Gerçek mutlulukların minik ayrıntılarda olduğunu anlamak

Bunca zamanın bana öğrettiği bir tek şey varsa, gerçek mutlulukların bu minik ayrıntılarda olduğunu anlamak oldu. Yazmayı sevdiğimi sanıyordum. Yanılmışım. Öyle olsaydı, elimde geçmişimin güzel bir arşivi olurdu, Ne...
Gerçek mutlulukların minik ayrıntılarda olduğunu anlamak

Bunca zamanın bana öğrettiği bir tek şey varsa, gerçek mutlulukların bu minik ayrıntılarda olduğunu anlamak oldu.

Yazmayı sevdiğimi sanıyordum. Yanılmışım. Öyle olsaydı, elimde geçmişimin güzel bir arşivi olurdu, Ne güzel seyahatlerin, adını hızla unutup tadı damağımızda kalan yediğimiz ilginç yiyeceklerin adlarını şimdi hatırlamıyoruz. Hızla internetten araştırarak hatıralardaki eksiklikleri tamamlamaya çalışıyoruz.

Avustralya yerlisi Aborjinlerin çaldığı müzik aletinin adı neydi? Helsinki’de harika bir kuşkonmaz çorbası içmiştik, o cafe’nin adı neydi? Lizbon’da kaldığımız otel ne kadar merkezi bir yerdeydi adı neydi? Rio’daki balık lokantasını hatırlıyor musun? Adı neydi? Atina’dan çıkıp Yunan Adaları turu yapmıştık. Rotamızı hatırlıyor musun? Hangi adayla başladık? Hong Kong’ta geçtiğimiz adanın adı neydi? New-York 5th Avenue’de o bayıldığımız efsane hamburgercinin adı? Ya Fransa Pregor Noir’daki şatonun adını hatırlıyor musun? Santorine de kaldığımız otelin? Mykanostayüzdüğümüz plajın? Montenegroda kiraladığımız teknenin adı? Ya bırak ayrıntıları Montenegro’da hangi şehirleri gezdin? Prag’da hangi konseri izledin? Viyana’da izlediğin hangi operaydı? Beverliy Hills’de bayıldığın o Pretty-VVoman filminin çevrildiği otelin adını hatırlıyor musun peki? Nasıl unuttun!

Orada öğlen yemeği yemiştim. Santa Monica’ya dönmek için otel lobisinden sana birtaksi çağırmalarını istediklerinde, “Limuzin mi olsun?” diye sorduklarında kendi kendine gülmekten ölmüştün. Sonra da panikle “Ne limuzini yahu normal taksi!” diye laf anlatmaya çalıştın. Ya Malta’yı hatırlıyor musun? Avrupa konferansı için Malta’ya gitmedin mi? O öğlen yemeği yediğiniz limanın adı neydi? Gemilerle hangi limanları gezdin? Hangi sokakları sevdin? Kaç ülke gezdim.

Hani arşivi? Yok! Bu bir özeleştiri yazısı olsun. Bu hayatta en zor değiştirebileceğin şey kendinsin! Kendini bu kadar yazar çizer zannederken, rüya tatillerim, sevdiklerimle anılarımın detayları, bak hafızamdan bir bir siliniyor. Halbuki onlar hayatımın, mutluluklarımın kendisi… Öğrendiklerimin, tecrübelerimin bütünü… Tabii ki insan hafızasında belli şeyleri biriktirebiliyor ama işte zamanla detaylar gidiyor. Şimdi o Maldivler’deki ilginç baharatların adını bana kim hatırlatabilir? İnsan gezmeli, yaşamalı ama bir o kadar da yazmalı.

Ya en kıymetlilerimiz, çocuklarımız ile ilgili anılar? Batuhan’ın ilk süt dişi ne zaman düştü? Diş perisi ne hediye getirdi?

Mira’ya aldığımız ilk hediye? Bu anılarımızı dayazmasak bir bir kaybedeceğiz, Zaman sen ne acımasızsın böyle. Elimizden gençliğimizi, sevdiklerimizi aldığın yetmiyormuş gibi birde anılarımızı alıp götürüyorsun. Seninle savaşabilmemizin tek yolu kağıt kalem. Yazalım her anı dostlar. Satır satır, detay detay yazalım. Sizinle bir resim paylaşmak istiyorum, 2009 Avustralya… Kediden bile korkan ben ellerimle bu sevimli kanguruyu besliyorum. Oradaki sohbetimizde bu sempatik kangurunun adını ve yaşını öğrenmiştik. Tatlı sıcaklığı dün gibi aklımda olan bu sevimli uzak diyar arkadaşımızın adını şimi hatırlamıyorum, oysa ne yazık! Lütfen dertlendiğin şeye bak demeyin. Bunca zamanın bana öğrettiği bir tek şey varsa gerçek mutlulukların bu minik ayrıntılarca olduğunu anlamak oldu. Ne finansal analizler, ne siyasi manevralar, ne entrikalı kurtlar sofrası yetişkinler dünyası… Bir bebek gülüşü, bir çakıl taşı, bir kanguru çığlığı kadar insanı mutlu edemez. Nerede maske yoksa orada hayat var.

BURCU MUTLUGİL

Kategoriler
Anne-Çocuk

Benzer Konular