Döviz krizi çıkar mı?

Piyasalar haftaya satışlarla başladı. Dolar 1 milyon 400 bin lirayı geçerken, İMKB-100 Endeksi 18 bin puanın altını gördü. Cumartesi günkü yazımda daha rahat bir haftaya gireceğimizi tahmin etmiştim ama...
ABD Dolan korkuttu

Piyasalar haftaya satışlarla başladı. Dolar 1 milyon 400 bin lirayı geçerken, İMKB-100 Endeksi 18 bin puanın altını gördü. Cumartesi günkü yazımda daha rahat bir haftaya gireceğimizi tahmin etmiştim ama piyasalardaki gerginlik artarak devam etti. Kıbrıs referandumu, AB üyeliği süreci derken, pazartesi günü açıklanan ocak ayı cari işlemler rakamları döviz talebini artırdı, özellikle döviz piyasasında aylardır korunan denge iyice bozuldu.

Peki cari işlemler açığındaki artış bir panik gerektiriyor mu? Türkiye’de bugüne kadar çıkan krizlerin odak noktasında hep döviz yer aldı. Bütçe açığı, enflasyon, yüksek faiz ve borç stoku gibi göstergelerdeki bozulmaya karşın, Merkez Bankası’nın döviz kurlarını yapay biçimde tutmaya çalışması krizle sonuçlandı. Dövizi tutmak isteyen Merkez Bankası faizleri yükselttikçe, krizler bir anda büyüdü. Şu anda kurlar serbest dalgalanıyor, dolayısıyla piyasalar TLyi hızla devalüe edebiliyor. İşte son bir aydaki devalüasyon yüzde 7’ye ulaşmış durumda.

TL HALA DEĞERLİ

Peki bu durumda cari işlemler açığındaki hızlı artışı nasıl değerlendirmeliyiz? Şu anda cari açık nedeniyle korkulacak bir durum yok.

2000 yılında cari işlemler dengesi 10 milyar dolar açık verdi. IMF programı çerçevesinde o zaman sabit tutulan kurların bir yıl içinde patlayacağı Mart 2000’den itibaren belliydi. (O zaman bu konuyu Yeni Binyıl Gazetesi’nde sık sık değerlendirmiştim.)

Ancak şu andaki kur sistemi bir döviz krizi çıkması olasılığını tamamen ortadan kaldırıyor. Şu anda bile TL yüzde 30 civarında değerli. Ancak bu değer piyasa koşullarında belirleniyor. Merkez Bankası’nın döviz fiyatlarının oluşmasında katkısı olsa da baskısı yok. Kurlardaki son bir aydaki artış da böyle bir baskının olmadığını ortaya koyuyor.

Oysa 2000’de 10 milyar dolarlık açık, diğer sorunlarla birleşince sistemi tıkanma noktasına getirmiş, Merkez Bankası dövizi tutmaya çalışınca, faiz binleri bulmuştu. Bugünkü ekonomik büyüklükler dikkate alınınca Türkiye’yi zorlayacak açığın 12-14 milyar düzeyinde olduğunu öngörebiliriz. Türkiye 8-9 milyar dolarlık bir cari açığı ise zorlanmadan taşıyabilecek yapıda.

PİYASANIN STRESİ

2003 yılında cari açık 6.6 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Ocak ayında ise 783 milyon dolar açık var. Ancak TL’nin değerli olduğunu bilen piyasa, açık büyüdükçe kurları yükseltmeye başladı. Dolayısıyla bugünkü piyasa koşullarında TL nin değerli olması nedeniyle bir kriz yaşanması pratik olarak mümkün değil.

Burada sorun, borç stoku, IMF programı ve AB üyeliği üçgeninde kilitlenmiş durumda. Bu borç stokunun, bu IMF programıyla geri ödenemeyeceği matematiksel olarak açık. Türkiye’nin AB üyeliğine adım atması ve oradan gelecek yardım, bu denklemi değiştirebilir. AB üyeliğinin gerçekleşmemesi ve IMF programından çıkış ise borçların bir biçimde geri ödenmeyeceği anlamına geliyor.

AKP Hükümeti giderek daha sık biçimde 2005’ten itibaren IMF’ye ihtiyacımız olmayacağını belirtiyor. Bence piyasadaki stresin nedenini burada aramak gerekiyor.

Kategoriler
Ekonomi

Benzer Konular

  • Borsada-önlenemeyen-düşüş

    Borsada önlenemeyen düşüş

    Döviz kurunda yaşanan tırmanış ve Kıbrıs’la ilgili beklentilerin kalmaması nedenleriyle borsada yoğun satışlar yaşandı. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Bileşik Endeksi, dün ilk seansta yüzde 3.5 oranında değer kaybetti....
  • Kayıtdışı Gözaltında

    Kayıtdışı Gözaltında

    Hükümet, ithalattan, para transferlerine, akaryakıt girişine kadar tüm kayıtdışı ve kaçak alanlarına karşı operasyon başlattı. Ocakta, ‘kaynağı belli olmayan döviz’ kaleminde 1.2 milyar dolar çıkış yer aldı. Merkez Bankası...
  • ABD Dolan korkuttu

    ABD Doları Korkuttu

    Amerika’nın faizleri artırma sinyalleri, Kıbrıs ve cari açık, döviz piyasalarını da vurdu. ABD Doları dün serbest piyasada 45 bin lira artarak 1 milyon 422 bin liraya kadar çıktı. ABD’nin...