Dünyayı Dizilerle Teslim Alıyoruz

İzlendiği ülkelerden yüzde 12 daha fazla turist geliyor. Yurt dışına satış rakamları 100 milyon doları aştı. Kuaförlerde Kıvanç Tatlıtuğ modeli sunuluyor. Selanik Metropoliti, “Muhteşem Yüzyıl’ı izledikçe Türklere teslim oluyoruz”...

İzlendiği ülkelerden yüzde 12 daha fazla turist geliyor. Yurt dışına satış rakamları 100 milyon doları aştı. Kuaförlerde Kıvanç Tatlıtuğ modeli sunuluyor. Selanik Metropoliti, “Muhteşem Yüzyıl’ı izledikçe Türklere teslim oluyoruz” diyor. Dahası var!

Muhteşem Yüzyıl Dizisi

ABD, Afganistan, Almanya, Arnavutluk, Avusturya, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Bosna Hersek, Brunei, Bulgaristan, Burkina Faso, Cezayir, Çek Cumhuriyeti, Çin, Dubai, Endonezya, Ermenistan, Fas, Fildişi Sahili, Filistin, Gürcistan, Hırvatistan, Hindistan, Hollanda, Irak, İran, İsrail, İsveç, İsviçre, İtalya, Japonya, Karadağ, Kazakistan, Katar, Kore, Kosova, Kuveyt, Libya, Lübnan, Macaristan, Makedonya, Malezya, Mısır, Moritanya, Nijerya, Özbekistan, Pakistan, Polonya, Romanya, Rusya, Senegal, Sırbistan, Singapur, Slovakya, Slovenya, Somali, Sudan, Suriye, Suudi Arabistan, Ürdün, Tacikistan, Tayland, Tayvan, Tunus, Ukrayna, Umman, Vietnam, Yeni Kaledonya, Yemen, Yunanistan…

Ecdadımızın orduyla zorlayıp açamadığı Viyana kapılarından 430 yıl sonra dizilerle geçip ilerledik.

2005’ten 2011 sonuna kadar 76 ülkeye 35 bin 675 saatlik dizi sattık.

Doğu, Batı, Kuzey, Güney…

Dört bir yana, yukarıda saydığım tüm ülkelere kültür ihraç eder olduk.

Öyle ki…

Bu kadarını biz bile tahmin etmezdik. Kültür muhafazasında karnesi kırıklarla dolu ülkemizin kültürünü yayması bizim için de sürpriz oldu.

Yunanistan’da Altın Şafak Partisi Türk dizilerini yayınlayan kanallara savaş açtı.

Ne Doğu’yuz ne Batı

Pek çokları Türkiye’nin dizileriyle bir yumuşak güce dönüştüğünü telaffuz ediyor. Doğrudur.

O meşhur ‘arada kalmışlığımız’ en sonunda para eder oldu.

“Ne Doğu’yuz ne Batı… Ne moderniz ne geleneksel” söylemi ilgi çeker oldu. Bizi biz yapan bu şablon dünyanın dört yanında iş yapar oldu.

Biz Misak-ı Milli sınırları içinde bitmeyen siyasi kavgalardan, yoran iç politikadan, karamsar hallerden şikâyet ederken…

Bizim diziler global eğlence sektöründe çıkış yakaladı.

100 milyon doları aştı

Türk dizilerinin ortalama dakika başına satış geliri Amerika’yla yarışıyor. Saat başına 5-150 bin dolar arası fiyatlara giden dizilerin yurtdışı satış rakamları yılda 100 milyon doları aştı. Türk dizileri eskiden saat başına 600-700 dolara alıcı buluyordu, düşünün.

“Yoğurt senindi, benimdi” diye birbirimizi yediğimiz Yunanistan’da halkın yarısı Türk dizisi izliyor. Yunanlılar dizilerden öğrendikleri Türkçe sözcükleri kullanıyor. Yunan dergileri promosyon amaçlı Türkçe Ders CD’leri veriyor. Türkçe kurslarının sayısı durmadan artıyor.

Milliyetçi bir Türk’ün yüreğinin yağları eriyordur vesselam.

Rol model oldular

Rusya’da ‘Fatmagül’ün Suçu Ne?’ dizisini yayımlayan kanal, Fatmagül’ü konu alan şiir yarışması düzenliyor.

Sudan’da berberlerin duvarlarını Necati Şaşmaz, Kenan İmirzalıoğlu, Kıvanç Tatlıtuğ posterleri süslüyor. Saçını, sakalını, favorisini, ense tıraşını Türk dizi oyuncuları gibi kestirmek isteyenler berberlere akın ediyor. Berberlerin “Sarı saç sana olmaz” telkinlerine rağmen, saçlarını boyatıyor.

Urumçi’de çarşılarda her yere Türk dizilerinin posterleri asılıyor, Polat Alemdar kıyafetleri satılıyor.

Tacikistan, şiddet görüntüleri, izleyenleri kötü etkiler diye Türk dizilerini yasakladı.

Yüzde 74 Türk dizileri izliyor

Bulgaristan’da her iki kişiden biri… 16 Ortadoğu ülkesinde insanların yüzde 74’ü Türk dizilerini izliyor.

Dünyada Türk dizisi furyasını başlatan Gümüş’ün 2008’deki son bölümünü izleyenlerin sayısı Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da 85 milyondu.

Arap dünyasında bu dizileri izleyen kadın sayısı 50 milyon civarında.

Ramazanda çocuklara ne hediye istedikleri sorulduğunda, Türk dizi karakterlerinin isimlerini sıralıyorlar.

Turist sayısı yüzde 12 arttı

Cannes’da sektörden 10 binden fazla kişinin ziyaret ettiği uluslararası televizyon fuarında ‘Türk Dizileri: Yeni Lokum’ başlıklı panel düzenleniyor.

100 ülkede 5500 kanalı takip edip sektöre bilgi aktaran Eurodata TV Worldwide, raporunda “Türk dizilerinin yaygınlığı teyit edildi” diyor. Dizi konusunda Türkiye’yi flaş ülke olarak gösteriyor.

Vietnam Başbakanı Bulgaristan gezisinde konakladığı otelde Ezel’i izleyip Türk dizilerine merak salıyor.

Japonya’da Türk dizilerinin ihracata ve turizme katkısını konu alan belgesel yayımlanıyor. Tevekkeli değil, bu dizilerin izlendiği ülkelerden Türkiye’ye gelen turist sayısı ortalama yüzde 12 arttı.

Bazı bölgelerden gelen turist sayısındaki artış kayda değer. Arap turistlerin sayısı 30 binden 150 bine çıktı.

Kimse de öyle camiydi, kaplıcaydı falan, ilgilenmiyor. Varsa yoksa dizilerin çekildiği konaklar, yalılar, restoranlar.

Görevinden alınan oldu

Sanmayın ki ortalık süt liman. Türkiye’nin alttan alta yayılan yumuşak gücünü püskürtme çabaları genelde kimi ülkelerde siyaset cephesinden geliyor.

Yunanistan’da mesela, Altın Şafak Partisi Türk dizilerini yayımlayan kanallara savaş açıyor. Osmanlı’ya karşı isyanın yıldönümünde televizyon binaları önünde protesto gösterileri düzenliyor. Milletvekili Türkler aleyhinde sloganlar atarken televizyon kanalı binasının kapısına işiyor.

Yunan devlet televizyonunun yöneticisi Türk dizilerini konu alan belgesele sponsor olunca görevinden alınıyor.

Selanik Metropoliti vaazlarında “Türk dizileri oynarken televizyonlarınızı kapatın” diye çağrı yapıyor. “Muhteşem Yüzyıl’ı izledikçe Türklere teslim oluyoruz” diyor.

Al Arabiya, insanların Kurtlar Vadisi’ni izleyince adam öldürdüklerini ileri sürdü.

Yasa tasarısı hazırlanıyor, yasaklanıyor

Makedonya’da bir bakan çıkıp “500 yıllık Türk esareti yetmezmiş gibi, şimdi de her kanalda Türk dizileri izliyoruz” diye serzenişte bulunuyor.

Türk dizilerini yayından kaldıracak bir yasa tasarısı hazırladıklarını, böylece televizyon kanallarında Makedon belgesel ve dizilerini ön plana çıkaracaklarını söylüyor. Sırbistan’da radikal Sırp hareket “Naşi 1389”un üyeleri Belgrad’ın her yerine Türk dizilerine karşı protesto afişleri asıyor, “Sultan Süleyman’ın olumlu bir şahsiyet olarak gösterilmesine” karşı çıkıyor.

Tacikistan, şiddet görüntülerinin izleyenleri kötü etkileyeceğini savunarak Türk dizilerini yasaklıyor.

İran, gerçekte ekonomik krizin tetiklediği boşanmalardaki artıştan Türk dizilerini sorumlu tutuyor. İran hükümeti Türk dizilerinin Batı kültürünü empoze ederek aile kurumunu istikrarsızlığa sürüklediğini savunuyor.

‘Etik değerler!’ zarar görüyor

Ortadoğu’nun önde gelen televizyon kanallarından Al Arabiya, insanların Kurtlar Vadisi’ni izleyip adam öldürdüklerini, Yemenli kadınların kocalarını dizilerdeki erkekler kadar romantik olmadıkları, onlar gibi iyi giyinmedikleri gerekçesiyle boşadıklarını ileri sürüyor.

İmamlar dejenere Türk dizilerini izleyen Arapların etik değerlerinin zarar gördüğünü açıklıyor.

Her tarafta, siyasi ve dini otoriteleri rahatsız eden bir şeyler var. Faşistler, dizilerin Türkleri onların anlattıkları masallardaki gibi barbar göstermemesinden rahatsız.

Dinciler, dizilerdeki değişen Müslüman kadın prototipinden ve çağdaş kadın imajından huzursuz.

Osmanlı’dan kopma toprakların başındakiler yeniden işgal edildikleri hissiyatı içindeler.

Bir yandan, “Biz de emperyalist güç olduk. Kültür emperyalizmi bu” diye düşünebiliriz. Ama bir yandan da…

Geçmişte milletçe izlediğimiz Brezilya dizisi miktarı düşünülürse…

Hepimizin usta birer sambacı olması beklenirdi.

Ama olmadık, öyle değil mi?

 

Kategoriler
Yaşam

Benzer Konular

  • Dünyanın En Havalı On Mahallesi

    Dünyanın En Havalı On Mahallesi

    ABD, New York, Wiiliamsburg Radikal mekanların yanı sıra biraz sıradan kalsa da yine de burada görülecek birçok yer vardır. Bu yerler arasında en lezzetli ve en güzel olanı ise...
  • İçimizdeki Işın Kılıcı 1

    İçimizdeki Işın Kılıcı…

    Dünyanın pillerini her an şarj etmekte olan ışık, biz insanların hücrelerini de aydınlatmakta. Öyle ki, özel hazırlanmış bir ortamda, hepimiz birer ışın kılıcı gibi parlamaktayız… Güneş, dünyadan yaklaşık 330.000...
  • 2008 Uluslararası Dünya Yılı

    2008 Uluslararası Dünya Yılı

    UNESCO 2008 yılını “Uluslararası Dünya Yılı” olarak ilan etti. Bunun anlamı, bu yıl boyunca gezegenimizle ilgili etkinliklerin ağırlıklı olarak ele alınacak olması. Aslında Dünya yılında yapılacak çalışmaların yalnızca bir...