Diyarbakır Kitap Fuarı

17-22 Mayıs tarihleri arasında İkincisi gerçekleşen TÜYAP Diyarbakır Kitap Fuarı, Şırnak’ta 12 PKK’ mensubunun yaşamını yitirmesi nedeniyle şehirde ilan edilen yasla çakışınca, buruk başladı. İlk iki güne, gerek ziyaretçi...
TÜYAP Diyarbakır Kitap Fuarı 1

17-22 Mayıs tarihleri arasında İkincisi gerçekleşen TÜYAP Diyarbakır Kitap Fuarı, Şırnak’ta 12 PKK’ mensubunun yaşamını yitirmesi nedeniyle şehirde ilan edilen yasla çakışınca, buruk başladı.

TÜYAP Diyarbakır Kitap Fuarı 1

İlk iki güne, gerek ziyaretçi sayısı, gerekse fuarın atmosferi açısından damgasını vuran bu olay oldu. Dükkânlarının kepenklerini kapatıp evlerine çekilen Diyarbakırlılar fuara gelmezken, fuara katılan Kürt yayınevleri ve sivil toplum kuruluşları, stantlarına siyah kumaş üzerine iliştirilmiş 12 kırmızı karanfil astılar. Ancak kent merkezine yaklaşık 8 kilometre uzaklıkta bulunan kongre merkezini etkileyen yas havası üçüncü günden itibaren yerini meraklı, heyecanlı ve ilgili bir okur kitlesine bıraktı. Dolayısıyla kent Diyarbakır olunca, kentin fuarı da salt bir kitap fuarı olmaktan çıkıp, yer yer kentin siyasal atmosferinin, ve çoğunlukla kentteki çokkültürlü, çokdilli yaşam çabalarının yansıdığı bir etkinliğe dönüştü.

TÜYAP Diyarbakır Kitap Fuarı 2

TÜYAP yönetimi Diyarbakır’ı geçen yıl iyi gözlemlemiş olmalı ki, bu yıl hem organizasyonun dili, hem de program içeriği bakımından çokdilliliği esas alarak, kentin anadili olan Kürtçeye ve Kürtçe edebiyata ağırlık verdi. Festival broşürü Kürtçe, Türkçe, Arapça ve İngilizce olarak basılırken, fuar süresince anonslar hem Kürtçenin Kurmanci ve Kırmanci (Zazaca) lehçelerinde, hem de Türkçe yapıldı. Esas zemini, anadil konusunun güncelliği ve Kürtlerin bu konudaki ısrarı oluştursa da, özellikle Kürt yayıncılar ve Kürt Mahallesinin Ermenice, Kürtçe ve Türkçe versiyonlarım bir araya getiren kitap için Aras Yayınevi standının önünde uzun kuyruklar oluştu.

Kentin belediye başkanı, siyasetçisi, sanatçısı ve yazarını bir araya getiren fuarda zaman zaman arbane sesleri yükseldi. Diyarbakır’da çalışmalarını sürdüren Dicle Fırat Kültür Merkezi’nin kadın sanatçıları arbane çalarak stantları ziyaret ederek, okurlarla birlikte Kürtçe şarkılar söyledi.

113 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katıldığı, çeşitli konularda 40’tan fazla konferans, söyleşi ve panelin gerçekleştirildiği, 300 yazarın okurlarıyla buluştuğu fuarı, 6 gün içinde yaklaşık 100 bin kişi ziyaret etti. Fuara katılan yayınevlerinin çalışanlarına, fuara ve Diyarbakırlı okurlara dair izlenimlerini, ve fuarda en fazla ilgi gören kitaplarını sorduk.

TÜYAP Diyarbakır Kitap Fuarı 3

Diyarbakırlı okur hangi kitabı aradığını biliyor

Selma Sanca (Sel Yay.): Diyarbakırlı okur kitaba çok ilgili. Gerçekten okuyan bir kesim var. Başka şehirlerdeki fuarların aksine, burada fuara gelen herkes kitapları inceliyor. Buranın kültürü ile ilgili kitaplarımız daha fazla ilgi gördü; insanlar kendilerinden şeyler arıyorlar. Hande Öğüt’ün derlediği Kadın Öykülerinde Doğu ve Kemal Varol’un Jar adlı romanı ilgi gören kitaplarımızdı. Oscar Nasıl Wilde Oldu? adlı kitabımızı şehirde bulamayanlar fuarda bulunca çok sevindiler.

Muzaffer Erdoğdu (Pencere Yay.): “Kürtler kendi meseleleri ile ilgililer. Kendine sahip çıkmayan başkasına sahip çıkabilir mi? Okur kararlı; ne istediğini biliyor, geliyor ve alıyor. Fuarda en çok kadınlarla, Ermeni meselesiyle ve Kürtlerle ilgili kitaplarımız ilgi gördü.

Politik ve felsefi kitaplara ilgi yoğun

Emirali Türkmen (Dipnot Yay.): Batıda ilgi daha çok edebiyat kitaplarına yöneliyor; burada ise yakın tarihe, Kürt meselesine, Dersim meselesine ve toplumun güncel sorunlarına ilişkin politik kitaplar daha çok ilgi görüyor. Buradaki bir diğer fark da, kitap fuarına gelenler arasında, kadınların oranının Batı’ya oranla daha düşük olması. Fuarda, Kürtler için çok önemli bir tarihsel bir simge olan Bedirhan’a dair kitabımız (Cizre-Bohtan Beyi Bedirhan, Ahmet Kardam), İttihat Terakki ve Kürtler (Naci Kutlay), ve Dersim’e ilişkin kitaplarımız çok satıldı.

Devrim Can (Metis Yay.): Diğer kentlerde edebiyat çok satarken, Diyarbakır’da politik kitaplar daha fazla satıyor. Buradaki okur yayınevi ayrımı yapmıyor, sadece kitabın veya yazarın adını biliyor. Kitaba genelde gençler ilgi gösteriyor. Murathan Mungan’ın yeni kitabı Şairin Romanı ve bütün diğer kitapları yoğun ilgi gördü. Satış konusunda şikâyetçi değiliz, çünkü para kazanmaktan ziyade, bu coğrafyada kitaplarımızı göstermek için geldik fuara.

Azad Abukçu (Doğan Yay.): Kentte genel olarak bir gerginlik var; Kürt sorunu çözülmeden insanlar rahat etmeyecek. Diyarbakır’daki kitaba ilgi Batı’ya oranla daha yoğun, buradaki yoksulluğa rağmen. Düşünce ve felsefe kitapları diğerlerinden çok daha fazla ilgi görüyor. Bizim, yerel ağırlıklı kitaplarımız ve Kürtçe kitaplarımızın yanı sıra, Batı’da çok satan ve Türkiye genelinde popüler olan kitaplarımız da burada yoğun ilgi gördü.

Yas… Boykot… Kepenk Kapatma… İnadina Fuar, İnadina Anadil

Süleyman Çevik (Nûbihar Yay.):

Kürt okur artık daha yetkin kalemler arıyor

Diyarbakır bizim evimiz, burada böyle bir organizasyonun olması bizim açımızdan sevindirici. Fuarda bu yıl Kürtçeye belirgin bir ilgi var. Ziyaretçilerin büyük bir kısmı Kürtçe konuşuyor ve Kürtçe okuyor. Artık Türkçe kadar Kürtçe kitaplar da ilgi görüyor, ve Kürt okur artık dili daha düzgün, daha yetkin kalemler arıyor.

Kürt yayıncılar olarak biz de giderek tecrübe kazanıyoruz. Bu bölgenin insanı Batı’dakilerden daha çok haber dinliyor, daha çok gazete ve kitap okuyor. Okuduğu kitaplar bölgeyle alakalı. Geçen yıla oranla ziyaretçi sayısı az ama satışlar geçen yıla yakın. Özellikle Kürtçenin klasiklerinden oluşan setimiz yoğun ilgi gördü; Mehmet Emin Zeki Bey’in Kürdistan Tarihi, Kürtçe mevlüt ve Kürtçe tefsir de öyle.

Şirvan Daş (Deng Yay.):

İnsanlar kendi dillerinde romanlar okumak istiyor

Şehirdeki yas sebebiyle ilk günlerde fuara ilgi azdı. Bu yıl fuarda Kürtçeye ilginin arttığını gözlemledik. Örneğin, çok sayıda bastığımız Kürtçe sözlüğümüz tükendi. İnsanlar artık dillerini öğrenmek, kendi dillerinde romanlar okumak istiyorlar. Diyarbakır’da en az 10 tane Kürtçe kurs veren kurum var, ve hepsi dolu. Kurmanci’nin yanında Kırmanci (Zazaca) lehçesi de rağbet görmeye başladı. Kürtler kendi tarihlerini merak ediyor ve okumak istiyor bu alandaki kitaplar fuarda çok ilgi gördü. Batı’dan gelen arkadaşlar da artık Kürt tarihiyle ilgileniyor. Batı’da daha çok romanlarımız, burada ise Kürtçe şiir ve tarih kitaplarımız ilgi görüyor. Fuarda en çok satan kitaplarımız ise, Mem û Zîn, Kemal Burkay’ın Anılar-Belgeleri ve Yusuf Ezdikaya’nın Kürdiyan Efendisi adlı romanı oldu.

Lal Laleş (Lis Yay.):

Diyarbakır fuara yasla girdi ama kitaplar acıyı hafifletti

Diyarbakır fuara aslında yasla girdi ama kitapların ışığı ve coşkusu bir nebze de olsa acıyı hafifletti. Bu fuarı geçen yıldan ayıran temel nokta ise okurun Kürtçeye ilgisinin ciddi anlamda artmış olması. Tabii bu, Diyarbakır’ın genel duruşu, hayat biçimi, yaşadıkları ile ilgili bir şey ama fuara Kürtçe coşkusunun yansıdığını hissediyorum. Programın çeşitliliği, çokdilli, çokkültürlü bir program yapılmış olması ve özellikle Kürdî yanının ağır basması fuara olan ilgiyi artırdı. Türkçe edebiyatın önemli isimlerinin burada olması ise fuara ayrı bir renk kattı. Kentin politik atmosferi, son yaşanan talihsiz olaylar, katılımcılar ve panelistler tarafından eleştirildi ve bu tip olayların tekrar etmemesi temennisi dile getirildi. Yayınevimizin Batı’da ve burada satan kitapları örtüşüyor. Tabii, bir Kürt kenti olan Diyarbakır’da kitaplarımız daha fazla satılıyor.

Bu açıdan da bizim için çok verimli bir fuar oldu. Fuara yaklaşık 20 kitapla katıldık. Bunlardan özellikle İrfan Amida, Dilaver Zerag, Kawa Nemir ve Sidar Jir’in kitapları, ve yeni yayımladığımız, Feqiye Teyran’ın Divanı çok ilgi gördü.

Ömer Fidan (Diyarbakır Kürt Enstitüsü):

İnsanlar artık Kürtçe yaşamak istiyor

Geçen yıl çok küçük bir stant açmıştık. Bu yıl daha büyük bir stant açtık, iyi de oldu. Geçen yıl birçok insan sadece görmek için geliyordu, bu yıl ise gelen herkes standımıza muhakkak uğradı ve kitap aldı. 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı dolayısıyla yaptığımız indirimden de yararlandılar. Kürtçe bilenler zaten kitap alıyor; bilmeyenler ise kendi yaşadıkları travmaları çocukları yaşamasın diye onlar için Kürtçe temalı fincanlar, öğretici yap-bozlar, kitaplar alıyor, ya da Kürtçe öğrenmeye çalışıyorlar. İnsanlar artık Kürtçe yaşamak istiyor. Bu, bizim de beklemediğimiz kadar çabuk gelişiyor. Örneğin, çocuklar için görsel ürünlerimiz, seslendirilmiş masallarımız olmadığı, internet üzerinden bir şeyler sunamadığımız için ziyaretçilerden yoğun eleştiriler aldık. Çocuklarının anadillerini konuşmasını istiyor, bunu artık bir hak olarak görüyorlar.

Cavit Nacitarhan (Evrensel Yay.):

Okur, dili bilmese dahi kitabı satın alıyor

Kentte olup bitenler fuarı belki olumsuz etkiledi, ama boykot nedeniyle kepenklerini indirenler fuara gelip kitapları incelediler, boykot bittikten sonra da gelip satın aldılar. Burada, okumaya çok ilgili olan bir genç kesim var. Ama kendi dillerinde de okumak istiyorlar. Dili bilmeseler de kitapları alıyorlar, çünkü çözmek, öğrenmek, okumak istiyorlar. Diyarbakır’da ziyaretçi sayısı diğer fuarlara oranla az olabilir ama kapıdan girip bir tur atan herkes mutlaka kitap alıyor; kitap imzalatmak da çok seviliyor. Batı’da çok satan kitaplarımızla burada ilgi görenler arasında bir örtüşme var ama burada ayrıca Kürt dili ve edebiyatı ile ilgili kitaplara ilgi çok yoğun. Kürtçe olarak yayımladığımız, 6’sı yeni olmak üzere 9 kitabımız var. Fuarda bunlardan Komünist Manifesto, ve Samed Behrengi’nin Küçük Kara Balık’ı çok ilgi gördü. Her zamanki gibi, Ve Durgun Akardı Don (Şolohov), Bizim 68 (Aydın Çubukçu) ve Uluslararası İlişkiler Tarihi (SSCB Bilimler Akademisi) adlı kitaplarımız da ilgi görenlerdendi. Gençlerin en çok sorduğu kitaplardan biri, fuara yetiştiremediğimiz, Yücel Sarpdere’nin Vatandaş Abuzer’i oldu.

Selçuk Yılmaz (Zirve Yay.):

Kürtçe İncil’in daha anlaşılır olması isteniyor

Geçen yıl burada yoğun tartışmalar oluyordu, bu yıl ise insanlar daha açıktı. Barnaba İncili ve İsa Mesih’in Tanrılığı Hakkında kitaplarına dair sorular soruldu. Kürtçe İncil geçen seneye oranla daha çok ilgi gördü. İncil’in Kürtçesinin daha anlaşılır olmasını isteyenler de az değildi. Geçen yıl bizden Kutsal Kitap alan kişiler geldi, Tevrat’ı, Zebur’u sordular. Bu yıl Kutsal Kitap alan da çok vardı.

Abdullah Keskin (Avesta Yay.):

Siyasi normalleşme kültürel alanı olumlu etkiliyor

Fuarın ilk günleri savaşın ve faili meçhullerin yoğun olduğu 90’lı yılları çağrıştıran bir atmosfere denk gelmesine rağmen, bölgede bugüne dek kitaba yapılan muamele ve insanların alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, kitaplara olağanüstü bir ilgi olduğunu söyleyebiliriz. Siyasal alandaki normalleşme kültürel alanı çok olumlu etkiliyor. Bu senenin geçen seneye oranla en bariz farkı Kürtçe kitaplara ilginin artmış olmasıydı, özellikle çocuk kitaplarına… Fuar bizim açımızdan son derece verimli geçti. Satışta, her zamanki gibi, Kürtçede klasikler (Mem û Zîn’ler, Şerefname, Cegerxwîn’in bütün şiirleri) ve edebiyat, Türkçede ise Kürt araştırmaları, Kürdoloji kitapları başı çekti.

Kategoriler
Kültür&Sanat

Benzer Konular

  • Knut Hamsun’un Açlığı

    Knut Hamsun’un Açlığı

    Aşktan söz açılmayagörsün, sıkça, erkeğin kalbine giden yolun midesinden geçtiği söylenir. Eğer 20. yüzyıl düşüncesine göre ev ödevinizi iyi yapmışsanız, onun beynine de ulaşabilirsiniz. Yüksek varoluşçuluğun ana simgesi sayılan...
  • Kürk Mantolu Madonna Sabahattin Ali

    Kürk Mantolu Madonna

    Yaşamın günlük akışı içinde gördüğümüz, karşılaştığımız insanların sıradan bir yaşamları olduğunu düşünürüz. Onları biraz yakından tanımaya başladığımızda ise yanıldığımızı anlarız. Öyle ki, her insanın yaşamı gerçekten bir romana ya...
  • Murathan Mungan

    Şiir mi, Öykü mü, Lirik Bir Metin mi?

    “Yanlız Bir Opera” (YBO), Murathan Mungan’ın (MM) yaygın olarak okunan şiirlerinden bir tanesidir. Ancak bir şiirin yaygın olarak okunması, beğeniliyor olması, YBO’nın MM’nin iyi şiirlerinden biri olduğu anlamına gelmiyor....
  • Sylvia Plath

    HS ya da SYLVIA PLATH

    “Benim için şimdi sonsuzdur, sonsuz da sürekli olarak değişir, akar, erir. Yaşam bu andır. Geçip gittiğinde, ölüdür artık. Ama her yeni anla birlikte yeniden başlayamazsınız, ölü olana göre yargılamak...