Ergenlikte Cinsel Özdeşim

Modern ergenlik psikolojisinin babası olan G.Stanley Hall ergenliği “fırtına ve stres” ; zamanı olarak betimledi ancak bu görüş yeni arastırmalarda desteklenmedi.Ergenlik değişik biçimlerde tanımlandı: ´´Psikoseksüel gelişimin dört evresinin sonuncusu…´´(Blos,1962);...
Ergenlikte Cinsel Özdeşim

Modern ergenlik psikolojisinin babası olan G.Stanley Hall ergenliği “fırtına ve stres” ; zamanı olarak betimledi ancak bu görüş yeni arastırmalarda desteklenmedi.Ergenlik değişik biçimlerde tanımlandı: ´´Psikoseksüel gelişimin dört evresinin sonuncusu…´´(Blos,1962); ´´İnsanda,bireyin yetisşkine özgü ayrıcalıklarının kendisine verilmediğini hissettiği zaman başlayan ve yetişkinin tüm gücü ve toplumsal konumu toplum tarafından bireye verildiği zaman sonaeren gelişimin dönemi…´´(Sieg,1971);´´Genç yetişkine,değişik değişkinlik rollerini vatandaşlık sorumluluğunu sonuçlarına katlanmak zorunda kalmadan denemesine izin verildiğinde yaşanan normatif bunalım…´´(Schulz,1972)(Gander ve Gardiner)

Ergenlik hızlı büyüme ve gelişmenin olduğu,kız-erkek cinsel özelliklerinin belirdiği 2-3 yıllık ilk gençlik dönemini kapsar.Kızlar erkeklerden 1-2 yıl önce ergenliğe girer,büyüme ve cinsel olgunlasmalarını 1-2 yıl önce tamamlarlar.Ergenlik her çocukta ayrı yaşlarda başlayabilir.(Yörükoğlu) Erinlik sırasında,ergen dramatik bir biçimde boy ve kilo kazanırken,cinsel olgunlaşmanın başladığı işaretini veren aynı derecede önemli diğer değişimler ortaya çıkar.Bunlar birincil cinsiyet özellikleri (erkeklerde penis ve testisler,kızlarda yumurtalıklar,klitoris,vajina ve rahim) ve ikincil cinsiyet özellikleri (kadınlarda göğüslerin gelişimi,erkeklerde ses değişimi ve yüz kılları,her iki cinste apışarası kılları)´dir. Bu özelliklerin ortaya çıktığı yaşlar bireyler arasında büyük ölçüde değişiklik gösterir.(Gander ve Gardiner)

Yaşamını karmaşık bir toplum sistemi içinde örgütlenmiş olarak sürdüren insanlarda, dürtülerin,bu toplumsal yaşam kurallarına uyarak belli bir düzene sokulması gerekmiş,bu arada bir dürtünün ve bunlar arasında en çok da cinsellik dürtü ve eyleminin oldukça katı kurallarla bastırılıp belli bir düzen ve sınır içinde doyurulması öngörülmüştür.İnsanda bu bastırlamalar ve koşullandırmalar sonucu oldukça büyük bir değişikliğe uğratılmış bu dürtü,zaman zaman temel ve ana amacından (üreme) uzaklaşmış bir kavram haline dönüşmüştür.Toplumsal yaşamın katı kuralları altında bastırılarak,ilk yalın biçiminden uzaklaşmış bu dürtülerin doyumu da çoğu zaman çelişkili ve karmaşık yolları gerektirdiğinden,insanlarda bazen onemli ruhsal bozukluklara yol açabilmektedir.(Koptagel-Ilal)Bu gibi birçok bireysel ve toplumsal sorunun, çatışmanın, sürtüşmenin,hayal ve korkunun, gerginliğin,sıkıntının,tedirginliğin altında cinsel içgüdünün ve dürtünün olgunlaşmamasından,toplumsal nitelik kazanamamasından kaynaklanan değişik,karmaşık nedenler yatar.(Köknel)

Özbenliğe yönelmiş saldırganlık olan intihardan,çevredeki kişilere yönelmiş olan cinayete kadar çeşitli saldırganlıklar bi anlamda yönünü saptırmış cinsel içgüdüden kaynaklanır .Öte yandan çeşitli ruhsal belirtilerin,yakınmaların,hastalıkların ortaya cıkmasında da cinsel içgüdünün gelişmesindeki saplantı ve takıntılar önemli rol oynar.(Köknel)

Cinsel kimliğin oluşmasında özdeşim önemli bir yere sahiptir. Cinsel kimlik,bireyin kendi bedeni ve benliğini belirli bir eşeylik içinde algılayışı,kabullenişidir.(Kişinin kendini kız,erkek,eşeysiz yada her iki eşeyli olaral algılamasıdır) Cinsel kimliğin oluşumunda yaşamın ilk yıllarındaki deneyimlerin etkisi büyüktür.Uygun özdeşim orneklerinin bulunup bulunmayışı,cinsel kimliğin gelişmesinde en önemli etkenlerden biridir.(Öztürk) Çevrenin çocuğa karşı olan tutumu,ona sunduğu örnekler ve çevredeki erişkinerin gerek kendi aralarındaki gerekse çocuğa karsı olan tutumlarına göre de cinsel özdeşin konusu etkinlenir.(Koptagel-İlal)

Sağlıklı özdeşimi engelleyen ya da saptıran önemli engeller :

* Aile içinde uygun özdeşim örneklerinin bulunmayışı,evde olsa bile çocuğa anne yada babanın ya da onların yerinde olan önemli kişilerin çocukla özdeşim örneği olabilecek nitelikte ilişki kuramaması

* Bozuk,sapık,nevrotik,psikotik davranışlar gösteren ana-baba

* Ana-babanın birbirini sevmemesi,saymaması,aşağılaması

* Aile içinde sevgi yoksunluğu

* Aile içinde şiddet

* Aile içinde çocuğa cinsel sataşmalar,çocukla cinsel ilişkiler

* Annenin kendini kızına kötülemesi, kadını aşağı, horlanan bir yaratık olarak tanıtması

* Babanın kızını sevmemesi,oğlunu ileri derecede ürkütmesi yada ihmal etmesi (Öztürk)

Aile içinde ve toplumda cinsel konulara karşı aşırı tutumlar cinsel kimlik gelişimini etkileyebilir.İleri derecede suçlamalar,ağır günah duygusu,suçüstü yakalanma endişeleri, ana-babanın çocuğun gelişmekte olan cinsel organlarıyla fazla ilgilenmeleri,aşırı denetleme, ergenlik öncesi ve sonrası çağda bir miktar gizliliğin (mahremiyet) tanınmaması,yanlış bilgilendirme (özduyurum ile akıl hastalığı,cinsel güçsüzlük olabilir korkusunun aşılanması),çocuğu çapkınlığa itici,kışkırtıcı tutumlar, cinsel korkular ve çekingenlikler´e yüklü cinsel imlik gelişimine yol açabilir.(Öztürk)

Fallik Dönem´de Çözümlenememiş Oedipus Karmaşası’nın Sonraki Dönemlere Aktarılmasına Neden Olan Ana-Baba Tutumları

* Kendisi doyum bulamamış ana yada baba, bağımlılık gereksinlerinden ötürü kendisine bağımlı bir diğer insanın varlığına katlanamaz, çocuğuna itici, reddedici tutumlar geliştirebilir.

* Güvensizliği nedeniyle diğer insanlara yaklaşamamasının yarattğı yalnızlığı çocığunu kendisine bağımlı bırakarak gidermeye çalışabilir.

* Özellikle eşi ile ilişkilerinde doyumsuz ise çoğu kez bilincinde olmadığı bazı davranışları ile çocuğuna karşı baştan çıkarıcı tutumlar geliştirebilir.Bu tutumlar çocuğun hayranlığını kazanma çabalarından,göstermeciliğe değin türlü biçimlerde ortaya çıkabilir.

* Kimi anne karşı cinse karşı geliştirmiş olduğu kızgınlık ya da imrenme duyguları nedeni ile çocuğunu hadımlaştırıcı tutumlar da geliştirebilir.Öte yandan başat bir annenin varlığı karşısında silik ve edilgin kalan bir baba, çocuğa gerekli olan özdeşim imgesini sağlayamaz.Katı,sert,cezalandırıcı bir bab ise çocukta hadımlaştırılma karmaşasının pekiştirilmesine yol açar.Kimi anneler, babayı çocuğa karşı kışkırtarak, bu duygunun daha da çok yoğunlaşmasına neden olurlar.(Geçtan)

Oedipus Karmaşası yetişkin bir erkekte türlü davranış sapkınlıkları ile sonuçlanabilir.Örneği kimi erkek güçlü gördüğü kadınlarla ilişki kurmak ya da ortak yaşam ilişkisine geçmek eğilimindedir.Ne varki, seçilen kadın genellikle kendi elektra karmaşasını çözememiş olmasından ötürü, babası ile özdeşim kurmuş, başat ya da erkeksi tutumlar geliştirmiş biri olur.Bu tür ilişkiler çoğu kez sadomazoşist bir nitelik taşırlar.Kadının mazoşist durumu benimsediği durumlarda erkek, ilişkinin sorumluluğunu bazen tümden kadına yükler, sırıtını ona dayayarak başka kadınlarla ilgilenir ya da Oedipal anksiyetesini kıskançlık nöbetleri biçiminde yaşayarak onu sadakatsizlikle suçlar.Erkeğin mazoşist bir tutum geliştirdiği durumlarda, kadın başat tutumları ile erkeği küçük düşürücü türlü tutumlar geliştirebilir ya da onunla ilişkisini sürdürmekte iken diğer erkeklerle ilgilenebilir.(Geçtan)

Baştan çıkarıcı anne ile özdeşim kurma, bir erkeğin tüm kadınlara karşı baştan çıkarıcı bir tutum geliştirmesi ile sonuçlanabilir.Bazı yazarların ´Don Juanizm´ diye adlandırdıkları bu davranış biçiminde amaç,bir kadınla gerçek bir ilişkiye geçmek değil, tüm kadınlara kendini kabul ettirebilme istaği ve derinlerdeki anksiyetenin bir anlatım biçimidir.Başat ve cezalandırıcı anneye karşı geliştirilen korku duyguları, yetişkinyaşamda bazen kadınlara karsı genel bir korkuya, bazen de kadının cinzel organında simgeleşen bir korkuya dönüşebilir.Irza geçme olaylarında amaç, baştan çıkarıcı ve reddedici anne imgesini dize getirmektir.Bazı ırza geçme durumlarında, olayı kadının kocasına izlettirmek hadımlaştırma karmaşasına karşı geliştirilmiş bir tepki (babaya karşı kazanılan zafer) olarak yaorumlanabilir.Kadın cinsel organında simgeleşitirilen korku da bazen erken boşalma bazen de erksizlik (erkek cinsel organında sertleşme durumuna gelemesi) durumuna yol açar.(Geçtan)

Fallik Dönem´de Çözümlenememiş Electra Karmaşası´nın Sonraki Dönemlere Aktarılması na Neden Olan Ana-Baba Tutumları

* Anne kendi evliliğinde mutsuzsa sürekli olarak kocasından yakınarak ya da erkekleri kötüleyerek duygularını kız çocuğuna aşılıyabilir.Annenin yakınmalarında gerçeklik payı da olsa, böyle bir durum kız çocuğun tüm kadınların zayıf, tüm erkeklerin ise güçlü, anca ezici oldukları biçiminde bir genelleştirmeye gitmesine neden olabilir.Bunun sonunda kız çocuk tıpkı annesi gibi,kendini erkeklere kıyasla ikinci sınıf bir varlık olarak görmesine ve bundan ötürü karşı cinse karşı kızgınlık geliştirmesine ya da başatbası ile özdeşim kurmasına, erkeksi tutumlara karşı bir imrenme duygusu geliştirmesine neden olabilir.

* Babanın uzaklığı ve ilgisizliği, anneye kendisine olandan fazla ilgi göstermesi, mesleki nedenlerle evden uzun süre ayrılması ya da ev dışında diğer kadınlarla serüvenler yaşaması kız çocukta, güçlü bir erkeğin varlığına karşın onun sevgisinden kendisine hiçbir pay düşmediği duygusunu oluşturur.Bu durum değersizliğinin bir kanıtlaması olarak yorumlanır ve ikinci planda kalmaya zorunlu bir kadın kimliği benimsemesine yol açabilir.Çoğu kez anneye varsa diğer kardeşlere ya da babasının ilişki kurduğu diğer kadınlara karşı yoğun kıskançlık duygularının geliştirilmesine neden olabilir.

