Bush´un Bir Kötülüğünü Görmedim

Ben bir şey yaparsam mesaj vermek isterim. Lao Lao Mahsun, Türk TV´lerinde bir ilkti. Savaşa Hayır yürüyüşüne de gidecektim. Saddam´dan nefret ederim. Chomsky´yi okudum. Baktım ki adam Amerika karşıtı....
Mahsun Kırmızıgül_3

Ben bir şey yaparsam mesaj vermek isterim. Lao Lao Mahsun, Türk TV´lerinde bir ilkti. Savaşa Hayır yürüyüşüne de gidecektim. Saddam´dan nefret ederim. Chomsky´yi okudum. Baktım ki adam Amerika karşıtı. Orhan Pamuk´un `Kar’ romanını okudum. Biraz ağır geldi.

Mahsun Kırmızıgül, yeni bir dizide oynayacak, yeni bir albüm yapacak… Cak, cak, cak, cek, cek, cek… Tüm bu cak ve cek’ler içerisinde, kendisiyle buluşup; yapıp edeceklerini bir konuşalım dedik. Chomsky ve Orhan Pamuk okuyan Mahsun’la, `Alem Buysa Kral Sensin’in `Kral’ Mahsun’u arasında takıldık kaldık…

Mahsun Kırmızıgül, sevgilisi ve sevgilisinin eli dosyalı liseli arkadaşları ile Nişantaşı Kırıntı Cafe’de beklemede. Kırmızıgül’ün kırmızı yanaklı sarışın kız arkadaşı, yağız delikanlıyı bize emanet edip gidiyor. Böylece, ölüm oruçları ziyaretlerinde bulunan Mahsun, yüce liberal Mahsun, Prestij Mahsun, Kürt Mahsun ve türkücü-şarkıcı Mahsun’la muhabbeti başlatıyoruz efenim.

Özcan Deniz’in acayip meşhur olduğu dizi teklifi önce size gelmiş. Kabul etmediğinize pişman mısınız?
Şu an tutan dizilerin hepsinden bana teklif geldi zaten. Özcan Batı’da büyüdüğü için oynar. O rol ona yakıştı. Kendisiyle gurur duyuyorum.

Siz Doğulu olduğunuz için mi kabul etmediniz?
Ben o bölgenin çocuğu olduğum için daha farklı bakıyorum olaya. Artık oralarda ağalık, beylik kalmadı ki. Beyaz camın girmesiyle birlikte her şey değişti. Zerda dizisinden de teklif geldi bana. Senaristlerine, “Siz Doğu Anadolu Bölgesi´ni biliyor musunuz?” diye sordum. “Biz Antep’te 15 gün kaldık” dediler. Bir şey söylemedim. O dizilerde gerçekle bağdaşmayan şeyler var. Ben ağalığın, beyliğin, şeyhliğin en fazla olduğu bölgede büyüdüm. Şu an öyle bir şey yok. Hakkâri´de falan var. Ama onlar da değiştiler. Şener Şen’in filmleri yok artık. O filmlere güldük ama Anadolu’yu da farklı tanıdık. Mesela `Vizontele’de bu yoktu. İlk defa kendi halkıyla, lehçesiyle, diliyle dalga geçmeyen bir film gördük. Başarı da burada gizliydi.

Sizin oynayacağınız yeni dizi nasıl olacak?
Onu şimdi söylemek olmaz ama senaryo `Yılan Hikâyesi’nin yazarına ait. Ben çok beğendim. Zaten Türkiye’de ne çekersen çek, bir Anadolu vardır. Bu İç Anadolu olur, Güneydoğu Anadolu olur…

Lazca, Kürtçe gibi değişik dillerde şarkılar türküler okuduğunuz bir albüm yaptınız. Sezen Aksu böyle işler yapınca insanlar daha çok ilgileniyor sanki?
Çünkü Sezen Aksu Batılı. Şimdi benim Newroz’da çıkmamla Sezen Aksu’nun çıkması farklıdır. Ben çıkınca bunun halktaki yansıması kuvvetli olmaz. Ben Newroz’da çıksam küçücük bir haber girer belki. Ama Sezen Aksu’nun yaptığı çok güzeldi. Biz nasıl 29 Ekim, 23 Nisan gibi bayramlarda çıkıp söylüyorsak, o da Newroz’da söyledi. Tam yerinde ve zamanındaydı. Bir de şu var: Benim oradaki konserimde `Biji PKK’ diye bir slogan atılsa, buradaki yansıması nasıl olur diye düşünürüm mesela.

