Code’un Sahibi Kim Olacak?

Mauro Calise, e-devlette temel demokrasi sorununun süreceğini söylüyor. İtalyan siyaset bilimci Mauro Calise, tabandan destek almayan bir e-devlet yolculuğunun sonuca ulaşmasını zor görüyor. Beklentilerin hızla karşılanmamasının heyecanı azaltacağını söyleyen...

Mauro Calise, e-devlette temel demokrasi sorununun süreceğini söylüyor.

İtalyan siyaset bilimci Mauro Calise, tabandan destek almayan bir e-devlet yolculuğunun sonuca ulaşmasını zor görüyor. Beklentilerin hızla karşılanmamasının heyecanı azaltacağını söyleyen Calise, “Bilgisayar kodlarının kontrolünün kimde olacağı önem taşıyor” diyor.

Mauro Calise

Napoli Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Mauro Calise, e-devletleşmenin günümüzde ‘Matrix’ benzeri bir sorunla karşı karşıya olduğunu söylüyor. Bilginin ve uygulamaların bilgisayar ortamına taşınmasının, kullanılan bilgisayar kodunu kontrol edenleri iktidar haline getireceğini söyleyen Calise, e-devletin önündeki ciddi bir engelin ‘tezgâhın arkasında yeterli personel bulunmaması’ olduğunu ifade ediyor.

İtalya’nın bu konudaki başarısını, 1990’ların başında kurulmaya başlayan bölgesel ağlara bağlayan Calise’ye göre, tabandan yayılan bir dönüşümün şansı çok daha yüksek. Başarının bir diğer koşulu ise, sonuçların hızlı alınması.

51 yaşındaki Napolili profesör ile İtalya’da iken telefonda çok daha fazlasını konuştuk. Benimle aynı şansı bulamayanlar okumaya devam edebilir ve Calise’nin 15 Ekim’de Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampusu’nda vereceği konferansa katılabilirler.

– E-devlet demokrasiyi geliştirecek mi?
İngilizce’deki ‘code’sözcüğü ile yaşanan gelişme konusunda iyi bir fikir veriyor. Code, bürokrasinin işlemesini sağlayan kurallar manzumesi olmasının yanında, elektronik mimarileri ve özellikle e-devlet mimarilerini oluşturan programlara verilen ad. Kodu kim kontrol ediyor ve kurulduktan sonra onu değiştirebilecek olan kim? Demokrasi ile ilgili temel soru bu? Bunu düşündüğünüzde, demokratik güvenilirlik adına tehlikeli sulara giriyorsunuz.

– Elektronik devlete elektronik darbe mi olacak?
Karanlık işler planlayan birileri her zaman bulunabilir ama buradaki sorun sistemin klasik politikacıların kollarının uzandığı mesafenin ötesine geçmesinden kaynaklanıyor. Klasik politikacılar bu sistemi hemen hiç anlamıyorlar. E-devlet, daha fazla demokrasi getirecek bir sistem olarak anılıyor; çünkü daha şeffaf ve erişilebilir. Bunda doğruluk payı yüksek ancak işin böyle olmaması için de nedenler var.

– Bu nedenler neler?
Bu mekanizma bilgi topladığınız ve bu bilgiye erişmenin araçlarını bir araya topladığınız için, çalışma ve sistematik sonuçları açısından çok daha merkezileşmiş durumda. Böylece demokratik rejimin içinde demokratik güvenilirlik ilkesi ile çok da uyumlu olmayan bir yapı oluşturmuş oluyorsunuz. Burada açıkça bir sorun bulunuyor. Çok tepkici yaklaşmaya gerek yok ama kişilik hakları, erişim, güvenilirlik ve kontrol sorunları nedeniyle her zaman orada bulunacak. Bunlar zaten her zaman demokratik hükümetin temel sorunlarını oluşturuyor.

– Öyleyse e-devlet ile değişen ne?
E-devlet ile yaşanan dönüşümün tarihte yaşanmış olanlardan en büyük farklılığı, çok hızlı bir biçimde ve uluslararası nitelikte gerçekleşiyor olması. Önceki örneklerin ulusal bazda gerçekleşmesi karşılaştırmayı güçleştiriyor ancak bürokratik mekanizmada değişim yaratan benzer hareketlerin 30 ila 50 yıl sürdüğünü söyleyebilirim. E-devlet dönüşümü ise, beş yıldan fazla geçmişi olmamasına karşın birçok ülkede dikkat çekici bir momentum kazanmış durumda.

– Teknolojinin rolü ne?
Daha önceki dikkat çekici reformlara insan kaynaklarının kullanımı damgasını vururken şimdi asıl rolü teknoloji oynuyor. Paranın öncelikli olarak harcandığı ve hükümetin asıl vurguyu yaptığı nokta donanım ve bilgi iletişim kaynakları. Bu e-devlet devriminin sınırlamalarını da gösteriyor.

– Bu sınırlamalar neler?
Hükümette yönetici olduğunuzu ve elinizin altında gerekli personelin bulunmadığını varsayın. Bu durumda gerekenleri dışarıdan satın alıyor ve dış kaynak kullanıyorsunuz. Bu, sizin kendi idari örgütlenmeniz içinde idari becerileri geliştirmenizi engelliyor. Zamanın sıkıştırması altında hızlı hareket etmeniz gerektiği için dışarıdan sistemi satın alıyorsunuz ama onu nasıl çalıştıracağınızı bilmiyorsunuz.

– Bunun taşıdığı risk ne?
Yapılanlara çok fazla vurgu yapıldığı için sonuçların geç alınması veya yetersiz kalması durumunda e-devlet devrimi hızını büyük ölçüde yitirilebilir. Çok fazla beklenti var ama bundan ne çıkacağı şu anda açık değil. E-devlet konusunda başı çeken ABD’de gündeme gelen bir eleştiri yeni bir şey olmaması şeklindeydi. Yine devletin yeni işlevleri rastlantısal olarak gündeme getirdiği eleştirisi yapılıyor.

– İtalya’nın başarısının sırrı ne?
1990’ların başında çok fazla komünite ve vatandaş ağı bulunuyordu. O zamanlar bu ağlar büyüklüğü ve sağlanan hizmetler açısından sınırlıydı fakat yine de çok yararlı bir atölye çalışması sağladı. İnsanların sisteme alışmasının yanında yerel yöneticilerin de bu işi yapmaya başladığı bir ortam yarattı. 1990’ların sonunda hükümet e-devlete vurgu yapıp harekete geçince buralarda kancayı atacak bir tutanak bulabildi. Bir çölün ortasına düşmedi.

– Başka seçenek var mı?
Şu soruyu sormanız gerekiyor. E-devletleşme yukarıdan aşağı bir süreç mi olacak? Tercihiniz buysa, sizi gerçekten zorlu bir süreç bekliyor. Aradan beş altı yıl geçtikten sonra kendinizi bürokratik mekanizmalarla mücadele eder; hala nelerin işlemediğini anlamaya ve onları nasıl düzelteceğinizi bulmaya çalışır bulabilirsiniz.

Kategoriler
Analiz
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular