Etnik ‘Club’ Erkeği Bulundu

Hollanda Kraliyet Ailesi, Osmanlı erkeğine sponsor oluyor. Erol Albayrak’ın defilesi, ‘techno’ ve ‘house’ müzikle aristokrat dayanışma eşliğindeki kültürler arası fonda gerçekleşiyor. Ve bir imparatorluğun az bilinen kostümleriyle gizli sosyal...
Erol Albayrak

Hollanda Kraliyet Ailesi, Osmanlı erkeğine sponsor oluyor.

Erol Albayrak’ın defilesi, ‘techno’ ve ‘house’ müzikle aristokrat dayanışma eşliğindeki kültürler arası fonda gerçekleşiyor. Ve bir imparatorluğun az bilinen kostümleriyle gizli sosyal yaşam irdeleniyor; 13 Haziran’da Tophane-i Amire’de.

Etnik erkeği nasıl şekillendirebileceğini düşünmeye başlayınca Osmanlı saraylarının Selamlık Odası geliyor aklına. İçoğlanları, hadımağaları, odalıklar, sarayda çalışanlar, sadrazamlar ya da sultanın ta kendisi. 31 yaşındaki Erol Albayrak’ın Hollanda Kraliyet Ailesi sponsorluğunda yapacağı ‘Selamlık 2002’ defilesinin de ana konusu bu. Selamlık bölümünü haremden daha gizemli buluyor. Annesi sayesinde tanıştığı moda dünyası, onu yarının ünlü modacılarından biri yapmaya hazırlanıyor. İzmir Moda Akademisi’ni bitirdikten itibaren çalıştığı çeşitli tekstil firmaları ona yetmiyor. İzmir’de tanıştığı Cemil İpekçi 5 yıl boyunca onun yeni patronu oluyor. Şimdi kendi kanatlarıyla uçmaya hazır. Haziran ayında Tophane-i Amire binasında yapacağı defileyle de bunu ele güne ispatlayacak.

Moda tutkusu nasıl başladı ?

Modaya nasıl başladığımı tam olarak hatırlamıyorum, annemden bu işi kaptım diyebilirim. Annemin özel bir yeri yoktu. Evde dikiş diker, enstitülere gidip, minik defileler düzenlerdi. O ortamda büyüdüm ve hala içindeyim. Size ilginç bir anekdot; ilk olarak 6 yaşında dikiş makinesine oturduğumda elbiseyi sol elimin serçe parmağına dikmiştim.

Ya profesyonelliğe geçiş süreci?

Profesyonelliğe geçiş öncesi okul vardı. İzmir Moda Akademisi’nde okudum ve bir firmada tasarımcı olarak çalışmaya başladım, daha sonra girdiğim bir yarışmada aldığım derece ile ihracat yapan bir tekstil firmasında koleksiyon hazırlamaya başladım. Bu iş bana Avrupa ve Amerika kapılarının açılmasını sağladı. Tekstil firmasında çalışırken, evde de kendi atölyemi kurmuştum ama ek kazançlar ve vizyonumu genişletmek için bir kurumda çalışmam gerekiyordu. İstanbul’a gelme kararını almamda Cemil İpekçi’nin etkisi oldu.

Sanırım Cemil İpekçi ile tanışman hayatının dönüm noktası, nasıl tanıştınız?

Bir İzmir defilesinde tanıştım. Kulise gidip “Ben size yardım edebilir miyim?’’ diye sorunca olumlu yanıt aldım. Birkaç gün içinde eşyalarımı toplayıp İstanbul’a geldim ve bana “Eğer istersen birlikte çalışabiliriz,’’ dedi. Gerisi de geldi.

Şimdi Hollanda kraliyet ailesi fonundan bir koleksiyon hazırlıyorsun. Neden Hollanda? Türkiye’de yaşayan bir modacı için çok zor olmadı mı?

Evet çok zor ama çok şanslı bir insanım. Tatil için Hollanda’ya gittiğimde orada tanıştığım çok özel insanlara beklentilerimi anlattım ve onlara bu konuda ne gibi girişimlerde bulunmam gerektiğini sordum. Hollanda’da çok başarılı bir Türk işkadını Gülay Orhan, bana bu konuda çok büyük destek oldu ve birtakım kapılar açtı. Özellikle, Hollanda Kraliyet Ailesinin desteğini almakta yardımı oldu. Aklıma etnik bir koleksiyon yapma fikri geldi. Ama koleksiyon, etniği ‘club’ tarzıyla karıştırarak yapılmalıydı sanki. Sonunda etnik erkeği nasıl şekillendirebileceğimi düşünmeye başladım; selamlık da böylece ortaya çıktı. Fikir netleşince sonuna kadar destekleyeceklerini söylediler. Koleksiyonun konsepti Osmanlı sarayında yaşamış içoğlanları, hadımağaları, odalıklar, sarayda çalışanlar, sadrazamlar ya da sultanın ta kendisi diyebiliriz.

Bu arada sen selamlığı başka bir gözle inceledin, bu konuda söyleyebileceğin ilginç şeyler var mı?

Mesela devşirme erkek çocukların en güzelleri mutfağa ayrılırmış; yani sultana. En güzel insanların yaptığı yemekler yedirilirmiş sultana. Güzellik ve temizliğin aynı insanlarda olduğunu düşünürlermiş. Harem hakkında daha fazla bilgiye sahibiz, daha gözde olduğu için. Selamlık daha gizemli aslında. Ben o gizemi bir nebze de olsa aralama girişiminde bulundum. Türkiye’de ciddi bir arşiv problemi var. Savaşların, anlaşmaların, fermanların dışında, Osmanlı arşivi neredeyse yok denecek kadar az. Bu yüzden koleksiyonda çok fazla detaya inemediğimi söylemeliyim. Bir de Türkiye’nin buna hazır olduğunu hissetmiyorum galiba.

Sen tüm bunları koleksiyonuna nasıl yansıttın?

İlk önce renklerle yansıtmaya çalıştım, bugünün erkekleri çok fazla renkli giyinemiyor. Ben her rengi severek üzerinde taşıyan bir insanım ama o günlerde kullanılan renklere ve kombinasyonlara bakınca ben bile kullanmaya cesaret edemeyeceğimi anladım.

Peki tüm bu kıyafetler nasıl ‘club’ havasına girdi? Defile ‘club’ ağırlıklı mı oldu, yoksa Osmanlının o ihtişamlı havasına mı yakın?

Buradaki aslında, bir sentez ve bir yorum katmak. Birebir aynısını yapmak olmaz. Defile etnik kısma saygı duyularak ‘club’ ağırlıklı olacak ve ‘house’ müzikle beraber etnik esintilerde kullanılacak.

Defilede kadın olacak mı?

Finalde gelinlik giyecek bir kadın olacak fakat bir manken değil. Bir sinema sanatçısı. Çünkü defile, FİLMSAN ve 21.Yüzyıl Vakfı işbirliği ile sinemaya emeğini vermiş ama güç koşullarda yaşamını sürdüren eski sinema sanatçılarının yararını yapılacak. Yer Tophane-i Amire binası. Müzikte etnik öğe canlı enstrümanla verilecek, sound’una ‘techno’ karıştırılacak.

Kategoriler
ModaRöportaj
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Ömer Lütfi Akad Ustayla Son Röportaj

    Ömer Lütfi Akad Ustayla Son Röportaj

    “Özal, yaptığı anlaşmalarla yabancı film şirketlerine kapıları koşulsuz açarak ulusal sinemayı bitirdi. Şimdilerde de Türk filmi diye Fransız filmi, Amerikan filmi çekiyorlar. Yaptıkları işleri de anlamıyorum” Hayatta tesadüflerin elbette...
  • Şarap Severler için İstanbul Şarap Mekânları

    Şarap Severler için İstanbul Şarap Mekânları

    Şarap Severler için İstanbul Şarap Mekânları Türkiye’nin en romantik, rüya gibi şehri İstanbul. Birçok romanda adı geçen, adına birçok şiir yazılan şehir, İstanbul. Bu büyülü atmosferi şarapla taçlandırmak istediğinizde,...
  • Serra Yılmaz

    Yemek paylaştıkça güzel…

    Serra Yılmaz, çok küçük yaşlarda, dedesiyle evlenmeden önce sarayda cariye olan anneannesiyle birlikte mutfağa giriyor. İşin tadını ilk olarak orada alıyor. Yıllar içinde de yemeklerinin lezzeti, büyük ve geniş...
  • Jennifer Lopez 06

    Jennifer Lopez: Özel Röportaj ve Fotoğraflarla

    Jennifer New York’un lüks tatil beldesi Hamptons’daki evinin bahçesinde efsanevi fotoğrafçı Patrick Demarchelier’ye poz veriyor. Bisikletler ve şapkalar onun kendisine ait gelecek planının birer parçası. “Her zaman, bir gün...