Galericilik değişiyor ama nasıl?

70’lerde Türkiye’de galeri dendiğinde, isimler bir elin parmaklarını geçmezdi. Şimdiyse, özellikle İstanbul’da 200’den fazla galeri var. Peki, bu gelişme nasıl oldu? Önümüzdeki 10 yılda piyasa nasıl değişecek? Farklı nesillerden...

70’lerde Türkiye’de galeri dendiğinde, isimler bir elin parmaklarını geçmezdi. Şimdiyse, özellikle İstanbul’da 200’den fazla galeri var. Peki, bu gelişme nasıl oldu? Önümüzdeki 10 yılda piyasa nasıl değişecek? Farklı nesillerden galericilere sorduk.

2000 yılı dönüm noktası oldu

Galericilik değişiyor ama nasıl

Yahşi Baraz galeri açalı 38 yıl oldu. O günlerde Türkiye’de ne sanatçı ne galerici ne koleksiyoner ne de sanat yazarının hazır olduğunu söylüyor Baraz: “Çok içe kapanık, yurtdışıyla bağ olmayan bir dönemdi. 80’den sonra Turgut Özal’la açılım oldu. 1960’ta başlayan sermaye birikimi, 80’den sonra bir miktar plastik sanatları da etkiledi. Bazı önemli koleksiyoncular oluştu ama bunun olması çok uzun sürdü. 2000’lere kadar dalgalanmalar, durgunluklar yaşandı. Sanatçıların çoğu öğretim üyesiydi. Bağımsız ressam gibi çalışamadılar. Bu, galericiliği de etkiledi. Pazar yok, müze yok, koleksiyoner yok… Aydın Cumalı, Rabia Çapa, Ertan Mestçi ve ben, galerileri açarak onları harekete geçirdik. İddialı konuşmalar yaptık, sanatın para edeceğini söyledik. 1990’ların başında Sotheby’s burada bir açık arttırma yaptı Sedat Simavi’nin önderliğinde. Bazı resimler yüksek fiyattan dolayı satılmadı Ama Batı’yla temasın başlaması açısından önemlidir.”

İstanbul hâlâ bir ‘hiç’

38’inci yılındaki Yahşi Baraz, en eski galericilerden biri

38’inci yılındaki Yahşi Baraz, en eski galericilerden biri

Baraz’a göre değişim, dünyanın globalleşmesiyle başladı: “89’da Berlin Duvarı yıkıldı, birçok ülke bağımsızlığını ilan etti. Dünya sanat merkezleri de globalleşti. Sadece New York ve Londra değil, Uzakdoğu da önem kazandı. Bu arada İstanbul, çok mühim bir şehir olmasına rağmen entelektüel altyapısı olmadığından ne yazık ki şu an bile giremedi o sisteme. Hâlâ, yabancı gözüyle bir ‘hiçtir’ İstanbul. 15 milyon nüfusu olan bir toplumda ilk modern müze 2004’te açıldı. Ama Almanya Kassel’de 150 bin insan yaşıyor ve 13 müze var. Avrupa’da beş yaşındaki çocuk bile bunları yaşayarak büyüyor. Uluslararası değerde insan yetiştirmek lazım. Buradaysa altyapı daha yeni oluşuyor.”

Kendi kültürümüzü korumamız gerek

Türkiye’nin, hem galericilik olarak gelişeceğini hem de Sotheby’s, Christie’s gibi firmaların desteğiyle değişeceğini düşünüyor Yahşi Baraz. “İstanbul, sanat merkezi olacak. Ama Türkiye, kendi kültürüne sahip çıkmazsa Hong Kong gibi bir yer olacak. Yabancı sanatın Türkiye’ye girmesi güzel ama kendi kültürümüzü de aynı anda korumamız gerek. Galeri açmak çok kolay, badana boya yap aç. Altyapısı önemli. Eğer idealistlik yoksa sonuç hüsran olur. Koleksiyonerler, çok yüksek seviyedeki isimlere yatırım yaptığından pek çok galeri sanatçısından sonuç alamıyor ve ne yazık ki kapatıyor galeriyi. Bunun düzeleceğine inanıyorum. Önümüzdeki 10 yılda büyük gelişmeler bekliyorum. İstanbul, sanat merkezi olacak. Diğer şehirlerde galerilerin açılma alternatifleri doğacak. İstanbul galerileri de onlarla yardımlaşıp ortak çalışmalar yapacak. Yurtdışındaki basında Türkiye’yle ilgili çok güzel haberler çıktı. Yabancı galerilerle ortaklık kurulabilir.”

Baraz, Guggenheim, MoMA ya da Tate Modern Müzesi’nin İstanbul’da branş açabileceğini söylüyor: “Galeri mahallesi kurmak en büyük idealimdi. Yurtdışında bunun örnekleri var. Yabancıların dikkatini çekecek etkinlikler yapmak lazım. Turizm ve Kültür Bakanlığı’nın sadece geleneksel sanatlar için değil, yaşayan sanat için de bir şeyler yapması gerek.”

“Resmini yap, gel duvara asalım” galericiliği bittiAzra Tüzünoğlu - Pilot Galeri
Azra Tüzünoğlu / Pilot Galeri

Art Review, her yıl sanat dünyasındaki güç dengelerini görünür kılan listeler yapar. Artık bu listelerde daha çok galerici var. Bu, karşılığı olduğu için böyle; refah devletinin çöküşü, sanata aktarılan fonların kısılmasıyla özellikle Kıta Avrupası’nda devlet yardımıyla iş yapanların sudan çıkmış balığa dönmeleri galericilerin listelerde yer bulmasını sağladı. Hayatta kalmak için devletten bağımsız modeller geliştirmek gerek. Sanatçısının uluslararası dolaşımına katkıda bulunan, doğru koleksiyonlara işlerini yerleştirenler hayatta kalır. Artık “Resmini yap, gel duvara asalım” galericiliği bitti.

Kendini geliştiremeyen bu piyasada kalamaz
Çağla Cabaoğlu / Çağla Çağla Cabaoğlu
Cabaoğlu Art Gallery

Galericilik bugünkü gibi birçok konuda çok donanımlı olmayı şart koşuyor. Sanatını, tarihini, malzeme bilgisini, sosyal iletişimi ve birçok konuyu iyi bilmeniz gerekiyor. Ayrıca galerici, gelişim için değişik her türden insana bilgisini aktarabilmeli. Proje geliştiren bir galerici olmamız, sanatçılarla aynı hızda ilerlememiz lazım. Okumayan, araştırmayan, gezmeyenler galericilik mesleğinde çok ilerleyemez.

Deniz İnceoğlu

Kategoriler
Kültür&Sanat

Benzer Konular