Evde Çocuksu Olabiliyorum

Kızına güzel bir gelecek hazırlamaya çalışıyor ve aşkın tadını çıkarıyor. Gerçek kişiliğini sahnede gösterdiğini söyleyen Nilüfer, hayatta her şeye sahip olmanın mutluluğunu yaşıyor. Babasının yurtdışından getirdiği mikrofonlu teyple ilk...
nilüfer_1

Kızına güzel bir gelecek hazırlamaya çalışıyor ve aşkın tadını çıkarıyor.

Gerçek kişiliğini sahnede gösterdiğini söyleyen Nilüfer, hayatta her şeye sahip olmanın mutluluğunu yaşıyor.

Babasının yurtdışından getirdiği mikrofonlu teyple ilk repertuarını oluşturduğunda, Nilüfer henüz ilkokula bile gitmiyormuş. Ortaokulda okurken sürekli tuvalette şarkı söylen Nilüfer, daha sonra öğle tenefüslerinde ve boş derslerde arkadaşlarına mini konserler vermeye başlamış. 1970 yılında Hafta Sonu dergisinin düzenlediği ses yarışmasında birinci seçilen Nilüfer, lise birdeyken ilk 45’liğini çıkarmış. “Artık kendi paramı kazanıyordum” diyen sanatçı, bir yıl sonra ikinci albümün hazırlıklarına başlamış. Bu arada İtalyan Lisesi çok ağır geldiği için, Şişli Koleji’ne geçmiş.

“Esas ikinci albümle yediden yetmişe herkes beni tanıdı. ‘Dünya dönüyor, sen ne dersen de; yıllar geçiyor, fark etmesen de…’ şarkısı bomba gibi patladı ve aradan 30 yıl geçmesine rağmen hala dillerde.” Genç kızlık dönemlerinde ünlü bir sanatçı olacağını hayal bile edemediğini belirten Nilüfer, ‘Geceler, Esmer Günler, Sen Mühimsin ve Yine Yeni Yeniden’ gibi şarkılarıyla sevenlerinin gönlünde taht kurdu. Sahneye ilk kez İzmir Fuarı’nda, merhum ses sanatçısı Zeki Müren’in ekibinde çıkan Nilüfer, buradan kazandığı parayla kendine son model bir BMW almış ve özel şöförü ile birlikte İstanbul’a dönmüş. “İlk büyük hayalimi böylece gerçekleştirmiştim” diyen Nilüfer, bugün artık şöhrete doyduğunu belirtiyor. “Hayatta sahip olmak istediğim her şey oldu. Sonunda özlediğim aileye kavuştum ve şimdi bunun keyfini çıkarıyorum.”

İyi niyet elçisi

Nilüfer hiçbir zaman tüm hayatını sahneyle sınırlandırmamış. Bunu da yaptığı çalışmalarla her fırsatta kanıtlıyor. Unicef çalışmaları sayesinde sanatçı duyarlılığına olduğu kadar, insanlık duyarlılığına da ciddi bir örnek oluşturan sanatçı, 1992 yılında Unicef yararına çalışmaya başladı ve 1999’da Unicef iyi niyet elçisi ilan edildi. Marmara depreminden sonra bölgeye yine kişisel yardımlarını esirgemeyen Nilüfer, 1999’da devlet sanatçısı oldu. Evdeki Nilüfer ile sahnedeki Nilüfer arasında bir fark olup olmadığını sorduğumuzda; “Pek yok galiba, gerçek kişiliğim sahnede. Orada içimden geldiği gibi davranıyorum, ama evde daha çocuksu olabiliyorum” diyor ünlü sanatçı. Yalnız kalmak ve yorgunluk atmak istediği zamanlar İstanbul-Sarıyer’deki evinde televizyon izleyip kitap okuduğunu belirten Nilüfer, açık havada dolaşmayı ve seyahat etmeyi de çok seviyor. “Eğer ses sanatçısı olmasaydım ressam olurdum. Çünkü iç dünyamı böyle görüntülemek çok heyecan verici” diyor ve evde nadiren yemek yaptığını, ama elinden her işin geldiğini söylüyor. “Kızım için yemek yapmayı seviyorum, kendim pek yemek ayırt etmem. Ama ekmek ve tatlı yemiyorum. Kilo almaya başladığım zamanlar da karbonhidratı kesiyorum.”

Anne olmaya karar verdi

Güzel sanatçının müzik dışında yakaladığı bir keyif de ‘annelik’. “Bu benim olgunluk dönemim” diyen Nilüfer, bu kararı nasıl verdiğini şöyle anlatıyor: “Yaklaşık 3,5 yıl önce bir gazeteci hanımın evlat edindiğini duydum. Fikir benim çok hoşuma gitti ve ‘Neden ben de böyle bir şey yapmıyorum’ diye düşündüm kendi kendime. Sonra da evlat edinmeye karar verdim. Şimdi bunun haklı gururunu yaşıyorum. Kızım Ayşe Nazlı 2,5 yaşında ve evin adeta neşesi.” Kızıyla birlikte çok keyifli zaman geçirdiklerini söyleyen Nilüfer, ona biraz müdahale ettiğinde Ayşe Nazlı’nın hemen kızdığını belirtiyor. “En çok yemek saatlerinde geçinemiyoruz, ama onun dışında birbirimize aşırı derecede düşkünüz” diyen sanatçı, Ayşe Nazlı’nın ileride kendi ayakları üzerinde durabilen, kimseye muhtaç olmayan ve ihtiyacı olanlara yardım eden biri olmasını istiyor. Bunun nasıl olacağı konusunda da epey hazırlıklı görünüyor. Nilüfer, Ayşe Nazlı’nın geleceği ile ilgili düşüncelerini söylerken, farklı ve özel biri olması için çaba gösteriyor ve kendi yetenekleri doğrultusunda ilerlemesine çok önem veriyor. “Bir müzikal yıldızı veya tenisçi, jimnastikçi, belki müzisyen olabilir” diyor ve ekliyor: “Böyle işlerle uğraşmasını ve bunu iyi yapmasını isterim.”

Evlenmeyi düşünüyor

Nilüfer’e göre evlilik, ancak sağlam bir ilişkinin kurulması, insana güven veren ve içini ısıtan bir birlikteliğin olması halinde mümkün. Ekranların ‘anchorman’i Reha Muhtar ile güzel bir beraberliği olan Nilüfer, “Reha bey ile evlenmeyi düşünüyoruz” diyor ve kendisini en çok mutlu eden şeylerin sahneye çıkmak, şarkı söylemek, kızının boynuna sarılıp onu öpmesi, Reha bey ve Ayşe Nazlı ile birlikte keyifli saatler geçirmek olduğunu belirtiyor. Müziğin; yalnızlığını paylaştığı, acılarını, hüzünlerini ve mutluluklarını içine sindirerek yaşadığı bir araç olduğunu belirten sanatçı, “Müzik hep hayatımda olacak” diyor. Bu aralar yeni albümünün çalışmalarına başladığını belirten Nilüfer, şu sözleri söylemeden de edemiyor: “Daima iyi müzik yapmak, mümkün olduğunca çabuk yeni albümümü bitirip bir an önce sevenlerimle buluşmak, konserler vermek ve güzel yaşamak istiyorum.”

Nilüfer Yumlu (Ses sanatçısı)
* 31 Mayıs 1955 yılında İstanbul – Cihangir’de doğdu.
* İkizler burcu.
* 1970: Katıldığı bir ses yarışmasında birinci olarak şöhret olma yolunda ilk adımını attı.
* 1972: ‘Kalbim Bir Pusula’ isimli ilk 45’liğini çıkarttı.
* 1977: Yeşil Giresunlu ile ilk evliliğini yaptı.
* 1978: Paris’te düzenlenen Eurovizyon Şarkı Yarışması’na katıldı.
* 1986: Uluslararası Akdeniz Şarkı Yarışması’nda birinci seçildi.
* 1999: Devlet sanatçısı ve Unicef iyi niyet elçisi oldu.
Kategoriler
Ünlüler
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Hepsi Bu Nilüfer

    Hepsi Bu Kadar mı?

    O, ‘esmer yıllar’ımızın tanığı; ‘erkeklerin de ağladığını’ fısıldayan, ‘kar taneleri’nin peşinden koşturan kadın. Üç kuşak, şarkılarında aşkı yaşadı. Ama bizim en özel köşelerimize, melodilerle sızan Nilüfer, hep kapalı bir...