Çikolata Mesaj

Yeni yılın ilk satırlarında tüm iyi dileklerimi nasıl açığa vurabilirim sorusu içimde yoğunlaşıyor birkaç gündür. Geçtiğimiz Noel ve yeni yıl tatili boyunca okuduğum kitapların çoğu beyin üzerine bilimsel çalışmalar...
Dr. Ben Carson

Yeni yılın ilk satırlarında tüm iyi dileklerimi nasıl açığa vurabilirim sorusu içimde yoğunlaşıyor birkaç gündür.

Geçtiğimiz Noel ve yeni yıl tatili boyunca okuduğum kitapların çoğu beyin üzerine bilimsel çalışmalar olduğu için gri-pembe bir kütle gelip duruyor gözlerimin önüne. İlhamımı başka bir yerde aramalıyım…

Washington DC’de yağmurlu bir kış günü bugün. Bakalım dışarıdan ne tür bir Müz bulabilirim?

Pencereden ‘Arap kızı’ gibi bakarken iki tane Afrikalı adam dikkatimi çekti. Bulunduğum sokakla tamamen alakasız olan görünümleri bakışlarımı üzerlerinde yoğunlaştırdı. Adamlar aynı renk ve aynı kesim kaşmir paltolarıyla ikiz gibi ama şık giyimli, Amerikalı değil de direkt Afrika’dan gelme zencilerdi.Giyimleri gibi boyları posları da aynıydı, ve ellerinde iki tane devasa Avrupa Birliği bayrağı desenli şemsiye vardı.

Onları görmemin ardından az sonra sokağa çıktım. İlk karşılaştığım tanıdığım kendisinden uzun süre önce cimnastik dersi aldığım zenci hoca…

Oryantalizmin gaiplerinden gelme ‘Arap kızı’ mevhumu, Afrikalı-Afrikalılar, Amerikalı-Afrikalılar; kategori kategori ‘öteki’. Temamız belli ki bu ve ilham ararken tuhaf bağlantılar yapan muhteşem organımız beyin!

Bir süredir size bahsini etmek istediğim ‘çikolata renkli’ bir beyin cerrahı var zaten. Washington Post gazetesinde onun insanlık için öyle tatlı bir dilek ve tavsiyesini okudum ki benim yılbaşı dileğim de onunkinin kopyası olsun:

Dr. Ben Carson. Meşhur Johns Hopkins hastahanesinin pediatrik beyin cerrahisi bölüm başkanı. 24 kardeşli, okuyamamış bir annenin çocuğu. Sefalet içinde büyümüş siyah derili bir kimse Dr.Carson. Okul hayatının ilk yıllarında aldığı notlar berbatmış; daima sınıf sonuncusuymuş. Kendine hiç güveni yokmuş. Bir gün kafaya koymuş ve hayatının yönünü değiştirmeye karar vermiş. Başarılı da olmuş. Dünyada ilk defa kafadan yapışık ikizleri ayırabilen heyetin başhekimi Dr.Carson (Alman Binder ikizlerini).

Israrla ‘beyninizi isteğiniz yönde programlayabilirsiniz. Geleceğinizin haritasını çıkarabilirsiniz’ diyor.

Tıp okulunda ilk defa insan beyni gördüğü günü anlatıyor: ‘kıvrım kıvrım, şişko bir solucan yatağı sanki. İlk başta çok önemsemedim ama sonra hayatımda gördüğüm en muhteşem şeye baktığımı anladım.’

Sözlerini dramatik bir şekilde değiştiriyor doktor: ‘beni en heyecanlandıran beyin değil beyni sadece bir mekanizma olarak kullanan bireysel zihindir. İnsanlık yararına işlev görerek yaşayan bireyler olmak üzere programlayabilirsiniz kendi beyninizi…’

‘Çocukluktan her insanın beyni kendine has ideler ve rüyalar ile tıklım tıklım kalabalık ve hayat doludur.’

Bu ide ve rüyaların yaşanmasını diliyor Dr.Carson.

Sempatik doktorun eşi Candy(Şeker) ve kendi annesi ile 70’lerde çekilmiş tıp okulu mezuniyet fotoğrafı ile süslenmiş yazı. Annenin yüzünde mutluluktan neredeyse ağlayacak bir ifade; Candy seçtiği eşle gururlu, göğsünü germiş, Afro saçlı bir zenci güzeli…

Dr.Carson ise o zaman daha gencecik, ışıl, ışıl. Fotoğrafçıya mı gülümsüyor, gelecek nesillere mi belli değil.

 

Suzan ÖRGE / Washington DC
8 Ocak 2004 08:56

Kategoriler
Yaşam
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Ters Balık

    Ters Balık

    Suzan ÖRGE / Washington “Deniz ve mehtap sordular seni, neredesin?” Burun ve kulak deliklerimden vantuzlar fışkırıyor. Evet, Ege’deki tatilimden yeni döndüm. Yörenin ahtapot, kalamar, mürekkep balığı miktarlarını oldukça azalttım....