EVLİLİK: Kadınların rüyası, erkeklerin ise kabusu!

İşin aslı doğru insanla olduğu sürece evlilik korkulacak bir şey değil… Ancak kadınlar daha üç yaşından itibaren evlilik kavramı ile büyüdükleri için doğru adam seçmede pek başarılı olamıyorlar. Çünkü...
EVLİLİK Kadınların rüyası erkeklerin ise kabusu

İşin aslı doğru insanla olduğu sürece evlilik korkulacak bir şey değil…

Ancak kadınlar daha üç yaşından itibaren evlilik kavramı ile büyüdükleri için doğru adam seçmede pek başarılı olamıyorlar. Çünkü çoğunun derdi o düğün şamatası ve yüzük… Tabii bunun sonucunda da mutsuz evlilikler ve boşanmalar artıyor, dünkü artık evliliği devam ettirme gibi bir amaç yok; amaç nikah “evet” deyince bitiyor… Evet, bu sefer hemcinslerimizi biraz acımasızca eleştirmiş olabiliriz ama hemen söyleyelim bütün kadınları aynı kefeye koymuyoruz!

A: Ya bu kadınların evlilik merakı nedir böyle?

B: Valla bende hiç anlamıyorum. Doğru yanlış diye ayırt etmeden bir sürü insan evleniyor. Ondan sonra dertlerini bize anlatıyorlar.

A: Bence bu tamamen bilinç altına uygulanan bir mobing… Kız çocuklarına daha küçücükken başlıyorlar evlilik fikrini empoze etmeye.

B: Tabii canım hatırlıyorum benim babannem de ben küçükken ona su götürdüğümde su bardağını kaldırıp şerefe der gibi “kocamaaaaaan gelin ol!” der, öyle içerdi suyunu.

A: Banyondan çıkarsın, “gelin hamamların olsun” derler, kahve yapar götürürsün “senin de söz kahveni içmek nasip olsun” derler… Aklına gelmeyecek her yere bir şekilde evliliği ima eden bir sözcük sokuşturuyor bu teyzeler, nineler… Sanki bunun için özel bir eğitim almışçasına nasıl da yerini bulup lafı gediğine oturtuyorlar bir türlü anlamıyorum. Eee haliyle bir yaşa gelince de kadınların bilinçaltı devreye giriyor ve zihinlerinin arka tarafındaki plak, sürekli “evlenmelisin” diye çalmaya başlıyor. Yani bu olayın hormonlarla alakası yok!

B: Romantik komedi filmleri bile sanki ailemle anlaşmış gibi sürekli “ve sonsuza kadar mutlu yaşadılar…” diye bitiyor. Biz de zannediyoruz ki “evet” deyince sonsuza kadar mutlu yaşanılacak…

evlilik korkulacak bir şey değil

A: Asıl önemli olan doğru kişiye “evet” demek! Son zamanlarda niye bu kadar çok boşanma oluyor? Çünkü kadınlar sırf bu evlilik fikri yüzünden önlerine çıkan ilk fırsattı değerlendiriyorlar. O kişinin sana uygun olup olmadığına bakmadan, gerçekten sevip sevmediğini sorgulamadan aslında hissetmeden sadece bir görevi yerine getirir gibi teklif gelir gelmez eveti yapıştırıyorlar.

B: Çok doğru söylüyorsun. Mesela Aslı, Levent’in cimriliğinden ve bencilliğinden mütemadiyen şikayet eder ama hâlâ evlilik teklifi gelmedi diye de kriz yaşar… Niye evlenmek istiyorsun diye sorduğumda “beni seviyor” diye cevap veriyor. Kendi seviyor mu, onu bile sorgulamıyor! Tek takıldığı bir nokta var, o da Levent ile evlenmek! Bencilliğine tahammül edemiyor ama ömür boyu o bencillikle yaşayabileceğini sanıyor, safım benim!