Mahsun PKK’lı derler diye mi korkuyorsunuz yani?
Olabilir. Bizi sevmeyen insanlar bunu kullanabilirler. Şu anda zaten bitti bunlar. Bir barış rüzgârı esiyor. O ülkenin insanları yapılanın yanlış olduğunu anladı. Savaş hangi ülkeye bir şey getirmiş ki? Ben zaten gerekeni yapıyorum. Yıllar önceki bir klibimde, Kürtçe, `Lao lao Mahsun’ diye bir şey vardı mesela. Türkiye TV tarihinde ilktir bu. Halk bunu ezberledi. Sevdi. Türkiye’de her gün çatışma sesleri duyulurken toplum için `İnsan Hakları’ dedim. Arkasından `Ülkem Ağlar’ dedim ki o döneme göre çok sivriydi bu sözler.

Bir Diyarbakırlı olarak Diyarbakır’ın son durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz peki?
Gittiğinde, “Hep aynı, hiç değişmedi” diyorsun. Aslında daha beter oldu. Fakirlik diz boyu. Nüfus yoğunluğunu zaten biliyorsunuz. Köyleri boşaltılan birçok insan oraya yerleşti. Ben terk ettiğimde 200 bin nüfusu olan şehir, şimdi 1 milyon 200 bin olmuş. Umarım insanlar yıkılan yakılan evlerine; kendi hayatlarına geri dönerler.

Nispet falan da açıldı oralarda. Bu değişim iyi mi sizce?
Nispet bana çok komik geliyor. Bu sakat ve çarpık bir gelişme. Ama bizim bölgemizin insanlarının da hatası var. Çok zengin olan insanlar var mesela. Servetinin yarısını oraya yatırsa, oradakilerin kimseye ihtiyacı kalmaz. Orada yapılan operasyonların tutarı 200 milyar dolar. Düşünün, doğduğum büyüdüğüm kentte OHAL yeni kaldırıldı. Bu iş mi? Benim kendi ülkemin, başka ülkelerin ve AB’nin yaptırdığını yapması yanlış. Başkalarının dayatmaları ile bu kısıtlamalar kalkacaksa, yazıklar olsun. Yıllar önce bu yasakların kaldırılması lazımdı. Amerika, Avrupa özgürlükler ülkesi mesela. Niye benim ülkem de olmasın? İnsanlar kendi dilini konuşmasın.

Zazaca bir albüm yapmak istemez misiniz. Oradaki insanlardan gelmiyor mu böyle istekler?
Geliyor ama insanlar beni Türkçe, `Mihriban’la tanıdı. Bizim bölgenin insanları duygusaldır. “Mahsun daha çok satsın diye iki parça da Kürtçe okumuş” derler. Bu yüzden korkuyorum açıkçası.

Ölüm oruçları için ziyarette de bulundunuz…
Evet bir anne geldi ve “Kızım sizin hayranınız” dedi. Ben de gittim. Niye gitmeyeyim? Geçen gün bir yürüyüş vardı mesela `Savaşa Hayır’ diye. İşim olmasaydı ona da gidecektim. Niye gitmeyeyim ya. Saddam’dan ben nefret ediyorum.

Bush’tan etmiyor musunuz?
Etmiyorum, çünkü daha bir şeyini görmedim. Görünce ondan da ederim.

