En büyük hedefimiz Türkiye’nin değerini anlatmak

İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı yazdı Türkiye gibi çokkültürlü bir ülkenin hem geçmişini hem bugününü hem de geleceğini sergileyerek evrensel değerini ortaya koyan İstanbul Modern, sanatsal bellek...
Oya Eczacıbaşı İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı
Oya Eczacıbaşı İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı

İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı yazdı

Türkiye gibi çokkültürlü bir ülkenin hem geçmişini hem bugününü hem de geleceğini sergileyerek evrensel değerini ortaya koyan İstanbul Modern, sanatsal bellek oluşturma işlevini gerçekleştirmeye çalışıyor

Ülkemizde son on yıldır müze ve müzecilik kültürü sosyal yaşamın ana gündem maddelerinden birini oluşturuyor. Giderek ilgiyle izlenen çağdaş sanat kültürüyle birlikte müzecilik oluşumlarında da devinim ve dönüşüm sağlandı. Müzeler, koleksiyonları, yerel ve küreseli birbirine bağlayan sergileri, izleyiciyle kurdukları etkileşimli programları, sanat eğitimine getirdikleri yeni açılımlar ve disiplinlerarası etkinlikleriyle pek çok yenilikçi uygulama ve algının oluşmasında etkili oldular.

Oya Eczacıbaşı İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı

Oya Eczacıbaşı İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı

Türkiye’de sanat, başta İstanbul Bienali olmak üzere büyük ölçekli uluslararası organizasyonlar ve sanatsal etkinliklerle günlük yaşama daha çok girdi ve uluslararası ajandalarda yer edindi. Bienal, sanat ve tasarım alanındaki fuarlar, sayısı ve çeşitliliği artan galeriler ve kamusal alandaki sanat projeleri giderek yerli-yabancı kitleleri İstanbul’a çekmeye başladı.

Küresel sanat ve turizm ortamında İstanbul’un bir cazibe merkezi olarak algılanmasında en büyük etkenlerin başında çağdaş sanat ortamımızdaki enerjik dönüşüm ve müzecilik alanında yaşanan canlılık geliyor.

İstanbul Modern’in özel bir yeri var

Ancak bu süreç kolay gerçekleşmedi. Cumhuriyet döneminde Atatürk, ülkemizin resim ve heykel sanatını kapsayan ilk müzesi olan İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nin 1937’de kurulmasına öncülük ederek, müzelerin sanatı topluma tanıtma ve eğitim işlevinin önemini vurgulamıştı.

Cumhuriyet tarihi boyunca özlemi duyulan, eksikliği tartışılan, ağırlığını sergileme ve koruma odaklı arkeolojik, tarihi ve etnografik müzelerin oluşturduğu müze olgusu, 2000’li yıllarda özellikle özel sektörün yoğun ve girişimci çabasıyla çağdaş ve güncel olana ulaştı.

Bu noktada, uyguladığı yönetim modeli, koleksiyon politikası, modern ve çağdaş sanata gösterdiği yakın ilgi, büyük izler kitleyle buluşan disiplinlerarası projelere yer vermesi, özel sektör ve kamuda bir müze bilinci uyandırması açısından İstanbul Modern’in diğer müzelerden ayrılan özel bir yeri var.

İstanbul’a yıllardır özlemi çekilen bir modern ve çağdaş sanat müzesi kazandırma düşüncesinin geçmişi çok eskilere dayanır. Çözüme giden yolun başlangıcıysa 1987 yılında İKSV’nin gerçekleştirdiği 1.Uluslararası İstanbul Bienali oldu. Bienalden sonra yoğunlaşan çalışmalarla 17 yıl süren zorlu ve uzun bir sürecin sonunda İstanbul Modern 11 Aralık 2004 tarihinde Türkiye’de özel kesimin öncülüğünde açılan ilk modern ve çağdaş sanat müzesi oldu.

