Giysilerim New York´ta İsmimle Satacak

Son koleksiyonuna “Irony” adını veren Cengiz Abazoğlu farklı bir heyecan yaşıyor çünkü giysileri kısa bir süre sonra New York´ta bir butikte satılmaya başlanacak. Lüks hazır giyim olarak hazırladığı giysiler...

Son koleksiyonuna “Irony” adını veren Cengiz Abazoğlu farklı bir heyecan yaşıyor çünkü giysileri kısa bir süre sonra New York´ta bir butikte satılmaya başlanacak.

Lüks hazır giyim olarak hazırladığı giysiler sokak kültürüyle şıklığı bir araya getiren Abazoğlu´nun amacı kadınları özgür bırakmak, kendi modalarını yaratabileceklerini göstermek.

Cengiz Abazoğlu

Her şey geçen eylül ayında Cengiz Abazoğlu´nun Yunan adalarına yaptığı gezi sırasında başladı. Bir restoranda otururken, kapıdan giren iki kişi dikkatini çekti. İçeriye girenler çok güzel bir çiftti. İkisinin de saçları punk şeklinde kesilmişti. Ama kıyafetleri… İşte asıl dikkati çeken onlardı. Punk saçların altına giydikleri kıyafetler ünlü markaların en güzel giysileriydi. Trendi yansıtıyordu ve çok güzel kombinlenmişti. İşte Abazoğlu´nun kafasında o an yeni koleksiyonu şekillendi ve ismi de ortaya çıktı: Irony…

Restoranda gördüğüm çiftin bende düşündürdükleriyle koleksiyonumu yaratmaya başladım. Sokak kültürüyle şıklığı bir araya getirmişlerdi. Ben de 80´li yılların bu sert sokak kültürünü, haute couture kültürüyle bir araya getirip, ironi yaratmak istedim. Aslında bunun bir mesajı da var. Kadınları özgür bırakmak, modanın kalıpları içerisinden sıyrılmalarını sağlamak ve kendi modalarını kendilerinin yaratabileceklerini göstermek… Artık kadınlar, ünlü bir dizayner´ın güzel bir bistüerini yırtık jean´le ya da işli bir mini eteği atletle kombine edebilecekler.”

Cengiz Abazoğlu´nun dediğine göre modacılar bu tip kombinlerden rahatsız olmuyorlar. Aksine, giydirdikleri kadınları, bu tarza doğru yöneltiyorlar.

2000´li yıllarda artık her alanda rahatlık ön planda. Tüm giysiler rahatlığı ve doğallığı yansıtıyor. Özellikle de haute couture… Abazoğlu bunu “İnsanlar artık parantez içinde yaşamak istemiyor.

Bu, yaşamın her alanı için geçerli” diyerek açıklıyor. Kendi koleksiyonu Irony´nin de temel özelliğinin rahatlık olduğunu söylüyor.

Cengiz Abazoğlu, Çağla Şıkel _0_0_1

Cengiz-Abazoğlu-Çağla-Şıkel

Ve detaylar… “Koleksiyonda punk´ı aksesuar olarak kullandım. Tabii insanlara benim kıyafetlerimi aldığınızda saçınızı böyle yapın demiyorum. Meslek hayatına başladığım yıllarda çok kullandığım asimetrik kesimler, bu koleksiyona hâkim. Doku olarak şifon, organza, krep, gazar´ı var. Transparan kumaşlarda işlemeleri sıkça kullanarak biraz da sanatımı göstermek istedim. Renklerse iki gruba ayrılıyor. Birinci grup karanlık renkler; kömür siyahı, bitter çikolata tonları. Diğer grupta ise gökkuşağını andıran sarılar, kırmızılar, lilalar, morlar gibi tonlar var. Dekoltelerimi, hazırladığım biyelerle kontrol altına aldım. Yalın ve elegan bir siluet yaratmaya çalıştım.”

Eskiden kış denilince griler, siyahlar, kahveler kısaca, karanlık renkler akla gelirdi. Ama artık yaz-kış demeden bütün canlı renkleri görebilmek mümkün. Konfeksiyonlarla başlayan bu durum, bir süredir haute couture´u da etkisi altına aldı. Peki bu yeni bir trend mi? “Son beş altı senedir, her modacının kendi renkleri oluşuyor koleksiyonda. Dior emprimeler kullanmıştı, çiçekler ön plandaydı. Lacroix puantiyelerle karıştırdığı ekoseleri lanse etti.

Çağla Şıkel _0_2_1

Çağla Şıkel

Dolayısıyla bir renge bağlanıp kalmayı, kış veya yaz renkleri diye ayırmayı artık kimse istemiyor. Dolayısıyla dünya markalarının koleksiyonlarında da benim kış koleksiyonumda da artık çok fazla renk var” diyor Cengiz Abazoğlu.

Peki Cengiz Abazoğlu koleksiyonlarında, `Cengiz´in imzası’ denilebilecek bir özellik var mı? Abazoğlu gülerek yanıtlıyor soruyu. “Evet, var. Asimetrik kesimin derinliğine ve materyal zenginliğine önem veriyorum. Bu, benim hoşuma gidiyor. Bir de teknolojik ürünler kullanmayı seviyorum. Mesela son koleksiyonumda kullandığım kumaşların hepsi, kolay kırışmıyor. Dolayısıyla bir geziye giderken de poşetin içine katlayarak konulabiliyor, ütü gerektirmiyor. İşte bu tip özellikler, giysilerime attığım bir imza gibi. Dikkatli bir gözlemci, bilmese bile benim giysimi tanıyabilir.”

Cengiz Abazoğlu ismi Türkiye´de artık bir marka ve bu marka bir süre sonra yurtdışında da kendini tanıtmaya hazırlanıyor. Hatta ilk adım atılmış bile. Cengiz Abazoğlu bu çalışmalarını anlatarak röportaja son noktayı koyuyor. “Ben son altı yıldır, mesleğimi kariyer olarak bulunduğum noktada tutmaya çalışıyorum. Çünkü yaşadığım ülkede bundan daha üstü yok. Çok daha geniş kitlelere ulaşmayı arzu ediyorum. Bunun için bir nabız yokladım. Nişantaşı´nda bir butikte ürettiklerimi sattım, böylece daha geniş kitlelere ulaştım. Bu, beni farklı yönlere itti. New York´ta da markamla ilgili bir etüt çalışması yapılıyor. Deneme amaçlı olarak bir iki butikte giysilerim satıldı. Bu da bana cesaret verdi. Kısa bir süre sonra giysilerim, Park Avenue´de bir butikte sürekli olarak satılmaya başlanacak. Pret a Porter de Lux olarak yani lüks hazır giyim olarak yapıyorum. Umarım çok talep olur ve bir butikler zinciri oluşur. Kendi kabuğumdan artık sıyrılmak istiyorum, bence zamanı geldi.”

Kategoriler
Moda
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Şarap Severler için İstanbul Şarap Mekânları

    Şarap Severler için İstanbul Şarap Mekânları

    Şarap Severler için İstanbul Şarap Mekânları Türkiye’nin en romantik, rüya gibi şehri İstanbul. Birçok romanda adı geçen, adına birçok şiir yazılan şehir, İstanbul. Bu büyülü atmosferi şarapla taçlandırmak istediğinizde,...
  • c1ab7571

    Yüksek modanın adı: Paris Haute Couture Haftası

    Uçsuz bucaksız hayal dünyaları ile, ileri derecede ustalık ve yüksek kalite yine bir araya geldi. Yerinde izlediğimiz Paris Haute Couture Moda Haftası’nda koleksiyonların defile konseptleri yaratıcı ve fantastik öğeler...
  • Gisele Bündchen

    Son Süper Model

    Bugüne kadar podyumda yürümüş en etkileyici model, onu zirveye taşıyan kulvarı bırakacağını açıkladı. Sao Paulo Moda Haftası’nda son kez podyumda yürüyen Gisele Bündchen, bir kez daha zamanın ruhunu iyi...
  • b810b1e1

    Coachella’ya ilan-ı aşk

    Yazı: Özlem Numanoğlu H&M, altı yıldır sponsor olduğu Coachella Valley Müzik ve Sanat Festivali için bu yıl ayrıca özel koleksiyon hazırladı. Kadın koleksiyonuna bohem ve feminen bir görünüm hâkim;...