsız protein ve iyi yağlarla başlamış olacaksınız.

No.2
Kalori alımını sabit tutmayın:
İstikrarlı bir şekilde rejime devam ediyor olabilirsiniz, ancak her gün aynı miktarda kalori almak, kilonuzun aynı yerde kalmasına neden olabilir. Örneğin, vücudunuz kendini günde bin 200 kaloriye alıştırır ve zayıflamayı durdurur. Kilo vermeye devam etmek için, aldığınız kalori miktarını çeşitlendirin.

No.3
Suyu ‘yiyin’:
Yapılan son bir araştırma, su içeren yiyecekleri tüketen kadınların ilk altı ayda düşük yağ diyeti uygulayan kadınlardan yüzde 33 daha çok kilo verdiğini gösterdi. Hem su açısından zengin hem de besin değeri yüksek yiyecekleri tercih edin. Kavun gibi meyveler ve kereviz, yeşil marul gibi sebzeler bol miktarda su ve vitamin içerir. Düşük sodyumlu et suyundan yapılan çorbalar da iyi bir seçenek olabilir. Bol su içeren besinleri tüketerek aslında hem daha çok yiyecek tüketmiş hem de aynı zamanda kaloriyi azaltmış olursunuz.


BU KAHVALTILIK KARIŞIM ZAYIFLATIYOR

Her zaman yaptığınız kahvaltı yerine, güne, metabolizma hızlandırıcı karışımla başlayın. Böylece yağlarınızla mücadeleye hem erkenden başlar hem de enerjik olursunuz.

Malzemeler
– Yarım su bardağı az yağlı süzme yoğurt
– 1 muz
– Yarım su bardağı çilek
– Bir tutam tatlandırılmamış Hindistan cevizi
– Çekilmiş keten tohumu (istenilen miktarda)
– Bir tutam matcha yeşil çay tozu (pudrası)

PORSiYON AYARLAMA REHBERi
Uygun porsiyon ölçüsü yaşa, cinsiyete, hareketliliğe ve vücut kitle endeksine göre ayarlanıyor. Aşağıda verdiğim süt ürünleri, protein, sebze, meyve, tahıl, şeker ve yağı her gün belirttiğim oranda kullanırsanız, daha sağlıklı bir vücuda sahip olursunuz:

Süt ürünleri
(Süt, yoğurt ve peynir) Günde üç su bardağı tüketin.

1 su bardağı süt
45 gram peynir
Yarım su bardağı dondurma
Püf noktası: Yağsız veya az yağlı (yüzde 1) süt, yoğurt veya peynir tüketin. Az yağlı ve yağsız süt ürünleri tam yağlı süt ürünleriyle aynı miktarda kalsiyum, protein ve D vitamini içerir, ama daha az yağ, doymuş yağ ve kalori var.

Protein
(Balık, kümes hayvanları,kuruyemiş, yumurta ve baklagiller) Günde 140-184 gram tüketin.

56-85 gram tavuk
1/4 su bardağı kadar badem
2 yemek kaşığı yerfıstığı ezmesi
Püf noktası: Sosis, sucuk gibi işlenmiş etler yerine yağsız eti veya kümes hayvanlarını tercih edin. Yağsız etlerin besleyici değerleri daha yüksektir. Kas ve kemikleri güçlendiren, enerjiyi artıran, vücudun metabolizmasını düzenleyen ve kan dolaşımında oksijen taşıyan alyuvarların oluşumuna yardımcı olan demir, magnezyum, çinko, B vitaminleri gibi gerekli besin maddelerini içerirler.

Sebze
Günde 2-3 su bardağı tüketin.

1 orta boy patates
12 bebek havuç
1 su bardağı brokoli veya herhangi yeşil sebze

Meyve
Günde bir buçuk, iki su bardağı boyutunda tüketin.

1 orta boy elma
Yarım su bardağı çilek
Yarım su bardağı üzüm
Püf noktası: Öğünlerde, yemeğin yarısı çeşitli meyve ve sebzelerden oluşmalı. Lif, A, C, E vitaminleri bakımından zengin meyve ve sebzeler, sindirim borusunda yağ birikintilerini yok ederek, vücudu arınd ıran antioksidanlar içerir. Bu vitaminler, serbest radikallerin hücrelere zarar vermesine engel olur.

Tahıllar
(Ekmek, gevrekler, pirinç ve makarna) Günde 140-226 gram tüketin.

1 dilim ekmek
1 simit
Yarım su bardağı pirinç/makarna
Püf noktası: Tahılların yarısı esmer pirinç, yulaf ezmesi, tam buğday ekmeği, kepekli gevrek gibi tam tahıllardan oluşmalıdır. Tam tahıllı ürünlerde bulunan lif, hastalıklarla savaşır, sindirimi güçlendirir. Aynı zamanda kolesterolü düşürmeye, atıkların sindirim borusundan aşağıya aktarılmasına ve kan pıhtılarının oluşumunu engellemeye yardımcı olurlar.

Şeker ve yağ
Günde 5-7 çay kaşığı kadar tüketin.

1 tatlı kaşığı tereyağı
2 yemek kaşığı salata sosu
1 yemek kaşığı mayonez
Püf noktası: Yemeklerinize çeşni koymayı kısıtlamaya çalışın, ama bu grubu tamamen ihmal etmeyin. Zeytin, kanola ve badem yağları düşük oranda doymuş yağ içerirler ve hem kalp krizi riskini azaltmaya yardımcı olan hem de kolesterol ve kan şekeri seviyelerini düzenleyen tekli doymamış yağlar bakımından zengindirler.

 

CEMAL SUBAŞI
Çağrı Kılıççı

Kategoriler
BeslenmeRöportajSağlık
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Kansere karşı meyve ve sebze

    Kansere karşı meyve ve sebze

    Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü’ne göre, ABD’deki kanser ölümlerinin yüzde 35’i, yüksek miktarda yağ ile az miktarda sebze ve lif içeren beslenme tarzından kaynaklanıyor. Günde 4 ya da 9 porsiyon...
  • Ramazanda Sağlık

    İftarı 3’e bölün

    Ramazanda Sağlık Bu Ramazan öyle pastırmalı, sucuklu mükellef bir iftar sofrası hayal etmeyin. Zira sofra ne kadar zenginleşirse, sağlığınız o kadar fakirleşebilir! Bu nedenle iftar sofrasında her şeyi küçültmek...
  • Phytonutrients (Fito-besinler)

    Phytonutrients (Fito-besinler)

    Beslenme bilimi gelişmeye devam ettikçe önem kazanan bir bileşik sınıfı fitobesinler (phytonutrients) dir. Fitobesinler, meyve, sebze ve diğer bütün besinlerde bulunan, sağlığın korunması ve hastalıkların önlenmesinde etkin rol oynayan...
  • Fito-Österojenlerin Biyokimyası

    Fito-Österojenlerin Biyokimyası

    Pek çok “batı tipi” hastalığın gelişmesinde beslenmenin önemli yer tuttuğu uzun süredir bilinmektedir ve çalışmalar çeşitli toplumlarda hastalıkların gelişiminde beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzının büyük önemi olduğunu ortaya çıkarmaktadır....