Futbolumla Söz Ettireceğim

İstanbul ve Fenerbahçe’nin yenisi Kemal Aslan… Futbola, yeteneğini keşfeden beden eğitimi öğretmeni sayesinde başladı. Hedefi Fenerbahçe’de başarılara imza atıp A Milli olmak o yüzden İstanbul’dan korkmuyor, en büyük güvencesi...

İstanbul ve Fenerbahçe’nin yenisi Kemal Aslan…

Futbola, yeteneğini keşfeden beden eğitimi öğretmeni sayesinde başladı. Hedefi Fenerbahçe’de başarılara imza atıp A Milli olmak o yüzden İstanbul’dan korkmuyor, en büyük güvencesi de annesi.

Kemal Aslan_0_0_0

Kemal Aslan

Ümit Milli Takım kampında otururken telefonu çaldığında arayan, başkanı Celal Doğan‘dı. “Evladım, hayırlı olsun. Bundan sonra Fenerbahçe için oynayacaksın” dediğinde eski başkanı olarak konuşuyordu. Günlerdir gazetelerde hakkında çıkan transfer haberleri artık netlik kazanmıştı. Kemal Aslan bir an durup düşündü. O an aklından geçenleri ‘Şimdiye kadar Gaziantep formasını şerefli bir şekilde giydim. Bundan sonra şerefli bir Fenerbahçe formam olacak’ sözleriyle açıklıyor.

Futbola başlangıcı aslında bir şans. Beden eğitimi hocasının yönlendirmesini anlatırken eskilere gidiyor. 21 yaşında biri ne kadar geriye gidebilirse: “Futbola yeteneğimi ortaokula gittiğim yıllarda beden eğitimi hocam Abdülkadir Dörtdişli keşfetti ve beni Sankospor’un altyapısına yerleştirdi.”

Türkiye’de futbol adına doğru yönlendirmelerin örnekleri hayli fazla. Kemal Aslan’daki futbol yeteneğini keşfeden Abdülkadir Dörtdişli, onu Sankospor’a götürdüğünde, ileride iyi bir futbolcu olabileceğini biliyordu. Kemal Aslan’ın bugün Fenerbahçe’de devam ettirdiği futbol hayatına başlangıcını en iyi açıklayan kelime; biraz… Biraz şans, biraz itiraz, biraz kuşku… Çok olan bir şey varsa, o da yetenek. Sancılı bir başlangıçtı. “Babam okumam taraftarıydı. Bir gün Abdülkadir Hoca eve geldi. Babamdan ricada bulundu. Önce karşı çıktı, ama sonunda ikna oldu babam. Böylelikle Sanko’da top oynamaya başladım. İşçi servisleriyle sabah 6.00’da antrenmana giderdik. Sankospor bize muhteşem imkânlar sunuyordu. Formalar, ayakkabılar, sonra bayramlarda kumanyalar, maaş bile veriyorlardı.”

Sınıfta kalan çocukların; hayallerinin bittiği, hayatın artık onlar için yarını olmayan bir gün olduğu anlar vardır ya, Kemal’in de futbol hayatında öyle bir dönem var. 13 yaşında babasını kaybettiğinde, artık futbol ona meslek olarak çok uzaktı. “Onun ölümünden iki yıl sonra Sankospor’dan ayrıldım. Annem beni kötü arkadaşlar edinmeyeyim diye bir eczaneye soktu. Üç yıl çalıştım. Orada tüm sorumluluk benim omuzlarımdaydı.” Kendi yeteneklerini, bütün yalnızlığına rağmen, yavaş yavaş keşfetmeye başlayan Kemal, “Bugünkü kişisel gelişimimi eczanede çalıştığım o döneme borçluyum diyebilirim” diyor.

Bu iki yıllık süreçte amatör bir takımda oynadı. Gaziantep karmasıyla çıktıkları bir maç, onu tekrar futbolun içine itiverdi. “Orada beni Sankospor’un altyapı koordinatörü İsmail Nacar izledi. Ve tekrar teklifte bulundular. Ben de kabul ettim.”

EMREKE~5İkinci kez başlayan futbol yaşamında önce Sankospor A Takımı’na yükselmesi ve aynı zamanda Genç Milli Takım’a da çağrılmasıyla devam etti. Sankospor’un kapatılmasıyla takımın adı Büyükşehir Belediye oldu. Bu takım aynı zamanda Gaziantepspor’un altyapısı olarak bilinir. Burada bir yıl daha oynadıktan sonra 6 arkadaşıyla birlikte Gaziantepspor’a geçti.

Gaziantepspor’da ilk maç, ilk sahne… Sezonun ilk maçı Bursaspor karşılaşmasında yedek kulübesindeydi. Hocası Erdoğan Arıca onu oyuna soktuğunda dakika henüz 20’ydi ve takımı mağluptu. Orta sahada kaptığı topu şimdi Trabzonspor’da oynayan Fatih Tekke’nin önüne aktardı ve onun attığı golle durum 1-1 oldu. Maçın skoru ise Gaziantepspor’un 3-1 üstünlüğü ile bitti. Ve son golü atan, maça sonradan oyunu değiştirmesi için alınan Kemal Aslan’dan başkası değildi.

Gaziantepspor’daki ilk hocasından övgü ve saygıyla bahsediyor: “Erdoğan Arıca’nın üzerimde büyük emeği vardır. Bana inanarak, güvenerek forma verdi. Hiçbir zaman bize ikinci ligden gelen futbolcular gibi bakmadı. Biz de onun güvenini boşa çıkarmamak için elimizden geleni yaptık.” Elbette en büyük şansının, gençlerin önünü açan ve onlara yatırım yapan başkanları Celal Doğan olduğunu unutmuyor.

Artık İstanbul’da. En önemlisi de Fenerbahçe’de. “Fenerbahçe’de oynamak istiyordum. Yöneticilerle para konusunda pazarlık yapmadım, fakat onlara Fenerbahçe’de oynamak istediğimi belirtmiştim.” Başkan Celal Doğan Fenerbahçe ile bonservis pazarlığı yaparken aynı zamanda futbolcusunun alacağı para konusunu da görüştü ve onun kararına imza attı.

Şimdi herkes aynı soruyu soruyor. Fenerbahçe’de başarılı olabilecek mi? Hatta Fatih Terim’in, transferinden önce birçok defa arayıp kendisiyle çalışmak istediğini söylerken, “Senin için doğru yer Galatasaray” dediği bile iddia ediliyor. O bu tarz konuşmaların içine girme taraftarı değil. “Futbolseverler sadece ve sadece futboluyla adından söz ettiren bir Kemal izleyecekler. Fenerbahçe taraftarlarına, başarılı olacağıma söz veriyorum.” diyor.

İki sezon önce, Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda 3-0’dan dönüp 4-3 kaybettikleri maçtaki taraftar hâlâ gözlerinin önünde. “O maçta son 10 dakikada oyuna girmiştim. Kendi kendime dedim ki, “Böyle bir taraftar hangi kulüpte var?” Fenerbahçe forması giymiş bir futbolcunun, böyle bir taraftarı arkasına aldığında başarılı olamama gibi bir sorunu olamaz.” Futbol yaşamına Sankospor’da gözlerini açan, Gaziantep Büyükşehir Belediye’de gelişen, Gaziantepspor’da vitrine çıkan Kemal; hem başarılı olmak hem de milli takımın formasını sürekli giymek olarak çiziyor yeni hedefini.

Fenerbahçe’nin yeni genç yeteneğinin yönleri
  • Evcimen; Annesi ve kız kardeşiyle birlikte yaşıyor. Babasını öldükten sonra ondan yadigâr kalan annesi ve kız kardeşi onun için çok değerli. Kız kardeşini tüm sırlarını paylaştığı en yakın arkadaşı olarak görüyor. Fenerbahçe ile anlaştığı gün annesi İstanbul’a taşınmaya karar verdi. Futboldan kalan zamanını onlarla birlikte geçirmekten keyif alıyor.
  • Lider; Akrep burcu. Kendisinde liderlik ruhu olduğuna inanıyor. Fakat bu, asla kendini büyük görme anlamında değil. Gaziantepspor’da kaptanlık yaptı, Ümit Milli Takım’da da kaptanlık yapıyor. Takım içinde genç yaşına rağmen sayılan bir isim. Takım arkadaşlarıyla beraber yeni gelen oyunculara yardımcı oluyor, uyum sorunlarını kapatmak için çaba sarf ediyor.
  • Şanslı; Futbola başlangıcından itibaren onun yoluna çıkan isimler hep doğru zamanda, doğru yerde olmasını sağladı. Futbol yeteneğini ortaokula gittiği yıllarda beden eğitimi hocası Abdülkadir Dörtdişli keşfetti. Kolundan tuttuğu gibi Sankospor’un altyapısına yerleştirdi. Karşı çıkan babasını yine hocası ikna etti. Celal Doğan’ın başkanlığındaki takımda top oynaması ise önünü açtı.
  • Olgun; İstanbul’a gelen her oyuncuya ilk söylenen “Dikkat et! Kaybolursun”. Onun için para ikinci planda. Başarıyla birlikte paranın kendiliğinden geleceğine inanıyor. En büyük hedefi mütevazı kalmak. Eski takım arkadaşı, ağabey dediği Ömer Çatkıç’ın bir sözü kulağına küpe: “Biz şöhrete doğru yol aldıkça dolgun başaklar gibi olmak zorundayız.”
  • İddialı; Ümit Milli Takım’dan sonra hedefi A Milli Takım. Fenerbahçe’nin değişmez oyuncusu olmak istiyor. Milli takımda orta sahada oynayan Okan, Emre ve Yıldıray’ın çok formda olması onu sevindiriyor. Orada yer bulabilmek için üstün performans sergilemesi gerektiğinin bilincinde. Yılmadan çalışacağını söylüyor.
Kategoriler
Spor
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Türk futbolundan ünlü lakaplar

    Yeşil Sahaların Lakapları

    Profesyonel bir maçın olmazsa olmazları var. Mutlaka bir saha ve sahanın iki yanında dikilmiş kaleler olacak. Sahayı dolduran, iki takıma ayrılmış futbolcuların peşinde koşacağı bir futbol topunun olması da...
  • Türkiye Olmamasına Rağmen En İyi Dünya Kupalarından Birine Şahit Olduk

    Türkiye Olmamasına Rağmen En İyi Dünya Kupalarından Birine Şahit Olduk

    …ama siz sadece bizim lafımıza güvenmeyin. Bu konuda uzman Robbie Savage Brezilya 2014’ün neden bu kadar özel olduğunu anlatıyor… Hayatımda bir çok futbol turnuvasında uzman olarak yorum yaptım ama...
  • 58697adb

    Simon Kuper, Dünya Kupası’nı yazdı

    ‘Futbol Asla Sadece Futbol Değildir’ adlı kitabıyla tanınan spor yazarı Simon Kuper, Brezilya’da bu ay başlayacak Dünya Kupası için 1990 yılından bu yana edindiği kupa izlenimlerini yazdı. Bu yazıda...
  • futbol yazıları

    Bekler hep bekler

    Şımarık forvetler hırçın ve sert olması beklenen gladyatöre karşı. Onlar futbolun isimsiz kahramanları… Kalecinin en iyi dostları ve bir nevi “mahşerin dört atlısı”. Sahada centilmen olması beklenmeyen tek adam....