Elveda statüko! Merhaba değişim!

3 Kasım 2002 seçimlerinde yıllanmış statükocu partiler kaybetti. 28 Mart 2004 yerel seçimlerine ‘gözü dönmüş” bütün statükocu partiler, AB ve Kıbrıs konusu üzerinden milliyetçi bir dalga yaratarak girdiler. AK...
Mehmet Metiner

3 Kasım 2002 seçimlerinde yıllanmış statükocu partiler kaybetti.

28 Mart 2004 yerel seçimlerine ‘gözü dönmüş” bütün statükocu partiler, AB ve Kıbrıs konusu üzerinden milliyetçi bir dalga yaratarak girdiler. AK Parti Hükümetini “Sevr’i hortlatmak!” ve AB için ‘Kıbrıs’ı satmak’la suçladılar.

Seçimi “genel” bir havaya dönüştürdüler. Bir de buna “milli / ulusal hesaplaşma” süsü verdiler. 28 Mart’ta da derin bir hezimete uğradılar. Kıbrıs’ın “milli kahramanı” ile kol kola girip ‘statükocu cenahı” güçlendirmeye koyuldular. 24 Nisandaki referandumda Kıbrıs Türklerinin verdiği mesaj, tıpkı Türkiye toplumunun 3 Kasım ve 28 Mart’ta verdiği mesaj gibi, açık değil mi?

‘Elveda statüko!”

KOMÜNİST MİLLİYETÇİLİK Mİ?

Kıbrıs dolayısıyla ortaya çıkan saflaşmayı Türkiye’nin özgürlükçü sosyalistleri çok iyi değerlendirmelidirler. Özellikle AKEL’in tavrını.

Solcu Başbakan Mehmet Ali Talat ile “Muhafazakar Demokrat” Tayyip Erdoğan aynı cenahta, Rum Komünistleri ile Rum Kiliseleri bir cenahta yer aldılar.

Türkiye’nin özgürlükçü solu, “değişimcilik – statükoculuk” ayrışmasında, hiçbir “ama’nın arkasına sığınmadan Avrupa Birliği doğrultusunda “değişim”den yana olduğunu, herkes için koşulsuz bir özgürlük istediğini söylem ve pratiğiyle ortaya koymadığı sürece geniş kitlelerle buluşamayacağını unutmamalıdır.

Komünist milliyetçi (teoriyle telifi imkansız) anlayış, özgürlükçü solun kabul edilebileceği bir anlayış olmasa gerek. .

“DENKTAŞ İSTİFA!”

‘Milli kahraman” Denktaş’ın, KKTC’de ‘evet” çıkması halinde ‘istifa” edeceğini açıklayan sözlerini kendi kulaklarımla duymamış olsaydım, Denktaş’ın bugünkü tavrına hiç kızmazdım.

Baksanıza, “istifa etmeyeceğim” diyor. “Çünkü biz kazandık.” Siz kazandıysanız, kaybeden kim peki?

Etrafına topladığı statükocu parti ve gruplarla Kıbrıs halkına karşı “Evet oyu verenler vatan hainidir” söylemiyle düşmanca bir kampanya başlatan Denktaş’ın, halkının ezici bir çoğunluğunun “evet”i karşısında “milli kahraman!” edasıyla çıkıp aynı gün istifa etmesi gerekirken laf cambazlığıyla koltuğuna yapışıp kalması, hiç de siyasi ahlaka uygun bir davranış değildir.

Denktaş halkının büyük bir çoğunluğunu kaybetmiş bir “hükümsüz” Cumhurbaşkanıdır.

Kendi tabiriyle “vatan haini” olduğu ortaya çıkmış bir halkın Cumhurbaşkanı olarak kalmayı nasıl içine sindirebildiğini bilmiyorum, ama o halkın Rauf Denktaş’ı artık içine sindiremediği besbellidir.

Denktaş, varlığı tanınmayan bir “devlet”in Cumhurbaşkanlığı sıfatına, ahir ömründe bir de “halkını kaybetmiş Cumhurbaşkanı” sıfatını eklemiş bulunmaktadır. Anavatandaki AK Parti Hükümetini de karşısına aldığına göre, her bakımdan kaybetmiş birine yakışan, onurlu bir istifadan başka bir şey değildir.

DEĞİŞİMCİ CENAH

Türkiye’de değişimden yana olanlar bir cenahta, statükocular bir cenahta toplanıyorlar. Bu, demokrasi adına hayırlı bir gelişmedir. Birgün aynı cenahta buluşacağımızı biliyordum. Bu buluşmadan rahatsızlık duymak, statükoya bilerek veya bilmeyerek kan taşımaktan, destek olmaktan öte bir anlam taşımaz.

Değişimci cenah içinde önemli bir rolü olduğuna inandığım “özgürlükçü sol”un, “değişmedim, gelişmedim” nostaljisine, ideolojik tekkeci “cenah” edebiyatına ihtiyacı olduğu kanısında değilim. Ne değişmek ayıptır, ne de gelişmek! Hele kendinizi solda tanımlayan bir insansanız, değişebileceğinize ve gelişebileceğinize peşinen inanıyorsunuz demektir.

Yoksa yanılıyor muyum?

Mehmet Metiner / Zemin /Birgün

Kategoriler
AnalizPolitik

Benzer Konular

  • Keşke hamile olsaydı

    Keşke hamile olsaydı

    17 Yaşında bir genç kız karnında beliren büyük bir ur nedeniyle ameliyata alınmıştı. Ameliyat sırasında yumurtalıklardan köken alarak karın içini dolduran iri bir karpuz büyüklüğünde yaklaşık 15 Kg ağırlığında...
  • Bazen isteseniz de unutmayı erteleyemiyorsunuz

    Bazen isteseniz de unutmayı erteleyemiyorsunuz…

    Hekimlere bazen sorarlar; Hastalıklar ve hastalar ile iç içe geçen hayat sıkıntılı olmuyor mu? Hastalarınızın sorunlarından etkilenmeden bu işi nasıl sürdürebiliyorsunuz? Duygularınızı nasıl törpülüyorsunuz? Gerçekten de hastalıklarla mücadele için...
  • Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Gezilecek Yerler

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Gezilecek Yerler

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti KKTC Türkiye’nin yavru vatanı ; Doğu Akdeniz’in mavi suları ile çevrili bu cennet ada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ılıman iklimi sayesinde belli bir tarih...
  • Genetik üzerine

    Genetik üzerine

    Hepimizin gözü aydın. Genetiğin şifresi çözüldü. Metafizik, yeniden otopsi masasına yatırılıp kaderciliğin, falcılığın, büyücülüğün çanlarına ot tıkandı. Yaşamımızın ve yazgımızın doğa üstü güçlere, gökteki ölü yıldızlara bağlanmasına, inanan birkaç...