Müzeler, kendi alanlarında toplumların belleklerini oluştururlar ve öncelikle toplumla sanat arasında sağlam bir köprü kurmaya yönelirler. Türkiye gibi çok kültürlü bir ülkenin hem geçmişini hem bugününü hem de geleceğini sergileyerek birikimini ve evrensel değerini ortaya koyan İstanbul Modern, geniş bir yelpazede bir sanatsal bellek oluşturma işlevini gerçekleştirmeye çalışıyor.

İstanbul Modern’in yola çıkış amacı çağdaş müzecilik anlayışını Türkiye’de uygulamak, bir ilki gerçekleştirip, disiplinlerarası ve interaktif etkinliklere ev sahipliği yaparak gündelik yaşamla kültürün buluştuğu, toplumun her yaştan birçok kesimine ulaşan çok yönlü bir sosyal platform oluşturmaktı.

Yabancı ziyaretçileri müzemize çekmeliyiz

Müzeler ülkemizin geleceği için önemli. Türkiye’ye değer katmak, Türkiye’nin değerinin dünya tarafından anlaşılmasını sağlamak, bizim en başından beri, temel hedeflerimizden biriydi. Yurtdışındaki izleyicilere de Türkiye sanatını tanıtmak amacıyla çeşitli müzeler, sanat kuruluşları ve koleksiyonlarla işbirlikleri oluşturarak, sanatçılarımızın uluslararası sanat ağında görünürlüklerini de destekleyen değişik sergilerle, görsel sanatlar alanındaki zenginliğimizi uluslararası sanat ortamıyla paylaşıyoruz.

Müzenin eğitim ve iletişim kurumu olarak algılanmasını sağlayan İstanbul Modern’in başarısında özel sektör, kamu yönetimi ve yerel yönetimin işbirliği çok önemli bir rol oynuyor. Dünyanın büyük müzelerinde bile benzerine pek rastlanmayan bu eşsiz işbirliğinin toplumsal dayanışma kültürümüze değer kattığını düşünüyorum.

Dünya metropolleri ve müzeleriyle kıyaslandığında İstanbul’daki müze sayısının da, ziyaretçi sayısının da daha düşük olduğu görülüyor. Müzecilik için ziyaretçi sayıları, izleyici ilişkileri, eğitim yoluyla geleceğin izleyicilerini yetiştirme, müze iletişim ve pazarlaması büyük önem taşıyor ve tüm bu konularda dünyanın büyük müzeleriyle karşılaştırdığımızda gideceğimiz uzun bir yol bulunuyor. Her yıl 7 milyon turistin geldiği İstanbul’da yabancı ziyaretçileri müzelerimize çekmek için çok çalışma yapmamız gerekiyor. Yine de hem kendi müzemizde hem de Türkiye’deki diğer müzelerde son birkaç yıldır gözlenen gelişim umut verici. New York’ta bulunan MoMa’nın izleyicilerinin yüzde 65’inin turist olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bizim de yurtdışında daha fazla tanıtıma yönelmemiz gerektiği ortaya çıkıyor.

Dileğimiz, kültür alanındaki yatırımların ve çağdaş müzecilik anlayışının ekonomideki büyüme hedefinin yanı sıra devlet ve özel sektör desteğinden hak ettiği payı almasıdır. Kültür-sanat ürünlerinin satın alımındaki vergi oranları düşürülmeli, kültür-sanat etkinliklerine vergi kolaylıkları getirilmelidir. Türkiye çağdaş sanat ortamı ağırlıklı olarak genç üretime sahip. Çağdaş sanatçılara gösterilen ilginin, sanatçı üretimlerinin desteklenmesine de yansıyacağını, sanat dünyasının canlanacağını umuyorum.

Müzelerimiz, Türkiye’nin çağdaş yüzünün tanıtılmasının yanı sıra, toplumun farklı kesimlerine eğitim ve kültür-sanat hizmeti verilmesinde, kültür turizminin zenginleşmesinde, sanat ekonomisinin gelişmesinde, dünyanın bir kente bakışının değişmesinde önemli bir işlev üstleniyor.

Kategoriler
Kültür&Sanat

Benzer Konular