Dünya Üçüncüsüyüz, Neden Birinci Olmayalım

Türkiye, yat üretiminde İtalya ve Hollanda’nın ardından üçüncü sırada yer alıyor. ABD, Almanya, Fransa gibi birçok ülkeyi geride bıraktık. Hedef, İtalya’nın denizdeki bayrağını indirip maviliklere adımızı yazmak. Sıklıkla duyarız;...

Türkiye, yat üretiminde İtalya ve Hollanda’nın ardından üçüncü sırada yer alıyor. ABD, Almanya, Fransa gibi birçok ülkeyi geride bıraktık. Hedef, İtalya’nın denizdeki bayrağını indirip maviliklere adımızı yazmak.

Vicky Tersane: Proteksan Turquoise (İstanbul) Boyu: 72.60 metre

Vicky Tersane: Proteksan Turquoise (İstanbul) Boyu: 72.60 metre

Sıklıkla duyarız; “Yat üretiminde dünya ikincisiyiz” ya da “Üçüncü”, “Dördüncüyüz” diye… İşin doğrusu üçüncülüğümüzdür. Veri olarak, her yıl yayımlanan Global Order Book kabul ediliyor. Bu, tersanelerde süren projeler ve o yıl alınan siparişleri kapsayan bir rapor. Aralık 2012’de yayımlanan ve megayat sektöründe önemli bir veri olarak kabul edilen raporda Türkiye, İtalya ve Hollanda’nın ardından üçüncü sırada yer alıyor. Gerek siparişler gerekse inşa halindeki yatlar göz önüne alınarak hesaplanan verilere göre Türkiye’nin toplam yat üretimi 2780 metre. Birinci sıradaki İtalya geçen seneye oranla bir düşüş yaşasa da 10540 metre ile hâlâ lider… İkinci sıradaki Hollanda’nın toplam üretimiyse 3 bin 561 metre…

Rapora göre şu anda dünya genelinde 24 metre üzeri toplam 692 tekne üretim halinde ve 100 metrenin üzerinde de yaklaşık 14 proje bulunuyor. 2012’de dünyanın bir bölümü krizden etkilenirken bazı orta ölçekli firmaların büyüdüğü belirtiliyor ve bu duruma örnek ülke olarak da Türkiye gösteriliyor.

Yat üretiminde ilk 10 ülke: İtalya (10.540m) Hollanda (3.561m) Türkiye (2.870m) ABD (2.605m) İngiltere (1.871m) Tayvan (1.302 m) Almanya (1.235m) Çin (837m) Birleşik Arap Emirlikleri (608m) Fransa (450m)

Megayatlarda Söz Sahibiyiz.

Orient Star Türkiye’de yapılan en büyük kopmozit yat Boyu: 47 metre

Orient Star Türkiye’de yapılan en büyük kopmozit yat Boyu: 47 metre

Dünya üçüncüsü olduğumuz üretim alanının 30 metre üzeri yatlar olduğunun altını çizmek gerekiyor. Yani özel üretim megayatlar… Denizlerimizde sıklıkla gördüğünüz küçük ve orta ölçekli yelkenli ve motoryatlarda söz sahibi olanlar hâlâ Avrupa ve ABD’li dev üreticiler. Yat inşa sektörümüz seri üretim söz konusu olduğunda emekleme seviyesinde diyebiliriz.

Simba Tersane: RMK Marine (İstanbul Boyu: 32.89 metre

Simba Tersane: RMK Marine (İstanbul Boyu: 32.89 metre

Ancak bazı Avrupalı yat üreticilerinin Türkiye’de bir partner bularak üretimlerini burada sürdürdüklerini de görüyoruz. Örneğin İtalya’nın en önemli motoryat markalarından Azimut’un bazı modelleri Bursa’da üretiliyor. Fransız Rhea Marine, trawler teknelerini Gebze’de inşa ettiriyor. Öte yandan seri üretim yapan ve yurtdışında pek çok ülkede distribütörlük vererek dünyanın dört bir yanına yatlarını satan firmalarımız da yok değil. Numarine, Alen Yacht, Yuka Yacht, GCG Marine, Sirena Marine gibi…

Asıl söz sahibi olduğumuz megayatlar konusundaysa tersanelerimiz uluslararası arenada daha çok biliniyor. Her yıl 20’nin üzerinde 30 metreden büyük megayat suya indiriliyor. Türkiye’de üretilen en büyük yat da 2012’de suya indirildi: Proteksan Turquoise’ın inşa ettiği 72,60 metrelik Vicky. Proteksan bu alanda Türkiye’deki en tanınmış tersane. Bir diğeri de Koç Grubu’nun RMK Marine’i. Antalya’da üretim yapan CMB Yacht ise Türkiye’nin en büyük kompozit yatı olan 47 metrelik Orianet Star’ı geçen sene suya indirdi. Bu tersanelerle birlikte Tansu Yacht, Bilgin Yacht, Dünya Yachts, Logos Marine, Vicem Yachts, Mengi Yay, Cobra Yacht, Ağanlar, Agantur gibi çok sayıda başarılı üreticinin de ismini saymak mümkün.

Dünyanın Yatı Türkiye’de

Amerika’dan Avrupa’ya, Güney Afrika’dan Avustralya’ya bütün tekne üreticileri Türkiye’yi parlak bir pazar olarak görüyorlar. Hemen hemen her markaya Türkiye’de kolaylıkla ulaşmak mümkün. İstanbul’da her sene iki büyük boat show düzenleniyor. Birisi karada, diğeri denizde… Bu fuarlarda dünyanın önde gelen yat üreticilerinin en son modelleri Avrupa fuarlarının hemen ardından Türk denizseverlerin beğenisine sunuluyor.

Türkiye, marinalarıyla özellikle de güneydekilerle göz dolduruyor. Akdeniz çanağının en iyi marinalarına sahibiz. Türk yatırımcıların Ege ve Adriyatik’te yabancı marinalara yatırım yaptığını da belirtelim. Koç Grubu bünyesindeki Setur Marinaları ile Doğuş Grubu’nun D-Marin’i Yunanistan ve Hırvatistan’da ciddi yatırımlar yapıyor. Yenileri de yolda. Dalaman, Gökova, Samsun ve daha pek çok kıyı şehrimizde projeler ve marina inşaatları sürüyor.

İstanbul’dan Mersin’e halihazırda hizmet veren toplam 41 marinamız var. Denizde bağlama kapasitesi 14 bin 565. Karadaysa 5465 tekne barındırabiliyorlar.

Özellikle İstanbul’daki yoğunluk dikkat çekiyor. Ataköy Marina, Setur Kalamış & Fenerbahçe Marina, Marinturk İstanbul City Port (Pendik), Güzelce Marina (Büyükçekmece), West İstanbul Marina (Beylikdüzü) dışında geçen aylarda İstanbul Büyükşehir Belediyesi kuruluşu olan İSPARK Boğaz’da ilk iki ‘tekne park’ı İstinye ve Tarabya’da hizmete açtı. İstinye’de 180, Tarabya’da da 208 tekne, yüzer pontonlara bağlanabiliyor. İSPARK Boğaz’ın muhtelif yerlerinde bu parkların sayısını arttırmayı hedefliyor. Şu an İstanbul’daki mevcut marina ve tekne parkların denizde bağlama kapasitesi 4 bin civarında.

Türkler teknede konfor arıyor

Mevcut ekonomik durum göz önüne alındığında Türkiye’de yat satışlarında artış olmamasını gerektirecek bir durum görünmüyor. Kaldı ki Türkler denizciliği ve tekne hayatını keşfedip sevmeye başladı. Önümüzdeki yıllarda yatçılığın daha da gelişeceğini söylemek mümkün.

Tekne tipi ve marka çeşitliliğinde de artış olacaktır. Bu arada Türkler genelde ‘Akdeniz tipi’ diye adlandırılan geniş güverte alanlarına sahip tekneleri tercih ediyor. Geniş kamaralar, büyük banyo gibi konforlar da aranan özellikler arasında. Bu tanıma uyan pek çok tekne mevcut olsa da son dönemde Türkiye’deki pazarın hareketliliğini gören Avrupalı üreticiler, ürün yelpazelerine ‘Türklere hitap eden tekne’ koymaya başladılar. Türklerin sadece bu tipte teknelerden hoşlandığını söylemek yanlış olur. Burada altı çizilmesi gereken şey pazarın büyük üreticilerinin artık Türk kullanıcıyı da hesaba katarak tekne tasarlamaları.

Türkler tekne boylarını da büyütmeye başladı. Son üç-beş seneye kadar 15 metreye kadar tekne tercih edilirken trend şimdi 23 metrelere kadar ulaştı. Beş-on yıl içinde Türk denizseverlerin 40 metre civarına geleceği söylenebilir. Geçen sene 40 metre ve üzeri boylarda tüm dünyadaki satış adediyse 250 idi.

İtalya’nın kaybettiği alanı doldurabiliriz

Megayat üretiminin Türkiye’de; gerek uygun tesisler, yetişmiş işgücü ve kaliteli işçilik gerekse ülkenin coğrafi konumu göz önünde bulundurulduğunda yukarıya doğru bir ivme kazanacağı söylenebilir. Özellikle İtalya’nın kaybettiği alanı Türkiye doldurabilir.

Seri üretimdeyse henüz yeterli tesis ve işgücüne sahip değiliz. Ancak Avrupalı tersaneler gerekli yatırımları yapıp teknelerini Türkiye’de üretmeye yönelirlerse, sanayi burada da gelişir ve dünya çapında kendi markalarımızı yaratmamamız için de bir neden kalmaz.

Kategoriler
Yaşam

Benzer Konular