Çılgın Bir Kulüp Gecesi: DJ Kızlar

Çılgın bir kulüp gecesi. Kafalar adam akıllı çekilmiş. Zıplanıyor, hoplanıyor, eğlencenin tadı son dirhemine kadar çıkarılıyor. Çılgınca yanıp sönen ışıkların ve sigara dumanının yarattığı sis perdesi bir an aralanıyor...

Çılgın bir kulüp gecesi. Kafalar adam akıllı çekilmiş.

Zıplanıyor, hoplanıyor, eğlencenin tadı son dirhemine kadar çıkarılıyor. Çılgınca yanıp sönen ışıkların ve sigara dumanının yarattığı sis perdesi bir an aralanıyor ve DJ kabininde bir kadın silueti beliriyor.

DJ kabinlerine son günlerde sık sık gerek yabancı, gerek Türk değişik kadın DJ’ler çıkıyor ve marifetlerini sergiliyor. Koca gece kulübünün bir tek kadın tarafından yönetilmesi, seksist bir hadise. Hangi erkek yönlendirilmekten hoşlanmaz ki? Şimdilik az ama öz birkaç tane kadın DJ var. Ama kısa bir zaman sonra bu sayı büyük ölçüde artacağa benziyor çünkü tüm genç kızların hayalinde DJ olma isteği gizlenmeye başladı. Bu sahneye çıkmaktan bile daha heyecanlı. Eğer iyiyseniz binlerce kişinin kollarının aynı anda size doğru uzandığına ve çığlıkların sizin için atıldığına şahit olursunuz. Bu bir DJ’in insanlıktan çıkıp, tanrısallaştığı an.

Beyza Özerol
Çılgın, marjinal bir de domestik

dj beyza

Beyza Özerol

Türkiye club sahnesinde ‘kadın DJ’ dendi mi, akla tek bir isim geliyor, o da Beyza. Güzel fiziğiyle, pikaptaki hakimiyetiyle, pozitif enerjisiyle, başarılı plak seçimleriyle Beyza kendini sadece erkeklere değil, club müziğiyle tepinmeyi seven herkese sevdirdi. Çılgın ve marjinal bir imajı olsa da, aslında evde zeytinyağlı enginar pişirecek kadar da domestik. Dokuz yaşındaki oğlundan da söz etmeden durmuyor. Onun da bir gün iyi bir DJ olacağından emin. Beyza, Maslak 2019 zamanlarında DJ abilerin ayaklarının altında dolaşarak, onları izleyerek bu işi öğrenmiş. Sonunda gün gelmiş ve “ayak altında dolaşacağına, gel çal” hesabı, geçmiş kabine. Halen de çalmaktan en çok zevk aldığı yer 2C, yani eski 20. Kabinde bir kadın görenler doğal olarak, normalin çok üzerinde kabartıyorlar eleştirel kulaklarını. Erkek işine kadın bulaşmış ya. Bu durumun onun için ne kadar heyecanlı olacağını tahmin etmek zor değil. Beyza hala kabine geçtiğinde elinin ayağının titrediğini itiraf ediyor. Bir kadın için gece hayatının bir parçası olmak oldukça zor gibi görünse de, Beyza çok enteresan ya da rahatsız edici denilecek olaylarla karşılaşmamış. Fakat “bir gecede yaşadıklarımı sıradan bir insana anlatsam oldukça enteresan gelecektir” diyor. Şu son haftalarda İstanbul’un dışında bir de İzmir’i fethetmeye başladı. İzmir’in clubbing açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyor. Eğer doğru kullanılırsa Çeşme’nin ikinci bir İbiza olacağını anlatıyor. Yani bu yaz İzmir kopacağa benziyor. Beyza her cumartesi 2C’de, cumaları NuClub’da, çarşambalarıysa Bar Bahçe’de. Boş zaman buldukça da İzmir’i tepindiriyor.

IMG_0300_400x400Pınar Karpuzoğlu
Yukarda olmanın ulaşılmazlığı

Kaç yıl oldu bilinmez ama yıllar yılı Number One FM ve TV’de bir Pınar vardır. Az konuşur, öz konuşur, biraz da hızlı konuşur ama müzikten çok iyi anladığı her halinden bellidir. Bu kadar müzikle iç içe olan bir insan nasıl oluyor da, canlı olarak mekanlarda çalmıyor sorusu bir çok kişinin aklını kurcalamıştır herhalde. Bir çok kişi henüz keşfedememiş olsa da, Pınar son zamanlarda sık sık kabine çıkmaya başladı. DJ’likle ilk tanışması da büyük bir tesadüf sonucu olmuş. 94’ yılında, Fly-inn’de çalışmaya başladığı sıralarda, oranın DJ’inin gelmeyeceği tutmuş bir gece ve iş düşmüş başa. Pınar geçmiş CD’lerin başına ve eli ayağı titreye titreye kalabalığı eğlendirmeye çalışmış. Sonra Roxy’de hafif hafif pişirmeye başlamış bu merakını. Derken kış boyunca kapısı Perşembe pazarı gibi kalabalık olan, Nışantaşı’ndaki D’oeuf’de haftada bir gün çalmaya başlamış. Pınar’ın en büyük pişmanlığıysa, on yıl önce tanıştığı, Türkiye’nin önde gelen DJ’lerinden olan U.F.U.K’den, Cure-shot’tan, Tangun’dan club DJ’liğini profesyonel şekilde öğrenmemiş olması. Şimdilerde en büyük arzularından biri bir club’da çalmak, özellikle de 7’th House’da. Ders almak istediği başlıca kişi de U.F.U.K. Kadınların kabinde çok seksi ve estetik göründüğünü düşünüyor. Bir kadının koca bir kalabalığı kontrol altında tutması oldukça çekici bir durum. Hele bir de herkeslerden yukarıda olmanın verdiği o ulaşılmazlık. Kadın DJ’ler arasında da en çok Isıs’i beğeniyor. Onun verdiği elektriğe ve performansına hayran kalmış. Ona göre bir DJ’in sadece iyi çalması yetmiyor, orada bulunan insanlarla iletişim de çok önemli. Nick Warren’ın geçen sene kabinden çıkıp kendini insanların arasına attığı geceyi unutamıyor. Pınar bu işe baş koymuş görünüyor ve yakında club sahnelerine çıkması olası gibi.

Neslihan Yeldan
Jazza Nova DJ

800×420-ingiliz-esiyle-bosandi-1551972786837

Herkes Bir Demet Tiyatro’nun Füreya’sını sadece Türbişon’un sevgilisi sana dursun, oysa onun parmaklarında daha ne marifetler saklı. Birkaç ay önce Beyoğlu’nun entel-dantel barı olan Baykuş’da rastladık ona. Burada zaten her türlü tiyatrocuya, yazara, çizere rastlanır, bu normal. Anormal olan Neslihan Yeldan’ın o gece DJ kabininde ikamet etmesiydi. Meğer DJ’lik yapıyormuş da, bilen biliyormuş yalnızca. Bu işe ilk kez bir radyo kanalında başlamış. Dinlettiği yanar döner CD’lerle bir çok insanın beğenisini kazanmış. Genelde rock tınıları yankılanıyormuş frekansından. Günün birinde, bir arkadaşının barında, “hadi size müzik çalayım” demiş ve o gece iş teklifi almış. O günden sonra da, Beyoğlu’nun birtakım barlarından tutun da, Bodrum’lara kadar bir çok yerde sevdiği müziği insanlarla paylaşmış. DJ deyince herkesin aklına ilk gelen resim bir underground club ve techno’lar, house’lar. Neslihan çok başka bir çizgide, kendini Jazza Nova DJ’i olarak tanımlıyor. Onun setlerini hip hop’lar, happy house’lar süslüyor. Üstüne basa basa da asla profesyonel bir DJ olmadığını belirtiyor. “Benim hayattaki amacım paylaşmak, DJ’liği de bu yüzden yapıyorum; sevdiğim müziği paylaşmak ve insanları eğlendirmek adına” diye de ekliyor. Hip hop’u çok seviyor. insanları da çok eğlendiren bir müzik zaten. Müziği çok seviyor, DJ’likten de büyük keyif alıyor ama mesleğinin yoğunluğu nedeniyle, profesyonelleşmesinin zor olduğundan yakınıyor. Vakit bulsa, ilk işi Londra’ya kaçıp, bu işin eğitimini almak olacakmış. Neslihan’a göre bir dişinin kabine geçmesi oldukça dikkat çekici. Erkeklerin özel ilgisine maruz kaldığı da olmamış değil.

Efsun Gül
Kabinde daha çekici
efsungul_1413202215_78
Şu ultra viole rengindeki 147 adlı kulübe kış boyunca çarşambaları gitmiş olan herkes Efsun’u tanıyordur zaten. R&B; ve hip hop tarzıyla bir çok kişiyi yay yutmuşçasına dans ettiriyordu orada. Herkes R&B; gecelerinden çok memnun ayrılıyordu ve ertesi hafta devamsızlık yapmamaya çalışıyorlardı. Müziğe ve matematiğe olan aşkıyla başlamış bu serüven. Efsun müzik tutkusunu bir şekilde hayatına sokmak isteyince, dört yıl önce Türkiye’deki tüm radyoları arayıp, iş aramış. Şansına Number One FM’de arşiv sorumlusu aranıyormuş. Bir yerden başlamak gerek! Dört ay sonunda radyoda ufaktan DJ’liğe başlamış ve iki yıl sonunda profesyonelce soyunmuş bu işe. İşin matematiksel yönüyse, tekniği. Kendi kendine parçalar mixlemeye başlamış. Ardından bir arkadaşının teklifi üzerine, Arnavutköy’deki Cousins’de mix’lerini insanlara canlı canlı dinleterek ilk adımı atmış. Bir gün, çok önemli bir özel partide çalması gereken DJ olay yerine gelmekten vazgeçince, son dakikada Efsun’dan rica etmişler, o da alnın akıyla bu işten sıyrılınca, sık sık özel partilere davet edilir olmuş. İnsanların ağzı torba değil ki büzesin, dilden dile bu başarı konuşulunca, 147 bu kızı kapmış. Ama Efsun hep daha fazlasını isteyen ve tuttuğunu da koparan bir kişilik, sadece CD çalmak ona yetersiz gelmiş ve plak çalmayı kafasına koymuş. DJ Beyza’nın desteği ve yardımıyla da haldır haldır club sahnelerine hazırlanıyor şu günlerde. Bir kadın olarak erkeklerin arasına girmek onu korkutmuyor çünkü bir kadın zaten hayatının her dakikasında erkeklerin arasında. Kadın olmayı DJ’likte bir avantaj olarak görüyor çünkü kabinde çok daha çekici göründüklerini düşünüyor.

Kategoriler
Müzik
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular