Erkek Olsaydım Futbolcu Olurdum

Selin Denizli, “babasının kızı” olmaktan çoktan kurtulmuş, 25 yaşında genç bir kadın. Onu artık spor yazılarıyla tanıyoruz. Ama bilmediğimiz bir çok yönü daha var. Spora olan tutkusu, oyunculuğu ve...
5c8e54a307291c1d740607a9

Selin Denizli, “babasının kızı” olmaktan çoktan kurtulmuş, 25 yaşında genç bir kadın.

Onu artık spor yazılarıyla tanıyoruz. Ama bilmediğimiz bir çok yönü daha var. Spora olan tutkusu, oyunculuğu ve annelik duygusu….

Spor onun için hiçbir zaman “yanısıra” bir şey olmadı. Olamazdı da; çünkü o Mustafa Denizli’nin kızıydı. Hayatı hep spordu. Hiçbir zaman uzaktan bir izleyici gibi olmadı. Şimdi Aktuel, Esquire Hülya dergilerinde yazıyor. 25 yaşında olmasına rağmen yedi yıldır yalnız yaşıyor. Yalnız demek doğru değil aslında. “Çocuklarım” diye bahsettiği köpekleri, Paşa, Pepsi ve Poe da ona eşlik ediyor.

Röportaja, “depresyondayım” diye geldi. Oysa yüzünden gülümsemesi, dilinden esprileri hiç eksik olmadı…

Selin Denizli_0_0_0Sporu bu kadar önemsemenizde babanızın ne kadar etkisi var?
Babamın bir yere kadar etkisi var. Benim hayatımın her döneminde spor vardı. Bir tek üniversite döneminde ara verdim. Sonra tekrar başladım. Ama son üç yılda takıntı haline geldi.

Takıntı haline gelmesinin kilo problemleriyle bir ilgisi var mı?
Kiloyla alakası yok sadece sevdiğim için başladım. Ben konsantrasyonu çok zayıf olan biriyim. Hiç bir işe sekiz aydan fazla devam edemedim. Dolayısıyla benim gün içinde kendimi bir yere bağlamam gerekiyordu. Kilo takıntısı, spordan sonra başladı.

Peki haftada kaç gün spor yapıyorsunuz?
Ben durumu biraz abarttım. Normalde haftada iki üç gün idealdir. Ama ben son iki yılda haftada altı gün yapıyordum. Benim amacım ciddi olarak kas yapmaktı.

Profesyonel olarak yapmayı düşünmüş müydünüz?
Voleybola devam etmeyi çok istedim ama üniversite için Ankara’ya gidince bırakmak zorunda kaldım. Bir daha dünyaya gelsem kesinlikle profesyonel sporcu olurdum.

Profesyonel sporcu olmak istemeniz babanızla mı ilgili?
Aslında benim seçimlerimde onun bir etkisi yok ama ben bir sporcunun yaşam biçiminin nasıl olması gerektiğine antremanlı biriydim. Sporu, “yanısıra” bir şey olarak görmedim hiçbir zaman. Sonuçta sporcu bir babanın kızıydım ve hayatımız bununla devam ediyordu. Artı babanın hırsı geçiyor insana.

Hırslı biri misiniz?
“Ya hep ya hiç” diyen bir karakterim var. Bu çok yorucu bir şey aslında. Sporda da böyle oldu. Her gün yapıyordum, arasını bulamadım. Vücuda ne kadar verirsen daha fazlasını istiyor.

Nasıl bir vücuda sahip olmayı hedefliyorsunuz?
Bir çok insan, kadının feminen görüntüsünden hoşlanıyor. Ben kaslı kadın severdim ve öyle olmak istiyordum.

SPOR VE YAZMAK

Spor yazarlığı nasıl başladı? Selin Denizli_0_6_0
Yazmak, benim hayatımda spordan da önce gelen büyük bir tutkum. Bütün yaralarıma yazmanın iyi geldiğini düşünen biriyim. Gözlemlediklerini yaşatacak tek şey kelimeler. Teklif gelince de hiç düşünmeden kabul ettim.

Yazılarınızı nasıl bir gözle yazıyorsunuz?
Başka bir boyuttan bakabildiğim için oradayım. Teknik konularda ahkam kesmek bana düşmez. Ben bu sporu seviyorum, hem bir profesyonelin kızıyım, hem bir taraftarım, hem de bu meseleye ilgi duyan, seven, erkek olsa futbolcu olmayı isteyen bir insanım. Ayrıca da futbola bakan bir kadın gözüyüm. Ben işin içinden komiğini çekip çıkarmaya çalışıyorum.

Yazılarınızı yazarken babanızdan destek alıyor musunuz?
Başladığımda sadece Fenerbahçe’yi yazıyordum ve o zaman babam teknik direktördü. Şimdi yazarlık yapıyorsun, Fenerbaçe’yi yazıyorsun ve baban da o takımın teknik direktörü… İnsan biraz imtina eder, değil mi? Ben bir iki yazımda onu eleştirdim. Tabii babam bunu görünce epey kötü oldu. Onun kızı olarak düşündüğüm zaman haklı ama ben de kendi kariyerim adına haklıyım.

Spor dışında hayatınızda başka neler var?
Şahika Tekand’ın Stüdyo Oyuncuları’nda oyunculuk dersleri almaya başladım.

Oyuncu olmak istiyor musunuz?
Bana lisedeyken iki mesleği önermişlerdi; ya avukatlık ya da tiyatro. Her ikisi de belli bir şekilde oyunculuğu gerektiriyor zaten! Ama ben ikisini de yapmadım. Gidip lisan üzerine eğitim aldım. Çevremdekilerin de desteklemesiyle ancak bu sene cesaret edebildim. Eğer fırsat çıkarsa yapmayı da düşünürüm.

LİGHT BİR İNSANIM

Hayata nasıl bakıyorsunuz, neler bekliyorsunuz?
Ben her anlamda “light” bir insanım. Hayata karşı, felsefeler üretebilecek ne yaşım var ne de tecrübem. Ama bildiğim bir tek şey var; o da her acının, her sevincin bir son kullanma tarihi olduğu. Bu sefer kesin üzüntüden öldüm dediğim, hiçbir şeyde ölmedim. Demek ki hayatı biraz daha “light” algılamak gerek. Üzüntülerin üzerinden atlayıp geçmiyorsun ama çantana koyuyorsun. Ve onun adı bir süre sonra üzüntüden çıkıp tecrübe, deneyim, hatıra oluyor. Bedenine ve ruhuna iyi bakacaksın çünkü ikisinin de bir yedeği yok.

Bir gün kitap yazacak mısınız?
Kesinlikle evet! Yayınlanmamış yazılarımı toparlamak istiyorum. Çünkü onlar yayınlananlar gibi komik değil. Bir tanesini okursan, “Tanrım bu nasıl aşk” dersin ama öteki ondan daha feci bir aşktır.

Aşkı nasıl yaşıyorsunuz?
Benim aşkım karşıdaki insana göre değişmez. Gösterilmeyen sevgi, sevgi değildir. Ve maalesef bizim insanımız bırak sevmeyi, sevilmeyi bile bilmiyor. O yüzden de benimkilerin çoğu karakolda bitiyor. Yoksa, benim kadar çok anne olmayı isteyen biri çoktan evlenirdi.

Anne olmayı bu kadar genç yaşta ister miydiniz?
Çok isterdim çünkü birlikte büyüyelim istiyorum. Ondan da öğreneceğim çok şey var. Evlenmeyi çok istiyorum ama henüz bu düşüncelerimi aktarmaya değecek birini bulamadım. Yoksa bana evlenme teklif edilmesini beklemezdim, ben ederdim.

Kaç çocuk isterdiniz?
Takım kuracak kadar! Bu işin şakası ama beş tane çocuk isterim, evleneceğim kişi de isterse, şartlarda uygun olursa neden olmasın.

Fiziğinize çok takıntılısınız, hamilelik korkutuyor mu?
Öyle bir duygu için kilo alıp vermek ya da deforme olmak çok güzel. Bunun kötü olduğunu düşünmek bile çok ayıp. Hamilesin ve dünyaya bir insan getireceksin, yüz kilo da olabilirsin.

Kategoriler
Röportaj
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular