CHP’ye erken uyarı

Yerel seçimlere bir yıl var. CHP yüzde 20´yi aşmak için yenilenmeyi artık başlatmak zorunda. İstanbul´da sarıgül mü, kırmızı gül mü olacağı netleşmeli. Kadınlara ve gençlere yönelik bir yıla yayılan...
Zeynep Göğüş
Zeynep Göğüş

Yerel seçimlere bir yıl var. CHP yüzde 20´yi aşmak için yenilenmeyi artık başlatmak zorunda. İstanbul´da sarıgül mü, kırmızı gül mü olacağı netleşmeli. Kadınlara ve gençlere yönelik bir yıla yayılan kampanya yapılmalı.

Türk siyaseti bir yıl sonraki belediye seçimlerine doğru kayaya çarpmaya hazır bir Titanik edasıyla ilerliyor. Bir yanda zafer kutlamalarına hâlâ devam eden iktidar partisi AKP, diğer tarafta henüz hiçbir yenilenme belirtisi göstermeyen muhalefet partisi CHP…
Parlamento dışındaki cezalılar içinde olanlardan ANAP sosyolojik olarak yok olduğunun farkında değil. Sosyal tabanını yitiren ANAP’ın cezası sürekli olabilir. Bir tek DYP’ye iki buçukuncu parti olarak başını sandıktan yükseltme şansı tanınıyor. Bu vahim bir tablo. AKP’den kopabilecek merkez sağ oyların gidebileceği yer ANAP değil DYP.
Böyle bir tabloda merkez sol oyların ne olacağı meselesi ise hiç hafife alınmayacak bir `Türkiye sorunu’ olarak karşımızda duruyor.
CHP’ye tüm şansların tanındığı, en iyi kartların sunulduğu 3 Kasım seçimlerinde bu partinin gele gele geldiği yer yüzde 20 ise ortada çok ciddi bir sorunlar zinciri var demektir. Sanırım bu tespite özgür kafalı kimsenin itirazı olamaz.

Gelecek yıl seçim var

CHP’nin kendini toparlaması içinse önümüzdeki gelecek genel seçimlere kadar dört yıl 10 ay vakti yok. Gelecek yıl yerel seçimler yapılacak. O halde CHP’nin yenilenme projesini teşkilatına anlatıp uygulamaya koyması için sadece bir yılı var. Yenilenmeyi teşkilata anlatma meselesi hayati önemde. Aksi halde tepedeki değişim kozmetik fırça darbesi gibi kalır ve bir süre sonra silinir gider.
2004 belediye seçimleri CHP açısından çok büyük bir varoluş sınavı olacak. CHP modern bir parti ise şu anda hemen kampanyayı başlatması gerekir. Seçime bir ay kala aday saptamak gibi klasik yaklaşımları aşıp bir yıla yayılmış bir kampanyayı düzenlemek mümkün. Sarıgülse sarıgül, kırmızı gülse kırmızı gül! En azından beş büyük metropolde CHP’nin adaylarını açıklamak için çok fazla beklemesi gerekmiyor. Bu tarz zamana yayılmış bir kampanya CHP için bir zihniyet dönüşümünün, hayata farklı bakışın işareti olarak algılanacaktır. Var olan yapı ile yerel seçimlere gitmek CHP için bu kez gerçekten sonun başlangıcı olabilir.

Düğüm değişimde

“CHP’nin temsil ettiği Türk solu, kitlesel üstünlük sağlamak için ne yapmalı?” Bu sorunun artık çok sık sorulması gerekiyor. Dünyaya gözlerini CHP’de açmış, 20 yılı aşkın gazeteci kimliğiyle bu partiyi izlemeye çalışmış ve son seçimlerde de teşkilatın kalp atışlarını içeriden dinlemiş biri olarak, şunu net görebiliyorum: Tepeden tırnağa bir silkinme olmazsa geçen seçimlerdeki yüzde 20 oy CHP için bir daha görülmesi mümkün olmayan bir düş olabilir.
Bu gidişatı kimsenin kollarını kavuşturup seyretme lüksü yok! Zira sorun sadece CHP’nin değil, Türk solunun da meselesi. Giderek bir demokrasi meselesi.
CHP Türk toplumunun büyük enerjisini partinin içine akıtmayı nasıl başaracak? CHP’de dönüşüm olacak mı?
Nereden başlamak gerek? Bu sorunun yanıtı üçlü bir saçayağı: Lider yenilenmesi, teşkilat yapısının değişmesi ve zihniyet dönüşümü.

Zart zurtla olmaz

Siyaset sahnesi ile sahnenin arkası çok farklı. CHP’nin devletçi mi yoksa sol liberal bir parti mi olduğu netlik kazanmış değil. CHP yönetiminin önce ne olduğunu kendisi net olarak belirleyip bunu teşkilatına anlatması gerekiyor. Ve bunu yaparken de `politbüro’ suçlamalarına maruz kalmaktan kaçınmak için önlem alması şart. Normal parti disiplini ile zart zurtçuluğu birbirine karıştıranların, tepeden inmeciliğin verdiği zarar üzerinde düşünmesi gerekiyor. Parti içi demokrasi sağlanmadan, doğru kadın ve gençlik politikaları üretmek mümkün değil. CHP işe mevcut kadın ve gençlik politikalarını yenilemekle başlayabilir. Yaşlı erkek partisi görüntüsünün en uygun koşullarda alıp alacağı oy oranının ne olduğu tartışmasız ortada…
En son kamuoyu yoklamaları CHP’ye desteğin yüzde 14’lere gerilediğini gösteriyorsa, demokrasi adına korkulacak bir gidiştir bu. Gelecek yıl seçim var. Demokrasi adına ve sorumluluk gereği bütün bunları yüksek sesle söylemek şart oldu.

Kategoriler
Köşe Yazıları
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular