Geyik Kanyonu’nda Sağlık Aşılayan Yürüyüş

Geyik Kanyonu gezisinde sarkıt ve dikitleriyle ilginç görünümlü mağaralar, küçük şelaleler, sık ağaçlı derin vadiler arasından geçerek, bir o taştan bir bu kayaya atlayarak, çam-sedir-günlük-sakız ağacı ve kekik kokusunu...
Geyik Kanyonu’nda Sağlık Aşılayan Yürüyüş

Geyik Kanyonu gezisinde sarkıt ve dikitleriyle ilginç görünümlü mağaralar, küçük şelaleler, sık ağaçlı derin vadiler arasından geçerek, bir o taştan bir bu kayaya atlayarak, çam-sedir-günlük-sakız ağacı ve kekik kokusunu soluyarak yaptığımız yürüyüşte kent hayatının gerginliğinden kurtulup sakinleşirken, Arıcılar Köyü’nde yediğimiz doğal ürünlerle bedenimiz arındı.
Muğla’ya 55, Gökova’ya 35 kilometre uzaklıktaki Geyik Kanyonu’na doğru yola çıktık. Yalçın kayalıklı dağların, çam ormanlarının ve sevimli köylerin içinde ilerlerken, sağı solu pembe zakkumlarla dolu bir yoldan etrafı seyrederek, bazen arabadan inip güzel manzaranın fotoğrafını çekerek, kanyonun başlangıç noktasındaki Arıcılar Köyü’ne ulaştık. Ormanla kaplı sivri dağların ortasında yer alan Arıcılar; yamaçlara serpiştirilmiş evler, etraflarında kızıl çamlar, zeytin ve meyve ağaçları, ekili tarlalar, çiçekli bahçelerle bezeli bir dağ köyü. Arıcılıkla geçimini sağlayan köy halkı son yıllarda, Geyik Kanyonu ve yeşil tepeleri-vadileri-balıyla ünlü bu yöreyi turizme açmak için uğraş veriyor.

Kahvaltıda kekik ve çam kokan bal, keçi peyniri, köy yumurtası

Bizi Köy Muhtarı Mehmet Uzun, ailesi ve yakınları karşıladı. Bir ağaç kütüğünün içinden suyun aktığı meydan, Geyik Kanyonu’na gezmeye gelenlerin dinlenmesi ve yemek yemesi için masalar, banklar konularak düzenlenmiş. Kahvaltıda keçi peyniri, çökelek, tereyağı, zeytin, bahçeden koparılmış domates-biber, tavada köy yumurtası, patates var. Bal çeşitlerinden hangisini beğeniyorsunuz; çam mı yoksa dağ çiçeği kokulu mu istersiniz, ya da kekik aromalı olanı mı tercih ediyorsunuz, hepsi masada var. Sıcak keçi sütü de servis ediliyor herkese. Yayla havasını içimize çekerek, kuş seslerinin eşliğinde kahvaltımızı yapıyoruz. Her şey öyle doğal ve lezzetli ki peynirden-baldan-tereyağından bir daha istiyoruz. Çeşmenin yanı başına konulmuş bir semaverde, kömür ateşinde demlenen çay gün boyu tazeleniyor.

Günlük ağaçları, zakkumlar arasında yürümek

Geziyi düzenleyen Hüseyin Bey “Haydi Oriontrekking’ciler kanyona gidiyoruz” diye seslenince yollara düşüyoruz. Devasa boyutlardaki kızılçam, günlük, sarmaşık ve bitkilerden gökyüzünün bile görünmediği, yolumuza küçük şelalelerin çıktığı bir vadiden geçerek, derinliği 650 metre, uzunluğu 20 km olan Geyik Kanyonu’na giriyoruz. Zakkumlar, günlük ağaçları, dev kökleriyle çınarların arasında yürürken, çam sedir, meşe ve sakız ağaçlarıyla dolu yamaçlara, içinde sarkıt ve dikitlerin de olduğu mağaralara, dik kayalıklara bakarak ilerliyoruz. Kanyonun tabanında kumlar, irili ufaklı taşlar, kayalar var. Zaman zaman daralan, bazen iri kayaların yolumuzu kestiği bu yabani kanyonda, taşların üstünden atlayarak, kaya kütlelerine tırmanarak ilerliyoruz. Biz hayvana rastlamadık ama bu dağlarda geyik, yaban domuzu, porsuk, kunduz, keklik olduğunu söylediler.

Kekik ve çam kokulu patikalarda

Bize rehberlik eden muhtarın yeğeni Saffet, bir yandan sanki düz yoldaymışçasına rahat bir şekilde kayalara ve tepelere tırmanıyor, bir yandan bizim dik yerleri aşmamıza yardımcı oluyor. Kanyonun başka bir koluna girerek yürüyüşümüze devam ediyoruz. Bir tepeye doğru tırmanıyor, patikalardan geçiyor, kekik ve çam kokusu soluyarak köye geri dönüyoruz. Bizi evlerinde misafir ediyorlar. Biraz dinlendikten sonra akşam yemeği için meydanda toplanıyoruz. Hanımlar yaprak sarması ve çorba hazırlamış. Muhtar Mehmet Bey havuzdan canlı canlı yakaladığı alabalıkları temizlemiş, içinde tereyağı ve defne yaprakları olan bir tavaya dizmiş, odun ateşinde pişiriyor. Yemekten sonra ortaya yakılan ateşin etrafında keyifli sohbetler koyulaşıyor. Sonra evlere dağılıyoruz.

Sabah kahvaltısının ardından, tadına doyamadığımız bal çeşitlerinden satın aldıktan sonra, evlerini bize açan ve tertemiz yataklarda yatırarak rahat etmemizi sağlayan, lezzetli yemekler hazırlayarak bizi ağırlayan, bu güzel yöreyi tanımamıza yardımcı olan, Arıcılar Köyü’nün misafirperver insanlarıyla vedalaşırken, tekrar tekrar teşekkür ediyoruz.

 

Kategoriler
Gezi

Benzer Konular