Domuz Gribi Bu Yaz Yaygınlaşabilir

Dünya Sağlık Örgütü’nün, uyarıları en yüksek düzeye çıkardığı İnfluenza A H1N1 hastalığı, diğer adıyla Domuz Gribi, oldukça kolay bulaşan bir hastalık. Her ne kadar, sıcak ve kuru hava virüslerin...
Domuz Gribi Bu Yaz Yaygınlaşabilir

Dünya Sağlık Örgütü’nün, uyarıları en yüksek düzeye çıkardığı İnfluenza A H1N1 hastalığı, diğer adıyla Domuz Gribi, oldukça kolay bulaşan bir hastalık.

Her ne kadar, sıcak ve kuru hava virüslerin ortamda yaşama sürelerini kısaltırsa da turistik faaliyetler nedeniyle farklı ortamlardan insanların bir araya gelmeleri, doğrudan bulaşma risklerini arttırıyor.

Havaalanlarında, sınır kapılarında termal kamera uygulamaları ve hastalara uygulanan sıkı karantina önlemleri çok önemli olmakla birlikte, kesin olarak önleyici olmayacaktır. Çünkü termal kamera ile sadece yüksek ateşli kişileri belirleme olanağı var. Oysa kişiler hastalık belirtileri ortaya çıkmadan bir hafta öncesine kadar geçen bir süre içinde virüs almış olabilir. Diğer bir anlatışla, bir kişi virüs aldıktan ve vücudunda taşımaya başladıktan sonra bir hafta içinde hastalık belirtileri göstermeye başlayabilir. Böylece, virüsü almış ama henüz ateşi yükselmemiş bir kişi rahatça yurda girer ve birkaç gün sonra da hastalanabilir. Nitekim böyle olguları da duyuyoruz. Örneğin Uludağ’daki gençlik kampında, yurt dışından gelen bir eğitmenin burada hastalandığı ve bu arada 4-5 gence de hastalığı bulaştırdığını medyada izlemiş olmalısınız.

Çalıştığımız sağlık kuruluşlarına başvuranlardan ve çevremizden şahit olduğumuz olgular var. Yaz kampları, dil okulları gibi çeşitli vesilelerle yurt dışına gidenlerin çoğu, bulunduğu ortamlarda domuz gribi vakalarıyla karşılaşıyorlar.

Ülkemizin tercih edilen bir turizm ortamı olması da riski arttırıyor.Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen turistlerle aynı tatil köyü, otel gibi ortamlarda bir arada olmak da ayrı bir risk.

Bir başka konu da yakında başlayacak olan Ramazan ayı nedeniyle Umre ve Hac döneminin gelmesi. Hac döneminde yaşlıların ve küçük çocukların kısıtlanması, hastalığı ve ülkemize taşınmasını engelleyici değil, sadece bu hastalık nedeniyle ölen kişi sayısını azaltıcı bir önlemdir.

Aşı firmaları çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor ama henüz piyasada satılan etkin bir aşı yok. Bu nedenle yapabileceklerimiz sadece bulaşmayı önlemeye yönelik olabilir. Ellerinizi sık sık iyice yıkayın. Ellerinizi yıkamadan ağzınıza, burnunuza ve gözünüze değdirmeyin. Çok özlemiş de olsanız karşılaştığınız kişilerle öpüşmekten kaçının. Aksırırken, öksürürken ağzınızı kağıt mendille kapatıp, kullandığınız mendili çöpe atın. Boğaz ağrısı, halsizlik, öksürük, burun akıntısı ve yüksek ateş gibi belirtiler ortaya çıkarsa, hemen bir doktora ya da sağlık kuruluşuna başvurun.

Tüm dileğim, ilaç firmalarının en kısa zamanda, etkili ve de aşılanması gerekli kişilere yetecek sayıda aşı üretebilir hale gelmeleri, yoksa önümüzde sıkıntılı günler gözüküyor.

Dr. Gündüz Tezmen
Dahiliye (İç Hastalıkları)
Kategoriler
Köşe YazılarıSağlık
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • doktora-soru sor

    Kansızlık çekiyorum

    İç Hastalıkları-Hematoloji-Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Coşkun Tecimer sorularınızı yanıtlıyor… Soru: WBC4,7 RBC4,1 HGB10,8HCT33,2MCV80,4 HOCAM KANIIM EKSİK DİYORLAR KAN SURUBU KULLANDIM HİİÇ ETKİ ETMEMİİŞ SİİMDİ HAPA BASLADIIM COK ÖNEMLİMİ BU...
  • doktora-soru sor

    Demir eksikliği olabilir (Sorularınızın yanıtları)

    İç Hastalıkları-Hematoloji-Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Coşkun Tecimer sorularınızı yanıtlıyor… Merhaba hocam labaratuvar sonuçlarımdan kafama takılanları gönderiyorum lütfen bana cevaplamısınız ??? HGP 13.5 L gr/dl HCT 38.4 L % MCV...
  • doktora-soru sor

    Kanser tedavisi görüyorum, tamamen iyileşir miyim? (Sorularınızın cevapları)

    İç Hastalıkları-Hematoloji-Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Coşkun Tecimer sorularınızı yanıtlıyor… Soru: bende iyi huylu tümur buldular basimda. kulagimda sürekli ugultu vardi ve bas dönmelerim oluyordu.ama simdi pek basim dönmüyor ama...
  • Sabahları bir kaşık

    Sabahları bir kaşık

    Buzhanelerin, şoklama teknolojilerinin, derin dondurucuların olmadığı zamanlarda insanoğlu meyveleri saklamanın yöntemini “su”da bulmuş. Tarihin ilk ziraatçılarından Columella, M.Ö 1. yüzyılda meyvelerin saklanabilmesi için içindeki suyun uçurulması gerektiğini işlemiş. Meyvelerin...