Değiştim, değiştik, değişti, değişiyoruz…

Değiştin mi gülüm benim! Değişim evrenin bir kuralıdır, hepimiz değişiyoruz ve değişeceğiz. Şöyle gözümüzü açıp bir baktığımızda tüm canlıların değiştiğini görürüz. Örneğin yılan her yıl bir kere, bazen bir...
Değiştim, değiştik, değişti, değişiyoruz

Dr. Haydar DümenDeğiştin mi gülüm benim!

Değişim evrenin bir kuralıdır, hepimiz değişiyoruz ve değişeceğiz. Şöyle gözümüzü açıp bir baktığımızda tüm canlıların değiştiğini görürüz. Örneğin yılan her yıl bir kere, bazen bir kaç kere derisini değiştirerek kendi değişimini tamamlar. Yani küçükken büyür. Yılan değişmiştir ama, yılan her zaman yılandır. Yılan kendi kurallarına göre yaşamını sürdürür. Özünde bir değişiklik beklemek doğanın kurallarına aykırıdır.

Deniz dibinde ahtapotlar da durmadan yer değiştirir ve bukelemunlar da. Bu değişimin amacı avlarını yutmak içindir. Denizde yeşil bitkilerin arasında yeşil renge bürünen ahtapot, kumluk alana gelince birdenbire kahverengi gri oluverir. Kerata akıllı mahluktur. Neyi ne yapacağını çok iyi bilir. Bu renk değişimi sayesinde kollarıyla sardığı avları bir daha o kıskaçtan kendini kurtaramaz. Bütün bunların özünde bir çıkar, bir varolma savaşı yatar.

Tırtıllarda değişir. O itici, hatta kimilerine göre iğrenç varlık, günün birinde dünyanın en güzel hayvanı olan kelebeğe dönüşür ve bizleri büyüler. Burdaki değişim özde bir değişim olduğundan ve geri dönüşü olmadığından asıl amaç kelebek olmaktır. Bu bakımdan insanlardaki ve hayvanlardaki bazı köklü değişimleri düşünmek yanlış olur.

Eğer bir insan giysi değiştirir gibi kimlik değiştiriyorsa ya çıkarlarının, çıkarcıların tutsağı olur ki; bunlar sonunda öteki insanlar tarafından kimliksiz ve iğrenç olarak nitelenir. Ya da önceki düşünceleri çürüktür, yanlıştır tutarsızdır (tersi de söz konusu) ve kendilerince daha iyi olduğunu sandıkları, inandıkları bir düşünceye, bir ideoyojiye yönelirler bu da insanda saygı uyandırmaz.

Aslında değişim evrenin kuralı olmasına karşılık değişim kavramını ve sürecini çok iyi bilip ona göre kullanmamız değerlendirmemiz gerekir. Değişim sözcüğü ağzımızda bir sakız olduğu sürece, bazı kişilerin balon yapıp patlattığı gibi ikide bir balon olup patlamaktan başka bir işe yaramaz.

Kategoriler
Köşe Yazıları
Dr. Haydar Dümen

Dr. Haydar Dümen sizlere her zamanki gibi en yeni ve en doğru bilgileri veriyor.
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Keşke hamile olsaydı

    Keşke hamile olsaydı

    17 Yaşında bir genç kız karnında beliren büyük bir ur nedeniyle ameliyata alınmıştı. Ameliyat sırasında yumurtalıklardan köken alarak karın içini dolduran iri bir karpuz büyüklüğünde yaklaşık 15 Kg ağırlığında...
  • Bazen isteseniz de unutmayı erteleyemiyorsunuz

    Bazen isteseniz de unutmayı erteleyemiyorsunuz…

    Hekimlere bazen sorarlar; Hastalıklar ve hastalar ile iç içe geçen hayat sıkıntılı olmuyor mu? Hastalarınızın sorunlarından etkilenmeden bu işi nasıl sürdürebiliyorsunuz? Duygularınızı nasıl törpülüyorsunuz? Gerçekten de hastalıklarla mücadele için...
  • Sessizliğin gürültüsü

    Sessizliğin gürültüsü

    Genç kuşaklar, tıpkı Rönesans insanı gibi sessizliğe gömüldü. Genç kuşaklar, tıpkı Rönesans insanı gibi sessizliğe gömüldü. Bu internet sessizliği, ekran başından ayrılır ayrılmaz bitiyor. Acısını her yerde, her durumda...
  • İclal Aydın seksi

    Kendine Bakmak Bir Mesaidir…

    Yaz geldi geliyor derken, sonunda kapıyı çaldı. Hayatı benim gibi kahvaltı, akşam yemeği ve çay sofralarında daha çok sevenler için yılın o bir parça endişeli haftaları başladı yani.. Söyleşi...