Çocukların Cinsel İçerikli Soruları

Çocukların cinsel organlarıyla, cinsiyet farklılıkları ile, dünyaya nasıl geldikleriyle, genel olarak cinsellikle bağlantılı kabul edilen her konu ile ilgilenmesi erişkinleri telaşlandırır. Çocukların bir çok sorusuna cinsellik anlamını katan aslında...
Çocukların Cinsel İçerikli Soruları

Çocukların cinsel organlarıyla, cinsiyet farklılıkları ile, dünyaya nasıl geldikleriyle, genel olarak cinsellikle bağlantılı kabul edilen her konu ile ilgilenmesi erişkinleri telaşlandırır.

Çocukların bir çok sorusuna cinsellik anlamını katan aslında erişkinlerdir. Örneğin çocuk cinsel organlarını eller, bakar, başkalarınınki ile karşılaştırmak ister. Bunlar özünde kendi bedenini tanıma ve öğrenme davranışlarıdır. Çocuklar aynı şekilde elleri ya da ayakları ile de ilgilenir, kendisinin ve başkalarının el ve ayaklarına dokunur, karşılaştırır, sorular sorar. Hiçbir erişkin bunu yadırgamaz, bu karşılaştırma çabalarını engellemeye kalkmaz, çocuğun sorularına eğlenerek yanıt verir. Ama söz konusu olan cinsel organlar olduğunda, erişkinlerin tepkileri değişir. Utanır ve kaçınırlar, konuyu geçiştirmeye çalışır veya çocuğun anlamayacağı olumsuz bir tepki verirler.

Çocuk böylece cinsel organların özel önemini ve erişkinlerin bu konudaki rahatsızlığını öğrenir. Bu konuda en uygun davranış, başka konularda olduğu gibi, çocuğun yaşına uygun, anlayabileceği sözcüklerle, basit ve doğru bilgiler vermektir.

Çocuğun her konudaki eğitiminde, ama belki de özellikle cinsel eğitimde, anne ve babaların tutumu büyük önem taşır. Çocuğun ilgi duyup soru sorduğu zaman, doğru bilgileri alması en uygun ve etkin eğitim yoludur. Ancak verilecek bilgilerin çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi ile olduğu kadar, sorduğu sorunun kapsamı ile de sınırlanması uygun olur. Örneğin, 4 yaşındaki bir çocuğun “ben nasıl dünyaya geldim?” sorusuna, “o ne biçim soru, sus bakayım” ya da “leylekler getirdi” yanıtını vermek ne kadar yanlışsa, tüm ayrıntıları ile döllenme ve doğum sürecini anlatmaya kalkmak da aynı oranda yanlıştır, kafasını karıştırmaktan başka bir işe yaramaz.

Kadın yumurtası ile erkek sperminin bir araya gelmesiyle bebeklerin oluştuğunu basitçe anlatmak çocuk için yeterli olacaktır. Bu sorunun çocuk için cinsellikle ilgili olmadığını, ayın ya da güneşin nereden gelip nereye gittiğini sormasından çok da farklı olmadığını da unutmamak gerekir.

Anne, baba veya çevredeki erişkinlerin, çocuğun cinsel içerikli kabul ettikleri sorularına yanıtları kadar, o sıradaki tutum ve davranışları da önemlidir. Cinselliğin ilgi ve merak duyulmaması gereken, kötü bir şey olduğu mesajını, çocuklar genellikle çok küçükken alırlar. Oysa hiçbir erişkin böyle bir şey söylememiştir, ama çocuğun böyle anlamasına neden olacak şekilde davranmıştır.

Çocuklar çevredeki erişkinler tarafından sevilmek, beğenilmek, onaylanmak isterler. Sorularıyla veya davranışlarıyla erişkinleri rahatsız etmeye veya azarlanmaya istekli değillerdir. Erişkinlerin hangi konulardan, nasıl rahatsız olduğunu da anlayabilirler. Ancak çoğunlukla bunları kendilerine göre yorumlarlar. Birçok kişinin cinsellik konusundaki utangaçlığının, ilgisizliğinin, doyumsuzluğunun altında, çok küçükken edindiği izlenimlerin ve yaptığı yanlış yorumların payı vardır.

Çocuğa verilmesi gereken doğru mesaj, cinselliğin doğal ve zevkli bir olay olduğu, toplumsal yaşamda bunun belirli kurallar içinde gerçekleştirilebileceği olabilir.

Elbette erişkinler, çocuklarının cinselliğini bastırmak amacında değildir, tersine doyumlu bir cinsel yaşamları olmasını istemekte, ancak bunun için ne yapmak gerektiğini bilememekte veya olası tehlikelerden korumak isterken başka olumsuzluklar yaratabilmektedir. Çocukların, ergenlerin, erişkinlerin, kendilerini başka konularda olduğu gibi cinsellik alanında da korumayı öğrenmeleri gerekir. Cinsel tacizle karşılaştıklarında nasıl davranacaklarını, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan ve istenmeyen gebeliklerden korunmak için neler gerektiğini herkes öğrenmelidir. Ama bunun yanı sıra, cinselliğin doğal ve zevkli bir şey olduğunu da, cinsellikten nasıl haz alınacağını da, hiç kimseyle isteği dışında cinsel bir eyleme girişmemek gerektiğini de öğrenmelidir.

Gerçek anlamda cinsel eğitim, sadece doğru bilgileri sağlamakla kalmamalı, cinselliğe karşı doğal, açık, rahat, geniş bir tutumu da yaratmalıdır.

Kategoriler
Cinsellik
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular