Facebook Neden Para Etmiyor?

Son üç-dört aydır ekonomi çevreleri, Yunan dramından, “İspanya-İtalya batar mı?” tartışmalarından sıkılıp, ‘Tarihin en önemli halka arzı’ olduğu iddia edilen Facebook’un borsaya girişini konuşuyor. Çünkü 38 dolardan halka satılan...


Son üç-dört aydır ekonomi çevreleri, Yunan dramından, “İspanya-İtalya batar mı?” tartışmalarından sıkılıp, ‘Tarihin en önemli halka arzı’ olduğu iddia edilen Facebook’un borsaya girişini konuşuyor. Çünkü 38 dolardan halka satılan Facebook hisseleri, 20 doların altına iniverdi. Üye sayısını hızla artıran Facebook’un aynı başarıyı borsada gösterememesinin bazı mantıklı nedenleri var.

Emin Çapa/eminc@cnnturk.com.tr

Ne oldu da Amerikan tarihinin parasal açıdan üçüncü, bazılarına göre önem açısından birinci halka arzı, tarihin en büyük fiyaskosuna doğru dört nala koşmaya başladı? İşte orası biraz karışık. Çünkü Facebook ile ondan önce halka açılan Amazon, e-Bay, Microsoft şirketleri arasında büyük ve temel bir fark var. Hatta, Facebook’a en çok benzeyen şirket olan Google bile tam olarak Facebook gibi değil. Birçokları bu fark üzerinde hiç düşünmüyor, ya da çok düşünmüyor, ama işin kilit noktası yapılan işin niteliğinde. Lütfen şu soruya yanıt verin: Facebook ne üretiyor? Şuradan başlayalım. Apple’ın ürettiği nihai ürünü elinize alıyor, ona dokunuyorsunuz. Amazon bir hizmet satıyor, aracılık yapıyor. Caddedeki veya alışveriş merkezindeki mağazaya gitmek yerine internete giriyor, bir şey satın alıyorsunuz. Yani internet üzerinde bir mağaza. Sadece dükkâna fiziki olarak girmiyorsunuz da, sanal olarak giriyorsunuz.

Önce Yahoo vardı, hatırladınız mı?

Ya Microsoft? İşte orada iş biraz değişiyor. Microsoft, gerçek dünyadan, sanal dünyaya giriş noktası. Onun yazılımları olmasa dünyadaki milyarlarca bilgisayar ve milyarlarca insan sanal dünyaya giremez. Somut olarak ürünlerine dokunamıyorsunuz ama, olmazsa olmaz olduğunu biliyorsunuz. Bir adım daha ileri gidin, Google’a gelin. İşler biraz daha karışıyor, Google olmadan sanal dünyaya giriş yapamaz mıyız? Hayır yaparız, zaten bir vakitler hepimiz Yahoo üzerinden giriyorduk bu dünyaya. Google onu çok daha geniş bir hizmet yelpazesiyle ezdi geçti. Ama orada bile (sadece arama motoru tarafına bakarsak) somut olarak bir hizmet var, bir kutucuğa ulaşmak istediğin bilgiyi yazıyorsun, arıyorsun, karşına çıkıveriyor. Ya Facebook ne yapıyor? Ne üretiyor? Hiç… Sosyal paylaşım siteleri denen şeyler, aslında somut olarak daha öncekilerin ürettiğine benzer hiçbir şeyi üretmiyor. Ama çok büyük bir dünya yaratıyorlar, tamamen sanal ve gerçek dünyayı etkileyen bir dünya. Daha doğrusu gerçek dünya ile etkileşim içerisinde olan bir dünya. Öyle ki Facebook sayfası yok diye işe alınmayan birini bile gördük.

Hayallerin ötesine geçti

Mark Zuckerberg ve arkadaşları, başta ‘thefacebook.com’ olan alan adlarını sadeleştirmek için, başka bir şirkete ait olan ‘facebook.com’ adına 200 bin dolar ödedi. Ondan sonrası da yürü ya kulum. 2007 yılında 50 milyon üyesi olan Facebook’un, 2008 Ağustos’unda 100 milyon, sekiz ay sonra 2009 Nisan’ında 200 milyon, temmuz ayında ise 250 milyon kullanıcısı vardı. 2011 sonundaki üye sayısı ise 850 milyona ulaştı. Onaylanan son veri 901 milyon olsa da, şu anki üye sayısının 950 milyona ulaştığı söyleniyor.

Facebook’un gelişme hızını anlamak için, onu satın alma yarışına girenlerle kıyaslayalım.

Google’ın e-posta servisi Gmail, inanılmaz gelişme hızına rağmen, Facebook’un yanında yavaş kalıyor. Facebook’un gelişme hızını görenler, satın alma yarışına giriyor. Açılışı Viacom 975 milyon dolarla yapıyor. Yahoo, 2006 Eylül’ünde 1 milyar dolarla devreye giriyor. Sanal dünyanın efendisi Google, 2.3 milyar dolarla ekim ayında karşı teklifte bulunuyor. Ancak Facebook’un yöneticileri daha 2006’da şirketlerine 8 milyar dolar değer biçiyor. Ancak onların hayal gücü bile Facebook’a yetişemiyor. Kurucular 2006 yılında, 2015 yılı gelirlerinin 1 milyar dolar olacağını hayal ediyorlar. Oysa şirket 2011 yılında 4.3 milyar dolar gelire ulaşıyor. Şirket için kırılma noktalarından biri, Microsoft’un ortaklığı. Google’dan tam bir yıl sonra (24 Ekim 2007) Microsoft, Facebook’un yüzde 1.6’sına 240 milyon dolar ödeyince, şirketin toplam değeri de 15 milyar dolara fırlıyor. Ama bu bile bir hiç. Mark Zuckerberg, Facebook’u 2012 yılında halka arz ediyor. Halka arz fiyatı 38 dolar ve şirketin piyasa değeri tamı tamına 104 milyar dolar. Yatırımcılar mal bulmuş Mağribi gibi hisselere koşuşuyor. Hisse almak için araya torpil koyanlar olduğu söyleniyor. Şirket Nasdaq’da işlem görmeye başlıyor ve hisseler kısa sürede 45 doları görüyor. Ama durun, o da ne, ardından fiyat hızla düşmeye başlıyor. Üç ay içerisinde hisseler, 20 doların altına geriliyor.

Peki neden? Neden Facebook’un parıltısı borsada üç ayda söndü? Üstelik aynı günlerde Apple’ın hisseleri 665 dolarla dünya tarihinin en yüksek seviyesine çıkarken. Yanıt, en başta sorduğumuz soruda saklı. Facebook ne üretiyor?

Yarın Facebook olacak mı?

Hızlı düşüşteki en önemli neden, şirketin kurucuları dâhil herkesi şaşırtan büyüme hızı. Facebook öyle hızlı büyüyor ki, ona ne kadar fiyat biçilirse biçilsin, kuruculara ‘az’ geliyor. Bütün kârı ‘Zuckerberg’ün cebine aktarma amacı güden 38 dolarlık fiyat, kopma noktası. Oysa herkes bilir ki, iyi bir halka arzın temelinde, hisseyi satın alanın da kâr etmesi, yani oluşacak üst fiyatın altında bir bedelle hisseye sahip olması yatar. İlk birkaç gün geçtikten sonra, yatırımcılar 38 dolar verdikleri hissenin 45 dolar etmeyeceği gibi, 30, hatta 25, hatta 20 dolar bile etmeyeceğini düşündü. Oysa hisse diyelim 25 dolardan halka arz edilseydi, belki de böyle bir çöküş olmayacaktı. Ama o zaman da Zuckerberg’ün cebine bu kadar nakit akmayacaktı. Siz de diyebilirsiniz ki, “Adamın elinde hâlâ yüzde 50’den fazla hisse var (resmi bilgi yüzde 57); çöküş onların da değerini düşürüyor. İşte ona “Uzun vadeli bakış açısı” diyoruz. Bazı şirketleri düşünelim; örneğin Siemens. Bundan 100 yıl önce vardı, çoğumuz onun 20 yıl sonra var olacağından da kuşku duymayız. Ya da Daimler’in 25 yıl sonra önemsiz bir şirket olacağını düşüneniniz var mı? Sanırım yoktur. Yatırımcılar, şirketlerin bugününü değil, yarınını satın alır. Buna “Beklenti” denir. O yüzden beklenti gerçekleştiğinde satış dalgası gelir. Piyasa jargonunda buna “Beklentinin gerçekleşmesi” denir. O yüzden kurt piyasa oyuncuları, beklenti gerçekleştiği anda, piyasayı bozmadan ufak ufak o hisseden tüyerler. Bu sırada gözü kamaşmış küçük yatırımcı, hisse almaya koşuyordur.

Olayı biraz daha açalım. Bugün Altavista.com’u hatırlayan kaç kişi var acaba? Oysa yaşı benim yaşıma yakın olanlar için Altavista, en seçkin arama motoruydu. Sonra ne oldu? Yahoo ortalığı kasıp kavurdu. Sonra ne oldu? Google onu ezip geçti. Bugün arama motorlarının en büyüğü yüzde 66 payla Google, ikinci sırada yüzde 15.7’yle Microsoft ve üçüncü sırada yüzde 13’le Yahoo geliyor. Altavista.com ise site olarak bile yok artık.

Gelin burada hepimiz için çok önemli bir tabloya daha bakalım. Hangi hisse, kaç dolardan halka açılmış, kaç dolara kadar çıkmış, kaç yıl sonra kaç dolar olmuş? Dikkat ederseniz, Yahoo, önce yatırımcılara çok iyi kazandırıyor. Fiyat 25’ten 43 dolara kadar çıkıyor. Sonra 15 dolar civarlarında geziniyor. Yatırımcılar Facebook’un üye sayısını kâra çevirip çeviremeyeceğinden şüpheli. Çünkü şirket bugüne kadar doğru düzgün bir kâr açıklamış değil. Ciro var, ama kâr ileride bir gün. Üstelik ABD’nin en büyük reklam verenlerinden General Motors (GM) artık Facebook’a reklam vermeyeceğini, çünkü bunların geri dönüşü olmadığını söylüyor. Daha ilginci, GM, Facebook sayfalarını koruyacak, çünkü onlar etkili ve işe yarıyor. En güzel örnek Google. Ciroyu kâra çevirme başarısı, Google hisselerini uçuruyor.

Aşk her şeyi affeder mi?

Şu anda dünyanın en genç milyarderi, ayağı terlikli Mark Zuckerberg zor günler yaşıyor. Çünkü yatırımcılar, “Hayal gücü başka bir şey, şirket yönetmek başka” diyerek Facebook’un yönetimini terk etmesini istiyor. Zuckerberg, bunlara direniyor; ancak aldatıldıklarını iddia eden yatırımcılar birkaç dava kazanırsa, Zuckerberg’ün koltuğu sallanabilir. O zaman biz haberciler, “Güzel günlerin hatırına, yatırımcı her şeyi affeder mi?” haberleri yapmaya başlayacağız.

Kategoriler
Ekonomiİnternet
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • fotograflarda-guzel-gorunmek-icin-makyaj-taktikleri

    Fotoğraflarda Güzel Görünmek İçin Makyaj Taktikleri

    Sizce bir selfie (özçekim) mükemmel yapan nedir? Çekim açısı, kullandığınız telefon yada fotoğraf makinesi, ışık gibi birçok faktör var. Peki ya makyaj? Çektiğiniz ve Facebook, Instagram gibi sosyal ağlarda...
  • Facebook ilişkileri bozuyor mu

    Facebook ilişkileri bozuyor mu?

    Gönül Derman sorularınızı cevaplıyor. Beni gerçekten kaybetmek istemiyor mu? Sevgili gönül hanım. Çok yakınıma yapmış olduğunuz yardımdan etkilendim ve ben de sizden yardim etmenizi rica ediyorum.. Sevgilim bir yıl...
  • Öğretmene-Facebook-tırpanı

    Öğretmene Facebook Tırpanı

    Hatay’da bir öğretmen, sosyal medya hesabında Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, Nuriye-Semih paylaşımları yaptığı gerekçesiyle açığa alındı! Hatay Samandağ’daki Yüksel Acun Anadolu Lisesi’nde İngilizce öğretmenliği yapan Gülden Yuva, ayın 5’inde...
  • Dijital âlemin yeni şövalyeleri

    Dijital Alemin Yeni Şövalyeleri

    Yeni dijital rota belli: İlişkiler Blendr’da başlayacak, ilham Pinterest’ten gelecek, haberler 6 saniyelik hap videolarla Vine’dan alınacak, sosyal düzene dair olup bitenler Mashable’den öğrenilecek. Birkaç yıl içinde en az...