* Engelleyici bir anneye karşılık, sıcaklık ve sevgi veren bir babanı varlığı, kız çocuğun tüm duygusal gereksinmelerini babasına yöneltmesine neden olabilir.Birincil etkenin annenin kusurlu tutumları ya da ilgisizliği olduğu bu gibi durumlarda, kimi babanın annelik görevlerini fr yüklenmesiyle, babaya karşı geliştirilen duyguların daha da yogunlaşmasıyla sonuçlar.Ancak elektral üçgenin yarattığı anksiyete bu gibi durumlarda da oluşur.(Baba yatağını anneyle paylaşır)

* Kendi Odipus karmaşasını çözememiş olan bir baba, annesine saplanmış olan bilinçdışı cinsel isteklerini, bir kız çocuğunun dünyaya gelişi ile karşı cinsten olan bu yei akrabasına yönelebilir ve annesine ilişkin anksiyetesini bu kez çocuğunda yaşayabilir.Böyle bir durum babanın tutumundaki çeşitli sapmalara neden olabilir.Kimi baba kız çocuğundan adeta bir anne ilgisi bekleyebilir, kimi bilinçdışı istekleri sonucu baştan cıkaracı tutumlar geliştirebilir ya da bu isteklerin yaratttığı yoğun suçluluktan dolayı kızına karşı itici ve kırıcı davranışlarsergileyebilir.Kimisi ise Oedipal dönem anksiyetesini kıznında yeniden yaşayarak, onu diğer erkeklerden kıskanabilir.Annenin başat ve egemen olmasına karşılık, baba zayıf ve edilgense, kız çocuk kendisi gibi annesinin başatlığından ve engellemerinden yılmış olan baba ile özdeşim kurar,sadist bir anneye karşı mazoşist bir baba-kız ortaklığı kurulur.Böyle bir durum kız çocuğun yetişkinlik öneminde zayıf ve mazoşist erkeklere ilgi duymasına neden olabilir.(Geçtan)

Zayıf ve engellenmiş annesi ile özdeşim kuran bir kadın, erkekler karşısında mazoşist bir tutum benimseyebilir.Erkeği sadistçe davranışlara adeta kışkırtan bu tür kadınlar ellerine fırsat geçtiğine gizli sadist eğilimlerini dışa vururlar.Cinsel ilişkie mazoşist rolü ile katıldıklarında orgazm olmazlar, onlar için cinsel beraberlik erkeğin kadını tutsak almasıdır.Bu kadınların bir bölümü baskılanmış cinsel tepilerine karşı fobik ve obsesif-kompulsif tepkiler geliştirebilirler, erkeklerin kadınlara üstünlüğü ilkesini benimserler ve bunu ödünleyici hiçbir çabaya girmezler.(Geçtan)

Ele ctral üçgene ilişkin çocukluk anksiyetesi yetişkin kadında türlü biçimlerde yaşanabilir.Ulaştırılması ya daelde edilmesi güç erkeklere (baba imgesi) kendilerini,kabul ettirmek için çabalarlar.Çoğu kez evli bir erkekle ilişki kurarak Elektral üçgeni tamamlar.ve çocukluk dönemlerinin anksiyetesini, mazoşizmi ve kıskançlık bunalımlarını bu ilişki içinde yeniden yaşarlar .Önemli olan erkeği, birinci kadının (annenin) varlığına rağmen kazanabilmektir.Kimi kadın ise güvensizlik duygusunun yoğunluğu nedeni iletüm erkeklerin ilgisini,onlarla gerçek bir ilişkiye girmeksizin, kendi üzerine çekmeye çabalar.Anksiyete o denli yoğundur ki sevgi bulabilme umudu da yitirilmiştir.Ayrıca babaya yönelik cinsel tepilerin tüm erkeklere yönelmesinin yarattığı yoğun suçluluk duyguları da gerçek bir ilişkiye geçmeyi engeller.Önemli olan tüm erkeklerin ilgisini çekmektir. Bu nedenle bu kadınlarda göstermeci eğilimlere ve dramatik davranışlara sıklıkla rastlanır.Çocukluk yıllarında,babaya karşı geliştirilen cinsel ilginin yarattığı suçluluk duygularının çok yoğun olduğu durumlarda ise kadınlığın cinsel yönlerinden tamamen vazgeçilir.(Geçtan)

Kategoriler
CinsellikÇocuk Sağlığı
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular