Doğacak Çocuğuma Karşı Sorumluyum

Tasarımcısından eleştirmenine kadar moda dünyası içinde yer alan herkesin kendisini Türkiye’nin en iyi mankeni olarak görmesini prensiplerine bağlılığına yoruyor Sema Şimşek. O, sadece sevdiği, onu mutlu edecek işleri kabul...
Sema Şimşek

Tasarımcısından eleştirmenine kadar moda dünyası içinde yer alan herkesin kendisini Türkiye’nin en iyi mankeni olarak görmesini prensiplerine bağlılığına yoruyor Sema Şimşek.

Sema ŞimşekO, sadece sevdiği, onu mutlu edecek işleri kabul ediyor. İnce eleyip sık dokumanın kaynağında ise sorumluluk duyduğu insanlar olduğunu söylüyor: ‘Pişmanlık duyacağım şeyleri yapmaktan hep kaçtım. İleride çocuğumun önüne, utanacağım fotoğrafları atıp, ‘senin annen bu’ demelerini istemiyorum’

Sema Şimşek Hakkı’nın Türkiye’nin en iyi mankeni olduğu konusunda birçok kişi hemfikir. Bu ortak düşüncenin tek sebebi, yüzüne ve yürüyüşüne yansıyan asaleti değil. Zaman zaman düzeyi düşen mankenler arası kavgalardan ve medyatik olma kaygısıyla yaşanan sansasyonlardan uzak durup, işini profesyonelce yapması. İşine gösterdiği bu ciddiyetin nedeni ise gelecekte doğacak çocuğuna karşı hissettiği sorumluluk.

Aslında Sema Şimşek’in hayalleri arasında manken olmak yokmuş. Bir cerrah ya da resim öğretmeni olmakmış isteği. Ama lisede okuduğu dönemlerde okulda yapılması kararlaştırılan bir defile, Sema Şimşek Hakkı’nın hayatını değiştirmiş. Bu defilede yer alacak mankenler öğrenciler arasından seçilmiş ve Sema da seçilenler arasındaymış. Gayet amatörce bir defile olmasına karşın, bir dönemin mankenlerinden olan Reha Yeprem bu defile için iki ay boyunca sıkı bir eğitim vermiş manken adaylarına. Hatta şimdi aynı podyumları paylaştığı arkadaşı Deniz Pulaş’la fotoğraf çektirme heyecanını yaşamış genç manken. Defile sonrasında ise izleyenler Sema’nın iyi bir manken olacağına karar verip, ajansa yazılması konusunda ikna etmişler.

Sema Şimşek_0_3_0-1“Annemin bir arkadaşı vardı ve eşi, genelde reklam filmlerinin çekildiği bir ajansta çalışıyordu. Beni oraya götürdüler ve kast çekimlerine soktular. Başvuralı henüz dört gün olmuştu ki bir defileye çağırıldım ve çıktım. Bir yıl sonra da Best Model of Turkey’de birinci oldum. Yani her şey çok çabuk oldu. Aslında model olmak aklımın uçundan geçmiyordu. Ama okuldaki ilk defilemde yaşadığım o heyecan beni çok etkiledi. Hatta o kadar çok heyecanlanmıştım ki, dizlerim birbirine çarpıyordu ve ‘çıkmak istemiyorum’ diye ağlamıştım” diyen Sema Şimşek, yaşına göre hayli olgun ve içine kapanık bir çocukmuş. Bunun en önemli nedenlerinden biri olarak, çok küçük yaşta babasını kaybetmesini gösteren Sema Şimşek, hep gülünç düşme korkusu yaşamış. Mankenliğin ardından yüzlerce insanın karşısına çıkabildiğini fark edince, bu korkusunu da zamanla yenmiş. Mesleğine olan heyecanı ise hâlâ sürüyor ünlü modelin: “O kadar şiddetli olmasa da o heyecan içimde hâlâ var. Zaten o heyecan biterse mankenlik de benim için bitecek” diyor.

“Mayruk’la boyut değiştiriyorum”

Türkiye’deki bütün moda tasarımcıları ile çalışmaktan zevk alsa da Yıldırım Mayruk’un Sema Şimşek için özel bir yeri var. Mayruk onun için bir baba gibi. Hatta Sema’nın düğünü için evini açacak kadar yakın ona…

“Çok farklı bir şey Yıldırım Mayruk defilesinde olmak. Başka bir boyuta geçiyorum onun defilelerinde. Gözlerim falan doluyor. Çok komplike ve profesyonelce hazırlanıyor. Mesele bir kürkü nasıl çıkarman gerektiğini çok iyi bilmelisin onun defilelerinde. Zaten Paris Moda Haftası’nda Jean Louis Scherrer’in defilesine çıktığım zaman gördüm ki, Yıldırım Mayruk’un defileleri Avrupa’da yapılan defilelere en yakın olanı” diyen Sema Şimşek Hakkı’nın Scherrer’in defilesine çıkması ise Erkan Özarman sayesinde olmuş. Özarman Sema’nın fotoğraflarını ajansa götürmüş ve böylece defileye davet edilmiş. Hayranı olduğu insanlarla aynı podyumu paylaşmak ve defilenin profesyonelliği ayrı bir heyecanlandırmış güzel mankeni. Kalması için teklifler alsa da yalnızlık fobisi dünyaca ünlü bir model olma ihtimalinin ötesine geçmiş.

Reklamlarla adım attığı oyunculuğa ise TRT’de yayımlanan ‘Kurşun Kalem’ ve Kanal D’de yayımlanan ‘Azat’ ile devam eden Şimşek, iki dizide de çok şanslı olduğunu düşünüyor. İyi kadrolarla oynama şansını yakaladığını ifade eden Sema Şimşek, oyunculuktan da mankenlik kadar zevk aldığını söylüyor. Ancak o, ‘oyuncu oldum’ demeyecek kadar mütevazı. Daha yolun başında olduğunu ve çok şey öğrenmesi gerektiğini belirtiyor: “Oyunculuğu çok sevdim. Bana çok heyecan veren bir iş. Ama daha kendime oyuncuyum demek için yapmam gereken çok şey var. İlk başta diksiyonumu düzeltmem lazım. Bir de boyum nedeniyle benim için partner bulmak çok zor. Ama yılda bir de olsa önüme güzel bir proje geldiğinde değerlendirmek istiyorum” diyor.

Türkiye’nin en iyi mankeni olarak anıldığı için seçtiği rollerde ve projelerde ne kadar dikkatli olması gerektiğinin de farkında genç model. Çok daha yüksek ücretlerin teklif edildiği projeler gelse de; o, aralarından içine sinenleri kabul etmekte kararlı: “Ben yaptığım işte sadece eğlenmek yerine, bir şeyler de öğrenmek isterim. Dünyada birçok iyi oyuncu eğitim almadan bulundukları yere gelmiş durumda. Ben de oyunculuk için illa ki eğitim alınması gerektiğini düşünmüyorum. Ben, beraber çalıştığım iyi oyuncuları ve diğer arkadaşlarımı izleyerek de bir şeyler öğrendiğimi düşünüyorum.

“Pişman olacağım şeyi yapmam”

Sema Şimşek_0_4_0-4Tasarımcısından eleştirmenine kadar moda dünyası içinde yer alan herkesin kendisini Türkiye’nin en iyi mankeni olarak görmesini ise prensiplerine bağlılığına yoruyor Sema Şimşek. Ama bunlar “Ben şunu yapmam, bunu giymem” gibi prensipler değil. O, işine sonsuz saygı duyan ve gerekeni yapmaktan asla çekinmeyen bir model.

“Ben hem işime hem de birlikte çalıştığım insanlara saygı duyuyorum. Mesela asla işe geç kalmam. Çünkü bilirim ki ben geç kalırsam bütün program aksar. Bu yüzden insanlar benimle çalışmayı tercih ederler. Ayrıca hâlâ da insanlardan bir şeyler öğrenmeye çalışırım. Bu, ilk yıllarımda da böyleydi. Mesela eldivenin en küçük parmaktan başlayarak nasıl çıkarılması gerektiğini, nasıl tutulması gerektiğini Deniz Pulaş’tan öğrendim. Makyaj malzemem yokken bile büyüklerimi izleyip neler yapmam gerektiğine dikkat ettim. Ben sorumluluklarımı biliyorum ve bu işi severek yapıyorum” diyor Şimşek.

Her zaman mankenler arasında yaşanan polemiklerden uzak kalmayı başardı. Bunun nedeni olarak kimsenin eline malzeme vermemesini gösteriyor ve akıllı davrananların bu malzemeyi vermeyeceğini söylüyor. Köşeye sıkıştırılıp sorulan anlamsız sorulardan ya da polemiklerden kibarca sıyrılmasını bildiğini belirtiyor ve ekliyor: “Bir şeyleri gizli kapaklı yaparsan, daha çok üstüne gelirler. Ayrıca gocunacak bir şeyin yoksa, neden saklayasın ki! Benim bu anlamda gizlim saklım hiç olmadı. Burak’la çıkmaya başladığımızda da herkese açıkça söyledik zaten.”

Bir de iyi mankenlerin yeterince para kazanamadığı tartışılıp durulur. Bunun nedeni olarak medyatik mankenler kadar çok iş yapmamalarını ve kabul ettikleri işlerde daha seçici davranmalarını gösteriyor Sema Şimşek. Az ama öz olmasındansa yakınmıyor. Çünkü o, sadece sevdiği, onu mutlu edecek işleri kabul ediyor. Cebinde hiç para olmadığı, hatta evdeki bozuklukları toplayarak ekmek ve sigara aldığı günlerde bile tarzı olmayan işleri geri çevirdiğini söylüyor.

Bütün ince eleyip sık dokumanın kaynağında ise sorumluluk duyduğu insanlar olduğunu söylüyor Sema: “Pişmanlık duyacağım şeyleri yapmaktan hep kaçtım. Çünkü anneme, kardeşlerime, eşime, eşimin ailesine, kendime ve en önemlisi doğacak çocuğuma karşı sorumluluklarım var. İleride çocuğumun önüne, utanacağım fotoğrafları atıp, ‘senin annen bu’ demelerini istemiyorum. Bu yüzden benim hiçbir zaman böyle bir görüntüm olmayacak ellerinde. Defilelerde giydiklerimi ise ‘bu benim işimdi’ diyerek gururla gösteririm çocuğuma” diyor başarılı model ve medyatik manken olmamasının da kendi tercihi olduğunu ifade ediyor.

Kendini sadece haute couture defilelerinde manken gibi hissettiğini söylüyor. Özellikle de ‘babam gibi’ dediği Yıldırım Mayruk defilelerinde. Bunun nedeniyse kaliteli işleri sevmesi.

KİMDİR? / SEMA ŞİMŞEK
  • 24 Şubat 1976’da Almanya’da doğdu.
  • Sekiz yaşında Türkiye’ye döndü.
  • Mimar Sinan Üniversitesi’ni kazanmasına rağmen maddi nedenlerden dolayı okuyamadı.
  • Mankenliğe lise yıllarında başladı.
  • 1994 yılında Best Model Of Turkey birincisi oldu.
  • 1995 Best Model Of The World’de dördüncü seçildi.
  • 1998 yılında düzenlenen Paris Moda Haftası’nda Jean Louis Scherrer’in defilesinde yer aldı.
  • 2001 yılında kendisi gibi model olan Burak Hakkı ile evlendi.
Kategoriler
ModaÜnlüler
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Gisele Bündchen

    Son Süper Model

    Bugüne kadar podyumda yürümüş en etkileyici model, onu zirveye taşıyan kulvarı bırakacağını açıkladı. Sao Paulo Moda Haftası’nda son kez podyumda yürüyen Gisele Bündchen, bir kez daha zamanın ruhunu iyi...
  • Özge Ulusoy

    Turizmi Patlatacağım Bu Sene

    Elite Model Look 2000 üçüncüsü manken Özge Ulusoy, Türkiye’den çok Filipinler’de tanınıyor. 2002 Kasımı’nda Asya Pasifik Güzellik Yarışması’na katılan Ulusoy, yarışmanın yapıldığı Filipinler’de çok sevilmiş. O kadar ki, ‘Çoğu...
  • Duygu Ulaş

    Duygu Ulaş: Özel bir ‘peri

    Bir azize olmadığının farkında. Pişmanlıkları da var, bile bile yaptığı yanlışları da. Sık sık aşık oluyor. Kültürü, eğitimi ve zekasıyla diğer mankenlerden ayrıldığını düşünüyor. Boşandıktan sonra medyatik olma durumunu...