A: Bir de benim anlamadığım bu ten uyumu olmadan evlilik kararı alanlarda…

B: Hele o hiç olmaz! Düşünsene ilişkideyken bir sene boyunca beraber olmamışsın ve teklifi kabul ediyorsun… O evliliğin ömrü üç yıl ben sana söyleyeyim…

A: O da en iyi ihtimalle… Hayır, evlilik kötü bir şey değil elbette ama evlendiğin gün iki saat mutlu olacaksın diye hayatının sonuna kadar mutsuz yaşama arzusunu anlamıyorum. Ve bu arzu bana çok sağlıksız geliyor…

B: Ancak onlar bu durumu görmemezlikten geldikleri için onlara sağlıksız gelmiyor ki… Adamlardan yana paso şikayet etseler de işte, “beni anlamıyor, çok cimri, çok bencil, sevişmiyoruz, sevişmekten zevk almıyorum, konuşamıyoruz bile…” gibi gibi dert yanan kadınlar nasıl oluyor da her şeyi unutup bir yüzüğe kanıyorlar? Tamamen toplum baskısı, yapılacaklar listesinin bir tik daha atılmış oluyor böylece…

A: Bak dikkat et, boşanan kadınlar, hiç evlenmemiş kadınlardan daha mutlular… Niye? Çünkü bir kere evlenip üstlerinden o yükü atmış oluyorlar… Çoğu bekâr ise o düğünü daha yaşamadıkları için mutsuz bir şekilde teklifi bekliyorlar.

B: Gerçekten birbirini sevip evlenen çiftler zaten boşanmıyorlar. Üstelik birbirleri ile çok güzel eğlenmeyi de biliyorlar. Ayrıca mutlu oldukları içinde birbirlerini sıkmıyorlar. Mutsuz çiftlerde kadın adamı sık boğaz etmeye başlıyor. Arkadaşları ile görüşmesini kıskanıyor, eve geç gelmesini sorun ediyor, sürekli onunla olmasını istiyor, daha da komiği bekar arkadaşları ile görüşmeyen kadınlar var.

A: Zaten mesela ten uyumları yoksa adam ya da kadın eninde sonunda aldatıyor. Gene boşanma ya da mutsuz evlilik kaçılmaz oluyor.

B: Oysa ki evliliği doğal bir sürece bıraksalar hem ilişkilerini doya doya yaşayacaklar hem de evlilik zorunlu olmaktan çıktığı için evlilikte keyif vermeye başlayacak. Hem bence öyle bir evliliğin cinsel yaşamı da hareketli olur, düşünsene sevdiğin adamla berabersin, sürekli yaratıcı olma şansın var… Bir de bunu evliliğin sürsün diye değil eğlendiğin için içinden gelerek yapıyor olacaksın.

A: Bak bir de Serap gibi olanlar var. Adam kızı aldatıyor ama kız için önemli değil çünkü bu ilişkiye beş sene emek vermiş o yüzden evlendi, kaçınılmaz olarak üçüncü senenin sonunda boşandı.

B: Gözlemlerime göre zaten üç seneyi deviren evlilik paçasını kurtarmış oluyor!

Kategoriler
Aşk-İlişkiler

Benzer Konular

  • Boşanma Çocuğa Nasıl Açıklanır? Çocuk Psikolojisi

    Bir ömür boyu birlikte olmak ve güzel hayallerle kurulan tüm yuvalar ne yazık ki bir ömür boyu devam etmeyebiliyor. Ülkemizde ve dünyada her geçen gün boşanma sayısı ise hızla...
  • Mastürbasyon ve Evlilik

    Mastürbasyon ve Evlilik

    Pek çok insan baskı altında bırakamadığı gençlik ve yetişkinlik çemberinden ayrılır, başka insanlarla tanışır, doğru insanları seçer ve kendi çevresini oluşturur. Bazen oluşturduğumuz çevrelere hep bu çevrelerdeymişiz gibi alışırız....
  • evlilik

    Evliliğiniz Kârda mı, Zararda mı?

    Mutlu evliliğin anahtarı artık ‘Güzin Abla’ köşelerinde değil, ekonomi sayfalarında gizli. Yeni kavram spousonomics’e göre, yeni evlilik doktorunuz ekonomistler; evlilik kurtarıcı formüller ise ekonomi teorileri. Emre ile Deniz, 30’larında,...
  • eşimle kavga ediyoruz

    Fedakarlık! Ama nereye kadar?

    Gönül Derman sizlerden gelen soruları cevaplıyor. Merhaba Gönül Hanım, Maalesef yine çok kötüyüm. Dün çok kötü şeyler oldu, eşim ile ben ailesinin yanında çok büyük bir kavga ettik. Ama...