Nasıl yani?
Saddam on yıl önce bomba attı. Bizim ülkeden Allah´ın bir kulu çıkıp “Yazıklar olsun Saddam sana” dedi mi? Geçen Diyarbakır’a giden Naom Chomsky’yi okudum…

Chomsky ilginç bir isim. Hangi kitabını okudunuz?
Küreselleşme ile ilgili olanını. Adam ünlü bir yazar, düşünür. O bile kendi ülkesinin haksızlıklarını yazmış. Yasaklanmış diye okudum. Ben okurum ya. Baktım ki adam Amerika karşıtı.

Chomsky ilginç bir isim, başka neler okursunuz?
Orhan Pamuk okurum. En son `Kar’ı okudum. Ama biraz ağır geldi.

Batı´nın Doğu´ya yaklaşımını nasıl buluyorsunuz?
Doğu´nun insanı, “Batı´da her şey var, insanlar mutlu” diye bakıyor. Buradakiler de nasıl baksın? Herhalde fakir, yoksul, unutulmuş bir halk olarak görüyorlardır.

Bu, onlar-bizler işi ne zaman biter?
Öyle bir şey zaten yok. Askere, polise, yasadışı bir örgüte de baksan, Türkiye’nin her tarafından insan var. Bu mevzular bitti artık. Bazı solcular hâlâ tartışıyor. Vazgeçsinler artık. İnsan hakları tekeli mesela. Solcuların elinde. Yanlış be kardeşim… Bu, hepimizin temel hakkı.

Size ne diyelim; sağcı, solcu, yüce liberal…
Artık bu kavramlar da bitti. Sağcılık, solculuk tarihe karıştı abi. İnsanlar artık ekmeklerinin peşine düşmüş. Bunlar yıllarca çok can aldı. Sağ da gördük, sol da… Ne oldu? Herkes götürdü, olan bize oldu. Bu işler artık dünyada bitti. Her ülke kendi çıkarlarını düşünüyor.

Şimdi AKP zamanı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
İlk geldiğinde herkes korkuyordu. Ama Tayyip Erdoğan da değişmiştir. İlk gelen Mahsun’la şimdiki arasında uçurumlar var mesela. Erdoğan, hâlâ Arabistan’ın peşinden giderse yazıklar olsun. Oradaki insanlar açlıktan ölüyor. Kuran-ı Kerim’de `paylaş’ diyor mesela. O zaman bu prensler nasıl gidecek Allah’ın yanına.

Kategoriler
Röportaj
Henüz Yorum Yok

Cevap bırakın

*

*

Benzer Konular

  • Ömer Lütfi Akad Ustayla Son Röportaj

    Ömer Lütfi Akad Ustayla Son Röportaj

    “Özal, yaptığı anlaşmalarla yabancı film şirketlerine kapıları koşulsuz açarak ulusal sinemayı bitirdi. Şimdilerde de Türk filmi diye Fransız filmi, Amerikan filmi çekiyorlar. Yaptıkları işleri de anlamıyorum” Hayatta tesadüflerin elbette...
  • Serra Yılmaz

    Yemek paylaştıkça güzel…

    Serra Yılmaz, çok küçük yaşlarda, dedesiyle evlenmeden önce sarayda cariye olan anneannesiyle birlikte mutfağa giriyor. İşin tadını ilk olarak orada alıyor. Yıllar içinde de yemeklerinin lezzeti, büyük ve geniş...
  • Jennifer Lopez 06

    Jennifer Lopez: Özel Röportaj ve Fotoğraflarla

    Jennifer New York’un lüks tatil beldesi Hamptons’daki evinin bahçesinde efsanevi fotoğrafçı Patrick Demarchelier’ye poz veriyor. Bisikletler ve şapkalar onun kendisine ait gelecek planının birer parçası. “Her zaman, bir gün...
  • Zombilerin Kralı George A Romero

    Zombilerin Kralı George A Romero

    Yaşayan Ölülerin Destanını Filme Alan Efsane Yönetmen… “Öldükten sonra tekrar hayata dönüp son bir film daha çekmek isterdim” ‘ Neden zombileri bu kadar seviyorsunuz? Ne zaman ciddi bir film...