Doğal olsun anneliğiniz!

Bu yıl benim annelik yazıları yazmaya başlamamın onuncu yılı… Oğlumu kucağıma aldığımda başlayan “annelik kariyeri” hayatımı değiştirdi. 10 yıl önce bugünlerde bebeğim 3.5 günlük, ben ise loğusa, emziremeyen, yürüyemeyen,...

Bu yıl benim annelik yazıları yazmaya başlamamın onuncu yılı…

Doğal olsun anneliğiniz

Oğlumu kucağıma aldığımda başlayan “annelik kariyeri” hayatımı değiştirdi. 10 yıl önce bugünlerde bebeğim 3.5 günlük, ben ise loğusa, emziremeyen, yürüyemeyen, mini bir evde minicik bir hayat yaşayan bir yeni anneydim.

Ne, ne yapabileceğimi biliyordum ne de ağladığında ancak kucağımda susan birinin sorumluluğunun ve sevgisinin ne kadar da yüce bir duygu olabileceğini. Paralize olmuştum. Ve ilk kez kendimi bu kadar değerli ve özel hissediyordum, çünkü hiç tanımadığı, hiç bilmediği ve hakkımda hiçbir fikri olmayan bir minicik insanın tek istediği — bendim. Hiç sallanmayan, yüzünü yüzüme dayayıp nefesimin ritmiyle uykuya dalan o bebek şimdi 10 yaşında kocaman bir adam.

2 yaşındayken bir gün bana kızınca “Bir daha eve gelmiycem şireklere gidicem” diyen o bilmiş bebecik şimdi ise “Ben çözdüm bu sınav sistemini” diyen bir çocuk oldu.

Hiç ders çalışmak istemeyen, “Oyun oynamak varken neden ders çalışıcam? Zaten 10 saat okulda duruyorum, her gün orada iyi dinlerim öğretmenimi, çalışmama gerek kalmaz” şeklinde bir düşünce sisteminde olup sınavları başarıyla halleden bir çocuk. Hayata karşı duruşu var, soruları var, büyüdüğünde yaşayacağı şehir, gideceği okul ve mesleğini seçmiş bir çocuk.

MÜKEMMEL DEĞİLİM

Tüm bu 10 yıllık annelik serüvenim içinde ve çocuklarımın sayısı toplam 3 olduktan sonra gördüm ki hepimiz başka başka iletişimlerin içindeyiz. Çocuklarımız da biz anneler de farklıyız, tabii ki genellemeler var ama yaşadığımız çoğu olay bize özel…

Kitaplar, uzmanlar ne derse desin gönlünden geçeni yapan annelerin bence annelikte rahata ermelerini sağlayan tek çözüm var; doğallık!

Kasınca, gerilince, stres olunca olmuyor. Doğal, rahat ve her durumda çocuğunuza gülümseyerek baktığınızda sorunlar çözülüyor.

Ben 3 çocuğumda da ne uyku sorunu ne de iletişim sorunu yaşadım. Hiçbiri banyo yapmaktan korkmadı, hiçbiri karanlıktan korkmadı. Aşırı problemlerimiz şu ana kadar Allah’a şükür olmadı.

Bunu da şuna bağlıyorum: Ben neysem anneliği öyle yaşıyorum. Mükemmel değilim, olmayı ise asla istemiyorum. Üzgünsem yanlarında ağlarım, başım ağrıyorsa söylerim, kızgınlığımı belli ederim… Yemek yemek istemiyorsa “Peki yeme” diyen bir anne olmanızı tavsiye ediyorum. İnanın bana henüz şu elinizde tuttuğunuz gazeteyi okuyabilen seviyede olup çocuğu açlıktan ölen bir anneyle tanışmadım ben.

Doğal olsun anneliğiniz, mükemmel görüntü veren ama içi kof fotoğraflardan olacağınıza gerçek olun. Bunu bilir bunu söylerim…

Sen nasılsan öyleyim…

Ailece bahçe konusunda limitlerimizi zorluyoruz. Yaseminler, güller, ortancalar derken boyut değiştirdik. Artık nane, maydanoz ve kekiklerimizi yetiştiriyoruz.

Çocuklarla birlikte özellikle hafta sonları çamur içinde bahçe temizleme, toparlama, ekme, dikme, budama faaliyetlerimiz var. Sanırsınız ki buğday tarlaları için çalışıyoruz.

Keneymiş, böcekmiş, kurtmuş, salyangozmuş hiç korkumuz yok. Herkes “Aman çime basmasın” diye çocuk peşinde koşarken ben mayıs olduğunda evde çorap giymeyi yasaklayan bir anneyim. Çocuklara çimlerden, topraktan bir şey olmaz. Çocuğun eline kalem vermeyen, “Yeri elleme” diyen annelerden olmamak önemli, çünkü tüm bunlar bağışıklık sistemleri için de hayatın keyfini çıkarabilmeleri için de çok önemli. Haftada 10 kilo elma, kilolarca başka meyve ve inanılmaz şekilde yeşillik tüketen bir aileyiz biz. En az iki çeşit salata ve yeşilliklerin olmadığı bir sofra görünce “Salatamız nerede anne unuttun mu” diyen 2 ve 3 yaşında bebeklerim var benim. İzmir’den teyzemizden arapsaçları, radikalar getirtiyoruz. Yemin ediyorum otları ve salataları ellerimizle hapur hupur yiyoruz. Siz nasılsanız çocuklarınız öyle olacak. Beslenme şekilleri de, tercihleri de, kitap okuma alışkanlıkları da, müzik zevkleri de…

Çocuğunuza kaldırın kafanızı bakın şimdi, size şöyle diyor: “Sen nasılsan öyleyim ben anne kızma bana.” Değil mi ama?

Pınar REYHAN ÖZYİĞİT

Kategoriler
Yaşam

Benzer Konular